Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/354 E. 2026/1241 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/354
Karar No
2026/1241
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/354 - 2026/1241 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/354 KARAR NO : 2026/1241

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.12.2024 NUMARASI : 2023/883 Esas 2024/918 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

: 3- VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02.07.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.04.2023 tarihinde, davacı idaresindeki... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...’nun maliki olduğu, diğer davalı ...'nun kullandığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek şimdilik 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL tedavi giderlerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 73.446,10 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 525.114,53 TL’ye, bakıcı gideri için 10.008,00 TL’ye, tedavi gideri için 13.451,70 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadan dava ikame edildiğinden usulden reddinin gerektiğini, dava konusu kazanın iş kazası olduğunu, rücuya tabi ödemelerin düşülmesi gerektiğini, kendilerince tedavi evrakları üzerinden yaptırılan medikal incelemede maluliyetin oluşmadığının tespit edildiğini, maluliyetin tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, kusur oranının da ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplanacaksa genel şartların esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerektiğini savunmuştur. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacının koruyucu tertibat takmayarak kusurlu olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kazadan dolayı maluliyetinin olmadığını, aynı kazaya dair Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/661 Esas sayılı dosyasının da celp edilerek incelenmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %5 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 7 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile; 73.446,10-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 525.144,53-TL daimî iş göremezlik tazminatı, 10.008,00-TL geçici bakıcı gideri, 13.451,70-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 622.050,33-TL maddi tazminatın, davalı ... AŞ yönünden 23.10.2023 temerrüt, diğer davalılar yönünden 24.04.2023 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...’dan 24.04.2023 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin belirlenen orandan daha yüksek olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yapılan masrafın yargılama giderlerine dahil edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının da kusurlu olduğunu, davacının koruyucu ekipmanının olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kalıcı sakatlığının bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacı idaresindeki motosiklet ile davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu otomobilin çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talep etmiştir. 1-Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, olay yerinin üç yönlü T kavşak olduğunun, hız sınırının 50 km/s olarak sınırlandırıldığının, davacı motosiklet sürücüsü ...’ün, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının, davalı sürücü ...’nun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/1-a maddesinde yer alan kavşak geçiş kurallarına riayetsizliği nedeniyle tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...’nun, sevk ve idaresindeki aracıyla olay mahalli üç yönlü T kavşağa yaklaşırken taşıt yolundaki azami hız sınırının 50 km ile sınırlandırılmış olması nedeniyle aracının seyir hızını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a-b, Yönetmeliğin 101/a-b maddelerine göre azaltarak kavşak başına yaklaşması ve kavşak başına geldiğinde aracını durdurarak aynı kanunun 57/a-b-4-84/h maddelerine göre karşı yönden seyirle gelen davacı motosikletin geçişini bekleyerek onun geçişinden sonra park yapmak için seyrine devam etmesi gerekirken aksine hareketle bölünmüş yoldan seyrine devamla karşı yol bölümüne geçerek davacı motosiklet sürücüsünün seyir yönünü kapatarak aracının sol ön çamurluk kısmının olduğu yerden davacının yönetimindeki motosiklete çarpmasıyla oluşan kazanın meydana gelmesinde KTK’nın 84/g-c ve 56/a maddelerine de riayetsizliği nedeniyle tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, kurul tarafından fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının %5 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 7 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, tarafların davacının maluliyetine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 3- Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. Davalılar vekili, davacının motosiklet sürücüsü olduğunu, koruyucu ekipmanlarının olmadığını, durumun zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek belirlenen zarardan müterefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de, kaza tespit tutanağında davacının koruyucu ekipmanlarının olup olmadığı hususunun belirsiz olarak belirtildiği, kaldı ki, davacının yaralanmasının niteliği gözetildiğinde davacının kask, dizlik gibi güvenlik tertibatını alsa dahi bu tertibatın davacının yaralanmasını engelleyici özelliğinin bulunduğunun -illiyet bağının- ispatlanamadığı dikkate alındığında, davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazı reddedilmiştir. 4-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği (klavikula kırığı, işitme kaybı), daimi maluliyet oranı (%5), tıbbi iyileşme süresi (7 ay ), kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2023 yılı) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1- Davacı vekilinin ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvuru sırasında alınmayan 732,00 TL istinaf karar harcı ile 1.683,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 49.323,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 12.330,30 TL'nin mahsubu ile kalan 36.992,9 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 02.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/354, K. 2026/1241, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-354-e-2026-1241-k-49b26d0489f9