İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/536 E. 2026/283 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/536
Karar No
2026/283
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/536 Esas - 2026/283 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/536 KARAR NO : 2026/283

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 04/12/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin .... başvuruda bulunduğunu, davalının “...” esas unsurlu markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazların kabul edilerek markasının reddedildiğini, ...., 2008 yılında kurulduğunu, Türkiye'nin en yaygın zincir market şirketi olduğunu, 2023 sonu itibariyle 13.000’in üzerinde mağazasıyla Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösterdiğini, 61.000’den fazla çalışanı ve 600’ün üzerinde tedarikçisi ile perakende sektörünün öncü şirketleri arasında olduğunu, .... Perakendenin Küresel Güçleri 2021 Raporu’na göre, Dünya’nın en hızlı büyüyen ilk 10 perakende şirketi arasındaki %100 yerli sermayeli tek Türk şirketi olup, listede 6.sırada yer aldığını, müvekkilinin ... influencer ibaresi içeren çok sayıda markası bulunduğunu, davalı markaları ile müvekkili markasının benzemediğini, markalarda ortak olarak yer alan “...” ibaresinin ayırt edicilik seviyesinin düşük olduğunu, müvekkili markasında asıl ayırt ediciliği sağlayan .... Akademi” ibaresinin göz ardı edildiğini ve kararın hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusu markaların esas ve yan unsurlarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait markanın yoğun bir şekilde kullanıldığını, müvekkiline ait diğer markaları dikkate alındığında davalı kurum tarafından çelişkili karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu markaların kapsamında yer alan tüketici kitlesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu ve markaların hizmetlerinin de benzer olmadığını, bu nedenle SMK m. 6/1 anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığını, dava konusu ibare üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, ilgili ibareyi piyasada maruf hale getirdiğini beyan ederek .... ile sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında genel izlenim itibariyle benzerlik olduğunu, davacının kazanılmış hak tesis edecek tescilli bir markasının bulunmadığını, önceye dayalı kullanım, kötüniyete ilişkin iddiaların, konusu marka başvurusuna karşı redde gerekçe gösterilen marka nedeniyle yapacağı SMK m.6/1 hükmü incelemesinde dikkate alınabilecek iddialar olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkil Şirketin 2010 yılından beri Türkiye’de müzik, festival ve eğlence sektörüne yön verdiğini, bünyesinde .... şirketlerini barındıran bir şirketler grubu olduğunu, kültür, spor ve eğlence hizmetleri kapsamında İstanbul’un Kilyos ilçesinde 49 dönüm üzerine kurulu...., Ankara ilinin....isimli festivaller yer aldığını, 2018 yılının Aralık ayında bir etkinlik bileti satış platformu olan..... hayata geçirdiklerini, çok sayıda ... unsurlu tescilli markalarının bulunduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, davaya konu markada yer alan influencer ibaresinin hem İngilizce bilen tüketiciler bakımından hem de İngilizce bilmese dahi yeni jenerasyon açısından oldukça tanıdık ve aşina olunan bir kelime olduğunu, akademi ibaresinin 41. Sınıf için tanımlayıcı olduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bu nedenle markalar arasında benzerlik koşulunun sağlandığını, mal hizmet sınıflarının da aynı olduğunu, müvekkilinin ... ibareli seri markalarının bulunduğunu, davaya konu ... influencer akademi markasının da müvekkil marka serisine dahil bir izlenim bıraktığını, davacı tarafın “... influencer akademi” esas unsurlu birçok marka ve tasarım tescili bulunduğunu belirttiğini, ancak bu markaların tescilli olmadıklarını ve hatta müvekkili tarafından yapılan itirazların kabul edildiğini, bazısında ise halen inceleme aşamasının devam ettiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ....” markasının 09,28,35,38,41,42 ve 55.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için başvuruda bulunulduğu, markanın ilk incelemeden geçerek 27.12.2023 tarih ve 435 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, davalının “...”ibareli markalarını mesnet göstererek SMK 6/1 maddesine dayanarak itiraz ettiği, davacının karşı görüş sunduğu ve bazı markaları için kullanım ispatı talep edildiği, davalının kullanım delilleri sunmadığı, kullanım ispatına konu olmayan markaların değerlendirmeye alındığı ve ... tarafından itirazın kabul edilerek markanın tümden reddedildiği, davacı tarafından bu karara itiraz edildiği ve davacı itirazının .... sayılı kararı ile itirazın ve başvurunun reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; SMK 6/1 maddesi uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu, EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir.3Nitekim EUIPO nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Davacı markasında yer alan 09. Sınıf davalının..... Alt grupları da davalı .... ... Fest markasında aynen yer aldığı, bu noktada emtia benzerliği koşulu davacının tüm emtiaları bakımından gerçekleştiği, İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ...kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik,kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında ortak olarak yer alan husumet konusu “...” ibaresi herkesin bilindiği üzere sayının adıdır. Ancak kullanım bakımından düşünüldüğünde günümüz pazarlama dünyasında çokluk, geniş kitle, büyük ölçek algısını pekiştirmek için kullanılmaktadır. Firmaların büyük bir topluluğa hitap ettiği veya yüksek hacimli bir etki alanına sahip olduğu mesajını vermektedir. Davacı markası “... Influencer Akademi” ibaresi bir bütün halinde influencer yetiştirme/öğretme faaliyeti sunan bir eğitim yapısı” anlamını doğrudan çağrıştırmaktadır. İnfluencer ibaresi de İngilizceden dilimize girmiş, herkes tarafından bilinen pazarlama açısından kanaat önderi/ sosyal medya etkileyicisi olarak çevrilebilecektir. Davalının ... ibaresi ile seri markalarının olduğu görülmektedir. Yanına eklenen her ibare örneğin fest- festival ibaresinin kısaltması, token dijital para birimi, ... kart vb.eklemeler ile anlamların değişebildiği ve sektörlerin farklılaşabildiği görülmektedir. Ancak yine de markaların esas unsurlarının aynı olduğu dikkate alındığında kısmi de olsa kavramsal bir benzerlik kurulabileceği, İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markaları Türkçe kelimeler olduğu için yazıldığı şekilde okunacaktır. Taraf markalarının ... ibaresi ile başladığı aşikardır. Bilindiği üzere, sözcük markalarında başlangıç kısmındaki benzerliğin markaların benzer olma ihtimalini arttırdığı, buna karşılık markaların başlangıç kısmındaki farklılıkların markaların benzerlik ihtimalini azalttığı kabul edilmektedir. Bu bağlamda fonetik benzerlik bulunduğu, Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Dava konusu markanın şeklinde kelime markası olduğu, davalı markalarının da (şekil unsuru içeren markaları hariç) kelime markası olduğu, ... ibaresinin markaların ilk başında yer aldığı ve ilk dikkat çeken kısmı olduğu, ayırt edici şekil unsuru bulundurmadığı, bu nedenle ... ibaresinin varlığından kaynaklı kısmi benzerlik bulunduğu, ... ibaresinin ayırt edici gücünden de bahsetmek gereklidir. Zira ayırt edici gücü yüksek olan markalarda karıştırılma ihtimali daha kolay bir şekilde ortaya çıkacakken, zayıf markalar bakımından tam tersi olacaktır. Zayıf markalar, ayırt edici gücü düşük olan, tescili istendiği mal/hizmetle alakalı olan veyahut günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcüklerden seçilmiş markalar olarak tanımlanabilir. Yaratım bir ibarenin akılda kalma gücü ile sıradan, sıklıkla kullanılan bir ibarenin akılda kalma gücü aynı değildir. Bu noktada zayıf markanın koruma alanı daha dardır. Bu değerlendirmelerden sonra, ... ibaresinin günlük hayatta da sıklıkla kullanılan bir ibare olduğu, bu bağlamda zayıf bir ibare olduğu söylenebilecektir. Markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesi, normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmaz. Ancak, şu durumlarda karıştırılma ihtimali olabilir: Diğer bileşenler daha düşük (ya da eşit derecede düşük) seviyede ayırt ediciliğe sahiptir veya belirgin olmayan görsel etkiye sahiptir ve markaların genel izlenimi benzerdir. Taraf markaları bütünsel açıdan değerlendirildiğinde, kavramsal, işitsel ve görsel olarak benzerlikler taşıdığı, her ne kadar ... ibaresinin ayırt edici gücünün düşük olduğu değerlendirilse de, markalarda yer alan ek unsurların da ( influencer akademi/ fest/token) ayırt edici güçlerinin düşük olduğu, bu bağlamda genel izlenimlerinin benzer olduğu, taraf markalarında “...” ibaresinin markasal algı olarak ilk etapta dikkat çeken kısım olduğu, davalının “...” ibaresini içeren seri marka ailesine sahip olduğu ve potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacakları için, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları, bu nedenle davacı markasının davalının serisi gibi algılanabileceği, ek olarak tüketicinin farklı iki marka karşısında olduğunu algılasa dahi firmalar-kuruluşlar arasında ekonomik-idari bir iş birliği bulunduğu yönünde bir kanısının da oluşabileceği, zira faaliyet alanlarının da birbiri ile benzerlik içerdiği taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, KAZANILMIŞ HAK İDDİALARI; Davacının, dava dilekçesinde ... ibaresi içeren markalarını sıraladığı ve kullanımlarına ilişkin görseller paylaştığı görülmüştür. İlgili dava .... karar iptal davası olup, davalı kurum nezdinde davacının itiraz dilekçeleri incelendiğinde ilgili markalara ilişkin her hangi bir beyanının olmadığı, bu nedenle iş bu dava yönünden dikkate alınamayacağı değerlendirilmektedir. Ek olarak itiraz dilekçesinde davacının eskiye dair kullanımların davacıya SMK 6/3 kapsamında bir itirazda ya da hükümsüzlük davasında iddia aracı olabileceği, tescilli bir markanın karşısında SMK 6/1 engelini aşabilecek savunma aracı olarak kullanılamayacağı değerlendirilmektedir. Marka üzerindeki müktesep hak, önceki tescile dayandırılmalıdır. Sadece fiili kullanıma dayanan iddialar, müktesep hak iddiası olarak ele alınamaz. Nitekim SMK m. 7/1 hükmüne göre, marka korumasının tescil yolu ile elde edileceği belirtilmiştir. İş bu davanın konusunun davalı itirazları nedeniyle markanın reddine yönelik .... karar iptal davası olduğu, hal böyle olunca, davacının eskiye dayalı kullanımlarının SMK 6/1 kapsamındaki tescil engelini ortadan kaldırabilecek hususlar olmadığı, Netice itibariyle, Taraf markaları emtia listesinin aynı olduğu, Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, Davacının kazanılmış hak savunmasından yararlanamayacağı, .... sayılı kararının hukuka uygun olduğu, ... sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekili ile diğer davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/536, K. 2026/283, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-536-e-2026-283-k-9d684492fe4a