İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/33 E. 2026/395 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/33
- Karar No
- 2026/395
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/33 Esas - 2026/395 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/33 Esas KARAR NO : 2026/395
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 18/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekilinin 14/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye fatura borçlarının ödenmemesi üzerine ..... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğunu; dava değeri 2.103.360,00-TL olarak belirtildiğini, davalı tarafın hakediş formundaki imzanın kendilerine ait olmadığı yönündeki iddiasına karşı 18/07/2023 ve 10/10/2023 tarihli önceki hakediş formlarındaki imza ve kaşelerin benzerliği ile ... isimli şahsın şirket yetkilisi olduğunu, ... kayıtları ve ticari defter incelemeleriyle bu durumun ispatlanacağını, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekilinin 29/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın .....Esas sayılı dosyası üzerine başlattığı icra takibine karşı sunulan bu cevap dilekçesinde, takibe dayanak yapılan 23/12/2024 tarihli faturanın tebliğ edildiği gün TTK uyarınca yasal süresi içerisinde iade faturası düzenleyerek borca itiraz edildiğini, faturaya konu hizmetin müvekkili şirkete verilmediğini ve takibe dayanak yapılan 10/10/2023 ile 18/07/2023 tarihli hakediş tutanaklarındaki kaşe ve imzaların müvekkili şirkete ait olmadığını, bu belgelerin yetkisiz kişilerce düzenlendiğini ve imza atan ... isimli şahsın şirketten ayrıldığını belirterek haksız açılan davanın reddini talep ettiğini, ayrıca davacı tarafın sunduğu fatura tutarları ile hakediş belgelerindeki rakamların birbirini tutmadığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinde borcunun olmadığını, davacının kanuni 30 günlük ödeme süresini beklemeden fatura tarihiyle aynı gün icra takibini başlatarak kötü niyetli olduğunu, iş bu sebeplerle davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Davanın, taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamında davacının davalıya sunduğu hizmet ve eser karşılığı kesmiş olduğu faturadan kaynaklı cari hesap alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının takibe konu ettiği cari hesap alacağına konu ettiği fatura karşılığı hizmet ve eser işlerini davalıya sunup sunmadığı, takibe ve davaya konu edilen hak edişlerdeki imza ve kaşelerin davalı şirket çalışanına ve davalı şirkete ait olup olmadığı, olmaması halinde davaya etkisi, davacının takibe konu alacağının olup olmadığı, alacak varsa miktarı, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLER: ..... yazılan müzekkereye cevap verildiği ilgili icra dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderildiği, 29/12/2024 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu yetkilisi tarafından 26/12/2024 tarihinde takibe itiraz edildiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu, Vergi dairelerine ve ...'ya yazılan müzekkerelere cevap verildiği , tüm deliller toplandıktan sonra tespit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için ..... ve İnşaat Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine, karar verildiği, ve bilirkişi heyet raporunun dosyamız arasına alındığı, Akabinde Dosya ve davalı defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi ...'ın marifetiyle ...'nın davalı şirket yetkilisi ya da yetkili sıfatıyla hareket eden kişilerden olup olmadığının davalı defter ve şirket kayıtlarından araştırılması, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, ve gerekirse evraklardan suret alma yetkisinin verilmesine, karar verildiği ve ek rapor alındığı, Akabinde işin yapıldığı yerin başında tanıkların tarafların hazırlayacağı soru listesindeki sorular sorularak keşif marifeti ile ve önceki teknik bilirkişi inşaat mühendisi ..... huzurunda dinlenmesi için ..... talimat yazılmasına, karar verildiği, BİLİRKİŞİ RAPORU : mahkememizin 11/04/2025 tarihli duruşma zaptının 4 nolu bendi gereği ..... ve İnşaat Mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 19/08/2025 tarihli raporda özetle; takibe konu 23/12/2024 tarihli ve 2.103.360,00-TL toplam bedelli faturanın açıklamasında ekskavatör, kamyon ve inşaat işleri gibi hakediş bedellerinin yazdığını, bu faturaya dayanak olan 10/10/2023 tarihli hakediş özetinde ..... firmalarının kaşe ve imzalarının bulunduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya protokol olmamasına rağmen önceki hakediş içeriklerinden davacı firmanın davalı adına iş makineleri çalıştırdığını, çevre düzenlenmesi ve inşaat imalatları yaptı anlaşıldığında taraflar arasında ticari bir bağlantının olduğunu, söz konusu hakediş özetindeki imza ve kaşelerin davalı firmaya ait olup olmadığı ile 1.878.000,00-TL tutarındaki bedelden davalının sorumlu olup olmayacağı husususun mahkemenin taktirinde olduğunu belirten raporlarını sunmuşlardır. Mahkememizin 14/11/2025 tarihli duruşma zaptının 3 nolu bendi gereği ..... ve İnşaat Mühendisi bilirkişi heyetine Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişisi de eklenerek alınan 12/04/2026 tarihli ek raporda özetle; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatların tahsiline ilişkin olduğunu, icra takibine konu edilen 23/12/2024 tarihli KDV dahil 2.103.360,00-TL bedelli faturaya ilişkin talep koşullarının oluştuğunu belirten raporlarını sunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı görülmektedir. Davacı vekili, taraflar arasında “Düzenli ticari ilişki mevcut olduğunu” ileri sürerek, bu ticari ilişki nedeniyle düzenlenen 23.12.2024 tarihli faturanın tahsili için girişilen icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiştir. İcra takibine konu edilen 23.12.2024 tarihli faturanın “Hakediş bedeli 2023 Ağustos (..... inşaat işleri)” açıklaması yazılarak KDV dahil 2.103.360,00 TL bedel üzerinden düzenlendiği görülmektedir. Dava dilekçesi ekinde sunulan ve taraf şirketlerin kaşe ve imzalarını içeren 10.10.2023 tarihli “hakediş özet” belgesinde, yapılan iş ve hizmetlerin 7 kalem halinde gösterildiği ve toplam iş bedelinin 1.878.000,00 TL olduğu yazılıdır. Anılan belgeden taraflar arasında “..... İnşaat İşleri” yapımına ilişkin sözlü olarak akdi ilişki kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davalı işsahibinin cevap dilekçesi ve diğer dilekçeleri içeriğinden davalı tarafından akdi ilişkinin inkar edilmediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yapılan işin bedeli konusundadır. Akdi ilişki konusunda ihtilaf olmayıp, tarafların bedelde anlaşamamaları ya da bedelin yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması halinde, iş bedelinin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleri ile hesaplanması, mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici karı ve KDV’de olacağından bunların ayrıca eklenmemesi gerektiği kabul edilmektedir. İcra takibine dayanak olarak düzenlendiği anlaşılan 10.10.2023 tarihli hakediş özetinin alt kısmında iş sahibi şirket kaşe ve imzası da bulunmaktadır. Ancak davalı işsahibi vekili kaşenin, davalı şirkete ait olmadığını, kaşe üzerindeki imzanın da davalı şirket imza yetkililerinden birine ait olmadığını ileri sürmüştür. Hakediş özet belgesini iş sahibi şirket adına imzalayan ...’nın davalı şirkette çalıştığı, ... kayıtlarına göre genel müdür pozisyonunda olduğu ancak taraflar arasındaki sözlü akdi ilişkinin yürürlüğü süresince iş sahibi şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin bir bilgi ve belge dosya kapsamında bulunmadığı, bu durumda, yapılan işlerin ve bedellerinin tespitinde anılan hakediş belgesinin dikkate alınamayacağı sonucu doğmaktadır. Ancak bizzat ... tanık beyanında bu işlerin davacı tarafından yapıldığını beyan etmiştir. Davacı yüklenici şirket, işi yapıp edimini uygun şekilde ifa ettiğini ve bedele hak kazandığını iddia etmekte olup, akdi ilişki davalı tarafça inkar edilmediğinden davacının bu iddiasını mahallinde yapılacak keşif ile kanıtlaması mümkündür. Zira, eseri eksiksiz ve ayıpsız imal edip teslim ettiğini yüklenicinin ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Bu durumda hakediş özeti dikkate alınmasa dahi, davacı yüklenicinin yaptığını kanıtladığı işlerin bedelini yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçleri ile talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sözleşme ilişkisi davalı tarafça inkar edilmediğinden, yapılan ve yapılmayan işlerin ne olduğunun tanıkla da belirlenebileceğinden keşif esansında tanık dinlenmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında ve mahallinde yapılan keşifte edinilen bilgiler doğrultusunda teknik bilirkişi tarafından “ 10.10.2023 tarihli hakediş tutarı 1.878.000,00 TL + KDV’nin 2023 yılı hakediş tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerinin uygun olduğu kanaatine varılmıştır sonucuna ulaşılmıştır. Nihayetinde Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olduğu, İcra takibine konu edilen 23.12.2024 tarihli, KDV dahil 2.103.360,00 TL bedelli faturaya ilişkin talep koşullarının oluştuğu, işin yapım yılı piyasa rayiçlerine uygun olduğu, işin davacı tarafça yapıldığı tanık beyanı ve diğer delillerden anlaşıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça ek rapora itiraz dilekçesinde yapılan işlerin bir kısmının dava dışı ... şirketine gördürülmesi sebebiyle davalı tarafça ... şirketine yapılan ödemeler nedeniyle aynı işlere ilişkin mükerrer ödeme olacağından davacı tarafça talep edilemeyeceğini savunmuş ise de, faturaya konu işlerin ve davalı tarafça kabul edilmeyen hak ediş tutanağındaki işlerin bir kısmının dava dışı ... şirketine gördürülmesi savunması sebebiyle bu şirkete yapılan ödemeler nedeniyle mükerrerlik savunması ilk defa ek rapora itiraz dilekçesinde davalı tarafça dile getirilmiş olup daha önce böyle bir savunma olmadığı gibi en azından hangi işler için ne zaman dava dışı şirkete ödeme yapıldığı ve ödemeye ilişkin belgelerin de davalı tarafça dosyaya sunulmadığından, hangi işler için dava dışı şirkete ödeme yapıldığı dayanak belge ile somutlaştırılmadığından soyut itiraz kapsamında görülmüş olup yargılamanın uzamaması adına davalının itirazlarına itibar edilmemiştir. Eser sözleşmesinde iş bedeliyle ilgili olan TBK'nın 481. maddeye göre iş bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse işin yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak bedel belirlenir. Bu kuraldan anlaşılması gereken, bedelin mahalli piyasa rayicine göre belirleneceğidir. Bu kurala göre toplanan deliller sonucu alınan rapor karar vermeye yeterli bulunmuş olup alacak miktarı eser işinden kaynaklı likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile; - Davalının ..... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 2.103.360,00 TL asıl alacak üzerinden takipte belirlenen faizi ile aynen devamına, -icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 143.680,52 TL harçtan, dava açılışında alınan 25.403,34 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 118.277,18 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4) Davacı tarafından yapılan 25.403,34 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 46.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcı, 4.095,00 TL posta ve dosya gideri, olmak üzere toplam 80.475,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 312.470,40 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2026
Katip ..... ¸
Hakim ..... ¸