Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1136 E. 2026/1070 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1136
- Karar No
- 2026/1070
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1136
KARAR NO: 2026/1070
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/05/2024
NUMARASI: 2022/888 E. - 2024/254 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili ... aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ve.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile takibe başlanmış olup bu takiplerin bir dayanağı bonolar hukuku, ticari bir işlem barındırmamakta olup bu konular hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 14/12/2022 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, bu senetlerin tamamının borç miktarının 30.000,00 TL olup vade tarihleri 25/09/2021, 25/10/2021, 25/11/2021, 25/12/2021, 25/01/2022, 25/02/2022, 25/03/2022, 25/04/2022, 25/05/2022, 25/06/2022, 25/07/2022, 25/08/2022, 25/09/2022, 25/10/2022 vade tarihli senetler.... İcra Müdürlüğü'nün ... E., 25/11/2022 vade tarihli senet.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, bu senetlerin ticari bir işlem karşılığı olmadığı gibi nakdi bir karşılığı (bono üzerindeki metinden de açıkça görüleceği üzere) olmaması sebebiyle takip ve tahsil mahiyeti bulunmadığını, takibe konu senetler, kambiyo senedi olmadığını, hak doğurucu bir niteliği olmadığını, söz konusu senetlerin müvekkiline işlem yapılmak için boş imzalatıldığını, ancak işlem yapılmaması sebebiyle iade edilmesi gerekirken kanunsuz bir şekilde boşluklar doldurulup kötü niyetli olarak kullanıldığını, teminat senedi, bir edimin garanti altına alınması amacıyla düzenlendiğini, müvekkilinin davalı ile bir ticari ilişki kurma görüşmelerinde bu senetleri imzalamadığını, müvekkilinin davalıdan franchise sözleşmesi gereği franchise alması karşılığında ödeyeceği miktarın teminatı amacıyla bu senetlerin düzenlendiğini, ancak müvekkili ile davalı arasında bir ticari ilişki bulunmadığını, görüşmeler sonucunda taraflar anlaşmaya varamadığından bu teminat senetlerinin bir geçerliliği kalmadığını, taraflar arasında teminat senedinin dayanağı olabilecek başkaca bir ilişki de bulunmadığını, hizmet veya başkaca bir ilişki söz konusuysa bunların faturalarının ibrazı gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının ivedilikle tedbiren durdurulmasına, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, tedbir kararı verilene kadar tahsilat yapılması halinde tahsilat tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline ve müvekkile ödenmesine, davalının icra takiplerinde kötü niyetli olması nedeniyle her iki takip yönünden alacağın %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketle ...markasının Franshise'ını alabilmek adına görüşüp anlaştığını, 13.08.2020 tarihinde ...’ü temsilen ... ve ....... Şti.arasında Franchise sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede ...’ün imzasının olmaması, müvekkili şirkete karşı sorumluluğu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, müvekkili şirketten alınan cihaz bedellerini kapsayan senetlerin imza aşamasının tümüyle ... ile yapıldığını, ...... Şubesi’ni idame ettiren kişinin ... olduğunu, bu durumun tanıklarla ve sair her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, senetlerin günü geldiğinde ödenmediğini, 13.08.2020 tarihli Franschise sözleşmesinde belirtilen usule uyularak sözleşmenin feshedileceğinin .... Noterliği’nin 26.09.2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı ...’e ihtar edildiğini, sözleşme edimleri yerine getirilmediğinden bu sefer ....Noterliği’nin 12.10.2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile 13.08.2020 tarihli Franchise sözleşmesinin haklı nedenle ve usulüne uygun şekilde feshedildiğini müvekkili şirkete isim hakkını kullanmayacakları, tabelanın kullanılmamak üzere indirilmesi gerektiği sosyal medya erişiminin kaldırılacağı ihtar edildiğini, davacının ...Ajansına verdiği demeç ve fotoğraflarıyla ...’ün Franchise aldığına dair her türlü delil mevcut olduğunu, “...... ... ... yazılı görselleri basına sunduğunu, davacı “... ...Bursa “ibaresiyle müşterilere randevu hizmeti verildiğini, Franchise alan ve ticari işler yapan davacının boş senetlere imza atmış olması ihtimali ve iddiasının kabul edilemeyeceğini, icra dosyasına konu teminat senedi olmadığını kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senetleri illiyetten mücerret olduğunu, senet üzerinde teminat senedi ibaresi bulunmadığını, kambiyo senetleri mücerretlik ilkesi gereği temel borç ilişkisi sona erse bile geçerliliğini koruyacağını bu sebeplerle davanın reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2022/888 esas, 2024/254 karar sayılı, 09/05/2024 tarihli kararı ile; "Senetlerin bono vasfında olduğu, bonoların ön veya arka yüzünde teminat kaydının bulunmadığı,davacı tarafça bonoların teminat olarak alındığına dair ayrı bir yazılı belgede sunulmadığı da görülmüştür.Alınan bilirkişi raporunda takibe konu bonoların davalı tarafça teminat olarak alındığına dair bir kayıtta bulunmamıştır.Davacının teminat iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı görülmüştür. Kambiyo hukukunun açık kuralları ve HMK'nın 200. maddesi uyarınca davacı tarafın iddialarını ve davasını ispat edemediği (emsal karar; Yargıtay 11 HD 2020/2538 E 2020/4635 K ) anlaşılmakla,
1-... icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ve ... esas sayılı takip dosyasında davacı ... ün borçlu olmadığının tespiti isteminin reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından, davalı alacağı tahsil edilmeye devam ettiğinden, yasal koşullar oluşmadığından reddine" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili ... aleyhine.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ve.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibin dayanağı olan bonoların ticari bir işlem barındırmadığını, bu hususta 14/12/2022 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 2022/237054 E. sayılı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu, senetlerin nakdi bir karşılığının bulunmadığını, müvekkiline boş olarak imzalatılan senetlerin kötü niyetli doldurulduğunu, taraflar arasında Franchise sözleşmesi görüşmeleri yapılmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle teminat olarak verilen senetlerin geçersiz hale geldiğini, bilirkişi raporu ile ticari ilişki ve alacak kaydının bulunmadığının tespit edildiğini, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporunu ve sunulan delilleri dikkate almadan eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkilin dava dışı ... Limited Şirketi çalışanı olması sebebiyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirket yetkilileri hakkında dolandırıcılık ve kara para aklama soruşturmaları yürütüldüğünü, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/888 E. 2024/254 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, tahsil edilen paraların en yüksek ticari faizi ile iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nin 72. maddesi kapsamında, icra takiplerine dayanak bonolara yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından takibe konu senetlerin, kambiyo senedi vasfında olmadığı, söz konusu senetlerin, franchise sözleşmesi yapılmak için boş imzalatıldığını ancak işlem yapılmaması sebebiyle iade edilmesi gerekirken doldurulup kötü niyetli olarak kullanıldığı, teminat için düzenlendiği, alınan bilirkişi raporu ve şirket kayıtları incelenmişken, hiçbir alacak ispatlanamamışken, davalı şirket yetkilileri hakkında ceza yargılamaları sürerken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ve.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyalarına dayanak dava konusu bonoların zorunlu unsurları barındıkları, kambiyo senedi vasfında oldukları, 25.09.2021, 25.10.2021, 25.11.2021, 25.12.2021, 25.01.2022, 25.02.2022, 25.03.2022, 25.04.2022, 25.05.2022, 25.06.2022, 25.07.2022, 25.08.2022, 25.09.2022, 25.10.2022, 25.11.2022 ödeme tarihli toplam 15 adet bono keşidecinin davacı, lehtarın davalı şirket olduğu, davalı tarafça sunulan franchise sözleşmesinde dava konusu bonolara atıf yapılmadığı gibi bonolar üzerinde teminata ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 778. maddesinin atfı kapsamında bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkün olduğundan açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ispat yükünün HMK'nın 201. maddesine göre yazılı delil olması kaydıyla davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Kambiyo senedi borçlusunun, senedin teminat amacı ile verildiği ve bedelsiz olduğu iddialarını senet ile ispat etmesi gerekmekte olup HMK'nın 201. maddesi ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi gerekmekte olup senetlerin ticari defterlere kayıt zorunluluğunun bulunmadığı, davacının şikayeti üzerine davalı şirket yetkilileri hakkında başlatılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/237054 soruşturma sayılı dosyası kapsamında 06/06/2023 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, işbu karara yapılan itirazın ise 06.04.2024 tarihinde reddine karar verildiği anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Dava konusu bonoda düzenlenme sebebinin boş bırakıldığı, teminat olarak düzenlendiğine ilişkin yazılı bir kayıt bulunmadığı, ihdas nedenini değiştirme durumu söz konusu olmadığından ispat yükü davacı üzerinde olup davacının bedelsizlik iddiasının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar yemin teklif edilmiş ve HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı saptanmış ise de sonuca etkili görülmediğinden eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir.
Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../05/2024 tarih ve 2022/... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026