Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/269 E. 2026/791 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/269
Karar No
2026/791
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/269 - 2026/791 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

DOSYA NO : 2024/269 Esas KARAR NO : 2026/791

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2023 NUMARASI : 2022/703 Esas- 2023/798 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 22/05/2017 tarihinde ... şubesi ve ambar yapım işi ve 05/02/2018 tarihinde ...müdürlüğü binası yapım işi için sözleşme imzalandığını, sözleşmelerden doğan ve davalı tarafından ödenmiş olan sözleşme ve karar damga vergilerinin davalının Gelir İdaresi Başkanlığına yaptığı başvuru üzerine iade edildiğini iade işleminden sonra 28.017,56TL ve 58.174,56TL'nin davacı adına tahakkuk ettirilerek 10/08/2022 tarihinde tebliğ edildiğini taraflar arasında yapılan sözleşmede bu hususun hüküm altına alınmasına rağmen 28.017,56TL karar pulu damga vergisi , 29.810,68TL gecikme faizi ve 58.174,56TL karar pulu damga vergisi ve 54.567,74TL gecikme faizinin müvekkili tarafından ödendiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 170.570,74TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazlarının olduğunu davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, taraflar arasında muhtelif yapım işleri için sözleşme imzalandığını, idari şartnamenin 26 maddesinde damga vergisinin ödeme zorunluluğunun olduğunu, idari şartnamenin 45 maddesinde karar pulu damga vergisinin yüklenici tarafından ödeneceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını ihale karar damga vergisinin sözleşmenin uygulanması ve ifası sırasında davalı tarafından ödenmesi gereken bir vergi olmadığını davacının ödemesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/11/2023 tarihli ve 2022/703 Esas ve 2023/798 Karar sayılı kararında özetle; Dava, Davacı tarafça ödenen ihale damga vergisinin rücuen tahsili istemiyle açılan alacak davası niteliğindedir. Taraflar arasındaki ihtilaf taraflar arasında imzalanan sözleşmelere istinaden davacı tarafından ödenen damga vergisi ve karar pulu ücretlerinden davalının sorumlu olup olmadığı , sorumlu ise sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşme, vergi ceza ihbarnamesi, ödenen vergi ve faizine dair ödeme belgeleri dosya arasına alınmıştır. Taraflar arasında 22.05. 2017 tarihinde 2017/27648 ihale sayılı ihaleye istinaden ... şubesi ve ambar yapım işine ilişkin ve 05/02/2018 tarihinde 2017/540203 ihale sayılı ihaleye istinaden ...müdürlüğü binası yapım işine ilişkin sözleşmeler imzalanmıştır. Her ne kadar davacı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davanın, taraflar arasında akdedilen 22.05.2017 ve 05.02.2018 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.02.2010 tarihli 2010/13-93/88 sayılı kararında da belirttiği üzere 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 146.maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan davalarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, sözleşme tarihleri dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Sözleşmelere istinaden Seğmenler Vergi Dairesinin 3910185201 vergi kimlik numaralı mükellefi olan Davalı... Şti. Tarafından 2017/27648 İhale kayıt numaralı ...Şubesi ve Binası İşi için 28.017.56 TL Karar Damga Vergisi, 2017/540203 İhale kayıt numaralı ... Müdürlüğü Binası İşi için 58.174.56 TL Karar Damga Vergisi ödenmiştir. Ödemeden sonra ... şirket tarafın, ihale makamının resmi daire olmaması nedeniyle ödenen damga vergilerinin iade talebinde bulunulmuş ve Gelir İdaresi Başkanlığının 13.07.2022 tarih ve 86371 sayılı yazısı ile talep uygun bulunarak ödenen damga vergilerinin iade işlemi yapılmıştır. Davalıya yapılan iade işlemi sonrasında Kızılbey Vergi Dairesince 7320068060 vergi kimlik numaralı mükellef olan Davacı adına 28.017.,6 TL damga vergisi , 29.810,68TL gecikme faizi olmak üzere toplam 57.828,24TL ve 58.174,56 TL damga vergisi ve 54.567.74TL gecikme faizi olmak üzere toplam 112.742,30TL İhale Karar Damga Vergileri tarh ve tahakkuk ettirilmiş, 16.08.2022 tarihinde toplam 170.570,54TL davacı tarafından ödenmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile davalı arasında, 2017/27648 İhale kayıt numaralı ... Şubesi vc Binası İşi için 22.05.2017 tarihinde , 2017/540203 İhale kayıt numaralı ...müdürlüğü vc ... Müdürlüğü Binası İşi için 05.02.2018 tarihinde 2 sözleşme düzenlendiği, ihale kararlarına ilişkin Damga Vergilerinin davalı tarafından yasal süresinde Seğmenler Vergi Dairesine ödendiği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. Md. sinde; bu kanuna ekli 1 sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tâbi olduğu, 3.Md.sinde Damga vergisinin mükellefinin kağıtlım imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait damga vergisinin kişilerce Ödeneceği, Damga Vergisi Kanununa ekli l sayılı tablonun Kararlar ve Mazbatalar başlıklı II.bölümünün 2. Md.sinde ; “İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumlann her türlü ihale kararlarının..” damga vergisine tabi olduğu hükümleri çerçevesinde; İhale kararım alan Davacı...A.Ş. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun ekinde yer alan 1 ve II sayılı cetvellerde genel ve özel bütçe kapsamında kamu idaresi olarak sayılmadığı için 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 8. Md.sinde belirtilen “resmi daire” kapsamında olmayıp damga vergisinden muafiyeti bulunmaması nedeniyle sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin Damga Vergisinin mükellefinin davacı olduğu, taraflar arasında imzalanan her 2 sözleşmenin 7. Md.sinde ; “Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi, resim, harç, yapı kullanım izin belgesi] giderleri ile ulaşıra, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildip:.^düzenlemesine yer verildiği; Kamu İhale Genel Tebliğinin Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler başlıklı 78.30. Md.sin'de; “ İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri. Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ve genel giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir.’ hükmü çerçevesinde sözleşmenin imzalandığı esnada davacıya ait kanuni mükellefiyetin davalı tarafça yerine getirileceğine ilişkin bir anlaşma yapılması durumunda sözleşme ilişkisinden kaynaklı olarak davacı adına tarh ve tahakkuk ettirilen Damga Vergisinin davalıdan talep edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. 488 sayılı damga vergisi kanununun 3.maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "II.karararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2.fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya resmi daire ve kamu tüzel kişiliğe haiz kurumların hertürlü ihale kararlarının nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Bunun yanında davacı kurum 233 sayılı KHK'de yer verilen resmi daireler arasında sayılmadığı gibi kendi ana statüsü 3.maddesinde de kurumun bir resmi daire olmadığı, bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu belirtilmiştir. Özetlenen söz konusu mevzuat hükümleri gözetildiğinde sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin olarak ödenen damga vergisinden dolayı mükellefin davacı kurum olduğu açıktır. Sözleşmenin imzalanması sırasında davacıya ait kanuni yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirileceğine dair bir anlaşma yapılması mümkün olup bu yönde bir anlaşmanın varlığı halinde sözleşme ilişkisine dayalı olarak davacının ödediği damga vergisini davalıdan talep etme hakkı bulunabilecektir. TBK.19.maddeye göre "bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır." TBK.13.maddede "kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metni ile çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır." düzenlemeleri mevcuttur. Söz konusu hükümler gözetildiğinde öncelikle tarafların gerçek iradelerinin tespiti ve yazılı yapılan sözleşmeye rağmen tarafların yan hükümler yönünden (sözleşme öncesi ihale damga vergisinin kim tarafından ödeneceği) yönünden sözlü anlaşmaya varıp varmadıklarının belirlenmesi gerekmektedir. Kamu ihale genel tebliğinin 78.30. maddesinde ihale ve sözleşmeye ilişkin damga vergilerinin teklif veren firmaya ait olduğu düzenlenmiştir. Davacı kurum adına sözleşme imzalayan kişilerin bu tebliğ ile bağlı oldukları ortadadır. Yine ihale öncesi birim fiyat teklif mektubunda teklif fiyatına dahil edilen tüm masrafların dikkate alınarak teklif verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anlatılan süreç dikkate alındığında davacı kurum adına sözleşme imzalanırken kurum adına hareket edenlerin ihale damga vergisininde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini bildirdikleri ve davalı adına hareket edenlerin de bunu kabul ettikleri ortadadır. Davalı tarafça damga vergisi ödenmesi sonrasında sözleşmenin imza edileceği bildirildiği için öncelikle vergi dairesine giderek ihale damga vergisini ödemiş sonrasında sözleşme imzalanmış ve sözleşme imzalandıktan sonra mükellefin davacı idare olduğu iddiası ile idari yargıda dava açmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin oluş şekli bu şekilde belirlendikten sonra mahkememizce davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık bir hüküm olmasa dahi sözleşme imzalanmadan önce, ihale teklif mektubu, kamu ihale genel tebliği hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ihale damga vergisinin davalı tarafça ödeneceği konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları ve bu anlaşmanın TBK.13/1 maddesi uyarınca mümkün olduğu sonucuna varılmış, davacının esas itibariyle kendi üzerinde olan ihale öncesi damga vergisi ödeme yükümlülüğünü sözlü varılan anlaşma gereği davalıya yansıttığı ve bu haliyle ödenen damga vergisini davalıdan talep edebileceği belirtilerek davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 26/02/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı, kendisi ile müvekkil arasında "... Şubesi ve Ambar Binası Yapım İşi" ile "... Müdürlüğü Binası Yapım İşi" sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelere istinaden müvekkil tarafından ödenmiş olan sözleşme ve karar pulu damga vergilerinin yine müvekkilce iade alındığını, bu bedellerin davacı tarafından ödenmek durumunda kalındığını beyanla karar pulu damga vergisi ve faizlerinin müvekkilden tahsili talebiyle işbu davayı açtığını, İlk derece mahkemesi tarafından her ne kadar damga vergisinin müvekkilden tahsil edilebileceği yönünde karar verilmişse de davaya konu damga vergisi ve faizlerinin mükellefi davacı şirket olduğunu, Vergi Usul Kanunu’nun Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat başlıklı 3. Maddesinde, "Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır." Hükmü yer almakta olup davaya konu verginin müvekkil tarafından ödeneceğine ilişkin taraflar arasında açık bir düzenleme bulunmadığını, Vergi Usul Kanunu’nun Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat başlıklı 3. Maddesinden hareketle, İdari Şartnamenin 26. maddesinde, "İsteklilerin sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince ödeyeceği…" düzenlemesine yer verilmiş olup idari şartnamenin 26. maddesinin lafzı gereği yüklenicinin sadece ve sadece ilgili mevzuat gereği (Damga Vergisi Kanunu) sözleşme damga vergisinin ödeme zorunluluğu vardır. İdari Şartnamenin 44.5 maddesinde, "Sözleşmenin imzalanmasına ilişkin her türlü vergi, resim ve harçlar ile diğer sözleşme giderleri yükleniciye aittir." hükmü yer almakta olup Karar pulu Damga Vergisinin açıkça yüklenici tarafından ödeneceğine dair açık bir hükme yer verilmemiştir. Hukuki belirlilik ilkesi uyarınca herhangi bir verginin hangi tarafça ödenmesi gerektiğinin idari şartnamede açık ve net bir biçimde belirtilmesi gerektiği sabittir. Ancak belirtildiği üzere taraflar arasında Damga Vergisinin mükellefinin müvekkil olduğu yönünde bir düzenleme bulunmadığını, dosyada mübrez idari şartnamenin incelenmesinden görüleceği üzere ihale karar damga vergisi sözleşmenin uygulanması ve/veya sözleşmenin ifası sırasında şirketimiz tarafından ödenmesi gereken bir vergi olmayıp tamamıyla davacı tarafından ödenmesi gereken bir vergi olduğunu, aynı zamanda ilk derece mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararda da; davacı şirketin resmi kurum olmadığı, bu nedenle vergi muafiyetinin bulunmadığı ve genel hükümlere göre davaya konu vergiden davacı şirketin sorumlu olduğunu belirtiğini, davacı şirketin vergi mükellefiyetinin bulunmaması, genel hükümlere göre bu vergiden sorumlu olması ve taraflar arasında yapılan sözleşmede VUK ilgili maddeleri doğrultusunda dava konusu vergiden müvekkilin sorumlu olacağına ilişkin bir anlaşma bulunmadığından ilk derece mahkemesi tarafından verilen davanın kabulü kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2023 tarihli 2022/703 Esas 2023/798 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 11.651,67 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.913,00 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 8.738,67 TL istinaf karar ve ilam harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/269, K. 2026/791, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-269-e-2026-791-k-a453c6ddd5f9