Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5670 E. 2026/2696 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5670
Karar No
2026/2696
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/467 E., 2025/1767 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/14 E., 2019/366 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; davalı şirkete ait fabrikada çalışan diğer davalıların spiral taşı olarak tabir edilen aletle 3 metre boyunda ve çapındaki demir sac su tankına üst taraftan kapak açmak için çalışma yaparken spiral taşından çıkan kıvılcımın ormana sıçraması sonucu 09.08.2006 tarihinde orman yangını çıktığını, 9.000 m² alanın yandığını, yangının şirketin arazisinde çıktığını, olay ile ilgili olarak suç tutanağının düzenlendiğini, davalılar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, yangın hasarat raporuna göre müvekkili İdarenin toplam 15.396,95 TL zararının oluştuğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.396,95 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; aynı olay nedeniyle davalı şirkete çalışan şantiye şefinin olayda kusurunun bulunduğu ileri sürülerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.773,85 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı şirket vekili; jandarma komutanlığının düzenlediği tutanakta su tankı üzerinde spiral makinesinde ve bu alanda çalışma yapıldığına dair emareye rastlanmadığının ve yangının başladığı yer ile su tankının yapıldığı çalışma alanı arasında yaklaşık 8 metre mesafe bulunduğunun belirtildiğini, bu nedenle kıvılcımın ormana sıçramasının mümkün olmadığını, yangının müvekkilinin arazisinin yaklaşık 5 metre dışında olduğunu, tespit tutanağında yangının çıktığı alanda çok fazla cam kırıklarının bulunduğunun belirtildiğini, ormanın içinde patika yol bulunduğunu, üçüncü kişiler tarafından kullanıldığını, yangının çıkmasında sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; yangın olayı ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 4.921,16 TL'nin 09.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve şirketten tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; helikopter giderlerinin verilmesi gerektiğini, orman idaresinin yaptığı tüm harcamaların gerçek zarar ilkesi gereğince tazmin edilmesi gerektiğini, bir kısım davalılar yönünden davalıların ceza davasında beraat etmesi nedeniyle tazminattan sorumlu tutulmamalarının doğru olmadığını, delil yetersizliğine dayanan beraat kararının hukuk hakimini bağlayamayacağını, diğer davalıların da tazminattan sorumlu olmalarının gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, orman yangını nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinin ikinci fıkrası; (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " şeklindedir. 6100 sayılı Kanunun 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, asıl ve birleşen davaların orman yangını nedeniyle meydana gelen maddi zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, asıl davanın davacı ... idaresi tarafından yangının çıkmasına neden olan davalı şirket ile çalışanları, birleşen davanın ise aynı olay nedeniyle şirket şantiye şefi aleyhine açıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hükmün kurulmamış olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5670, K. 2026/2696, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5670-e-2026-2696-k-cba0984350cc