Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/600 E. 2026/841 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/600
- Karar No
- 2026/841
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/600 - Karar No:2026/841
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2024/600 KARAR NO : 2026/841
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2023 NUMARASI : 2019/587 E-2023/737 K
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirkete ait araçların, tamir ve bakımları için bakım servisine verildiği; müvekkili şirkete ait dava konusu ... plakalı aracın davalı tarafa teslim edildiği, şifahi anlaşmaya göre davalı tarafın aracı tamir edip kendi tanıdıkları dava dışı...'a satmak üzere teslim aldıkları; araç satışı nedeniyle dava dışı...'ın taraflarına 08/02/2017 tarihinde 18.500,00 TL ödeme yaptığı, ancak noterde yapılan satış işlemleri sırasında, müvekkili şirkete ait borçlar nedeniyle şirkete ait araçlar üzerinde haciz kayıtları çıktığı; belirtilen bu hususlar çözülünceye kadar noter araç satışının gerçekleştirilemediği; bu süre zarfında aracın davalı onarım servisinde bulunduğu; daha sonra meydana gelen gelişmeler ve şirket yönetimi kararı gereği dava konusu aracın satışından vazgeçildiği; 11/08/2017 tarihinde dava dışı...'a 18.500,00 TL'nin iade edildiği; davalı tarafa tamir ve bakım masrafları için 17.268,12 TL ödeme yapıldığı; grup şirketler bünyesinde çalışanları olan ve araçla ilgilenen...'nin 10/08/2017 tarihinde el yazısıyla yazdığı tutanak kapsamında aracın satış işleminin yapılmayarak geri alındığının belirtildiği; şirketin merkez yönetimi tarafından tutanağa itibar edilerek aracın teslim alındığının düşünüldüğü, eski çalışanlarının müvekkili bulunan şirketi yanlış yönlendirdiği, aracın teslim alınmadığı; davalı tarafın kötü niyetli olarak aracı elinde tuttuğu; 22/02/2019 tarihinde müvekkili şirket adına trafik cezası geldiği ve araştırıldığında gerçeğin ortaya çıktığı; aracın 19 ay davalı tarafta kaldığı, durumun ortaya çıkması üzerine aracın 28/03/2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından teslim alındığı; davalı tarafın kendilerine, aracın iade alınmasına ya da yapımına ilişkin ihtar ya da onay talebi göndermediği; davalı tarafın kendisine haksız menfaat sağladığı; davalının aracı tanıdığı ve daha önce parası iade edilen dava dışı...'a verdiği; aracın aylarca hukuki ya da başka sebep olmaksızın haksız ve mesnetsiz olarak kullanıldığı; dava konusu alacağın ceza zamanaşımına tâbi olduğu beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinden açılan davada, haksız ve mesnetsiz olarak araç kullanımına ilişkin zararlarının (yıpranma, kullanma, amortisman) tam olarak belirlenemediğinden, aracın davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak teslim edilmemesinden ve mahrum kalınan kar ve uğranılan maddi zararın tazmininin kısmi olarak 1.000,00 TL üzerinden en yüksek ticari faizi ile birlikte davacıdan tahsili ile kendilerine ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili;davacının iddialarını kabul etmedikleri; davacı şirketin araç kiralama alanında faaliyet gösterdiği; davanın kısmi dava olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu; davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerden yararlanarak fayda sağlamaya çalıştığı; araca ilişkin kira talebinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere ve aynı zamanda usul ve yasaya aykırı olduğu; aracın teslim alınmış olması halinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığı; davacının aracın tamir ve bakımının fazla olduğundan aracın üçüncü kişiye satışına onay verdiği, araç bedelinin üçüncü kişi tarafından davacıya gönderilmiş olmasına rağmen satışın gerçekleştirilemediği, ücretin 6 ay sonra iade edildiği; aracın satılık olması nedeniyle masrafların öncelikle üçüncü kişi tarafından karşılanması kararlaştırılacağından satışın gerçekleşmemesi nedeniyle tamir masraflarının davacı tarafından ödenmesi lüzumunun ortaya çıktığı; ayrıca aracın satışından vazgeçilip tamir edilmesine davacı tarafından karar verildiği; aracın tamir masraflarına ilişkin faturaların düzenlendiği ve davacıya gönderildiği; ödeme yapılmadığından icra takibi yapıldığı; davacı şirketin müvekkilince çeşitli tarihlerde ve çeşitli nedenlerle defalarca bakımı yapılan aracı teslim almasına rağmen teslim edilmediğinde bahisle dava açıldığı, davacı şirketin çalışanı...'nin aracı teslim aldığına ilişkin yazılı beyanı olmasına rağmen aracı teslim almadıklarını beyan etmelerinin iç işleyişlerindeki çelişkiyi gösterdiği; davacının müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğu, soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlandığı; davacının aracın teslim alınmamasının kimden ve neden kaynaklandığını belirtmediği, müvekkilinin suçu bulunmadığı, aracı almayı unuttuklarını belirtiği ve bu hususta da müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, müvekkilinin kusuru bulunmayan olaylardan sorumlu tutulmalarını kabul etmedikleri hususları belirtilmiş olup; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; Davacı şirket tarafından ileri sürülen iddiaların, açıklanan hususlar doğrultusunda çelişkiler içerdiğinin anlaşılması; davacı tarafından belirtilen ceza soruşturma dosyasının mahkemece celbi akabinde yapılan incelemede, davalı hakkında "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiğinin anlaşılması; trafik ceza tutanağının, yukarıda açıklanan çelişkiler dikkate alındığında, aracın davalı yedinde bulunduğu esnada uygulanmış olma ihtimalinin kesin mahiyet taşımadığı (şüphe içerdiği) ve belirtilen işbu hususların, dosyada mevcut diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesinde; davalı tarafından, "dava konusu aracın, davalının işyerinde tutulması ve davalının şahsi menfaati doğrultusunda kullanılması suretiyle" haksız fiilde bulunulduğunun, hükme esas alınabilir nitelikte somut delillerle ispat edilemediği kanaatine varılarak; her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında "yemin deliline" başvurulduğu anlaşılmakta ise de; 6100 Sayılı HMK.'nın 226/1 (c) maddesi uyarınca; dava konusu vakı'anın, yemin edecek kimseyi (davalıyı) ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakabilecek vakı'alardan olduğunun anlaşılması sebebiyle, mahkemece yemin teklifinde bulunma hakkının hatırlatıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut belgelerden anlaşılacağı üzere 11.08.2017 tarihinde dava dışı...'a müvekkiline ödemiş olduğu 18.500,00 TL'nin iade edildiğini, dosya kapsamında dekontu mevcut olmakla birlikte davalı tarafa da tamir ve bakım masrafları için 17.268,12 TL ödeme yapıldığını, ...bünyesinde çalışan ve dava konusu araçla ilgili başından beri satış vs. tüm işlemler ile ilgilenen...'nin 10.08.2017 tarihinde kendi el yazısı ile yazdığı tutanakla aracın satış işleminin yapılmayıp geri alındığını belirttiğini, tutulan tutanakta; "Satış işlemi yapılmayıp geri teslim alınan ...marka (...) aracın motoru yaptırılmış, debriyaj seti değişmiş, enjektör-pompa bakımı yaptırılmış, ön düzen tamir işlemi yaptırılmıştır" şeklinde bir beyan bulunduğunu, bilirkişi raporuna istinaden dava değerini 19.038,60-TL'ye ıslah ettiklerini ancak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/587 E. 2023/737 K. Sayılı kararı ile davanın reddine hükmettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip