Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/353 E. 2026/1255 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/353
Karar No
2026/1255
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/353 - 2026/1255 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/353 KARAR NO : 2026/1255

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.12.2023 NUMARASI : 2021/111 Esas 2023/915 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 3- VEKİLİ : Av.

KARAR TARİHİ : 03.07.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 10.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı... ve ...vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 18.10.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçeleri ile sigortalı, ...adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.10.2020 tarihli rapora göre, %36 oranında sürekli maluliyetinin, 12 ay geçici iş göremezliğinin ve 4 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün alkollü olduğunun ve %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde 11.11.2020 tarihinde 316.952,18 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminat ile davalılar ...ve... yönünden kaza tarihi olan 18.10.2019 tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...ve...'tan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, 21.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 1.286.510,11 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ...vekili, dava konusu araç davalı ...adına kayıtlı ise de, kaza tarihinde yeğeni ... tarafından aracın habersiz şekilde alındığını ve kazaya karıştığını, davalı 'un kazanın meydana gelmesinde kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı... vekili, dava konusu aracın amcası ...adına kayıtlı olduğunu ve sürücü...'un aracı amcasından izinsiz aldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kastının bulunmadığını, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu kask kullanmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... AŞ vekili, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin ZMSS Genel Şartları gereği teminat dışı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin sağlık teminatı kapsamında yer almasından dolayı sorumlulukları bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/115E.-2020/937K.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü...'un kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.10.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının %36, tıbbi iyileşme süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun belirtildiği, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile adı geçen davalı hakkında davanın konusuz kaldığı, trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının tespit edilen bakiye maddi zararının 1.286.660,11 TL olduğunun tespit edildiği, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davalı... Şirketine yönelik dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılar ...ve...'a yönelik maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.286.660,11 TL'nin 18.10.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının davalılar ...ve...'a yönelik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı... vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu aracın davalı 'un adına kayıtlı olduğunu, yeğeni... tarafından izinsiz olarak kullanılması neticesinde kazanın meydana geldiğini, mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının hükmedilen tazminatı ödeme gücünün bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün kask ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmamasının hatalı olduğunu, davalının hükmedilen tazminatları ödeyecek gücünün bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle bakıcı gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 18.10.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk ve İhtiyari Mali Sorumluluk sigorta poliçeleri ile sigortalı, ...adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını, davadan önce Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.10.2020 tarihli rapora göre, %36 oranında sürekli maluliyetinin, 12 ay geçici iş göremezliğinin ve 4 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün alkollü olduğunun ve %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davadan önce davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru neticesinde 11.11.2020 tarihinde 316.952,18 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bakıcı gideri, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, 21.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 1.286.510,11 TL olarak ıslah etmiş, mahkemece Ankara 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/115E.-2020/937K.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücü...'un kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.10.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının %36, tıbbi iyileşme süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğunun belirtildiği, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile adı geçen davalı hakkında davanın konusuz kaldığı, trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının tespit edilen bakiye maddi zararının 1.286.660,11 TL olduğunun tespit edildiği, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davalı... Anonim Şirketine yönelik dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılar ...ve...'a yönelik maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.286.660,11 TL'nin 18.10.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının davalılar ...ve...'a yönelik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın 18.10.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın davalılar ...ve...'tan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, 21.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminat talebini 1.286.510,11 TL olarak ıslah etmiş, mahkemece hüküm fıkrasında hangi maddi tazminat zarar kalemine ne kadar tazminat hükmedildiği açıklanmadan davalı... Anonim Şirketine yönelik dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalılar ...ve...'a yönelik maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.286.660,11 TL'nin davalılar ...ve...'tan tahsiline karar verilmiş ise de; verilen hüküm kabul edilen zarar kalemleri ve kesin hüküm yönünden denetlemeye uygun olmayıp HMK'nın 297. maddesine aykırıdır. Mahkemece, hüküm fıkrasının HMK'nın 297/2.maddesine uygun şekilde hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu olduğundan, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin davacının talep ettiği her bir zarar kalemi yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak ve tazminatlara ayrı ayrı sıra numarası verilerek denetime uygun ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, davacı vekili tarafından, dava dilekçesine ekli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 12.10.2023 tarihli maluliyet raporuna dayanarak geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri isteminde bulunulmuş ise de raporun dava tarihinden önce davacının başvurusu üzerine düzenlendiği, yargılama sırasında maluliyete ilişkin rapor alınmadan davadan önce davacı tarafın müracaatı üzerine düzenlenen rapora dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının kaza sonrası gördüğü tedavilere ilişkin ilgili hastanelerden tüm tedavi evrakları getirtilerek davacının son durumu da değerlendirilerek kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, kaza ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oluşmuş ise oranı ve iyileşme sürelerinin Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespiti yönünden davacının yaralanmasının şekli ve niteliğine göre gerektiğinde heyete uzman hekimde dahil edilerek Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve varsa oranı, iyileşme süresi, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve süresinin belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre gerektiğinde aktüer bilirkişiden ödeme tarihi verileri ve davalılar yararına oluşan usûli kazanılmış haklar da gözetilerek hesaplama yapılması için rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar ...ve... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ...ve... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinafa başvuranlar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde ilgilisine iadesine, 4-İstinafa başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/353, K. 2026/1255, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-353-e-2026-1255-k-22cd628052fd