İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/909 E. 2026/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/909
Karar No
2026/647
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2017/909 Esas KARAR NO :2026/647

DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:15/10/2017 KARAR TARİHİ:23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, ... tarafından ...'ya gönderilmek üzere hazırlanan toplam tutarı 300.000,00.-TL olan 30 adet çekin paketinin 14.11.2016 tarihinde ... Kargo'nun .../... şubesinden teslim edilip 15.11.2016 tarihinde İstanbul/Beykent Şubesince dağıtıma çıkarıldığı sırada kargo aracından çalındığını, hırsızlık olayı hakkında derhal suç duyurusunda bulunulduğunu, çeklerin iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas dosyasından başvurularak ödeme yasağı kararları alındığını, ancak dava konusu ... Bankası (...) ... Şubesi’nin ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. unvanlı müşterisine ait ... IBAN nolu hesabından keşide edilen keşide yeri ... olan 04.10.2017 tarihli 50.000,00.-TL tutarlı ... çek nolu çekin .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, 12.10.2017 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itirazda bulunulduğunu, çekin arka yüzündeki kaşe ve imzanın müvekkile ait olmayıp sahte olduğunu ve ciro silsilesinin kopuk olduğunu, davalı yana hiçbir borçlarının bulunmadığını belirterek, yargılama sonuna kadar icra takibinin tedbiren durdurulmasına veya paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, davanın kabulü ile dava konusu çek sebebiyle borçlu olunmadığının ve çekin yetkili hamilinin ... Isı Sanayi A.Ş. olduğunun tespit edilerek dava konusu çekin müvekkil firmaya iadesine karar verilmesini, ayrıca davalı tarafın yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava konusu çekte müvekkilinin şeklen cirosunun bulunması nedeniyle menfi tespit davası açtığını ancak söz konusu cironun müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çek üzerinde hiçbir hak veya alacak iddiasında bulunmadığını, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/... E sayılı dosyasında imzaya itiraz davası açıldığını ve çekteki ciro için atılan imza ile kaşenin sahte olduğunun ileri sürüldüğünü, müvekkilinin kabul etmediği bir cirodan dolayı kendisine dava yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin çekle ilgili doğrudan veya rücu yoluyla herhangi bir yasal işlem başlatmadığını, çekin icra takibi alacaklısının tasarrufunda bulunduğunu, davacıların sadece çeki elinde bulunduran kişiye karşı dava açabileceğini, müvekkilinin gereksiz yere dava sürecine dahil edilerek meşgul edildiğini, bu nedenle yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden davacıların sorumlu olduğunu, davacılardan ... ve Teknik Sanayi Malz. AŞ'nin keşideci sıfatıyla böyle bir dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, keşidecinin kendi imzasının sıhhati ve çeki lehdara verdiği konusunda bir ihtilafın olmadığını, ciro silsilesindeki bozuklukların keşideciyi ilgilendirmediğini, bu nedenle keşidecinin davacı sıfatının olmadığını belirterek müvekkiline karşı açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin çalındığını ve bankaya müracaat sonrası yasal takibe başlanıldığını belirten dava dilekçesinin 27/10/2017 tarihinde müvekkil şirket tarafından tebellüğ edildiğini, ancak dava ve takip konusu çekin müvekkile ait olmadığını, çekin .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, ödeme emrinin tebellüğü ile .... İcra Hukuk Mahkemesine 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden imza itirazında ve takibin tedbiren durdurulması talebinde bulunulduğunu, bahse konu dosyanın derdest olduğunu, mahkemenin incelemesinin devam ettiğini, müvekkil yetkililerine ait imza örneklerinin .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosyasına bildirildiğini, toplanacak imza örneklerinin adli tıp kurumunca incelenmesi halinde çekin arkasında yer alan imzanın müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığının anlaşılacağını, çek arkasında yer alan imzanın müvekkile ait olmaması yanında çekin arkasına vurulan kaşede unvan hatası dahi bulunduğunu, müvekkilin ticari unvanı ... Yapı Malz. İnş. San. ve Tic. Ltd Şti iken çekte kullanılan kaşede inşaat ibaresine yer verilmediğini, müvekkil ... firmasının davalılar ... Petrol ve ... Kumaş ile arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde bu hususun da ispat olunacağını, davaya konu çekin kargodan çalındığı, bu konuda soruşturmanın sürdüğü ve çek içinde ödeme yasağı kararı olduğu iddiası ile çalınmış olan bu çekin hiçbir ilgi ve alakası olmamasına rağmen şirket adına usulsüzce başkaları tarafından ciro edilmesi nedeniyle yapılacak imza incelemesi birlikte değerlendirildiğinde müvekkilin aleyhine icra takibine geçilmesinin ve takibe devam edilmesinin ticari hayatını ve işlerini olumsuz etkileyeceğini, çekin arkasında kullanılan sahte kaşe ve sahte imza ile haksız icra takibine maruz kalan müvekkil aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyasından takibin İİK 72/3 maddesi uyarınca davacı lehine tedbiren durdurulduğu dikkate alındığında çeklerin çalınmasında ve davacıların ticari faaliyetinde hiç bir ilgisi olmayan müvekkil aleyhine sahte ciro ile devamının önlenmesi gerektiğini, bu nedenle takibin müvekkil lehine tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, tarafın herhangi bir ihmali ve kusuru bulunmadığını, müvekkil ve yetkilileri tarafından çeklere atılmış bir ciro da bulunmadığını, sahte olarak atılmış ciro nedeniyle müvekkil aleyhine takip ve davalar ile karşı karşıya kalınmasından dolayı yargılama giderlerinden de sorumlu olunmasının mümkün olmadığını ilaveten belirttiklerini, dava ve takip konusu çekin arkasına atılan cironun müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin davalı olarak gösterilerek açılan davanın taraf ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekeceğinin yapılacak yargılama sonucu anlaşılacağını ifade ederek öncelikle tedbir talebinin kabulü ile davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların iyi niyetli üçüncü kişi sıfatında olan kendilerince kabulünün mümkün olmadığını, çekin davacıların rızası hilafına elden çıkmadığını, kargo ile kambiyo evrakı gönderilmesinin yasak olduğunu, evrakı kargoya veren davacı şirketin tüm sorumluluğu üstüne aldığını, bu nedenle zarardan da sorumlu olduğunu, emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, TTK 667 hükmü ile davacının sorumluluğunun diğer cirolardan bağımsız olduğunu, dava konusu çekin kira borcu karşılığında müvekkilince alındığını, müvekkilinin çekte ciro yolu ile 6. Sırada olduğunu, ve haklı hamil olması nedeniyle önceki ilişkilere dayalı olarak sürülebilecek defi ve itirazların müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, çekteki keşideci imzasına yönelik bir itiraz bulunmadığını, ... A.Ş.'nin imzasının sahteliğine dair iddianın keşideci davacı tarafından ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, buna yönelik emsal Yargıtay kararlarını sunduklarını, çekin keşidecisinin çek borcundan sorumlu olduğunu, dava dilekçesinde çeklerin davacılar arasındaki ticari ilişki gereği teslim edildiğinin iddia edildiğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması ilkesi gereği böyle bir anlaşmanın çeki borç ilişkisi karşılığı ve cirantalardan birinden almış iyi niyetli kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, mücerret kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklığın kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olamayacağını, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını, evrakın borç ilişkisinden soyutlanarak bağımsız bir varlık kazandığını, davacı tarafça dava dayanağı diğer davalı ile arasındaki sözleşmenin belirtildiğini, davacılar arasındaki ticari ilişkinin müvekkilin alacağı açısından hiçbir bağlayıcılığı olamayacağını, dava dilekçesinde takibin kötü niyetli olduğunun ve bu sebeple kötü niyet tazminatı ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili ...'ın kardeşi ... ... ile birlikte İstanbul ... ilçesindeki ... ... Sitesi ... Alışveriş Merkezi, ... Çarşısı ve ... İş Merkezi'nin sahibi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı bir devlet şirketi olarak faaliyet gösteren ... Sanayii A.Ş. 'ne üretim yapan ... şirketinin ve ... A.Ş. 'nin ortağı ve onursal başkanı olduğunu, dava ve takip konusu çekin bir önceki ciranta ... Ltd. Şti. 'den kira borcu karşılığında alındığını, adı geçen şirketin ... ... Sitesi'nde müvekkilin kiracısı olduğunu, kira sözleşmesini ve ... Vergi Dairesine ait 29/01/2014 tarihli kira sözleşmesi damga vergisini ekte ibraz ettiklerini, adı geçen şirkete daha önceki kira borçlarından ötürü .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlarını ödememesi üzerine tahliye davası açtıklarını ve İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... karar sayılı ilamıyla kiracının tahliyesine karar verildiğini, kiracı ... Ltd. Şti.'nin tahliye ve malların satışını durdurabilmek için kira borçlarının büyük bölümünü kapatacak nitelikte bir ödeme yapacağını beyan ederek dava ve takip konusu çeki müvekkiline verdiğini, TTK'da çekin iptalinin ancak hamilin iradesi dışında kaybetmesi ile talep edilebilecek ve yalnızca hamilce açılabilecek bir dava olduğunu, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, İİK 67/2 uyarınca icra inkar tazminatı taleplerinin mevcut bulunduğunu, alacağın likit ve belirlenebilir olması karşısında takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından kendisine yapılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir. Dava; keşidecisi davacı ... lehtarı davacı ... olan ...Şubesinin ... seri nolu keşide yeri ... keşide tarihi 04/10/2017 olan 50.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti, çekin davacılardan ...'ne iadesi ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi taleplerine ilişkindir. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen; 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... Petrol İnş. Müh. Taah. İth. İhr. Ve Paz. Ltd. Şti. açısından; Ciro silsilesi incelendiğinde davalı ... şirketinin, çeki davacılardan ciro yolu ile teslim aldığının görüldüğü, davalı ... şirketi vekilinin beyanında dava konusu çekte cironun müvekkiline ait olmadığı ve müvekkilinin davacılar ile diğer davalılara arasında herhangi, bir ticari ilişkisinin bulunmadığı gibi, çekteki ciro nedeniyle .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/... E sayılı dosyası ile ciro için atılan imzanın ve kaşenin sahte olduğu gerekçesi ile dava ikame ettiklerini beyan ettiği, b. Davalı ... Yapı Malz.San.Tic Ltd.Şti yönünden; Davalının çekte imza inkârında bulunarak, Çek arkasında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, çekin arkasına vurulan kaşede unvan hatası olduğu ve "... Yapı Malz. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. " ünvanlı müvekkilinin çekte kullanılan kaşede " inşaat" ibaresine yer verilmediği beyanla .... İcra Hukuk Mahkemesine 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden imza itirazında bulunulduğu, İcra hukuk mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu çekin arka yüz 3. Cirantasında (... Yapı…” kaşe basım izi üzerinde bulunan imzanın şirket yetkilisi ...’ın el ürünü olmadığı kanaatine varıldığı ve .... İcra hukuk mahkemesinin 2017/... esas, 2023/... karar sayısıyla 12.01.2023 tarihli karar ile, ... şirketinin ... icra md. 2017/... esas sayılı dosyasında yapılan imza itirazının davalı borçlu yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davalının diğer davalı ... şirketine çeki ciro ettiği, ... şirketinin adresinde bulunmadığından ... şirketi ile ... şirketi arasındaki çekin iktisabına neden olan cari ilişkinin belirlenemediğini, davalı ... Kumaş San. Tic. Ltd.Şti. açısından davalının çeki ciro ile diğer davalı ... Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti’den aldığı ve son hamil diğer davalı ...’a ciro yolu ile verdiği, davalının davaya cevap vermediği ve savunma yapmadığı sayın mahkemenin tevdi ettiği grev kapsamında adresine gidildiği ancak adresinde 35 numarada başka bir işletmenin faaliyet gösterdiği, 36 numaranın da kapalı olduğunun tespit edildiğinden çeki iktisabında, diğer davalı ... Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti ile olan ve/veya olabilecek ticari ilişkisinin belirlenemediği, davalı ... Açısından; ... vekilinin beyanında, müvekkilinin İstanbul ... İlçesinde ... ... Sitesi İş Merkezinin sahibi olduğu, dava ve takip konusu çeki diğer davalı ciranta ... Ltd. Şti'den kira borcu karşılığında alındığını ve ... şirketinin ... ... Sitesinde müvekkilin kiracısı olduğunu beyan ederek dosyaya Kira Sözleşmesi ve ... Vergi Dairesine ait 29/01/2015 tarihli kira sözleşmesi damga vergisini sunduğu, Sunulan belgelerden davalının çekin iktisap nedeninin kira borcu olduğuna ilişkin ... vergi dairesine damga vergisi tahakkuku bildirimini 29.01.2015 tarihinde yapmış olduğunun belirlendiği, dava konusu çekte ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğa rastlanmadığının anlaşıldığı tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 22/08/2023 tarihli Adli Tıp raporu ile; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu çekteki 1. ciro imzası ile ..., ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki 2. ciro imzası ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki 3. ciro imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dava konusu olan ...Şubesinin ... seri nolu keşide yeri ... keşide tarihi 04/10/2017 olan 50.000,00-TL bedelli çekin ön yüzünün incelenmesinde çekin keşidecisinin davacı ..., lehtarının davacı ... olduğu, çekin arka yüzünün incelenmesinde ise, ilk ciro olarak davacı ... adına atılı ciro bulunduğu, devamında ise sırasıyla ikinci olarak davalı ... adına, üçüncü olarak davalı ... adına, dördüncü olarak davalı ... adına ve son olarak davalı Yayar ... adına ciroların bulunduğu görülmüş, davacılardan ... adına atılı lehtar cirosuna ilişkin olarak imza inkarında bulunulmuş olup, devamında da davalılar ... vekili ve davalı ... vekilinin de cevap dilekçelerinde ayrı ayrı imza inkarında bulundukları görülmüş, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacı ... adına atılı 1. ciro imzası ile adı geçen şirket yetkilileri ... ve ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, davalı ... adına atılı 2. ciro imzası ile adı geçen şirket yetkilisi ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, davalı ... adına atılı 3. ciro imzası ile adı geçen şirket yetkilisi ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirlendiğinden davacı ... ile davalılar ... ve ... yönünden imza inkarlarının haklı olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu çekte lehtar imzasının sahte olduğu gibi lehtardan sonra gelen iki cirantanın da imzalarının sahte olduğu belirlendiği, ayrıca soruşturma dosyası içeriğinden dava konusu çekin hırsızlık konusu olduğu belirlendiğinden davacı lehtar ...'nin dava konusu çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitine dair talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalılardan çekin hamili olan son ciranta davalı ... vekilince ise cevap dilekçesinde çekin kira ilişkisine istinaden davalılardan ...'nden alındığını belirtmiş ve cevap dilekçesi ekinde ise kira sözleşmesi sunulmuş ise de kira sözleşmesinin taraflarının dava dışı ... ... ile davalı ... olduğu ve kira sözleşmesinde de ödemelerin (dava dışı) ... ...'a yapılacağının belirtildiği görülmüş, davalı ... vekilince cevap dilekçesinde taşınmazın birlikte sahibi/ maliki olduklarına dair savunmasını ilişkin sunulan bilgi veya belge bulunmadığından davalı ... ile davalı ... arasında cevap dilekçesinde iddia edilen temel ilişkinin ispatlanamadığı görülmekle davalı ... vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 12. HD 30/03/2026 tarih 2024/1198 esas 2026/569 karar sayılı ilamında; ".... gerçek bir ticari ilişki ortaya konulmadığı gibi zaten gerçek bir alacak borç bulunmadığı açık seçik belli olduğundan, somut olayda mücerret borç ilişkisine sığınmanın mümkün olmadığı kanaatına varılmakla davacı keşideci tarafından açılan davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken, keşideci şirket bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." dikkate alındığında gerçek bir ticari ilişki ortaya konulmadığı takdirde senedin sebepten soyut olması savunmasına itibar edilmeksizin keşideci yönünden de menfi tespit isteminde bulunulabileceği anlaşıldığından dava konusu çekin keşidecisi olan davacı ... yönünden de çekte lehtar imzasının sahte olduğu gibi lehtardan sonra gelen iki cirantanın da imzalarının sahte olduğu belirlendiği, ayrıca soruşturma dosyası içeriğinden dava konusu çekin hırsızlık konusu olduğu belirlendiği ve anılan emsal BAM kararı ile birlikte davalı ... yönünden cevap dilekçesi içeriğine göre temel ilişkinin ispatlanamaması ve bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemesi göz önünde bulundurulduğunda davacı keşideci ...'nin dava konusu çeke ilişkin borçlu olmadığının tespitine dair talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Çekin iadesi talebi yönünden yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK'nun 792 maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olup, anılan yasal düzenlemeye göre davalılar ... ve ... yönünden yapılan imza inkarının haklı olduğunun tespiti yanında, imza inkarında bulunan davalılardan ...'nden sonra arada davalı ... cirosunun bulunduğu ve çekin hamili olan son ciranta davalı ...'ın kötü niyetli olduğu veya çekin iktisabında ağır kusurunun bulunduğuna dair dosya kapsamında somut bilgi veya belge bulunmadığından çekin davacı lehtar ...'ne iadesine ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Kötüniyet tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede, davalılar ... ve ... yönünden yapılan imza inkarının haklı olduğunun tespiti yanında, imza inkarında bulunan davalılardan ...'nden sonra arada davalı ... cirosunun bulunduğu ve davalı ... ile birlikte, çekin hamili olan son ciranta davalı ...'ın kötü niyetli oldukları veya çekin iktisabında ağır kusurlarının bulunduğuna dair dosya kapsamında somut bilgi veya belge bulunmadığından kötüniyet tazminatına ilişkin talebin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; Davacıların dava konusu ... Şubesi, ... seri no'lu, keşide yeri ..., keşide tarihi 04/10/2017 olan, 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı ve çekin iadesi taleplerinin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.415,50-TL harçtan peşin alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile eksik 3.384,10-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 31,40-TL peşin harç, 20,90-TL vekalet harcı, 1.024,20-TL tebligat/posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.107,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, Davacı ..., Davacı ..., Davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/909, K. 2026/647, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-909-e-2026-647-k-12a7c6f9c7a1