Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/357 E. 2026/1207 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/357
Karar No
2026/1207
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/357 - 2026/1207 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/357 KARAR NO : 2026/1207

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.10.2024 NUMARASI : 2023/774 Esas 2024/607 Karar

DAVACILAR : 1- VEKİLİ :Av.

3- VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

2 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar... ve ... vekili, davacı ... vekili ve davalı... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekilleri müşterek sundukları dava dilekçesinde; 04.06.2023 günü saat 11.28 sıralarında, davalı ...... ...AŞ'ye ait aracın, kendi şeridinden çıkarak karşı istikametten gelen ... ...’ın sevk ve idaresindeki araca çarptığını, kaza sonucu davacılardan ...ve ... ...’ın oğulları,... ...'ın eşi ... ...'ın vefat ettiğini, davacıların murisi ... ...’a ait aracın da pert total olduğunu, zararından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, meydana gelen trafik kazası sebebiyle müteveffa ... ...'a ait aracın pert total olmasından kaynaklı araç pert-total değerinin miras payları dikkate alınmak kaydıyla, davacılar İbrahim-... açısından ayrı ayrı 250,00'şer TL, davacı... ... açısından 500,00 TL olmak üzere, şimdilik toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.06.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte sorumluluk oranları da dikkate alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, davacılar... ve ... ... vekili 03.09.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı... açısından 18.500,00 TL'ye, davacı ... ... açısından 18.500,00 TL'ye arttırarak kaza tarihi olan 04.06.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; davacı... vekili de ıslah dilekçesinde; davacı... ... için miras payı oranında taleplerini 37.500,00 TL'ye yükselttiklerini belirtmiştir. Davacılar sigorta şirketi ile sulh olduklarından sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davalı şirketin davaya konu kazada işleten sıfatı bulunmadığını, davalı şirket tarafından ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen kazada davalı şirkete ait araca hasredilebilecek bir kusur bulunmadığını, bu durumun yargılama sırasında toplanacak delillerle de ortaya çıkacağını, huzurdaki davada herhangi bir şekilde sorumluluğu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ve eklerinde tespit edilmiş olan kusur oranlarına itiraz ettiklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınacak bir bilirkişi raporu ile tespit edilmesini talep ettiklerini, davalıya ait aracın hem zorunlu mali mesuliyet sigortası hem de kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet poliçesi ile sigortalandığını, bu sebeple davacının talep etmiş olduğu miktarın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle davacılar murisinin aracında trafik kazası sonrası meydana gelen maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya ait araç sürücüsü ... ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu (asli), davacıların murisi olan araç sürücü ... ...'ın başvurabileceği herhangi bir tedbir olmadığı, kural ihlalinde bulunmadığından kusurunun olmadığının belirtildiği, hasara ilişkin olarak ise; dava konusu araç üzerinde meydana gelen kazada aldığı hasar için pert-total işleminin yapılmasının ve araç sovtaj değerinin belirlenmesinin uygun olacağı, dosyaya kazandırılmış bilgiler ve yanı sıra davaya konu aracın markası, tipi, 1997 model-kaza tarihi 04.06.2023 de 26 yaşında-245.000 km de olması dikkate alındığında; 04.06.2023 kaza tarihi itibariyle: hasarsız 2. el piyasa rayiç değerinin 260.000,00 TL; çekme belgeli sovtaj değerinin (hasar görmüş bir malın hasarlı hali ile ekonomik değeri) 65.000,00 TL, kaza sonrası ödenecek pert-total değeri hasar bedeli tutarının 195.000,00 TL olacağının, davalı sigorta şirketi ... AŞ tarafından poliçe limitleri dahilinde 120.000,00 TL ödemede bulunması nedeniyle, davacıların bakiye zararın 75.000,00 TL olduğu, davacıların bu zararını davalı şirketten talep edebileceği, davacılara ödenecek 75.000,00 TL bakiye araç pert-total değeri maddi tazminatın; miras payları dikkate alınmak kaydıyla: ...'a 1/4 pay olacak şekilde 4/75.000,00=18.750,00 TL, ... ...'a 1/4 pay olacak şekilde 4/75.000,00=18.750,00TL, ... ...'a 2/4 pay olacak şekilde 2/75.000,00 TL, 37.500,00 TL olacağı belirtildiği raporun karar vermeye elverilişi olduğu, davacılar sigorta teminatı kısmındaki alacaklarından feragat ettiklerinden sigorta şirketi hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacının sigorta limitini aşan bakiye zararını ise araç işleteni olan davalından talep edebileceği gerekçesiyle; “Davanın ... yönünden feragat nedeniyle reddine, 18.750,00 TL tazminatın 04.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ...'den alınarak davacı...'a verilmesine, 18.750,00 TL tazminatın 04.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ...'den alınarak davacı ... ...'a verilmesine,37.500,00 TL tazminatın 04.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ...'den alınarak davacı... ...'a verilmesine,” karar verilmiş hüküm davacılar ...ve ... vekili ile davacı... vekili tarafından ayrı ayrı ve davalı... Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar ... ... ve... vekili istinaf başvuru dilekçesinde: taleplerinin avans faizi olduğu halde yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, en baştan beri tüm mirasçılar için usul ekonomisi açısından tek dava ikame edilmiş ise de, davacıların iki ayrı vekil ile temsil edildiğini, bu nedenle tek vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Faizin avans faizi olması gerektiğini, ayrıca her bir davacı açısından ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazada işleten sıfatlarının bulunmadığını, davalı şirket tarafından ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, KTK’nın 107. maddesi gereğince, davalı şirketin zarardan sorumlu olmadığını, ...’in davalıya ait şirkette büro elemanı olarak çalıştığı, araç kiralamaya konu edilen aracı şirket müdürlerinin ve ofis müdürlerinin bilgi ve onayı almaksızın alıkoyduğunu, bu nedenle ... ve Kaza Tespit Tutanağında sürücü gözüken... hakkında hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma ve sair suçları işlediklerinden suç duyurusunda bulunduklarını, bu sebeple de sorumluluklarının olmadığını, araç rayiç bedelinin hatalı hesaplandığını, aracın hasarlı satıldığına dair belge sunulmadığını, rayiç bedelin kabul edilebilir olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunu da kabul etmediklerini, vefat edenin sürücüsü olduğu aracın hızı nazara almaksızın davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, rapora itirazları değerlendirilmeden bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin adil yargılama hakkını zedelediğini, kazaya vefat edenin sebebiyet verdiğini, belirterek mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Davacılar, trafik kazasından vefat eden murisleri adına kayıtlı aracın, kaza neticesinde, tamiri ekonomik olmayacak şekilde hasarlandığından bahisle, miras payları oranında zararlarının tazmini istemiş, mahkemece davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın sulhe dayalı feragat nedeniyle reddine, sigorta limitini aşan bakiye zarar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından kabul edilen kısma yönelik olarak, faizin avans faizi olması gerektiğini ve ayrı vekil ile temsil edilen davacılar için ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek, davalı... Şirketi vekili, tarafından, husumet, kusur ve hasara ilişkin olarak istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davacıların murisinin sevk ve idaresindeki araç ile şeridinde seyri sırasında, davalı şirketin maliki olduğu araç sürücüsünün, direksiyon hakimiyetini kaybederek, karşı yönden gelen araçların şeridine girerek, davacıların murisinin aracına çarpması neticesinde, maddi hasarlı, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağından anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağında, davalıya ait araç sürücüsünün, ... olduğu belirtilmiş ise de, ...'ın aracı kolluk ifadesinde kendisinin kullanmadığını, beyan etmesine rağmen sonrasında alınan beyanında kaza öncesinde birlikte alkol aldıkları davalı şirket çalışanı olan ... ...'in kullandığını beyan etmesi, sonrasında Savcılık Soruşturmasında Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporda, Kaza Tespit Tutanağı, krokiler, olay yeri inceleme tutanağı, öncesinde tanzim edilen bilirkişi raporu, CD izleme İzleme Tutanağı PTS kayıtlarının incelendiğine dair tutanak ve deliller değerlenmek suretiyle, davalıya ait aracın, kaza anında 2,19 promil alkollü olan ...'in sevk ve idaresinde iken kazanın meydana geldiği, araç sürücüsünün virajlı ve eğimli yol bölümünde, aracı sevk ve idare hatası göstererek, önce aracı seyir yönüne göre aracın sağ yan kısımları ile sağ bariyerlere sürterek, direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit ihlali yaparak karşı yöne geçmesi ile karşı yönde şeridinde nizami seyreden, davalıların murisinin sevk ve idaresindeki araca çarpması ile kazanın meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece, alınan kusur raporunda da, kazanın meydana gelmesinde, davalıya ait araç sürücüsünün, alkollü olarak kullandığı araç ile seyri sırasında virajlı yolda sürüş kurallarını ihlal ederek, karşı yönden şeridinde seyreden, davalının murisinin sevk ve idaresindeki araca çarpması ile trafik kazasının meydan geldiği kabul edildiği, kusur raporun, Kaza Tespit Tutanağı, Savcılık Soruşturmasında Adli Tıp Kurumunda alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Mahkemece hasara ilişkin alınan raporda, davacıların murise ait aracın, özellikleri ve meydana gelen kaza neticesinde oluşan hasar değerlendirilmek suretiyle, aracın tamirinin ekonomik olmadığı, kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında ikinci el rayiç değerinin 260.000,00 TL olduğu, sovtajının 65.000,00 TL olduğunun değerlendirilerek, zararın 195.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece sigorta şirketi tarafından teminat limiti olan 120.000,00 TL'nin davalılara ödenmesi nedeniyle, sigorta şirketi hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise bakiye zarar üzerinden talep gibi kabulüne karar verildiği görülmüştür. 1-Araç kayıt maliki olan davalı aracın şirket çalışanı tarafından izinsiz aldığından bahisle, KTK'nın 107. maddesi gereğince sorumlu olmayacağını, bu nedenle kendisine husumet yöneltilmeyeceğini ilesi sürmüş ise de, davacının iddia ettiği hususların kaza öncesi delillerle kanıtlanmamış olması yanı sıra, iddiaların kabulü durumda dahi şirket çalışanının kolayca ulaşma imkanı bulunduğu araç anahtarını alarak, aracı kullandığı sırada kazanın meydana geldiğinin davalının beyanlarından anlaşılmasına göre davalının husumete yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde kusur durumuna ve hasara itiraz etmiş ise de, Kazanın, davalıya ait araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek, önce sağ taraftaki bariyerlere çarparak, sonrasında karşı yönden gelen araçlara ait şeride girmek suretiyle, şeridinde seyreden davacılara ait araca çarpması ile trafik kazanın meydana gelmiş olmasına, şeridinde seyreden araç sürücüsünün, kazanın önlemesi açısından, almadığı önlem ve tedbire yönelik bir delil bulunmamasına göre, kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde; yine hasara ilişkin değerlenmenin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak, kaza tarihi itibariyle, aracın değerine etki edecek özellikleri değerlendirilmek suretiyle rayiç değerinin serbest piyasadaki ikinci el satış değeri nazara alınarak belirlenmiş olmasına, bilirkişi tarafından belirlenen sovtaj değerinin ve araç rayiç değerinin makul olmasına göre kusur ve hasara ilişkin davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3-Davacılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri dava dilekçesinde, murislerinin vefatı nedeniyle, murise ait aracın hasarından kaynaklanan bakiye zararlarını, miras payları oranında talep ettiklerini ve ayrı vekil ile temsil edildiklerini ileri sürerek, davacılar ...ve ... vekili için ayrı, davacı ... için ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacıların talebi tereke alacağına ilişkin olup, mirasçı sıfatıyla zorunlu dava arkadaşı olarak birlikte dava açmış olmalarına, tereke alacağına yönelik davada, mirasçılar ayrı vekil ile temsil edilmiş olsa dahi, hüküm altına alınan tereke alacağı üzerinden, davacılar yararına tek vekalet ücreti takdir edilecek olmasına göre mahkemece, davacılar yararına tek vekalet ücreti takdir etmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Buna göre; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 4-Davacıların faiz türüne yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilin ticari işten kaynaklanması halinde, zarar gören, 3095 Sayılı Yasa 2/2 kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile alacağının tahsilini talep edebilir. TTK'nın 19/2 maddesi kapsamında bir taraf için ticari olan iş, diğer taraf içinde ticari kabul edildiğinden, haksız fiilin bir taraf için ticari olması halinde, zarar gören zararın avans faizi ile tazmini talep edebilir. Somut olayda, davalı tüzel kişi tacir olup, tüm iş ve işlemleri ticari olduğundan, davacılarda zararlarının avans faizi ile tahsilini talep ettiğinden, hüküm altına alınan miktarın talep gibi değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalı şirketin yasal faizi ile tazminatta sorumlu tutulmuş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda, açıklanan nedenlerle, davalı... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun 4 no.lu bentte yazılı sebeplerle kabulüne, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davacılar yararına kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararından faizi "değişen oranlarda avans faizi" olarak düzeltilmesine, karar verilerek, ayrıca gerekçeli kararda hüküm fıkrasında, davalının "..." olarak gösterilen ünvanı "..." olarak düzeltilerek, yine davalı şirket 09.04.2025 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile tür değişikliğine giderecek, " ...... Araç Kiralama Mobilite Ve Enerji Yatırımları Anonim Şirketi" olarak ticaret ünvanını değiştirdiğinden gerekçeli kararda buna ilişkin kısımlarda düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacılar vekilllerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın ... yönünden feragat nedeniyle reddine, 2-18.750,00 TL tazminatın 04.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile davalı ......'den alınarak davacı...'a verilmesine, 18.750,00 TL tazminatın 04.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile davalı ......'den alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 37.500,00 TL tazminatın 04.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile davalı ......'den alınarak davacı... ...'a verilmesine, 3-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 5.123,25 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harç ile 631,87 TL ve 631,87 TL ıslah harçları olmak üzere toplam 1.533,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.589,66 TL harcın davalı... Şirketi'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.200,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalı... Şirketin'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacılar iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı... Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 5.008,59 TL yargılama giderinin davalı... Şirketi'nden alınarak davacılara verilmesine, 7-...yönünden talep gibi yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gereken, 5.123,25 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.281,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.841,65 TL'nin davalı... Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 2-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf başvurusu kabul edilen davacılar tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan 50,00 TL posta giderinin ve 1169,40 TL istinaf başvurma harcının kararın davalı davalı... Şirketi'e yönelik olarak kaldırılmış olması nedeniyle, bu davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, 5-Başvuran taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 6-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/357, K. 2026/1207, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-357-e-2026-1207-k-5032f2c6bf9a