Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/367 E. 2026/1188 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/367
- Karar No
- 2026/1188
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/367 - 2026/1188 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/367 KARAR NO : 2026/1188
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.11.2024 NUMARASI : 2022/506 Esas 2024/678 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.
: 3-i VEKİLİ : Av
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti. ile davalı ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.11.2021 tarihinde, davalı ...Tic.Ltd.Şti.’ne ait, davalı ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... idaresindeki aracın, park halindeki aracına binmek isteyen davacıya çarparak parmağının kopmasına neden olduğunu belirterek şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere maluliyeti nedeniyle 2.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini maddi tazminat yönünden 216.737,49 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı şirketçe 31474191 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin kişi başına 430.000,00 TL olarak belirlendiğini, kusur oranlarının tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden ve Adli Tıp Kurulu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti., tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %25 oranında, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %6 oranında olduğunun belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 182.481,78 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk son oturum tarihi olan 30.06.2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi 03.11.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat isteminin feragat nedeni ile reddine, davalılar ... ve ......e Ticaret Limited Şirketi yönünden kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 03.11.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti.vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyeti yönünden ceza dosyasında alınan rapor ile dosyada alınan üniversite raporu arasında farklılık bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, manevi tazminat yönünden kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyeti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, kusur ve aktüerya raporunu kabul etmediklerini, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı ...Tic.Ltd.Şti.’ne ait, davalı ... AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı ... idaresindeki aracın, park halindeki aracına binmek isteyen davacıya çarparak parmağının kopmasına neden olduğunu belirterek sürekli işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir. 1-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, kurul tarafından fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının % 6 olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tarafın davacının daimi maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda, davalı sürücü ...’in yönetimindeki araç ile seyrederken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, bütün dikkatini yola ve trafiğe odaklayamayıp aramakta olduğu işyerini görebilmek amacıyla önünde aracına doğru yürüyerek kapısını açan yayayı fark edememekle, aracını bulunduğu seyir şeridi içerisinde tutamayıp sağ şeride de geçerek sebebiyet verdiği olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/a-1 Maddesi ve 47/c,d Maddesi hükümlerine aykırı davranışı sonucu asli derecede %75 oranında kusurlu olduğunu, davacı yaya...’ın, trafiği kontrol etmeksizin aracın kapısını açmakla, taşıt trafiğinin kullandığı seyir şeridi içerisinde bilinçsizce davranmakla, sol şeritten gelen araca karşı kendi can güvenliğini emniyete almayıp seyir şeridi içerisinde tedbirsiz davranmakla aynı Kanunun 47/d Maddesi, 68/c Maddesi ile Yönetmeliğin 138/d Maddesindeki kuralı ihlalle tali derecede %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, raporun önceki trafik bilirkişisi raporu ile aynı yönde olduğu, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, belirlenen kusur oranının, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmekle, kusur oranına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunun, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 4-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği (parmağın kopması), daimi maluliyet oranı (%6), kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2021 yılı) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı tarafın manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti. ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ...Tic.Ltd.Şti. vekili ile davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 15.197,73 TL istinaf karar harcından, davalıdan peşin alınan 427,60+3.371,83+3.625,00 TL olmak üzere toplam 7.424,43 TL harcın mahsubu ile kalan 7.773,30 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.