Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1155 E. 2026/1075 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1155
- Karar No
- 2026/1075
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1155
KARAR NO : 2026/1075
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2026
NUMARASI : 2025/901 Esas, 2026/521 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 1508/2024 tarihli ... Yapım İşi Sözleşmesinin yapıldığını, davalı tarafın sözleşme bedeli olan 10.100.000,00-TL 'nin 2.750.000,00-TL 'sini ödemediği için davacının davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yaptığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davalı Nurullah'ın tacir olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davalının adresinin Midyat olduğunu, Midyat Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacıya sözleşme gereği ödemelerin yapıldığını, kötü niyetli icra takibi yapıldığını beyan ederek, davanın reddini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.,
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı taraf sermaye şirketi olup olduğu, davalı taraf ise gerçek şahıs olup tacir olup olmadığının tespiti için Mardin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, Mardin Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Mardin Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak cevaplar alındığı, alınan cevaplardan davalı ...'un esnaf sicil kaydının olmadığı, vergi kaydından ve de ticaret sicili müdürlüğü kaydından ise davalının ... Limited Şirketi'nde ortak ve yönetici olduğu, dosyada bulunan taraflar arasında yapılmış 15/08/2024 tarihli yazılı sözleşmenin 7.maddesine göre ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğunun düzenlendiği, HMK 17.maddesinde göre yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabileceği, tacir olmayan gerçek kişiler yetki sözleşmesi yapamayacağı, davalının tacir olup olmadığının tespiti gerektiği, yazılan yazılara verilen cevaplarda davalının limited şirket ortağı ve yöneticisi olduğu yazılı ise de limited şirketinin bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan davalının yönetici veya ortak olması kendisine tacir sıfatı kazandırmayacağı, vergi kayıtları ve diğer kayıtlardan davalının tacir olduğuna dair bir tespit olmadığından davalı ...'un tacir olmadığının kabul edildiği, davalı taraf hem icra müdürlüğünün yetkisine, hem mahkemenin yetkisine hem de göreve itiraz ettiği, icra müdürlüğünün yetkili olmaması halinde ve de yetki itirazı bulunması halinde ilgili icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı konusunda karar verip daha sonra kendi yetkisi konusunda karar vermesi gerektiği, eğer icra müdürlüğü yetkili değilse ve de icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz varsa mahkeme bu durumda yetkili icra müdürlüğünde dava açılmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yoluna gitmesi gerektiği, ancak görev yetkiden önce geldiğinden öncelikle görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği, davalının tacir olmadığı yukarıda yazılan gerekçelerle sabit olup, dava konusunda eser sözleşmesi olduğundan mutlak ticari dava olmadığı, bu durumda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, böylece mahkemenin görevsiz olduğu, davalının aynı zamanda icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz var ise de bu kararı ancak görevli mahkeme verebileceği, Mahkemenin bu konuda karar verme yetkisi olmadığı, Mahkemenin sadece görev konusunu hükme bağladığı, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği, görevli mahkemede icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itiraz ile mahkemenin yetkisine yapılacak itiraz ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
III-İSTİNAF
Davalı vekili istinafında, yetki itirazında da bulunduklarını, dosyanın öncelikli yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin Midyat mahkemesi olduğunu, dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itiraz iptali davasıdır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, davada taraflar arasında 15.8.2024 tarihli restorasyon uygulama yapım işi sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafın sözleşme bedeli olan 10.100.000,00TL.7nin 2.750.000,00TL.'sini ödemediğini ve icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ödemenin yapıldığını, davalının tacir olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı Midyat Mahkemeleri olduğunu, icra dosyasında da ayrıntılı yetki itirazında bulunduklarını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, önce görev hususunun karara bağlanması gerektiğini, yetkinin bu sebeple incelenemeyeceğini, davalının tacir olmaması sebebiyle Mahkemenin görevsiz olduğuna, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı, davada taraflar arasında 15.8.2024 tarihli restorasyon uygulama yapım işi sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafın sözleşme bedeli olan 10.100.000,00TL.'nin 2.750.000,00TL.'sini ödemediğini ve icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ödemenin yapıldığını, davalının tacir olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı Midyat Mahkemeleri olduğunu, icra dosyasında da ayrıntılı yetki itirazında bulunduklarını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, önce görev hususunun karara bağlanması gerektiğini, yetkinin bu sebeple incelenemeyeceğini, davalının tacir olmaması sebebiyle Mahkemenin görevsiz olduğuna, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu sabit olup, eser sözleşmesine ilişkin davaların Ticaret Mahkemesinde bakılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Eldeki davada davalının tacir olmadığı anlaşıldığından, görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk mahkemesidir.
Davalı her ne kadar yetki itirazında da bulunmuş ise de, öncelikle görev hususu incelenmesi gerekmektedir. Görevli mahkemenin, yetki itirazını değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Bu sebeplerle yerel mahkeme kararı hukuka ve usule uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/06/2026 tarih ve 2025/901 Esas, 2026/521 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.