İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1977 E. 2026/714 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1977
Karar No
2026/714
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1977 Esas KARAR NO : 2026/714

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2026 KARAR TARİHİ : 24/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 26.03.2026 tarihinde saat 23.22 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... İlçesi ... Caddesi üzerinde seyir halindeyken ... numaralı trafik ışıkları önüne geldiği esnada aracının ön muhtelif kısımlarıyla, ... Caddesi üzerinden Kağıthane istikametine dönüş yapmak isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol muhtelif kısımlarına çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı K.T.K'nın 47/1-C maddesini ihlal ettiğini, kaza sebebi ile davacıya ait araçta maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, işbu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde ve doğan zararlarda kusurlu ve sorumlu olan davalının işbu zararları gidermesi gerektiğini, müvekkili firmanın aracında meydana gelen değer kaybı olan şimdilik 100 TL'nin 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca kaza tarihi olan 26.03.2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davacıya ait aracın, davalının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen araç değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.

HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır. HMK.nun 115/1. maddesi uyarınca"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, davalı sürücünün sev ve idaresinde olan aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. Davalı gerçek kişi olup, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu yönünde dosya kapsamında herhangi bir iddia veya delil bulunmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilemez. Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/08/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1977, K. 2026/714, T. 24.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1977-e-2026-714-k-26bac7be1742