Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/368 E. 2026/1151 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/368
Karar No
2026/1151
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/368 - 2026/1151 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/368 KARAR NO : 2026/1151

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2024 NUMARASI : 2024/235 Esas 2024/772 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;12.06.2023 tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanan araç ile davacı...'in sevk ve idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda, davacının yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, kazaya davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün neden olduğunu ve davalının zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL ve bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini istemiş, talep artırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatını 43.871,97 TL, daimi iş göremezlik tazminatını 398.725,81 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı 10.008,00'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı...'in iyileşme süresinin devam etmekte olduğunu ve maluliyetinin oluşmadığını, yine davacının geçici iş göremezliği ve bakıcı ihtiyacı olduğunu hususunu kabul etmemekle birlikte, talep edilen alacak kalemlerinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya SGK tarafından iş bu kaza nedeni ile ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporlarına göre; 12.06.2023 tarihinde dava dışı ...'in idaresindeki aracın davacının idaresindeki araca çarparak davacının yaralanmasına neden olduğu, kazanın gerçekleşme şekline göre, davacı sürücü...'in sevk ve idaresindeki motosikletiyle olay mahalli iki yönlü bölünmüş taşıt yolunda kendisine ayrılan taşıt yolunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/a şerit izleme kurallarına uygun olarak ve normal seyir hızıyla seyrine bağlı ilerlemekteyken, karşı yol bölümünden sola kontrolsüz dönüş yapan davalı sigorta şirketince sigortalı bulunan dava dışı sürücü...yönetimindeki özel araçla çarpışma şeklinde gerçekleşen çift taraflı kazada, gerek kaza tespit tutanağı gerek asliye ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda da ittifakla belirtildiği üzere davacının kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı, karşı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşme şekline göre tamamen(asli) kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen maluliyet raporunda belirtildiği üzere, davacının kaza sonrasında tüm vücut engellilik oranının %4, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 ay, dava konusu olay nedeniyle 1 ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabilecek şekilde yaralanmış olduğu, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 23.09.2024 tarihli raporda ayrıntıları belirtildiği ve hesaplandığı üzere, davacının kaza sonrasında uğradığı maddi zararının, geçici iş göremezlik tazminatı 43.871,97 TL, daimi iş göremezlik tazminatı 398.725,81 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı 10.008,00 TL olmak üzere toplam 452.605,78 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu tutar üzerinden davanın kabulüne dair karar vermek gerektiği, davacı vekilince dava açılmadan davalı sigorta şirketine yaptığı müracaatın 31.07.2023 tarihinde ulaştığı buna göre yasal 8 iş günü sonrasında davalının 11.08.2023 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı anlaşılmış ise de kısa kararın tefhimi esnasında daktilo hatası olarak temerrüt tarihinin 11.08.2024 tarihi olarak tefhim edildiği anlaşılmakla gerekçeli karar yazımı esnasında HMK 304 maddesi gereğince bu husus düzeltilerek karar veriliği, gerekçesiyle; “Davanın kabulüne, geçici işgöremezlik tazminatı 43.871,97 TL, daimi işgöremezlik tazminatı 398.725,81 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı 10.008,00 TL olmak üzere toplam 452.605,78 TL'nin 11.08.2024 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvurusu dilekçesinde, meydana gelen olayda sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, kusur raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını eksik evrakla başvurulduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; maluliyet raporunun Yönetmelik hükümlerine aykırı tanzim edildiğini, rapor tanziminde alanında uzman doktorun yer almadığını, alınan raporun geçersiz olduğunu, Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarının bilirkişilik sıfatları bulunmadığını, raporun, Engelli Sağlık Kurulu Raporu tanzim ile yetkili hastanelerden alınması gerektiğini, davacı tarafından, davalıya yaptığı başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, maluliyet oranın %0 olduğunu bu nedenle raporlar arasında çelişki bulunduğunu; hükme esas alınan aktüer raporun da karar vermeye elverişli olmadığını, hesaplama yöntemine, yaşam tablosuna ve hakkaniyete aykırı yüksek tazminat hesaplamış olması nedenleriyle hesaplanan tazminata itiraz ettiklerini, savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekil tarafından istinaf edilmiştir. Davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelemesinde; Davalı, raporun karar vermeye elverişli olmadığını, daha önce davalıya sunulan engelli raporu ile çeliştiğini ileri sürmüş ise de; Davanın maluliyet/engellilik raporunun, tedavi evrakı incelenerek ve son durumu değerlendirilmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına, davacının mevcut yaralanması nazara alındığında tespit edilen engel oranın, makul olmasına, davalı kendisine sunulan raporda engel oranın %0 olduğunu ileri sürmüş ise de Kayseri Şehir Hastanesinden alınan 15.12.2023 tarihli Erişkinler İçin Terör, Kaza Ve Yaralamaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun kesin rapor olmayıp 6 ay süreli olduğunun raporda açıkça belirtilmiş olması yanı sıra raporda; davacının kazaya bağlı yaralanması neticesinde oluşan "Pupis Kırığı", "Medial Malleol Kırığı" ve Sağ El Radius Uç Kırığı" açısından iyileşme süresi sonunda 2024 Haziran ayında değerlendirme yapılacağının açıkça ifade edilmiş olmasına, mahkemece alınan raporun da bu tarihten sonra Yargıtay uygulamalarına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına göre, söz konusu raporun hükme esas alınan rapor ile çelişki oluşturacak mahiyette olmamasına göre, davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekili kusur raporunun uygun olmadığını ileri sürmüş ise de; hükme esas alınan raporun Kaza Tespit Tutanağı, Ceza dosyasında alınan raporla uyumlu olmasına, kazanın oluş şekli nazara alındığından, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. 3-Davalı vekili aktüer hesap raporuna da itiraz etmiş ise de; sigorta şirketinin de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" belirlenmesinde esas aldığı yöntem ve ilkeler çerçevesinde hesaplanan zarardan limiti dahilinde sorumlu olmasına, SGK tarafından davacıya ödeme yapılmamış olmasına ve bu kapsamda alınan raporda davalı aleyhine olabilecek hatanın bulunmamasına göre, davalının rapora yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 30.917,50 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.729,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.188,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/368, K. 2026/1151, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-368-e-2026-1151-k-4bc486086658