Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/394 E. 2026/1152 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/394
- Karar No
- 2026/1152
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/394 - 2026/1152 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/394 KARAR NO : 2026/1152
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30.12.2024 NUMARASI : 2023/584 Esas 2024/1007 Karar
ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVACI : Ak VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/613 ESAS, 2024/549 KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen) KARAR TARİHİ : 19.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.07.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada, davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde; 27.09.2022 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olup, davalı şirkete ait, firarı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın meydana gelen çok taraflı kazada... ve ... plakalı araçların hasarına sebep olduğunu, kazada hasar gören ... plakalı araç için alınan eksper raporu uyarınca 8.888,18 TL hasar bedelinin 30.01.2023 tarihinde ... Sigorta AŞ'ye ödendiğini, ... plakalı araç için alınan eksper raporu uyarınca 50.062,80 TL hasar bedelinin de 27.02.2023 tarihinde... AŞ'ye ödendiğini, kaza sonrası sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği tespit edildiğinden Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Genel Şartlarına göre yapılan ödemeler nedeniyle davalı şirketin sigortalısına rücu hakkının doğduğunu, davalı aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2023/17119 sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak toplam 58.950,98 TL asıl alacağın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 1.944,57 TL yasal faiziyle birlikte tahsili istenmişse de, davalının takibe itiraz ettiği, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile şimdilik 58.950,98 TL asıl alacağın 20.02.2023 tarihinden takip tarihinde kadar işleyen 1.944,57 TL yasal faizi ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Birleşen davada, davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada, ... plakalı araç malikinin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurması sonucunda ilgili araçta 15.000,00-TL değer kaybı tespit edildiğini ve mağdur vekili ile sulh olunarak ferileriyle birlikte toplam 24.138,42-TL değer kaybı bedelinin 20.09.2023 tarihinde ilgilisine ödendiğini, kaza sonrası sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiği ettiğinden, bu ödeme nedeniyle de sigortalısı olan davalıya rücu hakları bulunduğunu, davalı aleyhine Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/225838 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, öncelikle itirazın iptali ile takibin devamına, kusur ve hasara ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.138,42-TL asıl alacağın 20.09.2023 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 141,52-TL avans faiziyle tahsiline, karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili asıl ve birleşen davaya verdiği cevap dilekçelerinde; davacının rücu hakkı bulunmadığını, davalıya hangi sebeple rücu edildiğinin dava dilekçesinde belirtilmediğini, araç sürücüsü ...'nın olay yerinden firar etmediğini, aksine 112'yi arayarak olay yerine polis ekiplerini çağırdığını, polis ekiplerinin talebi üzerine aracı polisin gösterdiği yere çekerek araçta uzun süre beklediğini, ancak polis ekiplerinin yanına gelmemesi üzerine işlemi bitirdikleri düşüncesi ile olay yerinden ayrıldığını, daha sonra polis ekiplerini bulamadığı için polis merkezine giderek ifade verdiğini, ifade tutanağının ilgili polis merkezi amirliğinden istenmesi gerektiğini, dolayısıyla ortada firar olmadığından sigorta şirketinin rücu hakkı da bulunmadığını, üstelik tek başına sürücünün olay yerinden ayrılmasının sigortacıya rücu hakkı vermediğini, sigortacının zararın tamamını davalıya rücu edemeyeceği gibi faiz başlangıcında da hataya düştüğünü, ayrıca araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olabileceğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; asıl ve birleşen davanın dava dışı 3. kişilerin aracında oluşan hasar nedeniyle yapılan ödemenin halefiyet ilkesinden kaynaklı sigortalıdan tahsili amacıyla girişilen icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkin olduğu, taraflarca dayanılan delillerin toplandığı; Ankara 10. İcra Dairesinin 2023/17119 Esas sayılı dosyası ile hasar ve ödemeye ilişkin delillerin dosyaya kazandırıldığı, Ankara 10. İcra Dairesinin 2023/17119 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 12.06.2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 58.950,98 TL asıl alacak, 1.944,57 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 60.895,55 TL istendiği, takibin dayanağının 27.09.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası alacağı olduğu, ödeme emrinin davalıya 18.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 19.06.2023 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşıldığı; Ankara 2.Genel İcra Dairesinin 2023/225838 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 02.10.2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 24.138,42 TL asıl alacak, 141,52 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 24.279,94 TL istendiği, takibin dayanağının 27.09.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazası alacağı olduğu, ödeme emrinin davalıya 07.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02.10.2023 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşıldığı, davacı vekilince sunulan dekont örneklerinde; davacı şirketin kazaya karışan... plaka sayılı araç için dava dışı ... 27.02.2023 tarihinde 50.062,80-TL hasar bedeli ve araç sahibine 20.09.2023 tarihinde 15.000,00-TL değer kaybı ödemesi yaptığı, yine aynı kazada hasar gören ... plakalı araç için... Sigortaya 30.01.2023 tarihinde 8.888,18-TL hasar bedeli ödemesi yaptığının anlaşıldığı, ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesi gereğince, olay yerinin terk edilmesi durumunda, sigortanın yapılan ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği, bilirkişiden dosya üzerinden alınan raporda; kazanın meydana gelmesinde, sigortalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğu, diğer araçların ise kusurunun bulunmadığı, hasara ilişkin ise ; dosya kapsamında bulunan dava dışı... AŞ'nin kasko sigortalısı ... a ait... plakalı araçta 27.09.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu uğramış olduğu hasar ile ilgili olarak hasarın kaza tutanağı ile uyumlu olduğu, dosya kapsamındaki aracın hasarlı fotoğrafları ekspertiz raporu ve yapılan piyasa araştırmaları (ilgili servisler, tamirhaneler, internet vb.) sonucunda; eksper raporu ile tespit edilen 51.430,81TL hasar miktarının, parça/ malzeme ve yapılan işçilikler yönünden uygun olduğu, dosya kapsamında bulunan Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası kapsamında ...'a ait... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararı ile ilgili olarak yapılan piyasa araştırmaları (ilgili servisler, internet vb.) sonucunda; bilirkişi ile tespit edilen aracın piyasa rayiç değeri 250.000,00TL ve onarım sonrası piyasa rayiç değeri 235.000,00TL'nin uygun olduğu araçta meydana gelen reel değer kaybı zararı 15.000,00TL'nin piyasa rayiçleri yönünden uygun olduğu, dosya kapsamında bulunan dava dışı ... Sigorta AŞ'nin kasko sigortalısı ... ait ... plakalı araçta meydana gelen kaza sonucu uğramış olduğu hasar ile ilgili olarak hasarın kaza tutanağı ile uyumlu olduğu, dosya kapsamındaki aracın hasarlı fotoğrafları ekspertiz raporu ve yapılan piyasa araştırmaları (ilgili servisler, tamirhaneler, internet vb.) sonucunda; eksper raporu ile tespit edilen KDV dahil 9.212,00TL hasar miktarının, parça/ malzeme ve yapılan işçilikler yönünden uygun olduğu, Kaza tarihi olan 27.09.2022 tarihinin poliçe vadesi içinde olduğu, Maddi Zarar Araç Başı Limit 100.000,00TL sigorta bedeli olduğu ve meydana gelen kaza sonucu sigorta şirketinin üçüncü şahıslar için yapmış olduğu maddi zarar ve değer kaybı zararının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile T-278144205-0-0 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Sigortası) teminat kapsamında olduğu tespit edildiği, Davacı trafik sigorta şirketi...AŞ'nin T-278144205-0-0 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Sigortası) kapsamında kazada hasara uğrayan ... plakalı araç hasarı için dava dışı kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ'ye sigorta şirketleri arası rücu protokolü çerçevesinde 16445676-1 sayılı hasar dosyası kapsamında 8.888,18TL'yi 30.01.2023 tarihinde toplu ödeme olarak yapmış olduğu davacı vekilinin 20.02.2024 tarihli dilekçesi ve ekindeki ödeme dekontundan anlaşılmış, kazada hasara uğrayan... plakalı araç hasarı için dava dışı kasko sigortacısı AŞ'ye sigorta şirketleri arası rücu protokolü çerçevesinde 16445676-2 sayılı hasar dosyası kapsamında 50.062,80TL'yi 27.02.2023 tarihinde toplu ödeme olarak yapmış olduğu davacı vekilinin 20.02.2024 tarihli dilekçesi ve ekindeki ödeme dekontundan, ... plakalı araç için değer kaybı zararı olan 15.000,00TL'yi 20.09.2023 tarihinde araç sahibi vekiline yapmış olduğu, davacının sigortalısı için üçüncü şahıs hasarları için toplamda 73.950,98TL ödeme yapmış olduğunun belirtiliği, raporun karar vermeye elverişli olduğu; davacının, ödeme tarihi itibarıyla davalının sorumluluğu başladığından, ayrıca bir ihtar yapılmasının gerek bulunmadığından, yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından talep edebileceğinden davacı tarafından başlatılan icra takiplerine davalının yaptığı itirazın yerinde olmadığı, asıl davanın kısmen kabulü ile Ankara 10. İcra Dairesinin 2023/17119 esas sayılı dosyasında 58.950,98-TL asıl alacak ve 1.587,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 60.538,89-TL üzerinden takibin devamına, birleşen davanın kabulü ile Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/225838 esas sayılı dosyasında 24.138,42-TL asıl alacak ve 141,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.279,94-TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Asıl davanın kısmen kabulü ile, Ankara 10. İcra Dairesi'nin 2023/17119 Esas sayılı dosyada, davalının yaptığı itirazın 58.950,98 TL asıl alacak ve 1.587,91 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden takip şartları ile devamına, Birleşen davanın kabulüne, Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/225838 Esas sayılı dosyada, davalının yaptığı itirazın 24.138,42 TL asıl alacak ve 141.52 TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin takip şartları ile devamına” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davaya yönelik davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği kabul edilmiş ise de olay yerini terk etmediğini, aksine 112’yi arayarak polis ekiplerini olay yerine çağırdığını, gelen trafik polislerinin trafik akışını engellediği söylemesi üzerine de, polisin gösterdiği yere aracını çektiğini ve uzun süre beklediğini, ancak polis ekiplerinin yanına gelmemesi üzerine, işlerini bitirdiğini düşünerek olay yerinden ayrıldığını, ancak daha sonra polis ekiplerini de bulunmayınca...Polis Merkezi Amirliğine giderek olayın oluş şekli ile ilgili ifadesini verdiğini, bu durumun 27.09.2022 tarihli polis merkezince alınan ifadesi ile de sabit olduğunu, bu nedenle davacının davalıya rücu hakkı olmadığını, belirterek iki davanın da reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Asıl ve birleşen dava, ZMMS kapsamında zarar görenlere yapılan ödemenin, KTK'nın 95. maddesi ve ZMMS Genel Şartları gereğince sigortalısından (âkidinden) tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Mahkemece, kaza sonrasında davalıya ait araç sürücüsü, olay yerini terk ettiğinden, Genel Şartlar B.4-f maddesi gereğince rücu koşulları oluştuğundan bahisle, gerçek zararın tespitine yönelik alınan rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili, kaza sonrasında araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğini, bu nedenle rücu koşulları oluşmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Kaza Tespit Tutanağında, davacıya ait araç sürücüsü "firar eden ...plakalı araç sürücüsü" olarak belirtilerek, İnönü Bulvarını takiben Balgat istikametine seyri esnasında, diğer araç sürücülerinin beyanına göre ilk önce ... plakalı araca arkadan çarptığı, çarpılan aracın çarpmanın etkisiyle ilerisindeki ... plakalı araca arkadan çarpması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğinin tespit edildiği görülmüştür. Tutanak altına düşülen notta "...plakalı araç ve sürücüsü olay yerinde olmadığından, dolayı firari sürücü olarak yazılmıştır." denildiği, araç sürücüsü bilgisi kısma ise sürücünün tespit edilmemiş olması nedeniyle "sürücü firar" yazılı olduğu, diğer araç sürücülerin alkol muayenesinin yapıldığı, davacıya ait araç sürücüsünün ise yapılmadığı görülmüştür. Kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ... Türk kollukta alınan ifadesinde, kazanın oluş şeklini anlattıktan sonra "Ayrıca ...plakalı araç kaza raporu tutulmasını beklemeden kaza yerinden ayrıldı." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı vekili, araç sürücüsü olduğunu beyan eden...'nın kolluğa verdiği ifadeyi delil olarak sunduğu, saat: 07.45 de meydana gelen kazadan sonra, saat: 14.05'de kollukta alınan ifade de, ifade veren ... kolluk ifadesinde " ...kaza yerine trafik ekipleri geldi, bize araçları ileride yol kenarına almamızı söylediler, Ben de aracımı yol kenarına aldım. Bir müddet bekledim, ancak gelen giden olmayınca ben de aracımla oradan ayrıldım. Kaza yerinden kaçmak gibi bir niyetim yoktu. Ben kesinlikle kaçmadım aracımdan inerek kaza yerinde bekledim. Ancak sanırım bir yanlış anlaşılma oldu. Kaza esnasında alkollü değildim" dediği görülmüştür. Davacı vekili, araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğini, işlerin bittiğini düşünerek olay yerinden ayrıldığını beyan etmiş ise de, KTK'nın 81 maddesinde "Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kurallar:" düzenlenmiş, 81/1-d maddesinde (maddi hasarlı kazalarda kabul edilen istisnai durumlar hariç) " Kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza kaza yerinden ayrılmamak" denilmek suretiyle, kazaya karışan araç sürücüsünün görevli memurdan izin almaksızın, kaza mahallinden ayrılamayacağı düzenlemiştir. Bu durum karşısında, diğer araç sürücülerinin alkol muayenesi ve kimlik bilgilerinin tespit edildiği bir durumda, araç sürücüsünün alkol muayenesi ve kimlik tespiti yapılmadığı durumda, işlerin bittiğini düşündüğünden olay yerinden ayrıldığına yönelik savunmasının hayatın akışına ve yasal zorunluluklara aykırı olmasına, nitekim Kaza Tespit Tutanağında, sürücünün firar ettiğinin tespit edilmesi yanı sıra, diğer araç sürücünün beyanı da nazara alındığından, davacının olay yerinden ayrılmasının Genel Şartlar B.4-f maddesinde düzenlenen " olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" kapsamında kalmasına, araç sürücüsünün bu yükümlülükleri yerine getirmemesinin zorunlu sayılabilecek bir nedene dayandığının kanıtlanamamasına göre, olay yeri terk nedeniyle, KTK'nın 95 maddesi ve Genel Şarlar B.4-f maddesi gereğince rücu hakkı doğduğundan, davalının rücu koşulları oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinden görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; asıl ve birleşen davada, davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 5.793,97 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.441,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.352,05 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.