Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/509 E. 2026/1434 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/509
Karar No
2026/1434
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/509 KARAR NO : 2026/1434

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2023 NUMARASI : 2021/643 E. 2023/827 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 24.09.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 24.09.2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2023 tarih 2021/643 E. 2023/827 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı... Şti ve ... Şti arasında imzalanan yapım işleri sözleşmesi uyarınca bu şirketten ... Bank 9386624 ve 9386620 seri numaralı toplam 250.000 TL bedelli çek ile ... Şti'den ..bank . Z9062949, Z9062948 ve Z9062947 seri numaralı toplam 600.000 TL bedelli çekleri teslim aldığını, bu şekilde ticari ilişki kapsamında teslim aldığı çeklerin rızası dışında elinden çıktığını (çalındığını/kaybolduğunu), çek iptal davası devam ederken çeklerin davalı .... tarafından ciro edilip nihai hamil olan ... A.Ş.'ye devredildiğini belirterek, ödenmeyen çekler yönünden borçlu olmadığının tespitini, ödenen çek bedellerinin ise istirdadını istemiştir. CEVAP:Davalı ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin yerleşim yerinin İzmir olduğunu, icra takibinin de İzmir’de yapılması nedeniyle İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının çeklerin kaybolduğu ve çalındığı iddiasının doğru olmadığını, inandırıcı bir delil ibraz edilemeden bu iddianın ileri sürüldüğünü, CBS’ne suç duyurusunda dahi bulunmadıklarını, kıymetli evrakın illetten mücerret olduğunu, bir defa olduktan sonra kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkide bozukluk olsa dahi kıymetli evrakın geçerli olduğunu, iyi niyetli amirlerin bu soyut mücerretlikten yararlandığını, müvekkilinin dava dışı.... ile iş ilişkisinin bulunduğunu, bu şahıstan alacağının mevcut olduğunu, ...' ün davacı şirketin yetkilisi .... ile müvekkilinin yanına gelerek davaya konu çekleri müvekkiline verdikleri, müvekkilinin alacağına karşılık bu çekleri iktisap ettiğini ve bu çeklerin daha sonra ticari ilişkisi bulunan ... AŞ’ne ciro ettiğini, ticari ilişkinin taşınır mal satışından kaynaklandığını, diğer davalıyla arasında taşınır mal sözleşmesi yapıldığını, dava konusu çeklerin davacı tarafından ....’ün borcuna karşılık verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ....AŞ vekili, yetkili mahkemenin İzmir mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin çekleri diğer davalı ....’dan geçerli bir borç ilişkisine dayalı olarak aldığını, 26.08.2020 tarihinde imzalanan telsiz ve tek kullanımlık 2.237.000 maskenin satışına ilişkin çeklerin alındığını, müvekkilin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, bu nedenle müvekkiline karşı kötü niyet iddiasının ileri sürülemeyeceğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesin istemiştir. Davacı ....Şti’nin davalı .... AŞ ve .... aleyhine açtığı 07.12.2020 tarihli davada davalı vekilinin yetki itirazı değerlendirilerek 12.02.2021 tarihinde yetkisizlik kararı verildiği, bu kararın istinaf edilmemesiyle 09.09.2021 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin 09.07.2021 tarihli dilekçesiyle davanın yetkili mahkemeye gönderilmesini süresinde talep ettiği, dosyanın mahkememize gönderildiği belirlenmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporuna göre, dava konusu çeklerden Z9062948 ve Z9062949 seri numaralı çekler dışındaki diğer çeklerin ödenmesi nedeniyle ödemesi yapılan bu çeklerin istirdat davasına konu edilemeyeceği, buna ilişkin alacak hakkının sona erdiği, Z9062948 ve Z9062949 seri numaralı çeklerin men kararı kapsamında ödenmediği ve çekleri ibraz edenlerin davalı .... A.Ş. yetkilisi olduğu, bu çeklerin TTK m. 792 çerçevesinde iadesinin istenebilmesi için... ... A.Ş.’nin kötü niyetli ve ağır kusurlu olması gerektiğıi, davalı ....A.Ş. ile diğer davalı ... .. arasında mal alım satımına ilişkin sözleşme bulunduğu, uyuşmazlığa konu çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ... A.Ş.’nin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığı, bu nedenle istirdat talebinin yerinde olmadığı, ayrıca menfi tespit talebi bakımından da TTK m. 687 gereğince .... A.Ş.’nin borçlu davacının zararına hareket ettiğinin ispatlanamadığı, davalı ....’a karşı ileri sürülen bedelsizlik iddiası bakımından da.... ile ...’ın arasındaki ilişkinin ve ... ile davacı şirketin arasındaki ilişkinin ispatlanamadığı, ayrıca davacı tarafın dosyaya sunduğu, CD kayıtlarında defter ve kayıtların kapanış kayıtların bulunduğu, ancak defterlerin e-defter olarak sunulmadığı, davacının ispatlarını ispatlayacak delillerin de bulunmadığından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, e-defter berattlarının süresinde alındığını ve e-defter verilerinin CD ortamında dosyaya sunulduğunu, bilirkişinin defterlerin sunulmadığı tespitinin hatalı olduğunu, sunulan CD ve elektronik verilerin dikkate alınmadığını, bilirkişi ve yerel mahkemenin, talebi TTK m. 792 (elden çıkan çek) kapsamında değerlendirdiğini, oysa davacının, ödenen çeklerin İİK m. 72 uyarınca icra tehdidi altında ödediğini ve bu bedellerin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiğini, davalılar hakkında "Nitelikli Hırsızlık", "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından devam eden soruşturma dosyalarının (İzmir CBS 2022/80138 vb.) olduğunu, mahkemenin bu dosyaları celbetmeyerek ve tanık ....'ü dinlemeyerek hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, davalılar arasındaki 2.237.000 TL'lik maske satışı sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, otomotiv şirketinin maske ticareti yapmadığını, davalı ....'ın da tefecilik/çek-senet işiyle uğraştığını iddia ederek davalı .... A.Ş.'nin, çeki iktisap ederken kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, dolayısıyla TTK'daki soyutluk ve iyiniyet korumasından yararlanamayacağını, bu nedenle ödenmeyen çekler yönünden borçlu olunmadığının tespiti, ödenen çek bedellerinin istirdadına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, rıza dışı elden çıktığı iddia olunan çeklerden bedeli ödenmeyenler yönünden İİK'nun 72. Maddesi uyarınca menfi tespit, bedeli ödenenler yönünden istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davacı, ticari ilişki nedeniyle teslim aldığı çeklerin kaybolduğunu/çalındığını ve çek iptal davası açtığını, çeklerin davalı ....ve .... A.Ş. tarafından icra takibine koyulması üzerine; vadesi gelmeyenler için İİK'nun 72. Maddesi gereğince menfi tespit, icra tehdidi altında ödenenler için ise istirdat talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, TTK'nun 687 maddesi uyarınca kambiyo senetlerinde mücerretlik (soyutluk) ilkesinin geçerli olduğu, çeki devralan hamil davalı .... A.Ş'nin, çekin önceki aşamalarındaki bedelsizlik veya rıza dışı elden çıkma gibi şahsi def'ileri bilmek zorunda olmadığı, TTK'nun 792. Maddesi uyarınca davacının, çeki elinde bulunduran son hamilin çeki iktisap ederken kötü niyetli olduğu veya ağır kusurlu bulunduğunun ispatlaması gerektiği, davalılar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunduğunun fatura, e-defter kayıtları, satış sözleşmesiyle sabit olduğu, davacı şirket ile davalı ciranta .... veya aradaki diğer şahıslar arasındaki iç ilişki ve bedelsizlik iddialarının, iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki son hamil davalı ....A.Ş'ne karşı ileri sürülemeyeceği, hamilin, sırf borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlanamdığı, bilirkişi raporuna göre davalı ... . A.Ş.'nin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve çeklerin ticari ilişki karşılığı teslim alındığı, davalı ....’a karşı ileri sürülen bedelsizlik iddiası bakımından da ... ile ... .’ın arasındaki ilişkinin ve... ile davacı şirketin arasındaki ilişkinin ispatlanamadığı, iyiniyetli hamilin hak sahipliğinin devam ettiği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/509, K. 2026/1434, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-509-e-2026-1434-k-ab4fa2747269