İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/786 E. 2026/356 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/786
- Karar No
- 2026/356
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/786 Esas - 2026/356 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/786 Esas KARAR NO : 2026/356 ............................ .................................... ................................... ......................................... .................................................. ...........................................................
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/11/2024 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 29/06/2024 tarihli ........... Projesi Peyzaj ve Sulama İşleri Taşeron Sözleşmesi'nin düzenlendiğini, davacının işveren davalının ise yüklenici olduğunu, işin bitirilme tarihinin 31/12/2024 olduğunu, sözleşme kapsamında işin bedeli olarak davacı tarafından davalıya .......... Bankası’nın Merkez/Ankara Şubesine ait 0799586 seri numaralı 31.08.2024 tarihli 850.000,00 TL bedelli, .......... Bankası’nın Merkez/Ankara Şubesine ait 0799587 seri numaralı 30.09.2024 tarihli 850.000,00 TL bedelli, .......... Bankası’nın Merkez/Ankara Şubesine ait 0799588 seri numaralı 31.10.2024 tarihli 850.000,00 TL bedelli, .......... Bankası’nın Merkez/Ankara Şubesine ait 0799589 seri numaralı 30.11.2024 tarihli 900.000,00 TL bedelli, .......... Bankası’nın Merkez/Ankara Şubesine ait 0799590 seri numaralı 31.12.2024 tarihli 850.000,00 TL bedelli, ........ Bankası’nın Ostimkent Şubesine ait 6701936 seri numaralı 31.01.2025 tarihli 850.000,00 TL bedelli, ........ Bankası’nın Ostimkent Şubesine ait 6701937 seri numaralı 28.02.2025 tarihli 850.000,00 TL bedelli, ........ Bankası’nın Ostimkent Şubesine ait 6701938 seri numaralı 31.03.2025 tarihli 850.000,00 TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, vadesi gelmiş olan 31.08.2024, 30.09.2024, 31.10.2024 tarihli 850.000,00 TL bedelli çekler için davalı tarafça ilgili bankalara başvurular yapıldığını ve çek karşılıklarının tahsil edildiğini, lakin işbu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan müvekkilinin vadesi gelmeyen diğer çekler açısından da daha fazla mağduriyet yaşamaması amacıyla vadesi henüz gelmemiş olan 30/11/2024, 31/12/2024, 31/01/2025, 28/02/2025 ve 31/03/2025 vade tarihli bahse konu çeklerin yargılama süresince telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi adına yargılama süresince tedbiren teminatsız olarak, kabul edilmez ise uygun görülecek teminat karşılığında ödeme yasağı ve icra takibi yapılmaması tedbiri konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açıldığı mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu, dava konusu iddianın sözleşmeden kaynaklandığını ve sözleşmenin Bodrum/Muğla adresine ilişkin olduğunu, davalı müvekkilin adresinin Aliağa/İzmir olduğunu belirterek, yetki ve görev itirazında bulunduğunu, dava değerinin düşük gösterildiğini ve eksik harç ikmal edilmeden davaya devam edilemeyeceğini, davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, yargı yerinin caiz olup olmadığı, kesin hüküm bulunup bulunmadığı, davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı gibi dava şartlarının resen araştırılması gerektiğini, usule aykırılığın tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın esasa girilmeksizin usulden reddini talep ettiğini savunmuştur.
GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesi kapsamında verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemli olarak İİK'nın 72.maddesi kapsamında açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Yargılama sırasında davaya konu çeklerin davalı tarafından tahsili/cira edilmesi nedeniyle dava istirdat davasına dönüşmüş olup, davacı iş bu davada toplam 4.300.000,00 TL'nin istirdadını talep etmektkedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; tarafların eser sözleşmesindeki edimlerini yerine getirip getirmediği, işin sözleşmeye göre yapılıp teslim edilip edilmediği, ayıplı ifa olup olmadığı, kalan bir adet çek bedellerinin davalı tarafından tahsil edilip edilmediği, çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili; taraflar arasında 29/06/2024 tarihli "........... Projesi Peyzaj ve Sulama İşleri Alt Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, davalı yükleniciye sözleşme bedeline karşılık muhtelif vadeli çekler teslim edildiğini, davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, işe hiç başlamadığını yahut sözleşmeye uygun şekilde tamamlamadığını, buna rağmen çekleri tahsil ettiğini ileri sürerek dava konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise öncelikle yetki, görev, harç ve dava şartlarına ilişkin itirazlarda bulunmuş, esasa ilişkin olarak da işin tamamlanamamasının sebebinin davacı iş sahibinin işyerini ifaya elverişli şekilde teslim etmemesi olduğunu, bu nedenle davacının kendi kusuruna dayanarak talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamına alınan 29/06/2024 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, işin konusunun peyzaj ve sulama hattı yapım işi olduğu, işin 31/12/2024 tarihine kadar tamamlanmasının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 5.1 maddesinde iş bedelinin yaklaşık 7.350.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, 5.2 maddesinde ise ödemelerin hakediş esasına bağlandığı, onaylanan hakediş miktarı kadar ödeme yapılacağının, kesin hesapta yapılan iş miktarının esas alınacağının düzenlendiği görülmüştür.
Öncelikle davalının yetki itirazı değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11. maddesinde açık şekilde "Uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemeleri ve Ankara İcra Daireleri yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. HMK'nın 17. maddesi uyarınca tacirler arasında yetki sözleşmesi yapılması mümkün olup taraflar arasındaki bu düzenleme hukuka uygundur. Bu nedenle davalının yetki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamında alınan mali müşavir bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; Dosya kapsamında bulunan ilgili banka kayıtları göz önünde bulundurulmuş ve dava konusu çeklerin tamamının tahsil edildiği, toplam tahsilat tutarının 6.850.000,00 TL olduğu tespit edilmiş; ancak davalının ticari defter ve dayanak belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle çeklerden doğan borç ilişkisinin kapsamı yönünden değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkememizce alınan teknik bilirkişi kök raporu ile ek raporlarda ise dava konusu işyerinde yapılan inceleme sonucunda; davalı tarafından sözleşme konusu işlerin tamamının yerine getirilmediği, işin yaklaşık %20,83 oranında gerçekleştirildiği, davalının sahada yaptığı işlerin sözleşme eki birim fiyatlar esas alınarak hesaplanan hakediş tutarının 1.531.335,60 TL olduğu, KDV dahil iş bedelinin ise 1.837.602,73 TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, bilirkişi heyeti her ne kadar işin tamamlanamamasında yalnızca bir tarafın kusurlu olmadığını, ........... Projesi Peyzaj şantiyesinin fiili olarak raporun hazırlandığı tarihte peyzaj imalatlarının eksiksiz şekilde yapılmasına elverişli olmadığını ve kaba inşaatın devam ettiğini, buna karşılık davalının da işi tamamlamak için gerekli çabayı göstermeyerek işyerini terk ettiğini söylese de iş bu eser sözleşmesinin 3. Maddesinde; iş yerinin (........... Projesi şatiyesi), sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte ifaya elverişli şekilde teslim edildiğinin kabul edildiği, davalının gerekli incelemeleri yaparak sözleşmeyi onaylayıp imzaladığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalarla birlikte davalı kişi tacirdir. Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi uyarınca basiretli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlüdür. Bu kapsamda sözleşme öncesi iş sahasını (........... Projesi şantiyesi) inceleme ve riskleri değerlendirme yükümlülüğü bulunan davalının, sözleşmenin 3. maddesinde açıkça kabul ettiği hususları sonradan ifa engeli olarak ileri sürmesi hem yapılan sözleşmenin bağlayıcılığı hem de dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır. Mahkememizce bilirkişi raporları denetime elverişli ve dosya kapsamındaki delillerle uyumlu bulunmuştur. Buna göre; Dosyada alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme konusu işlerin tamamlanmadığı, işin yaklaşık %20,83 oranında gerçekleştirildiği, davalının iş sahasını terk ettiği, işin fiilen devam etmediği ve mevcut haliyle mevcut işin yüklenici şirket tarafından tamamlanmasının da mümkün olmadığı anlaşılmış ve bu kapsamda yüklenici şirketin hak kazandığı bedelin (KDV öncesi 1.531.335,60 TL) KDV dahil 1.837.602,73 TL olduğu tespit edilmiştir. Somut dosya kapsamında; davacı tarafından davalıya sözleşme konusu iş kapsamında iş bu davanın konusunu oluşturan; 1-.......... Bankası Merkez Ankara Şb., 0799589 seri no, 30/11/2024 tan.tar. 900.000,00 TL bedelli çek, 2-.......... Bankası Merkez Ankara Şb., 0799590 seri no, 31/12/2024 tan.tar. 850.000,00 TL bedelli çek, 3-........ Bankası Ostimkent Şb., 6701936 seri no, 31/01/2025 tanzim tarihli 850.000,00 TL bedelli çek, 4-........ Bankası Ostimkent Şb., 6701937 seri no, 28/02/2025 tanzim tarihli 850.000,00 TL bedelli çek, 5-........ Bankası Ostimkent Şb., 6701938 seri no, 31/03/2025 tanzim tarihli 850.000,00 TL bedelli çek, Olmak üzere toplam bedeli 4.300.000,00 TL olan beş adet çek verildiği, Ayrıca, dava konusu sözleşme kapsamında .......... Bankası Merkez Ankara Şub., 0799586 seri no, 31/08/2024 tan. tarihli 850.000,00 TL bedelli, .......... Bankası Merkez Ankara Şub., 0799587 seri no, 31/09/2024 tan. tarihli 850.000,00 TL bedelli ve .......... Bankası Merkez Ankara Şub., 0799588 seri no, 31/10/2024 tan. tarihli 850.000,00 TL bedelli üç adet çek daha verildiği, ancak bu üç çekin iş bu davanın konusu olmadığı, Davalının toplam 6.850.000,00 TL tutarında çek bedeli tahsilatı yaptığı, buna karşılık gerçekleştirdiği işin değerinin (KDV dahil 1.837.602,73 TL) olduğu, bu haliyle davalıya (6.850.000,00 TL-1.837.602,73 TL=) 5.012.397,27 TL fazla ödeme yaptığı, ancak davacının iş bu davadaki talebinin 4.300.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddeleri uyarınca yüklenici, sadece meydana getirdiği eser oranında bedele hak kazanabilmektedir. Tüm bu açıklamalarla birlikte davalının sözleşmeden doğan edimini tam ve gereği gibi yerine getirmediği anlaşılmış ve davalıya gerçekleştirdiği iş miktarını aşan tutarda ödeme yapıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalarla birlikte; somut olayda alınan bilirkişi raporu ve ek raporları, banka kayıtları, sözleşme hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının iddiasını ispatladığı sonucuna varılarak talebi ile bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulü ile toplam 4.300.000,00 TL'nin istirdadı ile bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, toplam 4.300.000,00 TL'nin istirdadı ile bu miktarın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gerekli 293.733,00 TL harçtan peşin alınan 73.433,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 220.299,75 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 73.433,25 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 587.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 36.003,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri vs. olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2026