Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/397 E. 2026/1126 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/397
Karar No
2026/1126
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/397 - 2026/1126 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/397 KARAR NO : 2026/1126

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.12.2024 NUMARASI : 2023/103 Esas 2024/963 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 29.06.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2021 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı... plaka sayılı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca 100.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 1.000,00 TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, sürekli işgöremezlik tazminatı için 372.171,00 TL’ye, bakıcı gideri için 10.732,50 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa 02.11.2022 tarihinde 57.829,00 TL ödeme yapıldığını, davacının maluliyetinin ve sigortalının kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, uygulanması istenen faiz türünün ve faiz başlangıcının hatalı olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, ceza soruşturması sırasında uzlaşma var ise araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %19 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 18 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 372.171,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.732,50 TL geçici bakıcı gideri, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 383.003,5 TL maddi tazminatın 15.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya hesabında davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, davacının belirlenen maluliyet oranının az olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması ve faiz türünün avans faiz olarak hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının belirlenen maluliyet oranının fazla olduğunu, aktüerya hesabında bilinmeyen dönem için %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinden SGK’nın sorumlu olduğunu, emniyet kemeri yönünden müterafik kusur indirimi ve davacının hatır için araçta taşınması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. 1-Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenmesi yönünden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alındığı; raporda, davacının kaza sonrası tedavisine ilişkin tıbbi evrakların ve raporların incelendiği, kurul tarafından fiziki muayenesinin yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının daimi maluliyet oranının %19 olduğunun, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, raporun, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, tarafların davacının daimi maluliyet oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının ev hanımı olduğu gözetilerek aylık net asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden, tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise yaralanma halinde sürekli veya iyileşinceye kadar başkasının yardımına ihtiyaç duyulmasından kaynaklanan zarar olup 2918 sayılı KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK'nın 54. Maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK'nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. Maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı giderinden sorumlu olacağının kabulü gerekir. 4-Davalı vekili, yolcu konumundaki davacının emniyet kemeri takmadığını, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 51 ve 52. Maddeleri gereğince, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de; kaza esnasında yolcu konumundaki davacının, emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin somut bir delil olmadığı gibi, kazanın oluşu ve davacının yaralanma şekli dikkate alındığında emniyet kemerinin takılı olmaması ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı da ispat edilememiştir. 5-Davalı vekili, davacının araçta hatır için taşındığını bu nedenle TBK’nın 51 ve 52. maddeleri uyarınca tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığından davalı sigorta şirketi tarafından hatır taşıması iddiası cevap dilekçesi ile ileri sürülmediğinden hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiği yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. 6-26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaat zorunludur. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı şirkete başvuru yapıldığı, davacının zararının tazmin edilmesinin talep edildiği anlaşılmakla başvuru tarihi esas alınarak davalı şirketin temerrüt tarihinin belirlenmesinde ve buna göre hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde ve davalı şirkete sigortalı aracın hususi nitelikte otomobil olduğu gözetildiğinde hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcından başvuru sırasında peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan; davalıdan alınması gerekli 26.162,96 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 6.540,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.622,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/397, K. 2026/1126, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-397-e-2026-1126-k-3942e9feb886