Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/49 E. 2026/1104 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/49
- Karar No
- 2026/1104
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/49 - 2026/1104 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/49 KARAR NO : 2026/1104
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31.10.2024 NUMARASI : 2022/660 Esas 2024/791 Karar
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 18.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.08.2019 tarihinde davalı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan dava dışı ...'nın kullandığı ... plakalı aracın davacının abisi olan ...’ın kullanmış olduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacı...'ın ağır şekilde yaralandığını, davacının kalıcı sakatlığının oluştuğunu, kaza nedeniyle meslekte kazanma gücünü de yitirdiğini, yaralanması nedeniyle uzun bir süre istirahat etmek zorunda kaldığından hiç çalışamadığını, bu nedenle kazanç kaybı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 09.08.2022 tarihli beyan dilekçesi ile dava değerini 200,00-TL sürekli iş görmezlik, 200,00-TL tedavi ve ilaç gideri, 200,00-TL' yol gideri, 200,00-TL geçici iş göremezlik süresince iş ve gelir kaybı, 200,00-TL bakıcı gideri olacak şekilde kuruşlandırılmış, 13.06.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 250,00-TL tedavi ve ilaç gideri, 359,40-TL yol gideri ve 1.158,43-TL geçici iş göremezlik süresince iş ve gelir kaybı alacağı olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davalı aleyhine açılan davanın yerinde olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle davalı açısından hak kaybı olmaması yönünden husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, dava konusu kaza ile ilgili ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ; Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... plaka sayılı araca çarpması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasına sebep olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 26.04.2023 tarihli raporunda, davacı...’ın 06.08.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği, 26.03.2021 tarihli trafik bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun bildirildiği, Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin 15.12.2023 havale tarihli raporunda...'ın kayıtlı olmayan reçete bedelleri (SGK tarafından ödenmeyen ilaç katılım elden, ilaç fiyat farkı, reçete katılım elden, muayene katılım elden bedelleri); 100 TL (2019 fiyatları ile) ayrıca yüz sınırları içerisinde kalan lezyonun nedbe bırakmaksızın iyileşmesi için alınacak SGK tarafından ödenmeyen ilaç bedeli 150 TL, toplam olarak 250 TL olarak hesaplandığını,...'ın tedavi giderinin 723,4 TL olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 05.02.2024 tarihli raporda davacının geçici işgöremezlik zararının 1.158,43-TL olduğunun bildirildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 1.158,43-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 250,00-TL tedavi ilaç gideri ve 359,40-TL yol gideri, 114,00-TL bakıcı giderinin 25.07.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının kalıcı maluliyete ilişkin tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kararın resen "kesin" olarak düzeltilmesi hatalı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, iş göremezlik giderine ilişkin talebine ilişkin rapor alınmaması nedeniyle bedel artırım yapılmadığını, ATK raporuna karşı yapılan itirazın dikkate alınmadığını, davacının kalıcı maluliyetinin 0% olduğunun kabul edilmesinin yerinde olmadığını, kaza tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra alınan Eskişehir adli tıp şube müdürlüğü 23.12.2020 tarihli raporunda da; kaza nedeniyle davacının yüzünde sabit iz kaldığının tespit edildiğini, akabinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin düzenlediği maluliyet raporuna göre davacını kaza nedeniyle maluliyet oranı % 8 olarak tespit edildiğini, meydana gelen kaza neticesinde davacının kalıcı sakatlığı oluştuğunu, geçici işgöremezlik zararının olduğundan düşük hesap edildiğini, davacı lehine hükmedilen diğer tazminatlar eksik ve esas alınan birim fiyatların da düşük olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının göz ardı edildiğini, davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulü ile geçici iş görmezlik tazminatının davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin sürekli ş görmezlik talebin ise reddine karar verilmiştir. Dava 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde belirtilen belirsiz alacak davası niteliğinde olup, belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmiş olması halinde davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceğinden dava dosyasının esasının incelenmesine geçilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesinin 15.03.2021 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacının 06.08.2019 tarihinde araç içi trafik kazası nedeniyle 5x0.5 cm çapında skarı mevcut olup kişinin engel oranı % 8 şeklinde kayıtlı olduğu, Adli Tıp Kurumu 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 27.05.2023 tarihli raporunda ise davacının 06.08.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren üç haftaya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar mahkemece içerisinde dermatoloji uzmanı bulunmayan Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmış ise de Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesinin 31.01.2023 tarihli raporda %8 oranında maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş olması karşısında, maluliyet raporlarındaki davacının maluliyet oranları göz önüne alındığında raporlar arasında çelişki söz konusu olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle tüm tedavi evraklarının ilgili kurumlardan getirilerek davacının yaralanmasının niteliğine göre özellikle yüzünde skar izi bulunduğu ileri sürülen davacı hakkında dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle daimi maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve kaza sonrası iyileşme süresi, yüzünde sabit iz kalıp kalmadığının belirlenmesi yönünden plastik cerrahi ve dermatoloji uzman hekimlerin de bulunduğu Adli Tıp Üst Kurulunundan davacının tüm tedavi evrakları incelenerek son durumunun değerlendirilmesi ve muayene edilerek olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kazada yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı, varsa oranı ve süresi konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD'nin 22.10.2025 tarih ve 2024/11858 E.2025/14518 K.) Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davacı vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.