İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1083 E. 2026/140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1083
Karar No
2026/140
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1083 Esas KARAR NO : 2026/140 Karar

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2026 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... alanlarında ekipman tedariği ve danışmanlık hizmetleri konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, öncelikle müvekkili şirketin kurulan ticari ilişki kapsamında tanzim edilen fatura sebebiyle davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin, davalı şirket ile anlaşması üzerine alınan iş/mal/hizmet zamanında, eksiksiz ve ayıpsız olarak davalı şirkete teslim edildiğini, davalının tanzim edilen faturalardan kaynaklı borç miktarını ödememesi nedeniyle cari hesap ve faturaya dayalı toplam 26.000,00 TL bakiyenin tahsili için Mahkememize dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalının 26.000,00 TL tutarındaki borcunun 28.05.2026 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Düzenlenen faturalar tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmediğini, davacı faturalarında belirttiği hizmet ilişkisini ispatlamak zorunda olduğunu, işbu ilişki ispatlanacaksa da müvekkili ticari defterleri de bu ticari ilişkiyi belgeler neticesinde doğrulaması gerektiğini, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak açılan işbu davada, hizmeti gerçekleştirilmemiş olan bir hayali borca istinaden davacı tarafından işbu kapsamdaki faturalar hakkında dava açılması neticesinde davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmekte olduğundan sonuç olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki satım ilişkisinden kaynaklı olarak davacının davalıdan ... numaralı 28­05­2025 tarihli faturadan kaynaklı bakiye 26.000,00 TL alacağının tahsili amacıyla açtığı eda davasıdır. Davacının BS formu incelendiğinde dava konusu faturanın VD'ne bildirildiği görülmüştür: ¸

Davalının BA formu incelendiğinde dava konusu faturanın VD'ne bildirildiği görülmüştür. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin muhtelif kararları). Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı alacak davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, tarafların BA-BS formları incelendiğinde dava konusu faturanın hem davacı hem davalı tarafından VD'ne bildirildiği, davalının TTK 21/2 uyarınca faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmediği, bu sebeple fatura konusu mal ve hizmeti almış olduğunun kabulünün gerektiği, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, davalının borcun ifa edildiği ya da başka suretle sona erdiği hususunda herhangi bir def ya da itiraz ileri sürmediği, bu sebeple borcun bulunmadığını ispatlayamadığı kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, 26.000,00 TL alacağın 28/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (26.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 1.776,06 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 732,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.044,06 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.568,00 TL dava açma masrafı ve 340,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 1.908,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (26.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 26.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere e-duruşma yolu ile davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1083, K. 2026/140, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1083-e-2026-140-k-f6aa3b05c616