Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/69 E. 2026/1106 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/69
Karar No
2026/1106
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/69 - 2026/1106 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/69 KARAR NO : 2026/1106

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.12.2023 NUMARASI : 2022/898 Esas 2023/884 Karar

DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av. : 2 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 18.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.06.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03.01.2019 tarihinde davalı...'nin kullandığı, diğer davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracı ile karşı yönden gelen davacılar murisi...'un yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacılar murisinin hayatını kaybettiğini, müteveffanın... ve ...'nun kızı, ...'un eşi, ...'un annesi olduğunu, davadan önce davalı sigortaya yapılan başvuru üzerine 16.04.2019 tarihinde davacılara 358.364,92-TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin eksik olduğunu, davacıların zararlarının tam olarak karşılanmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik her bir davacı yönünden 50,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davacı ... için 750.000,00-TL, ... için 750.000,00-TL, ... için 500.000,00-TL, ... ... için 500.000,00-TL olmak üzere 2.500.000,00-TL manevi tazminat ile... ve... için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik cenaze gideri ve tedavi gideri, ölüm ve kaza sebebi ile gerçekleşen diğer zararlar için) 100,00-TL den olmak üzere 200,00-TL maddi zarar ve...'nin kazaya karışan aracından dolayı uğradığı kazanç kaybı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın davalı...'den kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.12.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle ... için cenaze gideri ve belgeye bağlanamayan sağlık giderlerini talebini 4.500,00-TL, tedavi gideri talebini 145,28-TL, destekten yoksun kalma tazminatını talebini 1.486.509,84 TL, ... ... için araç kazanç kaybı ve diğer zarar talebini 6.000,00-TL, destekten yoksun kalma tazminatını talebini 398.984,58 TL, ... için destekten yoksun kalma tazminatını talebini 662.260,98-TL, ... için destekten yoksun kalma tazminatını talebini 220.295,69-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme ayrı kanaatte ise kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacıların talep ettiği tazminat tutarlarından davalı şirketin sorumlu olmadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirket tarafından 16.04.2019 tarihinde 358.364,92-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, davalının sorumluluğunun kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı... kazaya karışan araç işleteni ve sürücüsü konumunda olup haksız fiil hükümleri çerçevesince kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu, davalı sigorta vekilinin zamanaşımı itirazının, 2918 sayılı KTK 109. maddesi gereğince bir kişini ölümüyle neticelen kaza olup ceza zamanaşımı ve 03.01.2019 kaza tarihi nazara alındığından reddi gerektiği, davaya konu ... plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalı sigorta şirketi aracın işletilmesinden doğan zararları poliçe kapsamında teminat altına aldığından davalı sigorta şirketi zarardan sigorta hukukunun genel ilkeleri ve poliçe koşullarında 360.000-TL limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı, Elmalı C. Savcılığının 2020/399 numaralı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu, trafik kaza tutanağı ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarih ve 2021/1857 esas 2022/ 1188 Karar sayılı kesinleşen mahkumiyet karar dosyası ve bu dosyada alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce hazırlanan 28.06.2019 tarihi rapor ile mahkemece alınan 24.11.2023 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce aldırılan 19.07.2023 tarihli raporlara göre ... plakalı araç sürücüsü davalı...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın içinde yolcu konumunda olduğu ... plakalı araç sürücüsü davacı... ...'nun ise kusursuz olduğunun belirlendiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin yargılamasında davalı sürücünü tam kusurlu kabul edilerek cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği, davacı ...'un müteveffanın eşi olup yaşamı süresince diğer davacılar ise ölenin anne babası ile çocuğu olup, çocuk kaza tarihinde 5 yaşında olduğu, 18 yaşına kadar ölenden destek alacağı, gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu, müteveffanın oğlu ve eşine SGK tarafından ölüm aylığı bağlandığı ancak rücuya tabi olmadığı, ölenin yaşı ve davacıların muhtemel yaşam süreleri ( TRH 2010 yaşam tablosu), Yargıtayın kabul ettiği hesap yöntemi ve Sigorta şirketince yapılan 358.364,92-TL ödemenin mirasçılara destek payları oranında garame yapılarak, ödeme tarihinde zararı karşılanmayan davacılar yönünde güncelenerek mahsubu neticesinde hazırlanan 24.11.2023 tarihli hesap bilirkişisi raporunda davalı sigortaca yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle garamede kendisine düşen sigorta poliçe limiti dahilindeki zararı karşılanmadığı, ancak çocuk için karşılandığı, bu kapsamda davacı ...'un hesaplanan 1.652.595,24-TL zararında güncellenen ödeme miktarı 235.008,57-TL nin mahsubuyla 1.417.586,67-TL, ...'un ödeme tarihi itibariyle destek zararının 29.250,41-TL olduğu ve ödene 42,597,07-TL ile zararı karşılandığı, ...'nun 748.335,05-TL zararında güncellenen ödeme miktarı 121.793,63-TL nin mahsubuyla 626.541,42‬-TL ve... ...'nun 462.592,96-TL zararında güncellenen ödeme miktarı 90.004,99-TL nin mahsubuyla ‬372.587,97-TL destek zararlarının bulunduğunun tespit ve hesap edildiği, davacılar desteği...'un 03.01.2019 tarihinde ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğu, davalı...'e ait, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü...'in %100 kusurlu sevkiyle çarpması neticesinde ölümüne neden olduğu, ölenin her hangi bir kusuru bulunmadığından tazminat miktarında indirim yapılmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı, davacıların bilirkişi raporunda hesap edilen miktarda destek zararına uğradıkları, davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve sigorta şirketinin temerrütü oluştuğu, poliçe limiti 360.000,00-TL iken 1.635,08-TL eksik ödeme nediniyle bu eksik ödemeden kaynaklı bakiye limitin miktarı nazara alınarak tazminata hak kazanan mirasçılara pay edilmeden sadece eş yönünde kullanılması gerektiği, ayrıca sigorta poliçe teminat kalemlerinden tedavi giderleri için ayrı bir limitin bulunduğu da nazara alınarak, SGK'ca karşılanmayan tedavi giderleri ile ilgili olarak da sigorta şirketi aleyhinde hüküm kurulması gerektiği, davacı...'nin ... plakalı aracın maliki olduğu ve söz konusu kazada zara gören aracın ticari taksi olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen mahrumiyet zararının 6.000,00-TL olduğu, bu zarar kaleminin sigorta poliçesi teminatı kapsamına girmediği gibi sigorta şirketinden talep edilmediği, yine doktor bilirkişi tarafından hesap edilen müteveffanın kaza sonrası kaldırıldığı özel hastanede vefatı nedeniyle SGK'ca karşılanmayan bir günlük tedavi giderleri/ hastana gideri/ refakatçi gideri olarak 2.000,00-TL ile cenaze aracı için yapılan 2.500,00-TL olmak üzere toplam 4.500,00-TL olduğu bu miktarın eş tarafından karşılandığı ve bu zararların davalı...' dan talep edildiği nazara alınarak talebin kabulü gerektiği, ancak babanın tedavi gideri ve cenaze vs masrafa ilişkin 100,00-TL'ye yönelik isteminin bu harcamaları yaptığının iddia etmediğinden reddi gerektiği, olayın gerçekleşmesi sonrasında davacılardan ...'ın eşini,...'nın annesini, diğer davacıların ise çocuklarının kaybı nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek, davacı ...'un destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulü ile; 1.417.586,67TL'nin (sigorta şirketinin poliçe limiti bakiyesi 1.635,08TL'si ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 25.01.2019 tarihinden, davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, cenaze ve SGK'ca karşılanmayan tedavi giderleri zararı isteminin kabulü ile 4.645,28-TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 25.01.2019 tarihinden, davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 200.000,00TL manevi tazminatın davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı... ...'nun destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 372.588,06TL'nin davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ve cenaze /tedavi giderine ilişkin istemin reddine, araç kaybı ve araca bağlı diğer zarar isteminin kabulü ile 6.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı...'den tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'nun destekten yoksun kalma tazminat talebinin Kısmen kabulü ile 626.541,42-TL'nin davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100.000,00-TL manevi tazminatın davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...'un destekten yoksun kalma tazminatı isteminin her iki davalı yönünden reddine, davacı ...'un manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 200.000,00-TL manevi tazminatın davalı...'den kaza tarihi olan 03.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalı... vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalının istinaf peşin karar ve ilam harcını yatırmaması nedeniyle muhtıra tebliğ edilmiş ancak süresi içerisinde harcın yatırılmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine dair ek karar verilmiş, ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin davacı ..., ... ... ve ... bakımından 18.12.2023 tarihli talep artırım dilekçesinde belirtilen değer üzerinden kabul edilmediğini, her bir davacı açısından toplam destekten yoksun kalma gerçek zararından güncellenen ödeme tutarlarının düşüldüğü ve kalan tutar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 16.04.2019 tarihinde yapılan ödemelerin 24.11.2023 tarihli hesap raporunda garameten paylaştırıldığını ve ödeme tarihinden rapor tarihine kadar işletilen yasal faiz miktarı ödeme miktarlarına eklenerek her bir davacı için güncellenen ödeme tutarı hesaplandığını, bu tutarların bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilen destekten yoksun kalma gerçek net zararından ikinci kez düşüldüğünü, mahkemece ikinci kez ve ödeme tarihinden rapor tarihine kadar geçen faiz hesabı da dikkate alınarak güncelenen ödeme tutarı mahsubu yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme, hesaplanan destekten yoksun kalma gerçek zararından düşülmemiş olsaydı dahi enflasyonun günden güne alım gücünü ve paranın değerini düşürdüğü ekonomik koşullarda gerçek zarardan ödeme tutarına faiz eklemesi yapılarak hesaplanan bedelin düşülmesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile hesaplanan destekten yoksun kalma gerçek net değerinin tümden kabulüne karar vermek gerekirken mükerrer şekilde güncellenen ödeme tutarı mahsubuyla kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffa...'un geride kalan çocuğu ... bakımından ise destekten yoksun kalma tazminatı bakımından tümden red kararı verildiğini eş, anne ve babaya yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle garamede kendisine düşen sigorta poliçe limiti dahilindeki zararı karşılanmadığı, ancak çocuk için karşılandığı belirtilmiş olup söz konusu kararın bu kısmının hatalı olduğunu, zira hükme de esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu zarar paylaşımının poliçe limiti dahilinde yapıldığı belirtildiğini, davacıların tamamı bakımından manevi tazminat istemi kısmen reddedildiğini, hakkaniyet ilkesi gereği manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesininin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının istinaf itirazlarının da yerinde olmadığını, belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaşanan trafik kazası sonucu hayatını kaybeden...'un annesi ... ve babası... ... bakımından hesaplanan destekten yoksun kalma gerçek net zararı mesnetsiz olarak hesaplandığını, müteveffanın evli ve bir çocuk annesi olduğunu, müteveffanın annesine ve babasına destekte bulunduğunun kabul edilmesinin bir takım varsayımsal ifadelere dayandığını, ailesinin tek çocuğu olsa da ailesine yaşam boyu destekte bulunacağının kabul edilemeyeceğini, evli ve bir çocuk annesinin asgari ücret çerçevesinde geliri varken annesine ve babasına destek olduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki müteveffanın anne ve babasının emekli olduklarını, başka birinin maddi desteğine ihtiyaçları da bulunmadığını, müteveffanın herhangi bir işte çalışmadığı, yalnızca daha önceki zamanlarda dönem dönem çalıştığının tespit edildiğini, raporda belirtilen süreler üzerinden yapılan hesaplamaların hatalı olacağını, 24.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı adalete uygun olmadığını, hesap edilen tazminatın davalının davalının ekonomik durumu dikkate alınmadan hesaplandığını, davalının ekonomik durumunun bu tutarı karşılamaya elverişli olmadığını, davalının Osmaniye ilinde deprem bölgesinde ikamet etmekte ve depremzede olduğunu, yaşanan asrın felaketinde evinin hasar aldığını, mağdur duruma düştüğünü, şuan ki aylık kazancı asgari ücret civarında olduğunu, bakmakla yükümlü olduğu ailesi bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili ek karara ilişkin istinaf başvuru dilekçesinde; 14.06.2024 tarihli dilekçe ile davalının istinaf masraflarını ödeyecek durumu olmadığını, verilen süre içerisinde masrafları denkleştiremediğini, bu süreçte de davalıya ulaşamadıklarını, masrafları toparlayabilmesi için çevresinden borç alması gerektiğini, verilen süre yeterli olmadığını, davalıya yeniden süre verilmesini gerektiğini belirterek, ek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi uğradığını ileri süren davacıların zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi ile sürücünün hukuki sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacıların davasının destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, cenaze ve SGK'ca karşılanmayan tedavi giderleri tazminatı talebin yönünden kabulüne, araç mahrumiyeti ve araca bağlı diğer zarar isteminin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. lk Derece Mahkemesi'nin 11.06.2024 tarihli ek kararı ile davalı Davalı... vekilinin adli yardım talepli olarak istinaf başvurusu bulunduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 21.03.2024 tarih, 2024/361 Esas sayılı dosyası ile davalı vekilinin istinaf kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilinin Adli Yardım talebine ilişkin verilen ret kararına karşı itirazı üzerine dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2024 tarih ve 2024/1 D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, dosyanın istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 51.699,76-TL peşin karar ilam harcının yatırılması için geri çevrildiği, Eksik gider avansı, istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının yatırılması için davalı vekiline 13.05.2024 tarihinde harç ve masrafların tamamlanması için çıkarılan muhtıranın 18.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal süre sonunda eksik harç ve masrafları yatırmadığı belirtilerek Davalı... vekilinin istinaf talebinin eksik harç ve masrafı tamamlamadığından reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 344/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği amir olup, eldeki davada da davalı... tarafından harç yatırılmadan istinaf yoluna başvurulması üzerine anılan yasal düzenlemeye uygun olarak istinaf başvuru harcı, istinaf karar harcı ( nispi ) ve istinaf avansınından ibaret harç ve masrafları yatırmak üzere davalı tarafa verilen kesin süre ile usulüne uygun şekilde yapılan ihtara rağmen istinaf harç ve masraflarının yatırlaması üzerine ek karar ile davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına dair ek karar verildiğinin anlaşılması karşısında; ilk derece mahkemesince verilen ek kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20.05.2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Trafik kazası nedeni ile uğranılan bedensel zarara dayalı manevi tazminat istemleri yönünden ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 90. maddeleri ve 6098 sayılı TBK'nın 49. ve 56. maddesi kapsamında işleten sıfatına haiz araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından ödemede bulunulmasına rağmen davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmelidir. (Yargıtyay 17. HD'nın 25.11.2020 tarih ve 2019/3548 E. - 2020/7605 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranı dikkate alınarak, müteveffa...'un kaza tarihinde evli ve bir çocuklu olup, anne ve babasının da hayatta olduğu gözetilip, destek oranları belirlenirken davacı çocuğun 18 yaşın hitamına, eş ile anne ve babanın ise bakiye ömürlerinin sonuna kadar destekten faydalanacağı varsayımı ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınıp, asgari ücret üzerinden, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olması nedeniyle sigorta şirketinin davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında davacı çocuk dışındaki diğer hak sahipleri eş ile anne ve baba yönünden açık yetersizlik bulunduğu, davacı çocuk için yapılan destekten yoksun kalama tazminatı ödemesinin ise ödeme tarihi itibariyle bu davacının zararını karşıladığı tespit edilmek suretiyle, davacı çocuk dışındaki diğer davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağı bulunduğu tespit edilerek, davalı sürücü bakımından her bir davacı yönünden ödenen bedellerin güncelleştirilerek tazminattan mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda davalı sürücü yönünden belirlenen tazminatın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararlarına karşılık davacıda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerinde etkisi, davacıların yakınlık derecesi tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2019) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı... vekilinin 11.06.2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Davacıların adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle istinaf başvurusunda alınmayan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 427,60 maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Harçlar Kanunu hükümlerince davalıdan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından dpeşin yatırılan 615,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 117,00-TL karar ve ilam harcının davalı...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 7-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/69, K. 2026/1106, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-69-e-2026-1106-k-4ea7fecf1fef