Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/35 E. 2026/1102 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/35
- Karar No
- 2026/1102
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/35 - 2026/1102 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/35 KARAR NO : 2026/1102
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.05.2022 NUMARASI : 2021/340 Esas 2022/422 Karar
DAVACI : VEKİLİ :
DAVALILAR : 1 -
: 2 - VEKİLİ : Av.
: 3 - VEKİLİ :
İHBAR OLUNAN : VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi KARAR TARİHİ : 18.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.03.2019 tarihinde davalı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı diğer davalı ...'ya ait otobüsün ani fren yapması üzerine araç içinde yolcu olarak bulunan davacının düşerek yaralandığını, kazaya yol açan ... plaka sayılı aracın davalı... şirketi tarafından Zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacının sol el bileğinde kırık meydana geldiğini, davacının geçimini ev hizmetleri yaparak tamamen bedensel çalışmaya dayalı şekilde sürdürdüğünü, davalı şirkete 05.05.2020'de başvuru yapıldığını ileri sürerek davacının uğramış olduğu maddi zaralar için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL geçici bakıcı ve 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere toplamda 400,00-TL maddi tazminatın davalıların temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı taraftan müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde tazmin edilmesine ve davalının uğradığı manevi zararlar için toplamda 10.000,00-TL manevi tazminatın ... ve ...'dan temerrüt tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili yargılama sırasında davalı... Şirketi ile arasında 29.07.2021 tarihli ibraname feragat beyanı ve sulh anlaşması ibraz ederek maddi tazminat davasından feragat etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakmakla Tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumlulukları bulunmadıklarını, davalı kuruluşa ait aracın şoförünün kusursuz olduğunu, davalının aracın sadece maliki konumunda olduğunu, kaza aracın sevk ve idaresi ...'da iken gerçekleştiğini, ...'da... bünyesinde çalıştığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ... Adli Tıp Kurumu maluliyet raporunda davacının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre engelinin % 2, iyileşme süresinin 4 ay, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay, bakıcı ihtiyacının 4 ay olduğunun bildirildiği, 14.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu olayda, sürücü ... yönetimindeki belediye hizmeti gören otobüsün ile eğimli yolda seyir halinde iken oluşan trafikte kaza riski nedeniyle riskten kaçınmak için zorunlu olarak frenleme yaptığı anlaşıldığından olayın meydana gelmesinde kusurlu bir davranışı bulunmadığı, davacı yolcu...'ün otobüs içerisinde ayağa kalktığında otobüs içerisinde ayakta olduğunu ve aracın her an frenleme yapabileceğini göz önüne alarak tutunma yerlerine düşmeyecek şekilde tutunması ve dengeli şekilde yere basması gerekirken bu hususlara dikkat etmeden kendisinin tedbirsiz hareketi ile düşerek yaralandığı olayda tam kusurlu bulunduğu, dava tahkikat aşamasında iken davacı vekili maddi tazminat davasından feragat ettiği, kusur yönünden aldırılan bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek davacı ve davalı ...'nın % 50 % 50 kusurlu olduklarının kabul edildiği, davacı yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek, davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; soruşturma dosyasının aksine, sürücü ...'ya kusur atfetmeyen raporların hükme esas alınması ve davanın kısmen kabul edilmesi hatalı olduğunu, davaya konu kazada otobüs içerisinde yer alan kameradaki görüntüler incelendiğinde davacının ineceği durağın yaklaşması sebebiyle oturduğu yerden kalkarak düğmeye bastığı daha sonra ise her iki eliyle de tutamaçlardan tutunduğunu, davalıya atfedilmesinin mümkün olmadığını, trafik kazası tespit tutanağında ...'nın da ihlal maddesi olmasına rağmen bu husus değerlendirilmeden davacı farklı noktalardan tutunmadığı için tam kusurludur değerlendirmesi adil ve hukuki olmadığını, sürücü ...'nın hızını kullandığı araca göre ayarlamaması sebebiyle kazanın sonuçları daha ağır olduğunu, şayet araç özelliklerine göre bir hızla gitse idi kaza anında aracın daha yavaş olması sebebiyle davacının düşmeyebileceğini, kusurun tespit hususunda çelişki söz konusu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı idareye ait ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı araçta seyahat etmekte iken otobüsün ani fren yapması sebebiyle düştüğü iddiası ile haksız ve hukuka aykırı bu davayı açtığını, dava konusu somut olayda bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu üzere davalı idareye ait otobüs şoförüne kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, davacının araç içerisinde gerekli tedbir ve önlemeleri almaması, tutunma yerlerine düşmeyecek şekilde tutunmaması sebebiyle olayın gerçekleştiğini, davalıya ait aracı sevk ve idaresinde bulunduran ... gerekli tüm tedbirleri ve önlemleri alarak, başka bir kazanın oluşumuna sebebiyet vermemek adına fren yaptığını, davacı ise aracın fren yapma ihtimalini göz ardı ederek gerekli tedbirleri almadığını, hakkaniyete aykırı şekilde hükmedilen manevi tazminat miktarı davacıların sebepsiz zenginleşmesine ve kamu zararına sebebiyet vereceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacı tarafın herhangi bir talebi varsa tüm taleplerini ...'ye yöneltmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında maddi ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler ile özellike olaya ilişkin düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı içeriğine göre olay tarihinde davalı... şirketi tarafından ZMMS sigortasıyla sigortalı, diğer davalı ...'nin ( ... ) işleteni olduğu, davalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı otobüsün seyir halinde iken frenleme yaptığı esnada, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının araç içerisinde düşmesi sonucu yaralandığı sabittir. Davacı, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı otobüste taşınan yolcu olup, taşıyanın eldeki davada taraf olduğu dikkate alındığında bu hâli ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usûl ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de, işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hâl böyle olunca usûl ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usûl kurallarına da uygun düşecektir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince, görev hususunun dava şartı olması, HMK'nın 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, davanın, davacı yolcunun, davalı sürücünün idaresinde bulunan davalı işleten ...'ne ait olan otobüsün seyri sırasında düşmesi sonucunda yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davacı yolcu ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak görev hususunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, HMK’nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin harcın istek hâlinde yatırana iadesine. 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.