Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/820 E. 2026/1016 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/820
- Karar No
- 2026/1016
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/820
KARAR NO: 2026/1016
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/12/2023
NUMARASI: 2023/281 E. - 2023/964 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine 24.03.2021 tarihinde 180.000,00 TL toplam alacak üzerinden kambiyo icra takibi yapıldığını, müvekkiline İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası üzerinden; örnek No:10 (...) ödeme emri gönderildiğini, davalının bu icra takibinde davacıyı borçlu gösterdiğini ancak takibe konu bono teminat senedi olduğundan "Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takip" yapılamayacağını, takibe konu teminat senedinin üzerinde açıkça "teminat içindir" ibaresi yazdığını, İstanbul, ..., ... ... ada, ... parseldeki taşınmaz davalı ve müvekkilinin hissedar olduklarını, davacının davalının amcası olduğunu, .... Noterliği'nin 28.03.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesini davalı ... davacıya verdiğini, söz konusu taşınmazın 21.04.2016 tarihinde tüm hissedarlarla birlikte üçüncü kişi ...'a satıldığını, davalı ...'nin alacağı 180.000,00-TL davacının hesabına geldiğini, davacının da bu parayı davalı ...'nin ... ...ŞTİ'nden almış olduğu dairenin bedeli olarak ödemek üzere aldığını, davalı ...'nin almış olduğu dairenin ... ada ... parseldeki ... nolu daire olduğunu ve bunun teminatı olarak davacı ...'nin davalı ...'ye teminat senedini verdiğini, teminat senedinin verilme tarihinin 21.04.2016 olduğunu, senetteki düzenleme tarihi, vade tarihi boş olarak ve üzerine teminat içindir yazılarak verildiğini, verilen teminat senedinden de davacının fotokopi aldığını, davacının 25.04.2016 tarihinde 180.000,00-TL olarak " ada ... parsel ... daire No: ...Dairenin satış bedeli" olarak ... LTD şirketinin hesabına ödeme yaptığını, davacının ödedikten sonra davalı ...'den teminat senedini istediğini, davalı ... de teminat senedini getirdiğini ve davacının şahitler huzurunda teminat senedini yırtıp attığını, davalı ...'nin davacı ...'ye renkli fotokopisini getirerek amcasına sahte senet verdiğini, bununla ilgili şikayet haklarını saklı tuttuklarını, davalı ... ile yüklenici ...Ltd. şirketi arasındaki yazılı sözleşmede davalı ...'nin ... ada, ... parseldeki ... nolu daireyi yükleniciye vererek yerine takas olarak başka bir daire aldığı açıkça yazılı olduğunu, işbu sözleşmede yeni dairenin ... ada ... parseldeki ... nolu daire ile takas yapıldığını dolayısı ile bedelinin onunla alınmış kabul edildiğinin de açıkça belirtildiğini, ... ada ... parsel ... nolu daire bedelini de müvekkilinin ödediğini ayrıca davalı ve davacının keşide edici olduğu .... noterliği'nin 25.04.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı yüklenici ...LTD. şirketine ihtar gönderildiğini, söz konusu ihtarda da davalı ...'nin avukatının imzası ile ...şirketinden daire aldığının açıkça anlaşıldığını, yüklenici daireyi davalı ...'ye iflas ettiğinden vermediği için, şimdi teminat senedi ile parasını davacıdan tahsil etmeye çalıştığını, takibe konu teminat senedinin ön yüzünde teminat için verildiği açıkça yazıldığından takibin kambiyo hükmünde kabul edilemeyeceğinden takibin ve ödeme emrinin iptali gerektiğini, teminat senedinin boş halini dosyaya ibraz ettiklerini, teminat senedinin düzenleme tarihi ve vade tarihi boş olduğundan ve yukarıdaki arz edildiği gibi senet 21.04.2016 tarihinde tanzim edildiğinden bono vasfında olamayacağı ve düzenleme ve vade tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, bu nedenle de takibin ve ödeme emrinin iptali gerektiğini, teminat senet bedeli 180.000,00-TL ekte sunulan banka dekontu ile 25.04.2016 tarihinde davalı ...'nin ...şirketinden satın almış olduğu ... ada, ... parsel .. nolu daire bedeli olarak ödendiğinden takibin ve ödeme emrinin iptali gerektiğini, teminat senedinde ve davacının ödeme dekontundaki rakamın aynı olduğunu, yine ekte sunulan sözleşme ve ihtar da ... ada, ... parsel ... nolu daireyi davalı ...'nin aldığı ve banka dekontunda bu daire için davacı tarafından ödendiğinin açık olduğunu ve de senette teminat için verildiği açıkça yazdığından davalıya senet bedeli ödendiğinden takibin ve ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiğini, yukarıda izah edildiği gibi teminat senedi bedeli ödenmiş olmasına rağmen, davalı ...'nin eşi ...'a davacının .... Noterliği'nin 14.01.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile kiracısı olduğu daireyi tahliye etmesi için ihtar gönderince, davalı ... .... Noterliği'nin 20.01.2021 tarih ve ... yevmiye nolu azilnamesi ile müvekkilimi vekillikten azlettiğini, sonrasında da ödenmiş teminat senedini işbu takibe konu icra dosyası ile usulsüz ve haksız bir şekilde takibe koyduğunu, arz edilen nedenlerle senedin üzerinde teminat olarak verildiği yazıldığı ve davacı tarafından teminat senet bedelinin ödendiği görüldüğünden davalının alacağının tahsili yargılamayı gerektirdiği için takip konusu bono ile davalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağını, davacının davalıyı borcu olmamasına rağmen hacizle tazyik olması nedeniyle mağduriyeti söz konusu olduğunu belirterek telafisi imkansız zararlar doğmaması yönünden teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mümkün olmazsa teminat karşılığında dava sonuçlanıncaya kadar müvekkil hakkında takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça belirtilen ve senedin teminat senedi olduğu ve bu yüzden icraya konu edilemeyeceği hususu tamamen reddedilmesi gerektiğini, senet üzerine yazan sadece teminat senedidir ibaresi senedin kambiyo özelliğini etkilemez teminat senedidir yazılmasına müteakip tarafların araların da ki hukuki ilişkinin de şerh edilmesi gerektiğini, Yüksek mahkemeni kararlarının da bu yönde olduğunu bu nedenler ile davacının bu yöndeki itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, senedin teminat senedi olduğunun iddia eden taraf Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi bu konuya ilişkin 1989/1254 E.,1989/3739 K. sayılı 21.09.1989 tarihli kararında aynen “Çekin teminat veya borç senedi gibi herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle verildiğini iddia eden taraf bu hususu ispat etmekle yükümlüdür” şeklinde içtihat ettiğini, ispat külfeti altında olan taraf iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu çünkü HMK’da yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralı bulunduğunu, iş bu hüküm gereğince senedin üzerine teminatın hangi ilişkiden kaynaklandığı açık bir şekilde yazılması gerektiğini veyahut sözleşme üzerine teminat senedinin vasıf ve unsurları belirtilerek açıkça atıf yapılması gerektiğini, senet karşılığı herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında da herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, kendilerine verilen vekaletten de anlaşılacağı üzere müvekkil okuma yazma bilmediğini, bu nedenle de herhangi bir sözleşmeye imza atmadığını, davacı tarafın beyanları gerçekten ve hukuki dayanaktan yoksun ispatlanamaz nitelikte yüzeysel beyanlar olduğunu, amacın davalının alacağını almasını geciktirme amacından başka bir değer taşımadığını, davacının HMK 200. maddesi gereği sendede karşı senetle ispat yükü nedeniyle tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini de ayrıca belirteceklerini, davacının senedin zamanaşımına uğradığı savunması da hukuki dayanaktan yoksun bono da zamanaşımı vade tarihinden başladığı izahdan vareste olduğunu, müvekkilinin davacı/borçludan herhangi bir daire almadığı gibi sözleşme de imzalamadığının açık olduğunu, davacının dosyaya sunduğu dekont dahi gönderildiği iddia edilen para davalının değil bizati davacının sahibi olduğu şirkete gönderildiğini, davacının ikame ettiği davada medeni kanunun 2. Maddesin de belirtildiği üzere açılan dava iyini yet kurallarına açıkça aykırı olduğunu ve amacın müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek olduğunu yine davacı taraflar arasında olan bir takım hukuki işlemlerden bahsedildiğini Mahkeme huzurunda davaya konu bononun bu hukuki işlemlere konu olduğuna dair herhangi bir sözleşme yazışma protokolünün bulunmadığını, senetlerin sebepten ari olduğunu ve davacı davasını kanıtlayabilecek yazılı delil sunmadığı gibi açıkça kanundan kaynaklı hakkını da kötüye kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve yemin deliline başvurulmuş olması sebebi ile yemine ilişkin usul uygulanmak sureti ile yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında tanzim edeni ..., lehtarı ... olan 02/01/2019 düzenleme, 01/03/2019 ödeme tarihli 180.000,00 TL bedelli senedin düzenlendiği, senedin üzerinde teminat senedi ifadesinin yer aldığı, icra takibinden sonra borçlu olunmadığının tespiti istemi ile açılan bu davada ispat yükünün davacıda olduğu, toplanan deliller kapsamında söz konusu senedin teminat olarak verildiğine dair yazılı başkaca bir sözleşmenin yer almadığı, yerleşik içtihatlar uyarınca tek başına bu ifadenin yer almasını senedin teminat olarak verildiğini ispat etmeye yeterli olmayacağı, toplanan deliller dinlenen tanık anlatımlarının davacının iddiasını ispata yeterli olmadığı, davacı tarafın yemin deliline başvurması üzerine verilen süre içerisinde davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan yemin metni dosya kapsamında uygun bulunarak davalıya tebliğ edilmiş ve davalı vekili müvekkilinin yemini eda etmeye hazır olduğunu bildirmesi ile çıkarılan davetiyeye icabet eden davalı huzurda metin içeriği doğrultusunda ve borçlu olunmadığı istemine konu senedin borç olarak davacıya verilen paraya karşılık olmak üzere düzenlendiği hususu ile yargılamaya konu diğer iddiaları ispat yükü yer değiştirmeyecek şekilde ve savunmaya uygun olarak beyan ederek yemin etmiş ve HMK m.238 hükmü uyarınca yemininde ısrar ettiğini beyan ettiği görülmekle HMK m.225 ve devamı maddeleri uyarınca yeminin kesin delil niteliğinde olduğu hususu da göz önüne alınarak davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine ve mahkemece verilen tedbir kararının uygulanmış olması dolayısıyla alacağına tahsil edememiş olduğu gözetilerek İİK m.72/4 hükmü uyarınca davalı lehine alacağın %20'si oranında takdir edilen 36.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davalı tarafından müvekkili aleyhine 24.03.2021 tarihinde 180.000,00-TL toplam alacak üzerinden kambiyo icra takibi yapıldığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası üzerinden; örnek No:10 (163) ödeme emri gönderildiğini, Davalının bu icra takibinde müvekkilini borçlu gösterdiğini, takibe konu bono teminat senedi olduğundan "Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takip" yapılamayacağını, teminat senedinin üzerinde açıkça "teminat içindir" ibaresi yazdığını, İstanbul, ..., ... ... ada, 2 parseldeki taşınmazda davalı ve müvekkili hissedar olduğunu, Müvekkilinin davalının amcası olduğunu, .... Noterliği'nin 28.03.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesini davalı ... müvekkiline verdiğini, söz konusu taşınmazın 21.04.2016 tarihinde tüm hissedarlarla birlikte üçüncü kişi ...'a satıldığını, Davalı ...'nin alacağı 180.000,00-TL müvekkilinin hesabına geldiğini, Müvekkilinin de bu parayı davalı ...'nin ... ... LTD.ŞTİ'nden almış olduğu dairenin bedeli olarak ödemek üzere aldığını,
Davalı ...'nin almış olduğu daire ... ada ... parseldeki ... nolu daire olduğunu, işte bunun teminatı olarak müvekkili Hilmi'nin davalı ...'ye işbu teminat senedini verdiğini, teminat senedinin verilme tarihi 21.04.2016 olup, senetteki düzenleme tarihi, vade tarihi boş olarak ve üzerine teminat içindir yazılarak verildiğini, verilen teminat senedinden de müvekkilinin fotokopi aldığını, Teminat senedinin verildiği halinin fotokopisi de ekte olduğunu,
Müvekkilinin 25.04.2016 tarihinde 180.000,00-TL olarak " ada ... parsel .... daire No: ... -Dairenin satış bedeli" olarak ... LTD şirketinin hesabına ödediğini, Müvekkilinin ödeme yaptıktan sonra davalı ...'den teminat senedini istediğini, Davalı ... de teminat senedini getirdiğini ve müvekkilinin şahitler huzurunda teminat senedini yırtıp attığını ancak davalı ... müvekkiline renkli fotokopisini getirerek amcasına sahte senet verdiğini, Davalı ... ile yüklenici ...Ltd. şirketi arasındaki yazılı sözleşmede davalı ...'nin ... ada, ... parseldeki ... nolu daireyi yükleniciye vererek yerine takas olarak başka bir daire aldığı açıkça yazılı olduğunu, bu sözleşmede yeni dairenin ... ada ... parseldeki ... nolu daire ile takas yapıldığını dolayısı ile bedelinin onunla alınmış kabul edildiği açıkça yazıldığını, ... ada 2 parsel 4 nolu daire bedelini de müvekkilinin ödediğini, davalı ve müvekkilinin keşide edici olduğu .... Noterliği'nin 25.04.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı yüklenici ...LTD. şirketine ihtarı gönderildiğini, söz konusu ihtarda da davalı ...'nin avukatının imzası ile ...şirketinden daire aldığının açıkça anlaşıldığını, yüklenici daireyi davalı ...'ye iflas ettiğinden vermediği için, şimdi teminat senedi ile parasını müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, teminat senedinin ön yüzünde teminat için verildiği açıkça yazıldığından takibin kambiyo hükmünde kabul edilemeyeceğinden takibin ve ödeme emrinin iptali gerektiğini,
-Teminat senedinin düzenleme tarihi ve vade tarihi boş olduğundan ve senet 21.04.2016 tarihinde tanzim edildiğinden bono vasfında olamayacağı ve düzenleme ve vade tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, teminat senet bedeli 180.000,00-TL banka dekontu ile 25.04.2016 tarihinde davalı ...'nin ...şirketinden satın almış olduğu ... ada, 2 parsel 4 nolu daire bedeli olarak ödendiğinden takibin ve ödeme emrinin iptali gerektiğini, teminat senedinde ve müvekkilinin ödeme dekontundaki rakam aynı olduğunu, sözleşme ve ihtar da ... ada, ... parsel ... nolu daireyi davalı ...'nin aldığı ve banka dekontunda bu daire için müvekkili tarafından ödendiği açık olduğundan ve de senette teminat için verildiği açıkça yazdığından davalıya senet bedeli ödendiğinden takibin ve ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiğini, teminat senedi bedeli ödenmiş olmasına rağmen, davalı ...'nin eşi ...'a müvekkilinin .... Noterliği'nin 14.01.2021tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile kiracısı olduğu daireyi tahliye etmesi için ihtar gönderince, davalı ... .... Noterliği'nin 20.01.2021 tarih ve ... yevmiye nolu azilnamesi ile müvekkilini vekillikten azlettiğini, sonrasında da ödenmiş teminat senedini işbu takibe konu icra dosyası ile usulsüz ve haksız bir şekilde takibe koyduğunu, Yerel mahkeme tarafından bütün bu muvazaalı durumlar göz ardı edilmiş davanın reddine karar verilmiş olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibari ile İİK m.72/3 hükmü kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinden sonra açılan borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
Davanın ilk olarak açıldığı İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/112 Esas ve 2022/446 Karar sayılı ilamı ile takibin dayanağının kambiyo senedi olduğu, TTK m.4 hükmü gereğince davanın ticari dava olduğu ve HMK m.1, m.114/1-c ve m.115 hükümleri gereğince görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacının ihtiyati tedbir istenime ilişkin olarak görevsizlik kararı verilen mahkemece tensiben kurulan muvakkat kararda; takibin durdurulmasına yönelik talebin İİK m.72/3 gereğince reddine takip konusu alacağın %15 oranında teminat yatırılması koşulu ile İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yatırılan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine karar verildiği, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında teminatın yatılırmış olduğu görülmekle 21/04/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
İcra dosyası, .... kayıtları, .... Noterliği'nin 25/04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile .... Noterliği'nin 20/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname örnekleri ve İstanbul ... ... ... Ada ... parseldeki taşınmaz tapu kaydı ile Sancaktepe Samandıra mahallesi ... mevki .../... ada parselde kayıtlı 260 m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki tapu kayıtları celp edilmiş ve taraflarca delil olarak dayanılan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Takibe konu İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde dosya davalısı ...'ın alacaklı; dosya davacısı ...'ın borçlu olduğu, takibin "180.000,00 TL miktarlı 02/01/2019 Tanzim Tarihli, 01/03/2019 Vade Tarihli Senet" dayanak gösterilmek sureti ile 180.000,00 TL asıl alacağın borçludan tahsili için başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olduğu, senet örneği incelendiğinde bilgilerin takip talebinde yazılanlar ile uyuştuğu görülmüştür.
Celp edilen İstanbul ... ... ... Ada ... parseldeki arsa vasfındaki taşınmaz tapu kaydı incelendiğinde davacı ve davalı ile başkaca hisse sahipleri tarafından 21/04/2016 tarihli satış akit senedi kapsamında yapılan devirler sonra maliklerin ....(.....) ve ......(...) olduğu görülmüştür.
Sancaktepe Samandıra mahallesi ... mevki .../2 ada parselde kayıtlı 260 m2 yüzölçümlü arsa ile ilgili olarak ise yapılan devir sonrasında maliki ... ....Şti. olan taşınmaz olduğu görülmüştür.
Celp edilen.... ... Şubesi'nin 25/04/2016 tarihli dekont aslı incelendiğinde ... tarafından ... ....Şti.'ye 179.900,00 TL havaleye ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
.... Noterliği'nin 25/04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde davacı ve davalının aralarında bulunduğu malikler tarafından muhatap ... ....Şti. Aleyhine keşide edilen ihtarnamede tebliğden itibaren 7 gün içerisinde taşınmazların müvekkillerine devir edilmesi bu mümkün değilse taşınmazlara muadil taşınmazların devir edilmesi istenildiği görülmüştür.
İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesi 2022/43 Esas sayılı dosyasından celp edilen gayrimenkul satış sözleşmesi sureti incelendiğinde tarafların ... ve ... ....Şti. olduğu, Samandıra İstanbul, ... ada ...-... parsel no'daki taşınmaz ile ilgili olarak adi yazılı satış sözleşmesi düzenlendiği ekinde lehtarının ... borçlusunun ... ....Şti. olan 500.00,00 TL bedelli vade tarihi içermeyen 25/07/2016 tarihli senet tanzim edildiği, senedin altında gayrimenkulün tesliminde senedin iade edileceğini ve senedin üzerinde teminat senedi olarak verildiği hususlarının yazılı olduğu görülmüştür.
Tarafların delil olarak dayandığı tanık deliline ilişkin olarak görevsiz mahkemece taraflarca bildirilen tanıklar davetiye ile çağrılarak dinlenilmiş anlatımları tutanak altına alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, tanzim edeni ..., lehtarı ... olan 02/01/2019 düzenleme, 01/03/2019 ödeme tarihli 180.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olarak düzenlenip düzenlenmediği noktasında olup, davacı tarafça senedin aslında ... ada, ... parseldeki taşınmazın satış tarihi olan 21/06/2016 tarihinde düzenlendiğini, taşınmazın satışı ile ele geçen para ile davalı ...'ye ... ada ... parseldeki ... nolu dairenin satışının yapıldığını, ancak bu daire yerine sonradan başka dairenin takas yapıldığını, ancak davacının daire parasını ... adına dava dışı firmaya ödemiş olması nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını ileri sürdüğü, davacının 25.04.2016 tarihinde 180.000,00-TL olarak " ada ... parsel ... daire No: ... -Dairenin satış bedeli" olarak ... LTD şirketinin hesabına ödediğine ilişkin kaydı sunduğu, bununla birlikte senette teminat kaydı yer almakla birlikte davacının senedin asıl düzenlendiğini ileri sürdüğü tarih olan 21/06/2016 tarihinin senet düzenleme tarihi olarak yer almadığı, bu nedenle öncelikle senedin teminat senedi olduğunun kabul edilmesi için 21/06/2016 tarihinde düzenlendiğinin ispatlanması gerektiği, ayrıca ...'ye ... ada .... parseldeki ... nolu daire yerine takas yapılan dairenin de hangisinin olduğunun tespiti gerektiği, ancak dosya kapsamındaki belgelerden senet üzerinde sadece teminat içindir yazdığı, neyin teminatı olduğunun anlaşılamadığı, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğini ve kambiyo senedi olma niteliğini etkilemeyeceği gibi, düzenleme tarihinin farklı olması nedeniyle davacının 25.04.2016 tarihinde 180.000,00-TL olarak " ada ... parsel ... daire No: ... -Dairenin satış bedeli" olarak ... LTD şirketinin hesabına ödemiş olduğuna ilişkin kaydın da bu ödemenin dava konusu senede ilişkin olduğuna ilişkin tespitinin yapılamadığı, bu nedenle senedin bedelsiz kaldığının da ispatlanamadığı, alınan dairelerin ve verilen senedin ilişkisinin ispat edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı, Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../12/2023 tarih ve 2023/... E., 2023/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026