Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/317 E. 2026/1213 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/317
Karar No
2026/1213
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/317 - 2026/1213 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/317 KARAR NO : 2026/1213

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.11.2024 NUMARASI : 2024/60 Esas 2024/703 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.

İHBAR OLUNANLAR : 1 - VEKİLİ : Av.

2 - VEKİLİ : Av. T

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 26.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.05.2023 tarihinde davacıya ait olan... sevk ve idaresindeki araca davalı-borçlu şirkete ait... sevk ve idaresinde ki aracın kırmızı ışık ihlali yaparak kusurlu olarak çarptığını, çarpmanın etkisiyle davacıya ait aracın savrularak sağ yan kısmına devrildiğini ve davacının aracında değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracını kullanamadığını ve araç kiralamak zorunda kaldığını, davalı aleyhine araç değer kaybı tazminatına ilişkin bilirkişi raporu ve araç mahrumiyet tazminatı bedeline ilişkin fatura dayanak yapılmak suretiyle Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2023/256035 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın gerçeklerden uzak ve yasal dayanaktan yoksun olup alacağı sürüncemede bırakmak ve süre kazanma amacını taşıdığını, ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptaline takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu icra takibi kapsamında davalıdan değer kaybı tazminatı ve araç kiralama bedelinin ödenmesinin istendiğini, davacı tarafça icra dosyasına sunulan takip dayanağı belgeler ile maddi gerçekliğin çeliştiğini, ayrıca gerçekleşen kazada davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalıya ait aracın ...AŞ'den sigortalandığını, aynı tarihte ... AŞ nezdinde de Kasko Sigortası bulunduğunu, davacının araç kiralama bedeline ilişkin tazminat talebinde ise tamamıyla asılsız olup kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından değer kaybını gerekçelendirmek için sunmuş olduğu evrakta araç mahrumiyet değerinin 8.550,00-TL olduğu yazılı iken fahiş bir şekilde davalıdan 45.000,00-TL talep ettiğini savunarak davanın reddini, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İhbar olunan ... AŞ vekili beyan dilekçesinde; ihbar olunan şirketin davada dahili davalı sıfatını taşımadığını, taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olduğundan hakkında usul yasası hükümlerine göre dava açılamayan kişi ihbar talebi ile davalı sıfatı kazanamadığından aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, dava konusu kazaya karışan davalıya ait aracın ihbar olunan şirket nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, belirtmiştir. İhbar olunan ...AŞ Vekili beyan dilekçesinde; ihbar olunan şirketin davada davalı sıfatını haiz olmadığını, davada davalı sıfatı kazanmayan şirket yönünden aleyhe hüküm de kurulamayacağını, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamındaki sorumluluğu çerçevesinde 29.05.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle şirketin poliçe itibarı ile sorumluluğunun 120.000,00-TL olduğunu, davacı vekili tarafında şirkete değer kaybı zararına ilişkin talepler iletilmiş olup şirket nezdinde değer kaybı eksper raporu aldırılarak yapılan değerlendirmeler neticesinde poliçe teminatı kapsamında davacı vekiline 20.10.2023 tarihinde tüm limit kullanılarak ödeme yapıldığını, teminat limiti dahilinde herhangi bir sorumluluğu kalmadığını belirtmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece toplanan delillere göre; Davanın haksız fiilden kaynaklanan, araç hasarı ve araç mahrumiyeti zararının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemene ilişkin olduğu, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/256035 esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacının, davalılardan 68.729,18 TL bakiye değer kaybı, 45.000,00TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere 113.729,18 TL'nin tahsilini istediği, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunun görüldüğü, İhbar olunan ...AŞ tarafından davacı şirkete 20.10.2023 tarihinde 10.319,68 TL değer kaybı ödemesinde bulunulduğu, davacıya ait aracın kasko şirketine yazılan yazıya verilen cevapta, 29.05.2023 tarihli karıştığı kaza ile ilgili 7 gün ikame araç kullandığının bildirildiğinin görüldüğü, deliller toplanarak alınan bilirkişi raporunda, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kural ihlalinin olmadığı, davacıya aracın 29.05.2023 tarihli kaza nedeniyle oluşan değer kaybının 50.000,00 TL olabileceği, araç mahrumiyeti yönünden ise davacıya ait aracın 29.05.2023 tarihli kaza nedeniyle hasar onarım makul Süresinin 7 gün olduğu, ...Sigorta AŞ' den davacının karıştığı kaza nedeniyle 7 gün ikame araç tahsis ediliğinden, davacının mahrumiyet zararı oluşmayacağının belirtildiği, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu, davacı aracındaki değer kaybının 10.319,68 TL'sinin, davacıya ait aracın ZMMS şirketi olan ...AŞ tarafından davacıya ödendiği, davacının karşılanmayan bakiye 39.682,32-TL değer kaybı alacağının oluştuğu, davacıya kasko şirketi olan ...Sigorta AŞ tarafından aracın tamir süresi olan 7 gün için ikame araç tahsisi nedeniyle davacının ikame araç bedeli talebinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle; “Davacının davasının kısmen kabulüne, davalıların Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/256035 esas sayılı dosyasında ki itirazlarının kısmen iptaline, takibin 39.682,32-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte devamına, bakiye talebin reddine, Tarafların şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine," karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya ait aracın ışık ihlali yaprak davacının aracına çarpması neticesinde davacının aracının sağ yan kısmına devrilmesi ile aracının hasarlandığını ve değer kaybı meydana geldiğini, mahkemece kabul edilen değer kaybının gerçekle örtüşmediğini, kaza neticesinde, sol ön kapı, sol arka kapı değiştirildiği, sol marşpiyel sacı sol orta direk, sol ön çamurluk, sağ ön kapı sağ arka kapı, sağ ön kapı, sağ arka çamurluk tamir edildiğini, ayrıca sundukları raporda hasarlanan diğer parçalarda gösterildiği halde nazara alınmadığını, 50.000 TL değer kaybının kabul edilemez olduğunu, araç mahrumiyet süresinin de hakkaniyete uygun belirlenmediğini, buna ilişkin olarak da raporu kabul etmediklerini aracın 21 kalem parçasının işlem gördüğünü, 7 gün içerisinde tedarik ve motajının mümkün olmayacağını, 7 gün ikame araç verilmiş ise de tamirinin 2 ay sürdüğünü, bu nedenle 45 gün araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, araçta meydana gelen değer kaybının ve araç mahrumiyeti zararının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile icra takibine vaki itirazın kısmen iptaline ve mahkemece belirlenen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından, araç değer kaybının düşük belirlediği ve makul onarım süresinin bilirkişi tarafından belirlenenden daha uzun olduğunu belirterek istinaf edilmiştir. Davacının, trafik kazası sonrasında sigorta eksperinden araç değer kaybı ve makul onarım süresine ilişkin rapor aldığı, ekpertiz raporunda, araç rayiç değerinin kaza tarihinde 550.000,00 TL olduğunu, değer kaybına yönelik serbest piyasada görüştüğü galericilerden alınan fiyatlara göre, aracın hasarlı hali ile hasarsız hali arasında 40-50 Bin değer kaybı oluşacağı belirtilmiş ise bu değerden hareket ile rapor tarihindeki değer kaybının 106.250,00 TL olacağı enflasyon verileri çerçevesinde ise bu değerin 79.005,18 TL olduğu, makul onarım süresinin de 15 gün olacağının rapor edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından takip talebi ile araç değer kaybını ekspertiz raporunda belirtilen miktardan sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildikten sonra bakiyesi üzerinden talep ettiği, araç mahrumiyetini ise 45 günlük araç kiralama faturasına istinaden talep ettiği görülmüştür. Mahkemece makine mühendisinden alınan raporda da, kaza neticesinde meydana gelen hasar değerlendirilmek suretiyle, aracın markası, modeli, kullanılmış düzeyi ve aracın kullanım amacı değerlenmek suretiyle kaza tarihi itibariyle 6 yaşında olan 2017 model, 168.025 Km deki... kamyonetin kaza tarihi itibariyle serbest piyasada hasarsız hali ile değerinin 550.000,00 TL olduğu, kaza sonrasında onarılsa dahi değerinde azalma olacağı ve onarıldıktan sonra serbest piyasadaki değerinin 500.000,00 TL olduğu, makul onarım süresinin ise 7 gün olduğu, bu süre zarfından ikame araç tahsis edilmiş olması nedeniyle talep edebileceği zarar olmadığının rapor edildiği, araç değer kaybı yönünden tespit edilen rakamın, davalı tarafından alınan uzman görüşünde de açıklanan serbest piyasadaki rayiç değerler ile uyumlu olduğu, onarım süresinin ise Kasko Sigortası tarafından alınan ekpertiz raporundaki onarım süresi ile uyumlu olduğu görülmüştür. 1-Davacı vekili tespit edilen araç değer kaybının düşük tespit edildiğini belirterek kararı istinaf etmiş ise de, aracın, marka, modeli, kullanım amacı, yaşı, kamyonet sınıfında bir araç olması ve sair özellikleri nazara alındığında, bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybının kaza tarihi itibariyle makul olmasına, nitekim davalı tarafından uzman görüşü olarak icra takibi öncesi alınan raporda dahi, serbest piyasada değer kaybının 40-50 bin olarak bildirildiğinin, zikredilmiş olmasına göre, davacının araç değer kaybına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekili tarafından, kaza sonrasında araç kiraladığı 45 günlük sürenin makul onarım süresi olduğunu ileri sürmüş ise de, gerek davacının icra dosyasına sunduğu ekpertiz raporunda, gerek kasko sigorta şirketi tarafından araç onarım süresi içerisinde alınan ekspertiz raporunda onarım süresinin, araç kiralama süresi kadar olmadığının belirtilmiş olması yanı sıra, mahkemece hükme esas alınan raporda makine mühendisi tarafından araçta meydana gelen hasar değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli olarak belirlenen onarım süresi ile özellikle kasko ekspertiz tarafından belirlenen süre arasında çelişki sayılabilecek boyutta farklılık bulunmamasına, davacının itirazlarının da ek rapor ile karşılanmış olmasına göre, davalının araç mahrumiyet zararının tespitine ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/317, K. 2026/1213, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-317-e-2026-1213-k-df4e2a8e4565