Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/406 E. 2026/969 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/406
- Karar No
- 2026/969
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/406 Esas 2026/969 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/406 KARAR NO : 2026/969
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/10/2025 NUMARASI : 2025/408 Esas 2025/724 Karar
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin talebi, bilgisi, rızası ve onayı olmayan sahte ve usulsüz talimatlar ile davalı banka nezdindeki şirket hesabından müvekkili şirket ile herhangi bir ticari veya hukuki bağı ve şirketten herhangi bir alacağı bulunmayan kişi ve kişiler lehine önemli miktarda EFT ve havaleler ile para transferi yapıldığını, bu havale karşılıklarının şirketin mali defterlerinde bulunmadığını, fatura, avans veya benzeri bir borç karşılığı olmadığını, şirketin banka hesapları üzerinde usulsüz işlem yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine usulsüz işlemlerin davalı Bankanın özen ve dikkat göstermemesinden istifade eden ... isimli şirket çalışanı tarafından sahtecilik sureti ile gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını, işlemlerin müvekkili şirketi yasal olarak temsil ve ilzama yetkili olmayan kişi tarafından (...) adresinden gönderilen e posta aracılığı ile yapıldığını, söz konusu e-posta göndericisi ...nın davacı şirketi temsil ve ilzama yetkisi olmadığı gibi davalı Banka ile davacı şirket arasında bu kişinin EFT/havale yapmaya yetkili olduğuna ilişkin herhangi bir ek sözleşme ve talimat bulunmadığını, Eft ve havale işlemlerinin dayanağı olan talimat asıllarının davacı şirketten temin edilmeden ve bizzat hesap sahibi aranıp işlem teyidi alınmadan müteakip işlemlerin gerçekleştirilmeye devam edildiğini, davacı şirketin diğer yandan davalı Bankanın dikkat ve özen eksikliğinden istifade eden ... ve (eşi) ... hakkında da adli işlem yaparak Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, şikayet neticesinde bu şahıs hakkında yapılan hazırlık soruşturmasında (Ankara CBS 2024/287878) şikayet edilen ... sahte talimatlar vasıtası ile müvekkil şirketin hesaplarından usulsüz işlem yaptığını tevilli ikrar ile kabul etmiş bu doğrultuda hakkında Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi 2024/662 sorgu sayılı dosyadan banka bilişim sistemlerini kullanmak sureti ile dolandırıcılık suçundan tutuklanmasına karar verildiğini belirterek şirket hesabından yapılan usulsüz EFT ve havaleler nedeniyle uğranılan şimdilik tespit edilebilen 20.003.190,97 TL 'nin müvekkil şirket zararından (fazlaya ve hataya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 2.000.000,00 TL sının usulsüz işlemlerin yapıldığı tarihlerden itibaren işlemiş ve işleyecek kısa vadeli kredilere Bankaların uyguladığı en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalı Bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili bankanın genel müdürlüğünün "..." adresinde olduğunu, aynı şekilde, taraflar arasında akdedilmiş olan ekli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'nin 18.maddesinde, taraflar arasında doğabilecek tüm anlaşmazlıkların çözümünde "İstanbul" mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, huzurdaki davada İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, davaya konu işlemi yapanın ... isimli kişi olduğunu, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, zarar iddiasının gerçek olmayıp bu hususun öncelikle araştırtılması gerektiğini, zarar konusunda ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğunu davacı tarafın gerçekten bir zararı oluşmuş olsa bile, çalıştırdığı adamı seçerken ve de onu denetlerken sergilediği çok ağır ihmallerinden dolayı bu zarara kendisi sebebiyet verdiği için müvekkili bankadan hiçbir talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep tmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı tarafın süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bildirdiği, 6100 sayılı kanunun 17.maddesine göre; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlendiği, taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin 18. maddesinde taraflar arasında doğabilecek tüm anlaşmazlıkların çözümünde "İstanbul" mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle eldeki davaya bakmakta İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, nitekim aynı konuya benzer nitelikte Ankara BAM 22.Hukuk Dairesi'nin 2017/2932 Esas ve 2019/313 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu anlaşıldığından davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yanca yapılan yetki itirazının usulüne uygun olmadığını, şöyle ki davalı tarafça cevap dilekçesinde hem İstanbul Mahkemelerinin hem de İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğünü, bu haliyle yetki itirazının geçersiz olduğunu ayrıca davanın suç teşkil eden sahtelik içeren evraklara dayanmakta olup, somut olaya haksız fiil hükümlerinin uygulanması ve davanın Ankara'da görülmesi gerektiğini, davanın ... Şubesi işlemlerine dayandığını, zarara yol açan bütün fiillerin ... Şubesi işlemlerinden doğduğunu, bu durumda ... Şubesi işlemlerinden doğan bu dava da HMK 14. maddesi gereği Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; bankacılık işleminden kaynaklı meydana gelen zararın tazmini talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek yapılan incelemede; Davacı yan, davacı şirkette çalışan ... isimli kişinin sahte belge ile yetkisi olmamasına rağmen, davacı bankanın özen ve dikkat eksikliğinden faydalanarak davacı şirket adına EFT ler yapması sonucu davacının zarara uğradığı zararın davalı bankadan tahsilini talep etmiştir. Davalı yan, süresinde sunduğu cevap lahiyasında, davalı bankanın genel müdürlüğünün " ..." olduğu için HMK 6. maddesi uyarınca davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, aynı şekilde taraflar arasında akdedilmiş olan Bankaca Hizmet Sözleşmesi'nin 18. maddesi uyarınca taraflar arasında doğabilecek tüm anlaşmazlıkların çözümünde " İstanbul" Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını beyan ederek, davanın esasına girilmeksizin yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği görülmüştür. Mahkemece, davalı yanın yetki itirazının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı yan yetki itirazında yetkili olan mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi göstermek zorundadır. Davalı yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermemiş ise yetki itirazı red edilir. Somut olayda, davalı yan HMK'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinin ve taraflar arasındaki yetki sözleşmesi gereği İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan etmiş ise de, davalı yan bunlardan İstanbul Anadolu Mahkemelerini seçtiğini bildirerek, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği dikkate alınarak davalı yanın yetki itirazının usulüne uygun olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık davalı bankanın ... Şubesinde davacıya ait şirket hesapları üzerinde davalı bankanın yetkisiz kişilerce işlem yapılmasına izin vermesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu şirket hesabının davalı bankanın ... şubesi nezdinde olan hesap olduğu ihtilaf konusu değildir. Yine davacı şirketin merkezi de Çankaya/Ankara adresinde yer almaktadır. Alacaklı bankanın genel merkezi Ümraniye İstanbul olup, davacı şirketin ve davalı şubesinin adresi ise Ankara'dır. HMK'nun 14. maddesi uyarınca şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer olan Ankara Mahkemeleri de yetkilidir. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenesi ile birlikte somut olay birlikte değerlendirildiğinde de, zarar gören şirketin adresinin Çankaya/Ankara, haksız fiilin (yani yetkisiz kişilerce davacının hesabında işlem yapılmasına izin verildiği iddiası) vuku bulduğu şubenin Balgat/Ankara olduğu tartışma konusu değildir. Hal böyle olunca, davacı seçimlik hakkını kullanarak yetkili ve görevli mahkeme olan Ankara mahkemelerinde davasını açmış olmakla birlikte seçimlik hakkı kendisine geçmeyen davalı yanın yetki itirazını mahkemece kabulü usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın yetki yönünden reddine ilişkin kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının yetki itirazının usulüne uygun yapılmaması nedeniyle kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih 2025/408 Esas 2025/724 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.3 maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -