Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/691 E. 2026/872 K. – Sözleşmenin İptali
Konu: Sözleşmenin İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/691
- Karar No
- 2026/872
- Karar Tarihi
- Konu
- Sözleşmenin İptali
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/691 Esas 2026/872 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/691 KARAR NO : 2026/872
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/02/2026 NUMARASI : 2025/823 Esas (Ara Karar)
TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 01/11/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2026
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların, 23/05/2025 tarihinde bir araya gelerek, dilekçesi ekindeki protokolü ve protokolün eklerini imzaladıklarını, dava konusu ... ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'de müvekkili ...'ın, 16.500 hisse ile hissedar olduğunu, bu hisseleri yönünden 7.500 ve 9.000 hisselik iki ayrı pay devir sözleşmesi imzalandığını, iki ayrı pay devir sözleşmesi yapılmasının sebebinin, 7.500 hissenin, şirketin eski ortaklarından ...'ın açtığı dava ile tedbirli olması olduğunu, bu davanın reddedildiğini, şimdilik tedbirin devam ettiğini, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı vererek, 7.500 hisse yönünden, dava sonuçlanana kadar hisse devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini ve Eskişehir 4. Noterliğinin 23/05/2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı pay devir sözleşmesiyle ...'a yapılan devrin, dava sonuna kadar tescilinin tedbiren durdurulmasını, Eskişehir 4. Noterliğinin 23/05/2025 tarihli ve ... yevmiye sayılı pay devir sözleşmesiyle, davalı ...'a devredilen ve 28/06/2025 tarihli genel kurulda onaylanarak, 08/07/2025 tarihinde ...'a geçişi tescil edilen 9.000 hisse yönünden, ...'ın bu davayı da konusuz bırakmak maksadıyla, kötü niyetli olarak şirket hisselerini yine üçüncü kişiye devredebileceği düşünülerek, üçüncü kişilere devir ve temlik etmesinin ihtiyati tedbir kararıyla engellenmesini, 23/05/2025 tarihinde imzalanan ve tescil edilmemiş olan, adi yazılı şekilde imzalandığı iddia edilen ... İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. Pay devir sözleşmesi imzalayarak, 23/05/2025 tarihinde, 88.400 TL bedelli, 3536 hissesinin ... adına tescilinin ve ...'ın bu hisseleri devir ve temlik etmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 23/05/2025 tarihinde imzalanan ve tescil edilmemiş olan, adi yazılı şekilde imzalandığı iddia edilen ... A.Ş. Pay devir sözleşmesi imzalandığını, 23/05/2025 tarihinde, 19.782.812,50 TL bedelli, 3.596.875 hissesinin ... adına tescilinin ve ...'ın bu hisseleri devir ve temlik etmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı ..., şu an bu protokolün imzalanması sayesinde, davalı ... A.Ş.'de, mevcutta tek başına yetkili olduğunu, dava konusuz kalsın diye, ... A.Ş. Adına işlemler yapıp, şirketin taşınmazlarını devredip, şirketin içini boşaltma ve dava konusu olan hisse devirlerini tek başına tescil ettirmeye çalışma girişimlerinde bulunabileceklerini, buna önlem alabilmek adına, davalı ... A.Ş.'de ...'ın şirket yetkisinin kaldırılarak, ekte bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kayıtları uyarınca, (EK 26) şirketin mevcut ortakları olan ..., ... ve ...'ın müşeterek imza yetkisiyle kayyım atanmalarına karar verilmesini, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, ...'ın hileli davranışları sebebiyle, ... ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'de, şirketin ortağı olan üç kardeş ..., ... ve ...'ın müşterek imza yetkisiyle kayyım atanmalarına karar verdiğini, o şirketin şu anda, üç kardeş tarafından yönetilmekte olduğunu, şirketin mevcut ortaklarının kayyım olarak atanmayacak ise, kayyım listesinden seçilecek mali müşavir ve hukukçu kişilerden heyet oluşturularak davalı ... A.Ş.'ye kayyım atanmasını, bu talebi kabul edilmeyecek ise, tek başına şirket yetkilisi olduğu ... A.Ş.'de davayı konusuz bırakmak ve şirketin içini boşaltmak kastıyla hareket eden, tüm amacı şirketin diğer ortaklarına zarar vererek kendi şahsına maddi menfaat sağlamak olan, bu davranışları sebebiyle, ... A.Ş.'nin feshi için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/802 E. Sayılı dosya ile şirketin feshi davası açmak zorunda bıraktığı dikkate alınarak, davalı ...'ın, ... A.Ş.'deki yetkilerinin kısıtlanmasını, bu kısıtlama kapsamında; ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... , ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş.'yle, davalı şirketin ve mirasçıların ortak olduğu tüm şirketlerin imzaladığı kredi ve kefalet sözleşmeleri bulunduğunu, bu sözleşmelerin limit kapsamında olduğunu, ..., zarar verme kastıyla, sürekli olarak krediler çekip, aldığı paraları çocuğu ...ve ...adına kurduğu şirketlere aktardığını, davalı ... şirketin daha önce imzaladığı kefalet sözleşmeleri, kredi sözleşmeleri ve sair sözleşmeler kapsamında, limitleri dahilinde yeni krediler verilmemesi, daha önce ipotek koydurduğu, taşınmazları ve tüm mal varlığı teminat olarak kabul edilerek, yeni kredi sözleşmeleri yapılmaması, yeni krediler verilmemesi, limitler dahilinde olsa dahi yeniden borçlandırılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yine bu kısıtlama kapsamında, davalı ...'ın, davalı ... A.Ş.'de tek başına yetkili olmasını kullanarak, şirketin, aşağıda sayılı taşınmazlarını üçüncü kişilere devretmesi, temlik etmesi, taşınmazlar üzerine ipotek koyması, kira şerhi veya intifa şerhi koydurmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 27/02/2026 tarihli ara karar ile; davacı vekili, dava dilekçesiyle ve daha sonraki aşamalarda bir kısım belgeler eklenmek suretiyle az yukarıda yazılı konularda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edilmiş ise de, sunulan belgelerin bu aşamada davanın esası yönünden davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek düzeyde olmadığı, bu nedenle davacının davalılardan ...'a taraflar arasındaki 23/05/2025 tarihli protokol uyarınca devredilen limited şirket ve anonim şirket hisselerin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve yeni kredi sözleşmeleri imzalanmaması, yeni borçlandırıcı işlemler yapılmaması, mevcut genel kredi sözleşmeleri kapsamındaki limitler dahilinde bile olsa, kullandırılmayan limitler yönünden yeni kredi verilmemesi ve diğer hususlardaki ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığı, diğer yandan bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği, somut olay bakımından ise TMK 426. ve 427. maddeleri gereğince yönetim kayyımının atanamayacağı, şirketin zorunlu organı olarak yönetim kurulunun bulunduğu, bu nedenle kayyım atanması talebinin yerinde olmadığı, nihayet 6100 sayılı HMK'nın 389.maddesine göre ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında tesis edilebileceği, davalılardan ......A.Ş'nin menkul ve gayrimenkullerinin bu davanın konusunu oluşturmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin kabulü ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı yanın mal kaçırma ihtimali bulunduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin 27/02/2026 tarihli ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 27/02/2026 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunun 426 maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Uyap sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde , davacının istinafa konu talepleri ile aynı yönde talep edilen ihtiyati tedbir kararının mahkemenin 11/11/2025 tarihli ara karar ile ayrı ayrı reddine karar verilmesi üzerine , mahkemenin 11/11/2025 tarihli ara kararına karşı davacı yanca yapılan istinaf başvurusu neticesinde Dairemizin 06/04/2026 tarih, 2026/31 E 2026/400 K sayılı ilamı ile ''... 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi hakkındaki istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalılar ... Ticaret Ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketinin taşınmazlar üzerine tedbir konulması ve kayyım atanmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 11/11/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalılar ... Ticaret Ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine dair 11/11/2025 tarihli ara karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KABULÜNE, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2025 tarih ve 2025/823 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 4-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalılar ... Ticaret Ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne, 5-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından davalı ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki davalı ...'a devredilen toplam 16500 adet ve davalı ... Ticaret Ve San. A.Ş'deki toplam 3.596.875 adet hisse üzerine 3. kişilere devrini ve üzerlerinde herhangi bir borçlandırıcı tasarrufu önleyecek şekilde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA...'' karar verildiği görülmüştür. Somut olayda davacı yan , hisse devirleri ile taraflar arasında imzalanın protokolün ve ibranamelerin iptali istemiyle eldeki davayı açmış olup, şirket kaynaklarının sürekli, süratli bir şekilde eritilmesine engel olmak maksadı ile şirket yönetimine kayyum atanmasına , davalı şirketin aktiflerinin korunmasına ve hisse devirlerinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması usulü TTK'nın 364. maddesinde düzenlenmiş olup, yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararıyla görevden alınabilecek olmaları ve davanın TTK'nun 530.maddesi gereğince organ yokluğundan fesih davası olarak açılmamış olması karşısında davalı şirketi temsile yetkili organların bulunduğu ve hali hazırda organ boşluğunun söz konusu olmadığı, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ... Ticaret Ve San. A.Ş yönünden şirket yönetimine kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi yönetimine kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik hüküm kurulmasında da hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden davalı şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, mahkemece davalı şirketin tüm mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı gibi davacının iddiasını yaklaşık ispat seviyesinde ispatlayamadığı gerekçesiyle ... Ticaret Ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi hakkında bu hususa ilişkin tedbir talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacının ... Ticaret ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki hisselerinin davalı ...'a devrinin iptaline ve bu hisselerin davacı adına tesciline karar verilmesini talep ettiğine göre anılan paylar esasen uyuşmazlık konusudur. İhtiyati tedbir isteyen davacı bu payların 3. kişiye devrinin önüne geçmek için her iki davalı şirketteki dava konusu paylar üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Yukarıda değinildiği üzere Dairemizin 06/04/2026 tarih, 2026/31 E 2026/400 K sayılı ilamı ile ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalılar ... Ticaret ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu bağlamda , Dairemizce İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından davalı ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki davalı ...'a devredilen toplam 16500 adet ve davalı ... Ticaret Ve San. A.Ş'deki toplam 3.596.875 adet hisse üzerine 3. kişilere devrini ve üzerlerinde herhangi bir borçlandırıcı tasarrufu önleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği dikkate alındığında , davacı yanın aynı yönde ihtiyati tedbir talebinde bulunmasında bu aşamada hukuki yararı kalmadığı anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir eden davacının davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi hakkındaki ihtiyati tedbir taleplerinin reddine istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; İstinaf incelemesinin yapılabilmesi için usulüne uygun olarak görevli ve yetkili mahkemece verilen bir ihtiyati tedbir kararı bulunması gerekir. HMK'nun 390. madde hükmü kesin ve emredici niteliktedir. Bu nedenle mahkeme tarafından re'sen dikkate alınmalıdır. İhtiyati tedbir talep edildiğinde öncelikle uyuşmazlıkta mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığı hususu (yargı yolu yönünden de) incelenmelidir. Görevli olmayan ya da kesin yetkinin söz konusu olduğu hallerde yetkisiz mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmiş olması halinde mahkemece bu talep re'sen usulden reddedilecektir (Adem Albayrak, 6100 Sayılı HMK'ya göre Hazırlanmış Açıklamalı, Örnekli, İçtihatlı, Uygulamaya Yönelik İhtiyati Tedbir, Ankara 2017, s.16). Yargılamanın herhangi bir safhasında ihtiyati tedbir kararı veren mahkemenin daha sonra görevsiz ya da yetkisiz olduğunun anlaşılması üzerine görevsizlik ya da yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesi halinde mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına da karar verilmesi gerekir. Görevsiz veya yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı kaldırıldıktan sonra görevli ve yetkili mahkemece bu konudaki talebin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 22/01/2013 tarih ve 2012/13597 Esas 2012/688 Karar sayılı ilamında "... HMK 390. maddesine göre ihtiyati tedbirin, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği gözetildiğinde tedbir kararının görevsiz mahkemeden talep edildiği ve verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin bu yoldaki belirlemesi doğrudur. Ancak ihtiyati tedbir görevsiz mahkemeden istenmiş ve verilmiş bulunduğuna göre yine itiraz üzerine mahkemece görevsiz olduğu anlaşıldığına göre görevsizlik kararı verilmekle birlikte, görevsiz olarak verdiği ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına da karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir." ifadelerine yer verilerek bu hususa işaret edilmiştir (Mehmet Özdemir, Yargıtay ve İstinaf Uygulamasında Geçici Hukuki Korumalar, İhtiyati Tedbir, İhtiyati Haciz, Delil Tespiti, Ankara 2018, s.71 vd.). Bilindiği üzere dava tarihine göre uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın veya üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketinin şirket merkezi ... olup, şirket Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlıdır. Kesin yetki kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemelerce de re'sen gözönünde bulundurulması gereken usul kurallarındandır. Hal böyle olunca, dava konusu olayda uyuşmazlığın şirket hisse devri sözleşmesinden ve şirketler hukukundan kaynaklanması nedeniyle HMK'nun 14/2. maddesi gereğince hisseleri devredilen şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, hisseleri devredilen ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketinin merkezinin Eskişehir olduğu gözetildiğinde yetkili mahkemece davalı ... İnşaat Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi yönünden verilen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davacı vekilinin anılan şirket hakkındaki ihtiyati tedbirin reddine dair verilen karara karşı istinaf itirazlarının usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi yönünden verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karara karşı istinaf itirazlarının usulden reddine, davalılar ... Ticaret Ve San. A.Ş ve ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi yönünden dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine dair 27/02/2026 tarihli ara karara karşı istinaf itirazının, Dairemizce 06/04/2026 tarihinde davacının bu yöndeki tedbir talebi kabul edildiğinden, bu yöndeki talebi hakkında bu aşamada hukuki yararı bulunmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine, anılan şirketler hakkındaki diğer istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi hakkındaki istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalı ... ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin taşınmazları üzerine tedbir konulması ve kayyım atanmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 27/02/2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3- Dairemizin 06/04/2026 tarih, 2026/31 E 2026/400 K sayılı ilamı ile ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin davalı ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karar verildiği dikkate alınarak, İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından davalı ... ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketindeki davalı ...'a devredilen toplam 16500 adet ve davalı ... Ticaret Ve San. A.Ş'deki toplam 3.596.875 adet hisse üzerine 3. kişilere devrini ve üzerlerinde herhangi bir borçlandırıcı tasarrufu önleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulması yönünden talebi için bu aşamada hukuki yarar kalmadığından USULDEN REDDİNE, B)1-İhtiyati tedbir talep eden davacının yatırdığı 732,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıya iadesine, 2-Yargılama giderleri hususunda ilk derece mahkemesince karar verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -