Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/4 E. 2026/959 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/4
Karar No
2026/959
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/4 Esas 2026/959 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/4 KARAR NO : 2026/959

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : 2025/31 Esas 2025/434 Karar DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547 Maddesi Uyarınca) DAVA TARİHİ : 13/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde ... sicil numarası ile kayıtlı olan ...Anonim Şirketi (“...”), 0309/2021 tarihli genel kurul kararı kapsamında tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memurluğunu davalı ... üstlendiğini, 30/04/2022 tarihinde tasfiye sürecinin sona erdiğini ve Tasfiye Halinde ..., terkin edilerek ilgili hususun 12/05/2022 tarihli 10576 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, terkin edilen ..., tasfiye sürecine girmeden önce 26/08/2021 tarih ve 10396 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre, ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında birleştiğini, birleşme öncesinde ... üzerinde Samsun ili Ladik ilçesinde kurulması planlanan 49 MW kurulu gücündeki "..." projesi için verilen 16/08/2018 tarihli ve ... numaralı Önlisans bulunmaktayken, yine birleşme öncesinde Ek 4’de belirtilen birleşmeye konu şirketler üzerinde ise ... A.Ş.’ye ait Uşak ilinde kurulması planlanan 47,7 MWm/47 MWe kurulu gücündeki ... projesi için verilen 12/07/2018 tarihli ve ...numaralı önlisansı ... A.Ş.’ye ait Karaman ili Merkez ilçesinde kurulması planlanan 12 MW kurulu gücündeki "..." projesi için verilen 12/10/2018 tarihli ve ... numaralı önlisansı, ... A.Ş.’ye ait Konya ili Doğanhisar İlçesinde kurulması planan 31,8 MWm/30 MWe kurulu gücündeki “...” projesi için verilen 28/06/2018 tarihli ve ... numaralı önlisansı bulunduğunu, bu birleşme ile birlikte ... ile birleşen şirketlerin üzerinde bulunan önlisanslar ve bu önlisanslar üzerindeki hakların, ... tarafından küllen devralınmış olduğunu ve ... şirketinin, Önlisanslar üzerinde hak sahibi haline geldiğini, üretim faaliyetinde bulunacak şirketler için üretim tesisi kapsamında alınan önlisans ve akabinde sağlanan lisansın, şirket tüzel kişiliği ile sıkı sıkıya bağlı olup önlisans ve lisans üzerinde, şirketten bağımsız olarak devir ve sair tasarruf işlemi mümkün olmadığını, ... şirketinin tüzel kişilik varlığı olmadan bu hak ve yetkilerin kullanılamaz ve önlisanslar üzerinde tasarrufta bulunulamaz halde olduğunu beyan ederek ... Müdürlüğü’nde ... sicil numarası ile kayıtlı olan ve terkin edilmiş ...Anonim Şirketi tüzelkişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı ...Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ...Anonim Şirketi’nin ihyası için 13/01/2025 tarihinde dava açıldığını, şirketin 03/09/2021 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiye memurluğuna ...'in seçildiğini, bu kararın, 16/09/2021 tarih ve 10410 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazeteleri yayımlandığını, Son 3. ilan olan 06/10/2021’den itibaren yaklaşık 6 ayı aşkın süre geçtikten sonra, 30/04/2022 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescili 12/05/2022'de yapıldığını, söz konusu şirketin terkininin 12/05/2022 tarih ve 10576 sayılı Türkiye Ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin terkin tarihinde; şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların taraflarınca bilinmesinin mümkün olmadığından ...Müdürlüğü, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, zira şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için, şirketi aktifleştirme kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak verilmesi ve re’sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesinin 2.fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini beyan ederek ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK’nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru (TC no ile) atanmasını talep etmiştir. Davalı ... beyanında; ...Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını talep ettiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ihyası talep edilen ...'in 16/09/2021 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurluğuna ... T.C. kimlik numaralı ...'in atandığı, şirketin 30/04/2022 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapılarak sicil kaydının 12/05/2022 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiği, davacı tarafından dava dışı ... ... Anonim Şirketi'nin tasfiye sürecine girmeden önce ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. İle birleştiği, birleşme öncesinde ... üzerinde Samsun ili, Ladik liçesinde kurulması planlanan 49 MW kurulu gücündeki "..." projesi için verilen 16/08/2018 tarihli ve ... numaralı Önlisans, ... A.Ş.’ye ait Uşak ilinde kurulması planlanan 47,7 MWm/47 MWe kurulu gücündeki ... projesi için verilen 12/07/2018 tarihli ve ...numaralı önlisansı ... A.Ş.’ye ait Karaman ili Merkez ilçesinde kurulması planlanan 12 MW kurulu gücündeki "..." projesi için verilen 12/10/2018 tarihli ve ... numaralı önlisansı, ... A.Ş.’ye ait Konya ili Doğanhisar İlçesinde kurulması planan 31,8 MWm/30 MWe kurulu gücündeki “...” projesi için verilen 28/06/2018 tarihli ve ... numaralı önlisansı bulunduğu ve birleşme sonrası tüm önlisansların ve önlisanslar üzerindeki hakların ... tarafından devralındığı iddia edilerek ...'in tüzel kişilik varlığı olmadan bu hakların kullanılamayacağı iddiası ile terkin edilen şirket yönünden ihyası talep edildiği, yapılan araştırma neticesinde EPDK'nun 25/03/2025 tarihli cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere bahsi geçen önlisansların 11/02/2021 tarihli ve 10021-42 sayılı ve 10021-37 sayılı Kurul Kararları ile ihyası talep edilen şirketin terkin tarihi olan 12/05/2022 tarihinden önce sonlandırıldığı, şirketin terkin tarihinde tasfiyeye tabi bir mal varlığı değeri olmadığı gibi hali hazırda da ek tasfiyeye tabi bir mal varlığı değerinin bulunmadığı, davacı tarafça, üretim lisansı iptal edilen şirketin hukuki yararının somut delillerle ispatı gerekip varsayımlara dayalı talepte bulunulamayacağı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve delil durumuna göre değerlendirileceği, davanın açıldığı tarihteki koşullara ve delil durumuna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ispatlanamadığı gibi başka şirketlerle birleştiği belirtilen davaya konu edilen şirketin diğer şirketlerden ayrı olarak ihyasının gerektiğinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle; " davanın reddine" ilişkin karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen ... şirketinin, uhdesinde önlisanslara sahip olmakla birlikte bu önlisanslara bağlı hakların korunması ve yargı yoluna başvurulabilmesi için tüzelkişiliği bulunması gerektiğini, dava dilekçesinde açıklanan önlisansların ve buna bağlı hakların ihyası talep edilen şirket tarafından ihtisap edildiğini, diğer şirketlerle birleşme sonucu birleşme kapsamındaki şirketlerde mevcut hakların, malların da ... şirketine geçtiğini, bu kapsama " ... -...- ...- ..." projelerine ilişkin hakların da tasfiye öncesi gerçekleşen birleşme nedeniyle doğrudan ve münferiden önlisansları bulunan ... şirketi tarafından kullanılabileceğini, bu kapsamda birleşme nedeniyle tüzelkişiliği sona eren diğer şirketlerin( ... ... AŞ, ... ... AŞ, ... ...AŞ, ... ... AŞ) ayrıca ihyalarının gerekmediğini, Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli, 2021/4 Esas 2023/173 Karar sayılı ilamıyla; 7257 sayılı Enerji Piyasası Kanunu ve bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanunun 19. Maddesiyle 5346 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. Maddesinin iptaline karar verdiğini, bu iptal kararından kaynaklanan hakların kullanımı için şirketin ihyası gerektiğini, hukuki yararı bulunduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin, ek tasfiye için ticaret siciline yeniden tescili (ihyası) talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İhyası talep olunan Tasfiye Halinde ...Anonim Şirketi'nin ...özetinin incelenmesinden; ...Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olduğu, şirketin, 16/09/2021 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurluğuna ... T.C. kimlik numaralı ...'in atandığı, şirketin 30/04/2022 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapılarak sicil kaydının 12/05/2022 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiği anlaşılmıştır. Ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyası talep edilebilir. Bu nedenle gerek TTK'nın 547. maddesi ve gerekse geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği uygulamada kabul edilmiştir. Bu kapsamda, belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlemler yapabileceği, bunu dışında iş ve işlemler yapamayacağı kabul edilmelidir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır. Davacının, mahkemeden tescil istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 tarih ve 2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Somut olayda ihyası istenen şirketin, ...Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı olduğu, şirketin, 16/09/2021 tescil tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği ve tasfiye memurluğuna ... T.C. kimlik numaralı ...'in atandığı, şirketin, 30/04/2022 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapılarak sicil kaydının 12/05/2022 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edildiği dosya içeriğiyle sabittir. Davacı yan, ihyası talep edilen ... ... Anonim Şirketi'le tasfiye sürecine girmeden önce ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.' nin birleştiğini, birleşme öncesinde ... şirketi üzerinde Samsun ili Ladik ilçesinde kurulması planlanan 49 MW kurulu gücündeki "..." projesi için verilen 16/08/2018 tarihli ve ... numaralı Önlisans bulunduğunu, yine birleşme öncesinde birleşmeye konu şirketler üzerinde ise, ... A.Ş.’ye ait Uşak ilinde kurulması planlanan 47,7 MWm/47 MWe kurulu gücündeki ... projesi için verilen 12/07/2018 tarihli ve ...numaralı Önlisansının, ... A.Ş.’ye ait Karaman ili Merkez ilçesinde kurulması planlanan 12 MW kurulu gücündeki "..." projesi için verilen 12/10/2018 tarihli ve ... numaralı Önlisansının, ... A.Ş.’ye ait Konya ili Doğanhisar İlçesinde kurulması planan 31,8 MWm/30 MWe kurulu gücündeki “...” projesi için verilen 28/06/2018 tarihli ve ... numaralı Önlisansının bulunduğunu, birleşme sonucu birleşme kapsamındaki şirketlerdeki mevcut hakların ve malların da ... şirketine geçtiğini, bu kapsama " ... -...- ...- ..." projelerine ilişkin hakların da tasfiye öncesi gerçekleşen birleşme nedeniyle dahil olduğunu, bu kapsamda birleşme nedeniyle tüzelkişiliği sona eren diğer şirketlerin( ... ... AŞ, ... ... AŞ, ... ...AŞ, ... ... AŞ) ayrıca ihyalarının gerekmediğini, yalnızca ... ... Anonim Şirketi'nin ihyasına karar verilerek tüzel kişiliğini kazanmasının yeterli olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli, 2021/4 Esas 2023/173 Karar sayılı ilamıyla; 7257 sayılı Enerji Piyasası Kanunu ve bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanunun 19. Maddesiyle 5346 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. Maddesinin iptaline karar verdiğini, yasal düzenlemeler yapıldığını, bu iptal kararından kaynaklanan hakların kullanımı için şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmekte olup davacı yanın, ihyası talep edilen şirketin son Yönetik Kurulu Başkanı ve ortağı olduğu, elde ki davayı açmakta hukuki yararın bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. EPDK'nın, 25/03/2025 tarihli yazı cevabı kapsamından; sözü edilen Önlisanslara ilişkin yetkilendirmelerin, 22/01/2021, 08/01/2021 tarihlerinden başlayıp 12/01/2024, 12/04/2024 tarihlerinde sonlandırıldığı, ilgili Önlisansların ise, 11/02/2021 tarihli Kurul kararlarıyla sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca Anayasa Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarihli, 2021/4 Esas 2023/173 Karar sayılı ilamıyla; 7257 sayılı Enerji Piyasası Kanunu ve bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanunun 19. Maddesiyle 5346 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. Maddesinin iptaline karar verilerek sözü edilen yasal düzenlemeler nedeniyle bu iptal kararından kaynaklanan hakların kullanılmak istenmesi nedeniyle şirketin ihyasının talep edilmesi göz önünde bulundurulduğunda; davacı yanın işin esasına ilişkin haklı olup olmamasının elde ki ihya talebinin konusu olamayacağı, sözü edilen şirket ihya edilmediği takdirde bu hususun hak arama hürriyetini engelleyeceği anlaşılmakta olup mahkemece, davacı yanın, korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gözetilerek ihyasına karar verilmesi gerekirken bahsi geçen önlisansların 11/02/2021 tarihli ve 10021-42 sayılı ve 10021-37 sayılı Kurul Kararları ile ihyası talep edilen şirketin terkin tarihi olan 12/05/2022 tarihinden önce sonlandırıldığı, şirketin terkin tarihinde tasfiyeye tabi bir mal varlığı değeri olmadığı gibi hali hazırda da ek tasfiyeye tabi bir mal varlığı değerinin bulunmadığı, davacı tarafça, üretim lisansı iptal edilen şirketin hukuki yararının somut delillerle ispatlanamadığından söz edilerek davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle hukuki yarar dava şartının somut olayda bulunması dikkate alınarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile, şirketin TTK 547. madde gereğince RES işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiyesine , tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru olan ... T.C. kimlik numaralı ...'in atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, talebin niteliği ile davalı yanın hatalı ve eksik tasfiye yaptığı yönünden bir iddia ve somut delil de bulunmaması, davalı sicilin yasal hasım olması göz önünde bulundurularak davalı yan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 tarih 2025/31 Esas 2025/434 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KABULÜ ile, 2-...Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ...Anonim Şirketi'nin RES işlemlerine ilişkin yapılacak iş ve işlemler ile başvurularla sınırlı olmak üzere TTK 547. maddesi gereğince EK TASFİYESİNE, 3-TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin son tasfiye memuru olan ... T.C. kimlik numaralı ...'in tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde ...Müdürlüğünde tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına, 5-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiyesi 116,60-TL'nin, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup diğer davalı tasfiye memurunun usulsüz tasfiye yaptığı yönünden bir iddia bulunmaması, tasfiye sonrası Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası doğan hakların kullanımı istemli ihya talebinde bulunulması gözetilerek davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup diğer davalı tasfiye memurunun usulsüz tasfiye yaptığı yönünden bir iddia bulunmaması, tasfiye sonrası Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası doğan hakların kullanımı istemli ihya talebinde bulunulması gözetilerek davacı yan lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 460,00-TL yargılama giderinin, Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup diğer davalı tasfiye memurunun usulsüz tasfiye yaptığı yönünden bir iddia bulunmaması, tasfiye sonrası Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası doğan hakların kullanımı istemli ihya talebinde bulunulması gözetilerek takdiren davacı üzerinde bırakılmasına 8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-İstinaf aşamasında davacıdan alınan 615,40-TL karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,

2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcı ile 935,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.618,10-TL'nin, Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup diğer davalı tasfiye memurunun usulsüz tasfiye yaptığı yönünden bir iddia bulunmaması, tasfiye sonrası Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası doğan hakların kullanımı istemli ihya talebinde bulunulması gözetilerek takdiren davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/4, K. 2026/959, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-4-e-2026-959-k-fa365efe01e6