Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/241 E. 2026/789 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/241
- Karar No
- 2026/789
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/241 - 2026/789 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
DOSYA NO : 2024/241 Esas KARAR NO : 2026/789
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2023/409 Esas- 2023/947 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı ...Şti arasında 11.02.2021 tarihli bir taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin işbu sözleşmeye istinaden üstlenmiş olduğu edim karşılığında, davalı tarafa 3.255.000,00-TL değerinde teminat senedi verdiğini, müvekkili şirket sözleşmede bahsi geçen ve yüklenmiş olduğu edimini yerine getirmiş olup davalı şirket tarafından 27.04.2023 tarihli Kesin Hakediş Raporu ile müvekkili tarafından sözleşme kapsamında yapılan eserin muayene ve kabulü gerçekleştirilerek tek taraflı olarak kesin hesap raporu düzenlendiğini, işbu anılan hesap raporu tarafımızca kesinlikle kabul edilmediğini, müvekkili tarafından yapılan inşaat asıl iş sahibi olan ...Belediyesi tarafından kabul işlemleri gerçekleştirilmiş olup ayıptan ari olduğu ihtilafsız olduğunu, davalı taraf müvekkili şirkete olan borcunu ödememek amacı ile çeşitli bahaneler üretmekte ve müvekkili şirketi borçlandırmaya çabaladığını, müvekkilinin, sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu edimini tam ve eksik olarak yerine getirdiğini, işlerin yapıldığı esnada ...Belediyesi görevlilerince tutulan şantiye günlüğü ile de sabit olduğunu, işbu şantiye günlüğünün ...Belediyesinden istenmesi halinde ispatlanacağını, ancak buna rağmen davalı taraf, sözleşme uyarınca kendi üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ve müvekkiline yapmış olduğu iş karşılığında hak etmiş olduğu ücreti ödemediğini, davalının kesin hak ediş raporu ile ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı taraflarınca tanzim ettirilen TBK. Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı sayın bilirkişi Av.... tarafından düzenlenen uzman teknik mütalaası ile de ortaya konulduğunu, davalı taraf, söz konusu sözleşme gereği üstlenmiş olduğu edimini yerine getirmemiş olup hali hazırda müvekkilinin davalı taraftan alacaklı konumunda olduğunu, davalı tarafın, tüm bunlara rağmen kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini ve 27.04.2023 tarihli taşeron hak ediş raporuna dayanarak kendisinin müvekkilinden 268.873,17-TL alacaklı olduğundan bahisle arabuluculuk başvurusu yaptığını, mahkeme nezdinde borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş oldukları senet görseli davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilerek ödeme yapılmaması durumunda senedin takibe konulacağı ifade edildiğini ayrıca TTK m.776 kapsamındaki unsurları içermeyen bir bono artık kambiyo senedi vasfında olmadığını, dava konusu senette bulunan eksikliklerin ; Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi,Vade,Ödeme yeri,Düzenlenme tarihi ve yeri olduğunu, icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında; talep üzerine alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere teminat gösterilmesi halinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebildiğini, taraflarınca mahkemeden ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğunu, alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere teminat mektubu sunulacağını, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini de talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ihale ile aldığı ...Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü olan ...Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası ile Yakın Çevresi Düzenlemesi İkmal İnşaatı işine ait Dış cephe Kaplama işleri için 11.02.2021 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5 maddesinde “İşin süresi 30.10.2021 tarihine kadardır. Bu tarihe kadar kullanıcının kullanımına uygun hale getirilecektir. İş süresinde tamamlanamadığı takdirde her gün için 3.000,00 TL tutarında ceza kesilir. Taşeron inşaatta çalışan diğer ekiplerin işlerine engel olmayacak şekilde işini yürütecektir. Taşerondan dolayı engellenen bir ekip olur ise mail ile tebliğ den itibaren 3 gün içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmak zorundadır. Aksi takdirde her gün için 3.000,00 TL tutarında ceza kesilecektir.” şeklinde düzenleme yapıldığını, davacı taraf işi süresinde tamamlamamış verilen ek sürede de işi tamamlamamış ve müvekkili kamu kurumu nezdinde zarara uğrattığını, davacı tarafın müvekkili şirkete yapılan işin teminatı olarak vermiş olduğu 3.255.000,00-TL değerinde teminat senedi yapılan işin kamu kurumu tarafından onaylanmasından sonra davacı şirket ortağı ve yetkilisi ...'a elden teslim edildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin davacı şirket yetkisini tehdit ettiğine dair iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin gecikmeden kaynaklı gecikme cezası alacak hakları saklı olduğunu, bu konuda dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davacı vekili 22.06.2023 tarihli dilekçesinde senedin taraflarına teslim edildiğini beyan ettiğini, dava konusu senet davacı tarafa dava açıldıktan sonra dava dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden teslim edildiğini, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediğimiz için yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/12/2023 tarihli ve 2023/409 Esas ve 2023/947 Karar sayılı kararında özetle; Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 11/02/2021 tarihinde taşeron sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmıştır. Davacı yüklenici söz konusu sözleşme gereğince teminat amacıyla verilen senetten dolayı üstlenilen edimin yerine getirilmiş olması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açılmıştır. Davadan sonra dava konusu senedin davalı tarafından davacıya iade edildiği anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gecikme cezası başlıklı 8. Maddesi; " SÖZLEŞME" nin 5. maddesinde yer alan süre, İŞVEREN” in sebep olacağı haller dışında diğer ekipler TAŞERON tarafından gecikmeye uğratıldığı taktirde, gecikme cezası olarak, bu sürenin bitiminden itibaren geçecek beher takvim günü için TAŞERON”'den 3000,00 TL/GÜN Gecikme Cezası kesintisi yapılacaktır. Bu kesinti TAŞERON” un tahakkuk edecek hakedişlerinden veya teminatlarından yapılabilecektir. Ayrıca gecikmeden dolayı idari ve mali hükümlülüklerden Taşeron firma sorumludur. Tamamlama (eksesvor, çıta, conta vs.) ve unutuları işlerle alakalı (kullanımı engelemediği durumlarda) gecikme cezası kesmeyecektir. Müteahhit. taşeron ve idare nin birlikte yaptığı eksik ve kusur listesi resmi olarak tebliğ edildikten sonra verilecek süre sonunda tamamlanmamışsa gecikme cezası kesilir. " ve işin kabulü başlıklı 15. Maddesinde; "Kabul: Bu sözleşme kapsamındaki taşeron tarafından yapılacak İmalatların tamamı uygulama projesine uygun ölçülerde noksansız olarak müteahhit temsilcileri nezaretinde kontrol amirliğine teslim edilecek ve işin tamamı bittiğinde geçici ve kesin kabulleri taşeron tarafından yaptırıldıktan sonra iş tamamıyla bitmiş sayılacaktır. " hükmünü içermektedir. 27/04/2023 tarihli taşeron hak ediş raporuna göre, taşeron borç tutarının 263.373,17 TL olduğu tespit edilmiştir. Hak edişte taşerona borç çıkmasına, borcun gecikme cezası ve nefaset kesintisinden kaynaklanmasına ve sözleşmenin 8 ve 15. Maddesine, geçici ve kesin kabullerin yapıldığının ispat edilememesine göre dava tarihi itibariyle teminat senedinin iade şartlarının oluşmadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının haksız olduğu kanaatine varılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 31/01/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 2. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 13.12.2023 tarih ve 2023/409 e. ve 2023/947 k. sayılı gerekçeli kararı tarafımıza tebliğ edilmiş olup karara karşılık istinaf kanun yoluna başvurduklarını, "...hak edişte taşerona borç çıkmasına, borcun gecikme cezası ve nefaset kesintisinden kaynaklanmasına ve sözleşmenin 8 ve 15.maddesine; geçici ve kesin kabullerin yapıldığının ispat edilememesine göre dava tarihi itibariyle teminat senedinin iade şartlarının oluşmadığı, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının haksız olduğu kanaatine varılmakla yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına dair hüküm kurulduğunu, kurularak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, daha önceki dilekçeleriinde müvekkili şirketin davalı ...Şti ile 11.02.2021 tarihli bir taşeronluk sözleşmesi imzalandığı işbu sözleşmede alt yüklenici konumunda olduğunu, daha sonrasında 27.04.2023 tarihinde davalı firma tarafından kesin hak ediş raporu düzenlendiğini sözleşme kapsamında yapılan eserin muayene ve kabulü gerçekleştirilerek kesin hesap raporu düzenlendiğini, işbu tarih itibarıyla yüklenici müvekkili tarafından işin kendi üzerine düşen kısmını yaptığı ve eserin teslim edilmiş olduğu ihtilafsız hale geldiğini, her ne kadar işbu hak ediş raporunda belirtilen hak ediş bedelleri taraflarınca kabul edilmese de, işbu rapor eserin teslim edildiğini ortaya koyduğunu, müvekkilinin, davalı tarafın senetle ilgili olarak icra takibi yapacağı yönünde tehdit mesajları göndermesi ve bu nedenle de 3.255.000,00-tl gibi oldukça yüksek bir icra takibiyle karşı karşıya kalma korkusu nedeniyle işbu huzurdaki davanın açılmasından sonra 12.06.2023 tarihinde davalı şirketin yetkilisiyle yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdiği ve davalı tarafın, müvekkilinin kendisine 200.000,00-tl'lik bir bedel ödemesi karşılığında dava konusu teminat senedini müvekkilime iade edeceğini belirttiğini, mahkemede açılmış olan davanın tarihi, 05.06.2023 olup müvekkili şirketin yetkililerinin davalının Ankara'daki ofisine gitmiş oldukları tarihin ise 12.06.2023 olduğunu, davalı şirket yetkilisi, müvekkili şirketin verdiği teminat senedini 12.06.2023 tarihinde, yani dava tarihinden sonra teslim ettiğini, davalı taraf, dava açılmasına sebebiyet verdiğinden, HMK m. 331/1 hükmü gereğince konusuz kalan işbu davalarında yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğini, davalarının konusuz kalması nedeniyle HMK m.323'te yargılama giderleri kapsamında sayılan vekalet ücretinin, taraflarınca yatırılmış olan harçların ve diğer tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine ve davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarihli 2023/409 Esas 2023/947 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 304,40 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Katip ✍e-imzalıdır