Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/48 E. 2026/1103 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/48
- Karar No
- 2026/1103
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/48 - 2026/1103 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/48 KARAR NO : 2026/1103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.10.2024 NUMARASI : 2020/569 Esas 2024/750 Karar
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 18.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ...vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.05.2019 tarihinde dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı aracın kaldırıma çıkarak davacı ...'ya çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, davacının kaza sonrası malul/sakat kaldığını, davacının maluliyetinden kaynaklı davalıdan tazminat başvurusu yaptıklarını, sigorta şirketi dava dışı sigortalı kişi ile uzlaşılması sebebiyle sigorta şirketine dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle tazminat talebini reddettiğini belirterek, 100,00-TL maddi tazminat talebinin olay tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 16.07.2021 tarihli dilekçesi ile taleplerini sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı şeklinde açıklamış, 01.07.2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile sürekli işgöremezlik zararını 360.000,00-TL, geçici ş görmezlik zararını ise 6.062,70-TL olacak şekilde dava değerini artırmıştır. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının soruşturma aşamasında uzlaşması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışında kaldığını, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının olay tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26.03.2021 tarihli raporda dava dışı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından 27.08.2021, 30.12.2021, 06.01.2023 tarihli raporların ve son olarak 03.08.2023 tarihli raporda davacının 25.05.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında kişinin tüm vücut engellilik oranının % 2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 13.03.2024 tarihli raporda olay nedeni ile davacının 6.062,7-TL geçici iş göremezlik zararı ile 393.209,55-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere Toplam 399.272,25-TL zararının bulunduğunun belirtildiği, kazanın 25.05.2019 tarihinde olduğu ve davanın 16.09.2020 tarihinde açıldığı ve davacının yaralanması nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği ve bu nedenle davanın zamanaşımına uğramadığı, davacının bakıcı gideri talebi yönünden bakıma muhtaçlığı ile ilgili durumunun bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararından sigorta poliçesi gereği davalının sorumlu olduğu ve davacının başvurusundan itibaren 8 iş günü sürede eklenerek temerrüt tarihinin de 28.02.2020 tarihi olması gerektiği belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik ve 6.062,70-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 366.062,70-TL maddi zararın temerrüt tarihi olan 28.02.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davanın bakıcı gideri talebi yönünden reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olup yerel mahkeme tarafından davalı aleyhine poliçe teminat limitini aşacak şekilde hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezliğe ilişkin talebin, tedavi gideri klozundan karşılanmasına yönelik hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak taraflar arasında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu kapsamında uzlaşma sağlanmış olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile hükme esas alınan maluliyeti gösterir sağlık raporu yasaya aykırı olarak oluşturulduğunu, davacının dava konusu talepleri bakımından tespit için aldırılan hesap bilirkişi raporlarında kullanılan hesaplama yöntemi yerel mahkeme tarafından verilen karar bu yönüyle de hukuka aykırılık oluşturduğunu, hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, davalı şirketin hak arama özgürlüğü yeterli şekilde kullandırılmadığını,, belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının sürekli ve geçi iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. ) Mahkemece davacının dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınan 03.08.2023 tarihli raporda davacının 25.05.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında kulak, burun, boğaz hastalıkları, d-yüz, edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği nedeniyle kişinin tüm vücut engellilik oranının % 2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı belirlenmiştir. Kaza tarihinde uygulanan yönetmelik hükümlerine göre davacının son durum muayenesi yapılıp, tüm tedavi evrakları incelenerek düzenlen raporun; anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evraklarıyla uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dahilinde davalı trafik sigortacısı tedavi giderlerinden de sorumludur. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile kusur ve maluliyet raporları dikkate alınmak suretiyle davacının 2022 yılı Eylül ayından itibaren öğretmen olarak çalışmaya başladığı görüldüğünden, kaza tarihinden öğretmen olarak çalışmaya başladığı tarihe kadar asgari ücret ile ardından ise maaş bordroları esas alınıp, geçi iş görmezlik süresi süresince geçici iş göremezlik tazminatı, bu sürenin bitiminden itibaren ise TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen aktif ve pasif dönem ayrımı yapılıp yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigortalı araç sürücünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, trafik kazasından kaynaklı sürekli, geçici iş görmezlik zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olmasına, uzlaşma tutanağında sigorta yönünden tazminat hakları saklı tutulduğu gibi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün 18.10.2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlan Anayasa Mahkemesi'nin 26.7.2023 tarih ve 2023/43- 2023/141 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 4. Davalı sigorta şirketi trafik kazası sonucu yaralanan kişinin geçici iş göremezlik ve sürekli işgöremezlik tazminatından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamına olay tarihinde geçerli olan sakatlık ve ölüm halinde kişi başına teminat limiti ili sorumludur. Kaza tarihi itibariyle ZMSS sakatlık teminatı limiti kişi başına 360.000,00-TL'dir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının yaralanması nedeniyle 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 6.062,7-TL geçici iş göremezlik tazminatının kabulüne karar verilmiş olması gözetildiğinde geçici iş göremezlik tazminatı talebinin de kabul edilmesi, sakatlık teminatı yönünden poliçe limiti olan 360.000,00-TL'nin aşılması anlamına geleceğinden, mahkemece sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde sorumlu tutulması ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD'nin 25.12.2025 tarih ve 2023/13219 E. 2025/17286 K., 07.10.2025 tarih ve 2023/12431 E. 2025/13675 K.) Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının davasının poliçe teminat limit ile sınırlı olmak üzere kabulü ile 353.937,30-TL sürekli iş göremezlik ve 6.062,7-TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 360.000,00-TL maddi zararın temerrüt tarihi olan 28.02.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24.591,6-TL harçtan, maddi tazminata yönelik peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.304,41-TL harcın mahsubu ile, bakiye 23.287,19-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davanın açılışı sırasında alınan 54,40-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı ile peşin ve ıslah suretiyle alınan 1.304,41-TL toplamı 1.366,61-TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı vekili yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 57.600,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk faaliyetinin sona erdiği tarihte geçerli olan arabuluculuk asgari ücret tarifesi gereğince adalet bakanlığı bütçesinden sarf kararı ile ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan tebligat gideri 232,50-TL, müzekkere gönderim masrafı 72,00-TL, ATK dosya gidiş dönüş masrafları 635,70-TL ile bilirkişi ücreti 2.500-TL, ATK fatura bedeli 5.105-TL, 195,00-TL ESOGÜ'de yapılan masraf olmak üzere toplam 8.740,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN 1-Davalı ...tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından 350,00 TL yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.