Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/310 E. 2026/1205 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/310
Karar No
2026/1205
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/310 - 2026/1205 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/310 KARAR NO : 2026/1205

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25.11.2024 NUMARASI : 2018/60 Esas 2024/823 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde;13.10.2016 tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın dava dışı ... idaresinde bulunduğu sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yapmış olduğu tek taraflı kazada araçta yolcu olan davacının yaralandığı, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL de bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, 23.07.2024 tarihli dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 238.203,00TL, bakıcı gideri talebini 3.294,00TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, 21.12.2017 tarihinde davacıya 71.797,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını hesaplanacak zarardan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın tek taraflı yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının, aracın sigorta şirketine karşı açtığı geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkin olduğu; davalı sigorta şirketinin davacıya 21.12.2017 tarihinde 71.797,00 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 08.12.2023 tarihli maluliyet raporunda; dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü.... Yönetmeliği hükümlerine göre, davacının vücut engel oranının %5 olduğu, 3 ay süre ile geçici iş göremezliğinin oluştuğu, 2 ay süreyle bakıcı ihtiyacının oluştuğunun bildirildiği; aktüer hesap bilirkişisinden alınan raporda; TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı sigorta şirketinden 883.257,96 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 310.000,00 TL olduğu, sakatlık teminat limitinden toplam 71.797,00 TL ödeme yapılmış olup, poliçede 238.203,00 TL bakiye limit bulunduğu, davacının, davalıdan sakatlanma ve ölüm teminatından toplam 238.203,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi (sağlık) giderleri teminatından 3.294,00 TL geçici bakıcı gideri talep edebileceği bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davalı hatır taşımacılığına ve davacının müterafik kusurunun bulunduğuna dair savunmalarda bulunmuş ve tazminattan bu sebeplerle indirim yapılmasını talep etmişse de; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, yapılan ödeme güncellenip mahsup edilse bile 883.257,96 TL bakiye zararın hesaplandığı, her bir itiraz kalemi yönünden ayrı ayrı %20 şer oranda indirim yapılsa bile hükmedilecek tazminatın her halükarda poliçe limitinin üzerinde kaldığı görülmekle, hükmedilen tazminattan hatır taşımacılığına ve davacının müterafik kusuruna yönelik indirim yapılmadığı gerekçesiyle “Davanın kısmen kabulü ile; Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin ve geçici bakıcı gideri talebinin kabulü ile 238.203,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.294,00-TL geçici bakıcı giderinin 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıya daha önce yapılan ödeme ile sorumluluğunun sona erdiğini, %7 engel oranına göre %10 hatır taşıması indirilerek 21.12.2017 tarihinde davacıya 71.797,00 TL ödeme yapıldığı ve sorumluluklarının sona erdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu Adli Tıp Kurumu’ndan uygun Yönetmeliğe göre alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin sorumluluklarında olmadığını, hesaplamanın TRH2010 ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini, davacının tek sigorta limiti ile sorumlu olduğundan tek limiti aşarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda, kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan incelemede; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemidir. Mahkemece, sürekli iş göremezlik nedeniyle oluşan zararlardan, davacının sakatlık teminatı kapsamında, geçici bakıcı giderinden ise tedavi ve sağlık giderleri teminatı kapsamında, davalının sorumlu olacağını, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olmaması nedeniyle davalının sorumluluğunun sona ermediğini, hesaplanan tazminatın sigorta limitini aşması nedeniyle, hatır taşıması ve müterafik kusur uygulansa dahi teminat limiti ile sorumlu olan davalının sorumluluğunun değişmeyeceğini belirtilerek, talep gibi davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemli davada, davalı sigorta şirketi "gerçek zarar" ile sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan, Gerçek zararın, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar veren ya da eylemlerinden sorumlu olanlar tarafından, davadan önce yapılan bir ödeme mevcut ise, ödeme tarihi itibariyle yapılacak hesaplamaya istinaden zarar görenin zararının karşılandığının tespiti halinde, aynı zarar nedeniyle yeniden dava açılamayacağından, zarar görenin ödemenin yetersizliğine dayalı açtığı davada, ödemenin yeterli olup olmadığı, ödeme yapılan tazminat kalemleri esas alınarak ödeme tarihindeki verilere göre değerlendirilmeli, ödeme yapılan tazminat kalemi açısından zararın karşılanması halinde, aynı tazminat kalemi açısından dava açılmayacağından davanın bu nedenle reddine karar verilmesi, zararın karşılamadığının belirlenmesi halinde hükme esas alınan rapor tarihine göre hesaplanan tazminattan, yapılan ödemenin itfaya yönelik olduğu gözetilerek, ödeme tarihi ve rapor tarihi arasında geçecek süre nazara alınarak güncellenerek tazminattan mahsup edilerek, sigorta limitini (limitten daha önce ödeme varsa bakiye limiti) aşamamak üzere, tazminat talepleri konusundan karar verilmelidir. Tazminat miktarının belirlenmesinde, TBK m. 51. maddesi kapsamında uygulanacak "hatır taşıması" ve TBK'nın 52. maddesi kapsamında "mütarafik kusur" indirimleri, bilirkişi tarafından hesaplanan tazminattan hâkim tarafından uygulanacak indirimler ise de; meydana gelen kaza nedeniyle, davadan önce ödeme yapıldığı durumlarda, ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmesi için yapılacak hesaplamada da, uyuşmazlık kapsamında hatır taşıması ya da müterafik kusur var ise, TBK'nın 51, ve 52. maddeleri kapsamında yapılabilecek indirimlerde değerlendirilmek suretiyle ödemenin yeterli olup olmadığı belirlenmelidir. Bu açıdan, TBK'nın 51. maddesi ve 52. maddesi sadece sonuç tazminatın belirlenmesinde değil, ödemenin yeterli olup olmadığının belirlenmesinde de nazara alınacağından, kazanın meydana gelmesinde yasal süresi içerisinde hatır taşıması savunması ileri sürülmüş ise, yine tarafça ileri sürülmemiş olsa dahi dosyada tespit edilen müterafik kusur var ise değerlendirilmeli sonucuna göre karar verilmelidir. Bakiye tazminattan sorumluluk açısından hatır ve müterafik kusur indiriminin etkisi olmayacağı durumda dahi, ödeme tarihi itibariyle yapılacak hesaplamada hatır taşıması ve müterafik kusur uygulandığında, yapılan ödeme yeterli olabileceğinden, böyle bir durumda hatır taşımasına ve müterafik kusura yönelik savunmalar değerlendirilmeden karar verilmemelidir. Yine, sigortanın sorumluluğu açısından hatır ve müterafik kusura ilişkin indirimler toplam tazminat miktarından değil, birden fazla zarar kalemine istinaden dava açılmış ise, her tazminat kalemi açısından indirimler uygulanacağı da göz ardı edilmemelidir. Tüm bunların yanında, tazminat miktarının belirlenmesinde, zarar görenin gelirinin bilinmesi halinde, bilinen dönem zararları bilinen gelire göre hesaplanacağından, bilinen dönem zararının belirlenmesinde asgari ücretin katı esas alınarak değil, bilinen gelire göre zarar hesaplanmalıdır. Bu yaklaşım, davadan önce yapılan ödeme tarihine göre yapılacak hesaplamada da nazara alınmalıdır. Somut olayda, 13.10.2016 tarihinde meydana gelen kazada, acil tıp teknikeri olan kamuda çalışan davacının arkadaşına ait yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın tek taraflı kazasında yaralandığı ve 21.12.2017 tarihinde sigorta şirketi ödeme yapılmış ise yapılan ödemenin yeterli olmadığından bahisle maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı sigorta şirketi ise, davacının kaza neticesinde %7 oranında özür oranı ve davacının gelirine esas alınan belgeler çerçevesinde ödeme yapıldığını ve davacının zararının karşılandığını ileri sürmüştür. Mahkemece alınan maluliyet raporuna göre kaza neticesinde %5 özür oranı tespit edilen davacının, hükme esas alınan ödemenin yeterliliğinin tespiti açısından alınan raporda, davacının, davalı tarafından ödeme yaptığı tarih itibariyle gelirinin asgari ücretin 3,3 katı olduğu kabul edilerek, ödemenin yeterli olup olmadığı değerlendirilmiş ise de, davacı tarafından sigortaya başvurusu sırasında, sigortaya sunduğu gelirine ilişkin bordrolar da gelirinin asgari ücretin 3,3 katı kadar olduğu ortaya konulmamıştır. Davacının, ek tazminat, performans gibi isimler altında aldığı ödemeler, düzenli olarak gelir kabul edilse bile, bu kapsamdaki gelirler her ay düzenli olarak elde edilemiyorsa, bilinmeyen dönem hesabında yıllık gelire etkisi ölçücüsünde nazara alınır. Bilirkişi, devlet memuru olan davacının, 2024 Şubat ayına ait maaş ve ek ödemelerini her ay düzenli elde ettiği gelir olduğu kabul edilerek, kaza tarihinden itibaren gelirinin asgari ücretin 3,3 katı olmasına göre hesaplama yaptığı gibi, 2024 yılındaki gelirine göre belirlenen katsayı çerçevesinde, 2017 yılındaki ödemenin yeterliliğini de değerlendirilmiştir. Ödeme tarihi itibariyle davacının sunduğu bordrolara göre davacının gelirinin bilirkişi tarafından kabul edilen miktar ile uyumlu olmadığından, kaza tarihinden itibaren, davacının çalıştığı idareden gelirine esas tüm bordrolar getirtilerek, öncelikle davalı tarafından ödemeye yapıldığı tarihi itibariyle, davacının %5 maluliyet oranına göre ödeme tarihine kadar olan hesaplamanın bilinen gelirine göre, ödeme tarihinde bilinmeyen hesabı da, ek ödeme ve performans ödemesi maaşına etkisi nazara alınarak belirlenecek geliri çerçevesinde, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanarak ödeme tarihi itibariyle tazminat miktarı bu şekilde belirlenerek, kazanın meydana gelmesinde hatır taşıması ya da müterafik kusur olup olmadığı da değerlendirilmek suretiyle, bu kapsamda yapılacak indirim olması halinde söz konusu indirimlerde nazara alınarak, davalının ödeme yaptığı tazminat kalemi açısından ödemenin yeterli olup olmadığı tespit edilerek, bu kapsamda ödemenin yeterli olmadığının tespit edilmesi halinde, rapor tarihi itibariyle bilinen gelirler çerçevesinde yapılacak hesaplama ile tazminat miktarının belirlendiği, belirlenen tazminattan, TBK'nın 51 ve 52. maddeleri kapsamından indirim yapılması gerekiyor ise indirimlerin yapılması ile bundan sonra davalı tarafından yapılan ödemede güncellenerek, ödeme yapılan tazminat kaleminden mahsup edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, hükme esas alınan rapor bu nedenle karar vermeye elverişli olmadığından davalının buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Kabule göre, yukarıda da açıklandığı üzere, kazanın meydana gelmesinde TBK'nın 51. ve 52. maddesi kapsamında yapılacak indirimeler toplam tazminat üzerinden değil, tazminat kalemleri üzerinden ayrı ayrı indirilmesi gerektiğinden, her ne kadar mahkemece, hesaplanan tazminat miktarına göre, hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde hatır taşıması ve müterafik kusurun sonuca etkisi olmadığından değerlendirilmediğini belirtmiş ise de, davalının tedavi gideri teminatı kapsamında sorumluluğa karar verilen geçici bakıcı gideri açısından, TBK'nın 51 ve 52 maddeleri uygulanması gerekmesi durumda tazminat miktarı değişebileceğinden, hatır taşıması ve müterafik kusura yönelik savunmaları değerlendirilmeden karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davacının kaza tarihinden itibaren gelirine esas bordrolar çalıştığı kurumdan getirtilerek, dosyanın aktüer hesap bilirkişisine tevdi ile davacıya dava tarihinden önce yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki veriler çerçevesinde, ödeme tarihine kadar olan zararı bilinen gelirine göre, ödeme tarihindeki bilinmeyen döneme ilişkin olarak ise son geliri esas alınarak, bilmeyen pasif dönem zararı ise ödeme tarihindeki AGİ dahil edilmeden hesaplanan asgari ücret üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve progresif rant yöntemi uygulanarak ödemenin yapılacak hesaplamaya göre yeterli olup olmadığı ( hatır taşıması ve müterafik kusur olduğuna ilişkin tespit ve delil var ise bu kapsamda yapılabilecek indirimler de göz önünde bulundurularak) tespit dilerek, ödemenin yeterli olmadığının anlaşılması halinde, kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklarda korunarak, bilinen dönem zararının bilinen gelirine göre, bilinmeyen dönem zararının ise son gelirine (ek ödeme ya da performans ödemeleri yıl içerisinde düzenli olmakla birlikte her ay için öngörülmemiş ise son gelirine etki edeceği ölçüde nazara alınarak) göre aktif dönem sonuna kadar zararının progresif rant yöntemi uygulanarak belirlenen gelire göre hesaplandığı, aktif dönem sonundan, muhtemel yaşan süresinin sonuna kadar olan bilinmeyen pasif dönem zararının ise vergi indirimine tabi tutulmaksızın belirlenen net asgari asgari ücret üzerinden hesaplandığı, bu şekilde tazminat miktarının belirlendiği, TBK'nın 51. Ve 52. maddesi kapsamında tazminattan indirim sebepleri varsa ise bu kapsamda yapılan indirimden sonra, davalının, davadan önce yaptığı ödemenin, tazminat hesaplanmasına esas alınan tarihe kadar güncellenerek mahsubu ile bakiye tazminat miktarının belirlendiği, ayrıca sigorta şirketi sürekli iş göremezlik tazminatından sakatlık teminatı kapsamında; bakıcı giderinden, tedavi ve sağlık gideri teminatı kapsamında sorumluluğu olduğundan sakatlık teminatı kapsamında teminat limitinin tükenmiş olması, bakıcı giderinden kaynaklanan sorumluluğa etkisi olmayacağından, deliller değerlendirilerek hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği kanaatine varılması halinde her bir tazminat kaleminden ayrı ayrı indirim uygulanarak, davalının sorumluluğu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 22. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/44 D.iş, 2025/53 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına ilişkin kararına istinaden Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/89855 E. Dosyasına depo edilen 580.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/310, K. 2026/1205, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-310-e-2026-1205-k-9a9d8aaf79c1