İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/263 E. 2026/786 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/263
Karar No
2026/786
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/263 Esas KARAR NO : 2026/786

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında 22.12.2022 tarihli reklam ve pazarlama sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca 01.02.2023 - 31.03.2023 tarih aralığı için gerçekleştirilen reklam kampanyası dönemine ait ödenmemiş; 10.04.2023 tarihli ... fatura numaralı 28.052,00EUR, 10.04.2023 tarihli ... fatura numaralı 26.607,00EUR, 10.04.2023 tarihli ... fatura numaralı 5.100,00EUR olmak üzere toplam 59.759,00EUR bedelli (üç) adet fatura mevcut olduğunu, söze konu fatura borçları 10/05/2023 tarihi itibari ile muaccel hale geldiğini, davalı borçlunun muacceliyetten haberdar olduğunu, 04/12/2023 tarihinde davalı borçluya ihtar gönderilerek borcu tekrardan hatırlatılmış, ödeme yapılması adına davalıya süre verildiğini, davalı yan ile yapılan tüm görüşmeler olumsuz sonuçlandığını, bugüne kadar müvekkil şirket ve yetkilisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın kabulü ile davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket ve yetkilisi adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; İcra takibi ve takibe bağlı olarak açılmış işbu davaya bakan mahkemenin, yetkili olmadığını, ..., ... mahkeme ve icra müdürlükleri yetkili olduğunu, işbu uyuşmazlıkta MÖHUK m.24/4 gereği Türk Hukuku uygulanamayacağını, müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını, hizmetin verilip verilmediğinin meçhul olduğunu, iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte işlemiş faiz hesabı hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, Türkiye Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğuna, davanın süresinde açılmadığına, muaccel olmayan alacağın takibe konu edildiğinden hukuki yarar yokluğuna, aksi varsayımda Türk hukukunun somut uyuşmazlığa uygulanamayacağına, davanın reddine, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası, ticaret sicil kayıtları, faturalar, ihtarname, taraflar arasında imzalanan 22/12/2022 tarihli sözleşme celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, ticari hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı ... (eski unvan ...), takip borçlusunun davalı ... A.Ş. olduğu, davacının toplam 59.162,08 EUR alacak için davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacının duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m.67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinin davalıya 27/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 31/10/2025 tarihli dilekçesi ile ek cevap süresi talep ettiği, Mahkememizin 04/11/2025 tarihli Ara Kararı ile cevap süresinin bitiminden başlamak üzere davalıya ek iki hafta cevap süresi verildiği, bu suretle cevap süresinin uzatılan ek cevap süresi ile birlikte 24/11/2025 tarihinde sona ereceği, davalının cevap süresinin bitiminden önce 21/11/2025 tarihinde, başka bir anlatımla süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu dosyada belgelerle (tebliğ mazbataları, ara karar vs...) sabittir. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı noktasında çekişme bulunmamaktadır. Zira, taraflar, 22/12/2022 tarihli reklam- pazarlama sözleşmesinin imzalandığını kabul etmektedir. Davacı, taraflar arasında 22.12.2022 tarihli reklam ve pazarlama sözleşmesi imzalandığını, reklam hizmetinin verildiğini ancak düzenlenen faturaların ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca Almanya Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur. Uyuşmazlık, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü milletler arası yetki itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un "Yetki Anlaşması ve Sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlıın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı olması taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, uyuşmazlık hakkında Kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda olması gerekmektedir. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin 6100 s. HMK m.17.deki düzenlemeler uyarınca belirli olma şartı MÖHUK m.47 bakımından da geçerlidir. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan yabancı mahkemenin ismen zikredilmiş olmalıdır. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. Davacı ... unvanlı yabancı uyruklu şirketin adresinin ...'da olduğu, şirketin ... uyruklu bir şirket olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlığın yabancılık unsuru içermesi karşısında, davalının yetki itirazının bu yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınması zorunludur Yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk Mahkemelerinin milletler arası yetkisinin 5718 s. Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile düzenlendiği (m.1), MÖHUK m.47/1. uyarınca davacının Almanya ülkesinde mukim yabancı tüzel kişi şirket olduğu, davalının Türk şirketi olduğu, uyuşmazlığın reklam ve pazarlama hizmetinden doğan borç ilişkisine ve fatura alacağına dayandığı, bu suretle yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinden kaynaklandığı, taraflar arasında akdedilen ve varlığı tartışmasız olan 22/12/2022 tarihli reklam ve pazarlama sözleşmesinin 7.maddesinde tarafların sözleşmeden doğacak ihtilaflar için açıkça ... Mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda yazılı sözleşme yaptıkları ve anlaştıkları, işbu sözleşmenin dosya içinde mevcut olduğu, yazılı şekilde yapıldığından geçerli olduğu, yetki anlaşmasının varlığının yazılı delille ispatlandığı, yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin ismen zikredilmiş olması sebebiyle belirli olduğu, yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması durumunun bulunmadığı ve davalı Türk Mahkemelerinde süresi içinde milletler arası yetki itirazında bulunduğundan somut olayda ... Mahkemelerinin yetkili olduğu sonucuna varılmış, davalının milletler arası yetki ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davalının milletler arası yetki ilk itirazının kabulü ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1.010,35 TL.nin ve 42.830,85 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazladan alınan 43.109,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/263, K. 2026/786, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-263-e-2026-786-k-01cfde9d346c