Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/395 E. 2026/1070 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/395
- Karar No
- 2026/1070
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/395
KARAR NO : 2026/1070
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/01/2025
NUMARASI : 2024/614 Esas, 2025/29 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilİ şirketin davalının projelerini üstlenip yapmayı taahhüt ettiğini, bu kapsamda elektrik pano sistemlerinin kurulup davalının belirttiği yerlerdeki mağaza iş yeri gibi yerlere teslim edildiğini, buna istinaden fatura kesildiğini ve davalıya teslim edildiğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerinde davalı aleyhinde İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçtiklerini, takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkilinin iyi niyetini su istimal ederek fahiş bedel ile mal sattığını, bu hususun müvekkilince tespiti üzerine davacıya bildirim yapıldığını, tarafların fiyat farkı konusunda uzlaştıklarını ve 52.427,00 TL'nin müvekkiline iadesi konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda 09/09/2019 tarihli fiyat farkı faturasının düzenlendiğini ve davacıya gönderildiğini, davacının iade faturasına bir itirazda bulunmamışken müvekkili aleyhinde icra takibine geçmekte haksız olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve davacının davalıya iş yaptığı hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, davacının ticari kayıtlarına göre 2018 yılından devir ile birlikte davalıya toplam 329.712,33 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 277.284,00 TL ödeme yaptığı, kalan bakiyenin 52.428,33 TL olduğu, davalının kayıtlarının da davacı ile uyumlu olduğu, davalı kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, taraf ticari kayıtları arasındaki farkın davalı kayıtlarında yer alıp davacının defterlerine bulunmayan 52.427,49 TL'lik fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, davalının örneğini sunduğu 09/09/2019 tarihli ve 52.428,33 TL bedelli, fiyat farkı iadesi açıklamalı e-Arşiv Faturasının 17/102019 tarihinde... A.Ş. tarafından ....com adresinden ...@....com adresine iletildiği, buna göre davacının davalının fiyat farkı iadesi faturasını tebliğ aldığı, 17/10/2019 tarihinde tebliğ edilen 09/09/2019 tarihli bu faturaya yasal süresinde itiraz ettiğine dair bir bilgi, belge yada kaydının bulunmadığı, buna rağmen 17/10/2019 tarihinde davalı aleyhinde 52.428,33 TL'si asıl alacak olmak üzere toplam 54.248,96 TL üzerinden takibe geçmesinin haklı ve yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekilince yerel mahkemenin kararı istinaf edilmiştir.
Dairemizin istinaf incelemesi soncu verdiği kararında, 19/10/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 9. Sayfasında belirtildiği üzere, davalı tarafça düzenlenen 09/09/2019 tarihli "fiyat farkı iadesi" açıklamalı e-Arşiv Faturasının davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, söz konusu faturanın davacıya teslimine dair sunulan e-posta davacı şirketin aktif olmayan bir e-postası olduğu gibi, bu fatura "fiyat farkı" (iade) faturası olduğundan sadece davacıya tebliğ edilmiş olmasının davalıya bir alacak hakkı sağlamayacağı, davalı tarafça, dayanılan bu faturanın dayanağı olan "davacının fahiş bedelle mal sattığı ve buna dair 52.428,33 TL'lik bir fiyat farkı uygulanmasını kabul ettiği" iddiasının fiyat farkı faturası haricinde başkaca delillerle ispat edilmesi gerektiği, tarafların ticari defterleri söz konusu fiyat farkı haricinde örtüşüyor olması ve dosyaya bu iddianın ispatı bakımından fiyat farkı faturası haricinde ispata yeterli bir delilin sunulamamış olması nedeniyle davalı tarafa cevap dilekçesinde açıkça dayanmış olduğu "yemin" delilinin hatırlatılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek, davacının istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada, davanın icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının takipte davalıya elektrik pano sistemi kurarak teslim ettiği, bu işe istinaden düzenlediği fatura bedellerinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsilini talep ettiği, davalının iş ile ilgili talep edilen bedelin fahiş olduğunu, bunun ve 52.427,00 TL bedelli fiyat farkı iadesi faturasının davacının kabulünde olduğunu beyan ile davanın reddi talep eder olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve davacının davalıya iş yaptığı hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, davacının ticari kayıtlarına göre 2018 yılından devir ile birlikte davalıya toplam 329.712,33 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 277.284,00 TL ödeme yaptığı, kalan bakiyenin 52.428,33 TL olduğu anlaşılmış, davalının kayıtlarının da davacı ile uyumlu olduğu, davalı kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, taraf ticari kayıtları arasındaki farkın davalı kayıtlarında yer alıp davacının defterlerine bulunmayan 52.427,49 TL lık fiyat farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmış, davalının örneğini sunduğu 09/09/2019 tarih 52.428,33 TL bedelli, fiyat farkı iadesi açıklamalı e-Arşiv Faturasının 17/102019 tarihinde, ...A.Ş. tarafından, ....com adresinden ...@....com adresine iletildiği görülmekle, davacının davalının fiyat farkı iadesi faturasını tebliğ aldığı, 17/10/2019 tarihinde tebliğ edilen 09/09/2019 tarihli bu faturaya yasal süresinde itiraz ettiğine dair bir bilgi, belge yada kaydının bulunmadığı, buna rağmen 17/10/2019 tarihinde davalı aleyhinde 52.428,33 TL si asıl alacak olmak üzere toplam 54.248,96 TL üzerinden takibe geçmesinin haklı ve yerinde olmadığı, BAM kararı ile de, davalı tarafça düzenlenen 09/09/2019 tarihli "fiyat farkı iadesi" açıklamalı e-Arşiv Faturasının davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, söz konusu faturanın davacıya teslimine dair sunulan e-posta davacı şirketin aktif olmayan bir e-postası olduğu gibi, bu fatura "fiyat farkı" (iade) faturası olduğundan sadece davacıya tebliğ edilmiş olmasının davalıya bir alacak hakkı sağlamayacağı, davalı tarafça, dayanılan bu faturanın dayanağı olan "davacının fahiş bedelle mal sattığı ve buna dair 52.428,33 TL'lik bir fiyat farkı uygulanmasını kabul ettiği" iddiasının fiyat farkı faturası haricinde başkaca delillerle ispat edilmesi gerektiği, tarafların ticari defterleri söz konusu fiyat farkı haricinde örtüşüyor olması ve dosyaya bu iddianın ispatı bakımından fiyat farkı faturası haricinde ispata yeterli bir delilin sunulamamış olması nedeniyle davalı tarafa cevap dilekçesinde açıkça dayanmış olduğu "yemin" delilinin hatırlatılması gerektiğinden davacı şirket yetkilisi ...'a davalı tarafından sunulan yemin dilekçesinin ihtaratlı olarak tebliğinin yapıldığı, ancak yemin duruşmasına davacı şirket yetkilisinin gelmediği, yeminden kaçındığı gerekçesiyle, davacı davasını ispatlayamamış olduğundan davacının davasının reddine karar verildiği belirtilerek, davacının davasının reddine ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, müvekkilinin davalı ile fiyat farkı hususunda hiç bir anlaşması bulunmadığını, davalının fiyat farkına dair iade faturasının müvekkiline ulaşmadığını, davalının haksız olarak fiyat farkı faturasını keserek cari hesabı sıfırlamaya çalıştığını, bilirkişi raporu ile fahiş olmadığının tespit edildiğini, davacı şirket yetkilisinin ... olmadığını, halihazırda davacı şirket yetkilisinin ...olduğunu, ... kayıtlarını sunduklarını, yemin metninin davacı şirket yetkilisi ...'a tebliğ edilmesi gerektiğini, Mahkeme kararının öncelikle bu sebepten kaldırılması gerektiğini, iade faturası kesecek bir husus bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir.
Dava, "Elektrik pano sistemlerinin kurulumuna" ilişkin sözleşme ilişkisi kapsamında 52.428,33-TL bakiye iş bedeli alacağı ve 1.820,63-TL işlemiş faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itizarın iptali talebine ilişkindir.
Davalı taraf, davacının fahiş bedelle mal sattığını kabul ederek davalı ile fiyat farkı hususunda anlaştığını ve taraflarınca buna istinaden düzenlenen 52.427,00-TL'lik fiyat farkı faturasına davacının bir itirazda bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz kararı doğrultusunda, tarafların ticari defterlerinin uyumlu olduğu, defterlerdeki uyumsuzluğun davalının fiyat farkına dair iade faturasından doğduğu, davacı defterine iade faturasının kayıtlı olmadığı, davalı tarafça, dayanılan bu faturanın dayanağı olan "davacının fahiş bedelle mal sattığı ve buna dair 52.428,33 TL'lik bir fiyat farkı uygulanmasını kabul ettiği" iddiasının ispatına dair davacı şirket yetkilisine davalının yemin teklif ettiği, davacı şirket yetkilisi ...'a tebliğin yapıldığı ancak ...'ın duruşmaya katılmayarak yeminden kaçınması sebebiyle, davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlık, davalının 09/09/2019 tarihli "fiyat farkı" e-arşiv iade faturasının geçerli olup olmadığı, bunun sonucuna göre davacının alacaklı olup, olmadığı hususuna ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu sabit olup, tarafların ticari defterleri de uyumludur. Eldeki davada Davalı ileri sürdüğü, fiyat farkının, davacının fahiş bedelle mal satmasından doğduğu ve buna dair 52.428,33 TL'lik bir fiyat farkı uygulanmasını kabul ettiği" iddiasını ispatlamakla davalı taraf yükümlüdür. Bu sebeple davacı şirket yetkilisine yemin teklif edildiği ve yemin metninin 13.12.2024 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...'ın mernis adresine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili davacı şirket yetkilisinin ... olmayıp hali hazırda ...olduğunu, tebligatın ...'a yapılması gerektiğini belirterek, istinaf etmiştir. Mahkemece davacı şirketin son yetkili temsilcisi tespit edilerek, yemin metninin yetkili temsilciye usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple öncelikle son yetkili temsilcinin tespit edildikten sonra son yetkiliye yemin metni tebliğ edilerek, soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik ve hatalı incelemeye dayanarak karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinafının kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/01/2025 tarih, 2024/614 Esas, 2025/29 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.