Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/402 E. 2026/1170 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/402
- Karar No
- 2026/1170
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/402 - 2026/1170 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/402 KARAR NO : 2026/1170
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.12.2024 NUMARASI : 2023/258 Esas 2024/846 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.
: 2 VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 25.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06.07.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 28.11.2022 tarihinde davalı ...’nın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı motosiklet ile yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL bakıcı giderinin davalılardan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlik tazminatı talebini 19.688,90 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 122.061,40 TL, bakıcı gideri talebini 6.533,33 TL olarak artırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili, zamanaşımı süresinin olduğunu, davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, maluliyet iddiasının kanıtlanması gerektiğini, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davaya karşı zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacının yüksek promilde alkolün etkisindeyken kaza meydana geldiğini, davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davalı tarafından davacıya çeşitli maddi yardımlarda bulunulduğunu, kötü niyetle dava açıldığını, avans faizi talebinin hukuku aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 14.11.2023 tarihli rapor ile üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14.04.2024 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın %75 oranında, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.04.2024 tarihli raporda davacının engel oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 17.07.2024 tarihli rapordaki hesaplamalar ile manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile 122.061,40 TL sürekli iş göremezlik alacağı, 19.688,90 TL geçici iş göremezlik alacağı ve 6.533,32 TL bakıcı gideri alacağından oluşan toplam 148.283,62 TL'nin davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının davalı ... yönünden 28.11.2022 kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 13.04.2024 dava tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın 28.11.2022 kaza tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün herhangi bir kural ihlali ve kusuru bulunmadığını, davacının kusuru ile kazanın meydana geldiğini, buna rağmen davalıya kusur izafe edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, davacının aniden ve kontrolsüz şekilde yola çıkması ile kazanın gerçekleştiğini, davacının yüksek promilde alkolün etkisinde olduğunu, kusuru bulunmayan davalının manevi tazminattan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davacıya gereken maddi ve manevi desteği gösterdiğini, ihtiyaçlarını karşıladığını, kötü niyetle dava açıldığın belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu motosikletin yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü idaresindeki motosiklet ile fren tedbirsiz seyir hızıyla geldiği olay yerinde solundan sağına trafiği tehlikeye düşürecek şekilde tedbirsizce geçen yaya davacıya çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, davacı yayanın 2918 sayılı Kanun'un 681-c maddesi kuralını, davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 52/1.b maddesi kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, yargılama sırasında alınan 14.11.2023 tarihli raporda ve üç kişilik makine ve trafik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 14.04.2024 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın %75 oranında, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, belirlenen kusur durumunun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... vekilinin kusur durumuna ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2-Davacının maluliyeti yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 1.04.2024 tarihli raporda davacının engel oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, raporun Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, mahkemece gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin hüküm altına alınmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 3-6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalı ...'nın işleteni ve idaresindeki motosiklet ile yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, yargılama sırasında alınan 14.11.2023 tarihli ve 14.04.2024 tarihli bilirkişi raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %25 oranında, davacı yayanın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı hakkında düzenlenmiş 01.04.2024 tarihli maluliyet raporunda davacının engel oranının %14 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2022) paranın alım gücü nazara alındığında davacının yaralanması nedeniyle belirlenen manevi tazminat tutarının uygun takdir edildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 11.837,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.532,31 TL'nin mahsubu ile kalan 9.304,69 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.