Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/495 E. 2026/1413 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/495
Karar No
2026/1413
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/495 KARAR NO : 2026/1413

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/05/2023 NUMARASI : 2021/66 Esas - 2023/451 Karar DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/05/2023 tarih 2021/66 Esas 2023/451 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka ile ... arasında 05/04/2017 tarihinde 600.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ve 11/05/2018 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığını nakdi ve gayrinakdi kredi kullandırıldığını, davalı borçlunun sözleşme şartlarına aykırılığı sebebiyle ilgililere İzmir 15. Noterliğince keşide edilen 07/02/2019 tarih ve 2176 yevmiye no'lu muacceliyet ihtari ve hesap özetinin gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2019/5336 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/12 Esas sayılı dosyası üzerinden 05/02/2019 tarihinden itibaren geçici mühlet; 03/07/2019 tarihinden itibaren de kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato komiser heyetince davalı borçluların İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/12 Esas sayılı dosyasından yürütülen yargılama nedeniyle basın ilan kurumunun sitesinde yapılacak ilan ile alacağı bulunan alacaklıların ilan tarihindin itibaren 15 gün içinde alacaklarını alacağa dayanak belgelerle birlikte bildirilmelerinin istendiğini, yapılan ilan üzerine ise davacı tarafça yasal süre içinde komiserliğe başvurularak genel kredi sözleşmelerine istinaden fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakların talep hakkı ve yanlış hesaplamaya ilişkin haklar saklı tutularak icra ve tahsil harçları hariç olmak üzere toplam 380.882,09 TL vekalet ücreti, tahsil harcı ve diğer harç ve masraflar hariç olmak üzere ve tüm bu alacaklara ilaveten işleyen yıllık temerrüt faizi oranı 07/02/2019 tarihi itibari ile %25,68 olup temerrüt faiz oranlarının artması halinde artan faiz oranlarının uygulanması gerektiği, alacak kaydında da belirtildiği üzere borçlunun gayrinakdi riski olarak belirtilen tutarların bir kısmı nakdi riske dönüşmüş olduğundan çek bedeli tazmini nedeniyle kesin mühlet tarihi itibariyle 32.518,72 TL genel krediden hariç nakdi riske dönüşen alacağın bulunmakta olduğunu bu tutarlara da faiz işlendiğini, yine davacı bankanın halen 26.390,00 TL gayrinakdi alacağının bulunmakta olup bu tutarın da ayrıca tahsili ve vadesiz hesapta depo edilmesi gerektiğini, davalı bankanın daha önceden bildirilmiş olun fazlaya ve yanlış hesaplamaya ilişkin hakları saklı tutmak ve harçlar ve masraflar vb hariç olmak kaydıyla, borçlu ...'dan kredi alacağı, yasal gideri ödenmiş çek, gayri nakdi çek, alacağı olmak üzere alacağın tamamının ve bildirim tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalı banka adına kaydının alacaklılar listesine kaydedilmesine, alacak kaydını yapacak olan korkordato mahkemesi olduğu için burada alacağın bu şekilde kaydı yapılması gerektiğine karar verilmesine., korkordato tasdik kararı verildiğinden çekişmeli hale gelen alacağın işlemiş faizi ve tüm fer'ileri ile beraber kohnkordato talep eden borçlu tarafından mahkemece belirlenecek bir bankaya depo edilmesine, ticari defter ve kayıtlarının gerek komiser heyetince gerekse de bilirkişi marifetiyle incelenerek alacağın tespit edilmesine, konkordato talep eden borçlu tarafça önce depo edilen tutarın akabinde tüm alacağın öncelikle davalı bankaya ödenmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...-... yayın dağıtım adına 21/01/2019 tarihinde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde konkordato talepli olarak açmılmış olan 2019/12 Esas sayılı davada 05/02/2019 tarihinde geçici müddet kararı verildiğini, 03/05/2019 tarihinde geçici müddet kararı iki ay daha uzatıldığını 03/07/2019 tarihinde ise 1 yıllık kesin müddet verildiğini, 23/12/2020 tarihinde ise mahkemenin konkordato talebini kabul ederek konkordatonun tasdikine karar verdiğini konkordato kararını veren İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/12 Esas sayılı dosyasından davacının talepte bulunduğu konkordatoya tabi alacağının 248.242,72 TL olarak kabul edildiğini, bunun dışında çekişmeli bir alacağı olduğuna dair de gerekçeli kararda herhangi bir hükümde bulunulmadığını ve davacıya çekişmeli alacak için dava açmak için bir sürede verilmediğini, davacı yanın mahkemenin konkordato tasdik kararını temyiz ettiğini, öncelikle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/12 Esas sayılı dosyasının İstinaf mahkemesinden dönüşünün beklenilmesini, istinaf mahkemesinin konkordato tasdik kararını onadığı takdirde davacının bu davasının hukuki dayanağının kalmayacağını, konkordato talebi üzerine mahkemece 05/02/2019 tarihinde geçici müddet kararının verildiğini, 05/02/2019 tarihinden sonra tahakkuk etmiş borçların bankaca sorumluluk miktarı kapsamında ödenen çeklerin konkordato kapsamında olmadığı için işbu davanın konusu olmadığını, izah edilen sebeplerden ötürü maddi dayanaktan yoksun davanın tümüyle reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkeme'sinin 2019/12 Esas 2020/794 Karar sayılı dosyası ile konkordato kararı verildiği, verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/5482 Esas 2022/3177 Karar sayılı ilamı ile onandığı, gerekçeli kararda davacı Banka'nın alacağının bir kısmının alacak olarak kayıt edildiği, davacıya İİK 308/b maddesi uyarınca alacağının çekişmeli alacak olarak kabulüne yönelik hükümde yer verilmediği ve davacıya bu konuda süre verilmediği, konkordato mahkemesince alacağın konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez ise de davacının bu dosyada talep ettiği alacak hakkında Konkordato Mahkemesi'nce olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması, söz konusu alacağın çekişmeli alacak olarak dahi kabul edilmemiş ve İcra İflas Kanunu 308/b maddesi uyarınca süre verilmemiş olduğu, çekişmeli alacak olarak kabul edilen alacaklarla ilgili verilen konkordato kararının kesinleşmiş olduğu ve davacının bu dosyadaki talebinin çekişmeli alacağın alacaklılar listesine kayıt edildiği ve kaydının yapılmasına yönelik olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/66 E.–2023/451 K. sayılı kararıyla, konkordato mahkemesinin alacağı çekişmeli alacak olarak kabul etmediği ve İİK m.308/b uyarınca süre vermediği gerekçesiyle çekişmeli alacak davasının reddedildiğini, ancak İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/12 E.–2020/794 K. sayılı konkordato dosyasında komiser heyetinin sunduğu alacaklılar listesinde başka alacaklıların çekişmeli alacaklarının ayrıca gösterildiği halde müvekkili Bankanın alacağına bu listede hiç yer verilmediğini, bu nedenle İİK m.308/b'nin alacağına itiraz edilen her alacaklıya tanıdığı dava açma hakkının kendisi için de doğduğunu, müvekkil Banka ile borçlu ... arasında 05.04.2017 ve 11.05.2018 tarihli iki genel kredi sözleşmesi bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine 07.02.2019 tarihli muacceliyet ihtarnamesi keşide edildiğini ve İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5336 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, aynı süreçte borçlu hakkında geçici ve ardından kesin mühlet kararı verildiğini, komiserliğe yasal süresi içinde başvurularak fazlaya ve yanlış hesaplamaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla toplam 380.882,09 TL alacak bildiriminde bulunulduğunu, buna ek olarak gayrinakdi riskin kısmen nakde dönüşmesiyle oluşan 32.518,72 TL'lik ayrı bir alacağın ve halen mevcut 26.390,00 TL gayrinakdi riskin bulunduğunu, komiserliğin kendisine bildirilen alacakları kabul veya reddetme yetkisi bulunmadığı halde müvekkil Banka alacağını hiç incelemeye almayarak salt borçlu beyan ve defterlerine itibar ettiğini, İİK m.302/6 uyarınca çekişmeli alacaklar hakkında karar verilmesi ve ilgili alacaklıya bildirim yapılması gerektiği halde bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, mahkemenin de bilirkişi incelemesi yaptırmaksızın eksik inceleme ile konkordato projesini tasdik ettiğini, borçlunun kabul ettiği 248.242,72 TL ile talep edilen tutar arasındaki farkın bu şekilde çekişmeli hale geldiğini, kredi sözleşmelerindeki delil sözleşmesi hükmü gereği borçlunun değil müvekkil Bankanın defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini ileri sürmekle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak çekişmeli alacak talebinin kabulüne, çekişmeli alacağa isabet eden payın kararın kesinleşmesine kadar mahkemece belirlenecek bir bankaya depo edilmesine ve bu tutarın öncelikle müvekkil Bankaya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, konkordato sürecinde davacı Bankaya ait alacağın çekişmeli alacak olarak kabulü ve alacaklılar listesine kaydı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İİK'nın 308/b maddesinde düzenlenen dava yolu, ancak konkordato tasdik kararında "çekişmeli alacak" olarak nitelendirilip alacaklılar listesinde bu şekilde gösterilen alacaklar için, alacaklıya tasdik kararının ilânından itibaren bir aylık hak düşürücü süre içinde açma imkânı tanınan bir dava türüdür; bu davanın konusu, konkordato mahkemesince zaten "çekişmeli" olarak kabul edilmiş bulunan alacağın miktarının tespitidir, alacağın çekişmeli sayılıp sayılmayacağı hususunun bu dava yoluyla ilk kez belirlenmesi değildir. Diğer taraftan İcra ve İflas Kanunu'nun 308/b maddesi "Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir." şeklinde düzenlenmiş olup madde metnine göre itirazlı alacaklar konusunda depo kararı vermek, ilk derece mahkemesinin takdirinde olup çekişmeli alacaklar tabi oldukları zamanaşımı süresi içinde her zaman dava konusu edilebilir (ayrıntılı bilgi için bkz. Yazıcı, Ç.: “Adi Konkordatoda Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava (İİK m.308/b)”, Bankacılar Dergisi, Mart 2021, S.116, s.3-23). Anılan yasal düzenlemede ifade edilen bir aylık süre depo edilen tutardan yararlanmak için belirlenmiştir. Somut olayda konkordato yargılamasını gerçekleştiren mahkeme tarafından alacak iddiası bulunan davacıya süre verilmemiş olması alacağın itiraza uğrayıp uğramadığı noktasında sonucu değiştirmemekte olup, mahkemenin alacağın çekişmeli olduğunu kararında göstermemiş olması tek başına alacağı çekişmeli olmaktan çıkarmamaktadır. Somut olayın incelenmesinde, ilk derece mahkemesinin ret gerekçesini, konkordato mahkemesinin kesinleşen tasdik kararında davacı Bankanın alacağının çekişmeli alacak olarak gösterilmediği ve bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği tespitine dayandırdığı anlaşılmaktadır. Ancak mahkemenin takdir yetkisi yalnızca çekişmeli alacaklar için pay depo edilmesi noktasında olup bir alacağın projeye dahil edilmemekle kendiliğinden çekişmeli hale geldiği dikkate alındığında kararda çekişmeli alacak olarak gösterilmemiş olması davacının 308/b kapsamında dava hakkını sona erdirmemektedir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, konkordato dosyasının getirtilip komiser raporları ve ekli alacaklılar listesi üzerinde davacı Banka alacağına ilişkin inceleme yapılarak davacının itiraza uğrayan ve hukuken çekişmeli hale gelen bir alacağı bulunup bulunmadığı irdelenerek sonucuna göre alacağın konkordato projesine dahil edilmesinin gerekip gerekmediği hususunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/05/2023 tarih 2021/66 Esas 2023/451 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/495, K. 2026/1413, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-495-e-2026-1413-k-d7db90618050