İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1192 E. 2026/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1192
- Karar No
- 2026/794
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1192 Esas KARAR NO : 2026/794
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/06/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak netice alamadıklarını, Davalı tarafça, müvekkili aleyhine ... 10. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak icra dosyasına müstenit olarak sunulan belge incelendiğinde, söz konusu evrakın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında emre yazılı senet niteliğini haiz olmadığı açıkça görüleceği, Davalı tarafın kambiyo vasfı bulunmayan 1.200.000,00 TL bedelli bu belgeyi icra takibine konu ederken, müvekkili tarafından yapılan ifaları kasten gizlemiş ve borcun tamamı üzerinden haksız kazanç sağlama yoluna gittiğini, Müvekkili ile davalı arasında yalnızca bir araç alım satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunmakta olup, takibe konu belgenin açıklama kısmında yer alan malen ibaresi de bu temel borç ilişkisini doğruladığını, mahkememizin işbu uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili olduğunu, ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, kötü niyet tazminatı taleplerinin bulunduğunu dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın takibe konu senedin düzenleme yeri içermediği gerekçesiyle kambiyo vasfı taşımadığını iddia ettiğini, bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Takibe konu senet incelendiğinde borçlunun isim yazısının altında açık adresin yer aldığını, Kanun hükmü gereği metinde ayrıca bir düzenlenme yeri belirtilmemiş olsa dahi borçlunun adının yanındaki yer düzenlenme yeri hükmünde olduğunu, dolayısıyla senedin kambiyo vasfı tamdır ve takibin iptali talebi reddedilme gerektiğini, davacı tarafın müvekkili ile aralarındaki araç alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında banka kanalıyla toplam 820.000,00 TL ödeme yaptığını iddia etmekte ise de bu iddia hem usul hem de esas yönünden tamamen asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde birtakım ödemelerden bahsetmiş olmasına rağmen, dava dilekçesi ekinde bu iddialarını tevsik edecek herhangi bir banka dekontu veya hesap hareketi dökümü sunmadığını, HMK m. 119/1-f ve g bentleri uyarınca davacı, soyut iddialarla borcun ifa edildiğini öne sürmek usul hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını ve reddi gerektiğini, Müvekkilinin elindeki yasal belgelere ve aradaki ticari alacağa dayanarak meşru bir icra takibi başlatıldığını, davacının iddia ettiği gibi "kasten gizlenen bir ifa" veya "kötüniyet" söz konusu olmadığını, takibin haklı bir alacağa dayandığını, yasal unsurları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davanında tümden reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce Toplanan Deliller: 1-Davacı tarafından bildirilen ödemelere ilişkin olarak bankaya müzekkere yazılarak hesap ekstresi celp edilmiş ve delil olarak incelenmiştir. 2-Davaya konu ... 10. İcra Dairesinin ...osyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalı tarafından ... 10. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe konu edilen senetlerin kambiyo vasfının olmadığını, senetler üzerinde düzenleme yerinin olmadığını ayrıca senetler için 820.000,00-TL ödenmesine rağmen davalı tarafından ödemeler mahsup edilmeden tüm bedel üzerinden takibe konu edildiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; senetlerin kambiyo vasfının olduğunu, davacı tarafından davaya konu senetlere ilişkin ödeme yapılmadığını ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu ... 10. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe dayanak senetler incelendiğinde; 25/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 45.000,00 TL miktarlı Bono ve 15/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 1.200.000,00-TL bedelli bononun davalı tarafından takibe konu edildiği anlaşılmaktadır. ... 10. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe dayanak olan bono niteliğindeki kambiyo senetleri incelendiğinde senedin üzerinde ayrıca düzenleme ve ödeme yerinin belirtilmediği, keşidecinin ve kefilin adının altında yazan adreste ise ... adresinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Kambiyo senedi niteliğindeki bono üzerinde düzenleme yerinin gösterilmesi senedin zorunlu unsurlarındandır. 6102 sayılı Kanun'un 777. Maddesinin 3. Ve 4. Fıkrası şu şekildedir: "(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır." Davaya konu somut olayda; takip dosyasında takibe dayanak olan bonolar incelendiğinde ödeme ve düzenleme yerinin belirtilmediği keşidecinin adının altında yazan adresin ise belli olduğu ve Pamukova/Sakarya olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 777. Maddesinin 3. Ve 4. Fıkrası doğrultusunda doğrultusunda bonoda keşidecinin adının altında yazan yerin düzenleme ve ödeme yeri olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davacının takibe konu kambiyo senetlerinde düzenleme ve ödeme yerinin bulunmadığı bu sebeple kambiyo vasfına sahip olmadığına yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Davacının menfi tespit talebine konu bir diğer iddiası ise davaya konu senetler için davalıya 820.000,00-TL'nin banka üzerinden ödenmesine rağmen davalı tarafından senet bedellerinin tamamının takibe konulduğuna yönelik iddiasıdır. Davacı tarafından 01.09.2026 tarihli dilekçe ekinde ödeme belgeleri ve dekontlar Mahkememize sunulmuş, Mahkememizce ilgili bankadan banka kayıtları dosya arasına celp edilmiştir. Bilindiği üzere kambiyo senetlerine yönelik menfi tespit davalarında borcun ödendiğini ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. Davacı borçlu tarafından sunulan banka dekontları incelendiğinde; 19.03.2025 - 01.10.2025 tarih aralığındaki davacı tarafından davalı hesabına yapılan toplam 335.000,00-TL tutarındaki ödemelerin davaya konu senetlerin vade tarihlerinden öncesine ait olduğu, açıklama bulunan 2 tanesinde ise 1 ve 3 nolu senetlerin ödemesi olduğunun belirtildiği davaya konu senetlerin ise 1 ve 3 nolu senetler olmadığı gibi vade tarihinden öncesine ait ödemelerin ve 60.000,00-TL'lik kısmının keşide tarihlerinden de öncesine ait olduğu anlaşılmakla ve davalı tarafından 22.09.2026 tarihli celsede sunulan ödemelerin kabul edilmediğine yönelik beyan karşısında davacının söz konusu 01.10.2025 tarihinden öncesine ait 335.000,00-TL tutarındaki toplam ödemelerin davaya konu senetlere ilişkin olduğunu ispatlayamadığı gibi söz konusu ödemelerin davaya konu senetlerin vade tarihinden öncesine ilişkin olduğu da gözetildiğinde davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Davacının celp edilen banka ekstresine göre; 01.10.2025 - 05.03.2026 takip tarihi aralığında davalı hesabına yaptığı ödemeler toplamının 145.000,00-TL olduğu ve ödemelerin hiç birinde açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu tarih aralığındaki 320.000,00-TL ödemenin ise açıklamasında "Ercan Kaygana" talimatı ile şeklinde açıklama ile üçüncü kişilere yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce 03.09.2026 tarihli ara karar ile davalıya tebligat yapılarak ve bankadan celp edilen dekontlar davalıya tebliğ edilerek üçüncü kişilere yapılan ödemelere ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 31. Maddesi gereğince beyanda bulunması yönünde davalıya kesin süre verilmiş olup, davalı beyanda bulunmamış 22.09.2026 tarihli celsede ise üçüncü kişilere yapılan ödemeleri kabul etmediklerini beyan etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere kambiyo senetlerinde ödeme iddiasının ispat yükü davacı borçlu üzerinde olup, davacının yaptığı söz konusu ödemelerin üçüncü kişiye yapıldığı, 6098 sayılı Kanun gereğince para borcunun üçüncü kişiye ödenmesinin mümkün olmadığı, üçüncü kişiye ödenen borcun borçluyu ancak alacaklı tarafından kendisine bu yönde talimat verildiğinin yazılı belge ile ispatlanması halinde borçtan kurtaracağı anlaşılmakla davacının 320.000,00-TL üçüncü kişilere yaptığı ödemelerin davalı alacaklı talimatı ile üçüncü kişilere yapıldığını yazılı belge ile ispatlayamadığı ve davalı tarafından da söz konusu ödemelerin kabul edilmediği anlaşılmakla davacının üçüncü kişilere yaptığı 320.000,00-TL ödeme yönünden menfi tespit iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Somut olayda, Dava dışı ... hesabına gönderilen havalelerde "Metin Nadir 100.000 TL senedine mahsuben " açıklaması bulunduğu ancak dava konusu senetlerin vade ve keşide tarihlerine ilişkin bir açıklama bulunmadığı, davalı tarafından da bu ödemelerin dava konusu senetlere ilişkin olmadığı ileri sürüldüğü, davalının bu şekilde yaptığı ödemeler bulunduğu kabul edilse bile davacı adına temsil ve ödeme almaya yetkisi olmayan kişiye yapılan ödemenin kötü ödeme niteliğinde olduğu, senede karşı senetle ispat zorunluluğu bulunduğundan bu konuda tanık dinlenmesinin dosya kapsamında sonuca etkili olmadığı, bu nedenle istinaf isteminin yerinde olmadığı," Davacı tarafından davaya konu senetlerin vade tarihi 01.10.2025 tarihinden sonra davalı hesabına yapılan açıklamasız ödemeler toplamının ise 145.000,00-TL olduğu bankadan gelen müzekkere cevabından anlaşılmaktadır. Mahkememizce 03.09.2026 tarihli ara karar ile davalıya tebligat yapılarak ve bankadan celp edilen dekontlar davalıya tebliğ edilerek davacı tarafından davalı hesabına yapılan ödemelere ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 31. Maddesi gereğince beyanda bulunması yönünde davalıya kesin süre verilmiş olup, davalı tarafından kesin süre içerisinde davaya konu senetlerin keşide tarihinden sonra davacı tarafından davalı hesabına yapılan açıklamasız ödemelere ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Davalı tarafından 22.09.2026 tarihli celsede söz konusu ödemelerin davaya konu senetlere ilişkin olmadığı ve delil sunmak için süre verilmesi talep edilmiş ise de davacı vekili 22.09.2026 tarihli celsede davalının delil ve beyan sunması için davalıya kesin süreden sonra tekrar süre verilmesine muvafakat etmemiş olup, davanın basit yargılamaya tabi olduğu, tüm delillerin cevap dilekçesi ile birlikte sunulmasının gerektiği cevap dilekçesi ile birlikte 6100 sayılı Kanun gereğince basit yargılama usulüne tabi davalarda delil sunulması ve savunmanın genişletilmesine yönelik yasağın başlayacağı, davacının muvafakat etmediği gözetildiğinde davalıya yeniden süre verilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davalının bağlı olduğu vergi dairesinden gelen müzekkere cevabına göre davalının kendi adına bir şahıs işletmesinin bulunmadığı ve defter tutmadığı da gözetilerek davalı yönünden ticari defter incelemesinin de yaptırılamayacağı da anlaşılmıştır. Davacı tarafından yapılan ödemelerde açıklama bulunmadığı, davalı tarafından ise Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından davaya konu senetlerin keşide ve vade tarihinden sonra yapılan açıklamasız ödemelere ilişkin başka bir açıklama yapmaması ve ilgili ödemelerin başka bir ilişkiye yönelik olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığı gözetildiğinde 6098 sayılı Kanun'un 102. Maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 102. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 102- Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır." Bu bağlamda davacı tarafından davaya konu senetlerin vade tarihi olan 01.10.2025 tarihinden sonra davalı hesabına açıklamasız yapılan 145.000,00-TL bedelli ödemelerin 6098 sayılı Kanun'un 102. Maddesi gereğince takip edilen borçlara yönelik olarak orantılı biçimde mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "davacı tarafça davalının banka hesabına yapılan ödemelerde takip ve dava konusu senede ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmamakta ise de 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi; '' Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.'' şeklinde düzenlenmiş olup havale, borç ödeme vasıtası olmakla anılı yasal düzenleme gereğince muaccel bir borcun ödendiğine karine teşkil ettiğinden, ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporundaki takip tarihinden sonrasındaki davacı ödemeleri kapsamında yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi...Esas ve ... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosya kapsamına davacı tarafça sunulan ödeme belgelerinden, iki adedinde açıklama bulunduğu 05/08/2021 tarihli senede istinaden 27.500,00 TL.,05/09/2021 tarihli senede istinaden 162.500,00 TL., ödeme yapıldığının dekontta belirtildiği ancak diğer ödemelerde senede birebir atıf bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin, 25/02/2023 tarihli duruşmadaki beyanında;" biz menfi tespit davasında ispat külfeti bu dava yönünden bize düşmediğinden dolayı, davacı ile aramızda olan ve bu ödemelerin onlara ait olduğunu iddia ettiğimiz 2. ve 3. İlişkileri ispat etmek, açıklamak zorunda değiliz. Karşı taraf öncelikle bu ödemelerin 2. ve 3. İlişkilere ait olmadığını icra takibine konan senetlere ilişkin olduğunu ispat edebilir ise biz o vakit bu 2. ve 3. İlişkileri ortaya koyarız. Ayrıca kefil olan davacı 2 senet yönünden imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de İcra Hukuk Mahkemesinde davası reddedildi" şeklinde olduğu görülmüştür. 6098 Sayılı TBK 102. Maddesinde; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklama bulunmadığı durumda, ödeme muaccel bir borç için yapılmış sayılır." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davacılar tarafından kambiyo senedine dayalı icra takibine ilişkin açılan menfi tespit davasında ödeme ve kısmen kefil tarafından imzaya itiraz iddiasına dayanıldığı, ispat yükümlülüğünün davacılarda olduğu, sunulan ödeme belgelerinin tarihleri incelendiğinde bir kısım ödemelerin davaya konu senet vade tarihlerinden önce olduğunun, ödemelerden bir kısmının ise senetlerin vade tarihlerinden sonra olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece öncelikle, ödeme iddiasına dayalı menfi tespit davasında ispat yükünün davacıda olduğu , ödeme belgelerinin tarihleri, belgelerdeki açıklamalar ve TBK 102. Madde deki karine dikkate alınarak davacının ödeme iddiasını ispatlayıp ispatlayamadığının değerlendirilmesi..." İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi de ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmış olup söz konusu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... E., ...K sayılı kararı ile onanmıştır: "Davaya konu senedin borçlusu davacılar, alacaklısı davalı olup, tanzim tarihi 01.04.2019 ve vade tarihi 05.05.2019'dur. Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.03.2019 tarihli 65.000,00 TL, 01.04.2019 tarihli 50.000,00 TL ve 06.05.2019 tarihli 15.000,00 TL miktarlı hesaptan EFT banka dekontlarında, "Sıhli İpkıran senet bedeli" şeklinde açıklamanın bulunduğu anlaşılmaktadır. İmzası ve altındaki içeriğine itiraz edilmeyen senetle, davacıların davalıya yazılı miktarda borçlu olduğu sabit olduğundan, davacıların, senet bedelini davalı alacaklıya ödediğini yasal delillerle kanıtlaması zorunludur. Dava konusu senedin, düzenleme tarihinden önce yapılan 18.03.2019 tarihli 65.000,00 TL ile tanzim tarihi olan 01.04.2019 tarihinde yapılan 50.000,00 TL ödemeler davalı/ alacaklı tarafından kabul edilmediği ve dekontta dava konusu yapılan senede mahsuben ödeme yapıldığı belirtilmediğinden bu dekontlar tek başına davacıların borcuna mahsuben ödemeyi ispata elverişli değildir. Bununla birlikte, senedin yazılı tanzim tarihinden önce davalı alacaklıya verildiği yönündeki iddia da davacı yanca ispat edilemediği belirgin olduğundan, belirtilen miktar (115.000,00 TL) yönünden davanın kabulüne dair verilen usul ve esas yönlerden hukuka aykırı olduğundan; açıklanan yöne ilişkin davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 102. (818 sayılı BK'nın 86/1.) maddesinin “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır.” hükmünü haiz olup, 06.05.2019 tarihli 15.000,00 TL miktarlı ödemenin muaccel olan başka bir borca mahsuben yapıldığını kanıtlama durumunda bulunan davalının bu hususu kanıtlayamamış olmasına göre, yapılan bu ödemenin davacıların davalıya olan senede bağlanmış borcuna yönelik olduğuna dair Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, bu miktar yönünden davanın kabulüne dair usûl ve esasa uygun olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılan mahkeme hükmüne yönelik, davalı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin yerinde ve kabul edilebilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Hal böyle olunca; davalının, talep edilebilir alacağının 120.000,00 TL olduğu gözetilerek; takibe konu senedin 15.000,00 TL'si yönünden davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." Yargıtay 19. Hukuk Dairesi de ... E.,... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dava, üç adet bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti, birleşen dava ise fazla ödenen miktarın istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, ödeme iddiasında bulunmuş ve bu iddianın kanıtı olarak dekontlar sunmuştur. Davalı ise yapılan ödemelerin dava dışı bonolara ilişkin olduğunu, takip ve dava konusu bonolarla ilgili bir ödeme bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda somut olayda ispat külfeti ödemelerin dava dışı bonolara ait olduğunu savunan davalıdadır. Ödeme dekontlarında, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğuna dair bir açıklama bulunmadığından uyuşmazlığın olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 102. maddesi hükmü çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Anılan Yasa hükmüne göre, “ Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapıldığı kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmiş ise, mahsup orantılı olarak, borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemiş ise ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır”. Mahkemece somut olay bakımından uyuşmazlığın çözümü yönünden anılan Yasa hükmü gözetilmeksizin bilirkişi raporları arasındaki çelişki de giderilmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." Davacı tarafından takibe konu 01.10.2025 vade tarihli 1.200.000,00-TL bedelli ve yine vade tarihi aynı olan 45.000,00-TL bedelli davaya konu 2 ayrı senet için yapıldığı kabul edilen toplam 145.000,00-TL bedelin mahsubunun orantılı mahsup hesabı şu şekilde olacaktır: 1. Toplam Borç Miktarının Tespiti{Toplam Borç} = 1.200.000,00 + 45.000,00 = 1.245.000,00-TL 2. Senetlerin Toplam Borç İçindeki Oranları 1.200.000 TL'lik Senedin Oranı: 1.200.000 / 1.245.000 = %96,3855 45.000 TL'lik Senedin Oranı: 45.000 / 1.245.000 = % 3,6145 Davacı tarafından 01.10.2025 senetlerin vade tarihinde 60.000,00-TL olarak yapılan ödemenin davaya konu senetlerden orantılı mahsubu ise şu şekilde olacaktır: 1.200.000 TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 60.000 / %96,3855 = 57.831,30-TL 45.000,00-TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 60.000 / % 3,6145 = 2.168,70-TL Mahsup Sonrası Kalan Borç Durumu Senet Tutarı Ödemeden Düşen Pay (Mahsup) Kalan Borç Tutarı 1.200.000 TL 57.831,33 TL 1.142.168,67 -TL 45.000 TL 2.168,67 TL 42.831,33 TL Davacı tarafından 01.10.2025 tarihinde yapılan 60.000,00-TL ödeme yukarıda belirtildiği şekilde senet bedellerinden orantılı olarak mahsup edildikten sonra 1.142.168,67 -TL + 42.831,33 TL olmak üzere toplam borç 1.185.000,00-TL olacaktır. 1.185.000,00-TL toplam borç miktarına %42,25 avans faiz oranı ile sonraki ödeme tarihi olan 03.10.2025 tarihine kadar işlemiş faiz hesabı şu şekildedir: 1.185.000 TL için 01.10.2025 tarihinden başlayan %42,25 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 01.10.2025 03.10.2025 2 %42,25 2.743,36-TL 1.185.000,00-TL kalan toplam borçtan 03.10.2025 tarihinde yapılan 20.000,00-TL kısmi ödemeden öncelikle 2.743,36-TL işlemiş faiz düşülecektir. Davacı tarafından 03.10.2025 tarihinde yapılan 20.000,00-TL ödemeden ödeme tarihine kadar senetlerin toplam bedeline avans faizi oranı ile hesaplanan işlemiş faiz miktarı 2.743,36-TL'nin öncelikle faiz miktarından düşümü sonrasında ana para borcundan mahsup edilecek tutar 17.256,64 TL olarak bulunmaktadır. 17.256,64-TL ana para borcundan düşülecek ikinci ödemenin mahsubu ise kalan borç bakiyeleri (1.142.168,67 TL ve 42.831,33 TL) üzerinden orantılı (garame) esaslara göre mahsup edilir. İlk ödemeden sonra kalan toplam borç tutarı 1.185.000,00 TL’dir. İkinci ödemenin mahsup hesabı şu şekilde olacaktır: 1. Kalan Borçların Toplam Borç İçindeki Oranları 1.200.000 TL'lik Senedin (Kalan miktar 1.142.168,67 -TL) Oranı: 1.142.168,67 -TL / 1.185.000 = %96,3855 45.000 TL'lik Senedin (Kalan miktar Oranı:42.831,33 TL) 42.831,33 TL / 1.185.000 = % 3,6145 2. İkinci Ödemenin (17.256,64 TL) Senetlere Mahsubu 1.200.000 TL'lik Senet (Kalan miktar 1.142.168,67 -TL) için Düşülecek Miktar: 1.200.000 TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 17.256,64 / %96,3855 = 16.632,91-TL 45.000,00-TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 17.256,64 / % 3,6145 = 623,74-TL Mahsup Sonrası Kalan Borç Durumu Senet Tutarı Ödemeden Düşen Pay (Mahsup) Kalan Borç Tutarı 1.200.000 TL 16.632,91-TL 1.125.535,76 - TL 45.000 TL 623,74-TL 42.207,24- TL Davacı tarafından 03.10.2025 tarihinde yapılan 20.000,00-TL ödeme yukarıda belirtildiği şekilde senet bedellerinden orantılı olarak mahsup edildikten sonra 1.125.535,76 - TL + 42.207,60- TL olmak üzere toplam borç 1.167.743,00 TL olacaktır. 1.167.743,00 TL toplam borç miktarına %42,25 avans faiz oranı ile sonraki ödeme tarihi olan 06.10.2025 tarihine kadar işlemiş faiz hesabı şu şekildedir: 1.167.743 TL için 03.10.2025 tarihinden başlayan %42,25 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 03.10.2025 06.10.2025 3 %42,25 4.055,11-TL Davacı tarafından 06.10.2025 tarihinde yapılan 10.000,00-TL ödemeden ödeme tarihine kadar senetlerin toplam bedeline avans faizi oranı ile hesaplanan işlemiş faiz miktarı olan 4.055,11-TL öncelikle faiz miktarından düşümü sonrasında ana para borcundan mahsup edilecek tutar 5.944,89-TL olarak bulunmaktadır. 5.944,89-TL ana para borcundan düşülecek üçüncü ödemenin mahsubu ise kalan borç bakiyeleri (1.125.535,76 TL ve 42.207,24 TL) üzerinden orantılı (garame) esaslara göre mahsup edilir. İkinci ödemeden sonra kalan toplam ana para borç tutarı 1.167.743,00 TL’dir. Üçüncü ödemenin mahsup hesabı şu şekilde olacaktır: 1. Kalan Borçların Toplam Borç İçindeki Oranları1.200.000 TL'lik Senedin (Kalan miktar (1.125.535,76 TL) Oranı: (1.125.535,76 TL / 1.167.743,00 TL = %96,3855 45.000 TL'lik Senedin (Kalan miktar : 42.207,24 TL) Oranı: 42.207,24 TL / 1.167.743,00 TL = % 3,6145 2. Üçüncü Ödemenin ( 5.944,89-TL) Senetlere Mahsubu1.200.000 TL'lik Senet (Kalan miktar (1.125.535,76 TL) için Düşülecek Miktar: 1.200.000 TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 5.944,89-TL / %96,3855 = 5.730,01-TL45.000,00-TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar:5.944,89-TL / % 3,6145 = 214,88 -TL Mahsup Sonrası Kalan Borç Durumu Senet Tutarı Ödemeden Düşen Pay (Mahsup) Kalan Borç Tutarı 1.200.000 TL 5.730,01-TL 1.119.805,75 - TL 45.000 TL 214,88-TL 41.992,36 - TL Davacı tarafından 06.10.2025 tarihinde yapılan 10.000,00-TL ödeme yukarıda belirtildiği şekilde senet bedellerinden orantılı olarak mahsup edildikten sonra 1.119.805,75 - TL + 41.992,36 - TL olmak üzere toplam borç 1.161.798,11 TL olacaktır. 1.161.798,11 TL toplam borç miktarına %42,25 avans faiz oranı ile sonraki ödeme tarihi olan 11.10.2025 tarihine kadar işlemiş faiz hesabı şu şekildedir: 1.161.798,11 TL için 06.10.2025 tarihinden başlayan %42,25 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 06.10.2025 11.10.2025 5 %42,25 6.724,11-TL Davacı tarafından 11.10.2025 tarihinde yapılan 10.000,00-TL ödemeden ödeme tarihine kadar senetlerin toplam bedeline avans faizi oranı ile hesaplanan işlemiş faiz miktarı olan 6.724,11-TL öncelikle faiz miktarından düşümü sonrasında ana para borcundan mahsup edilecek tutar 3.275,89-TL olarak bulunmaktadır. 3.275,89-TL ana para borcundan düşülecek dördüncü ödemenin mahsubu ise kalan borç bakiyeleri (1.119.805,75 - TL ve 41.992,36 - TL) üzerinden orantı (garame) esaslara göre mahsup edilir. Üçüncü ödemeden sonra kalan toplam ana para borç tutarı 1.161.798,11-TL'dir. Dördüncü ödemenin mahsup hesabı şu şekilde olacaktır: 1. Kalan Borçların Toplam Borç İçindeki Oranları 1.200.000 TL'lik Senedin (Kalan miktar ( 1.119.805,75-TL) Oranı: 1.119.805,75 - TL / 1.161.798,11-TL= %96,3855 45.000 TL'lik Senedin (Kalan miktar : 41.992,36-TL) Oranı: 41.992,36 TL / 1.161.798,11-TL = % 3,6145 2. Dördüncü Ödemenin ( 3.275,89-TL) Senetlere Mahsubu 1.200.000 TL'lik Senet (Kalan miktar (1.119.805,75-TL)) için Düşülecek Miktar: 1.200.000 TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 3.275,89-TL / %96,3855 =3.157,83-TL 45.000,00-TL'lik Senede Mahsup Edilecek Miktar: 3.275,89-TL / % 3,6145 = 118,06 -TL Mahsup Sonrası Kalan Borç Durumu Senet Tutarı Ödemeden Düşen Pay (Mahsup) Kalan Borç Tutarı 1.200.000 TL 3.157,83-TL 1.116.647,92 - TL 45.000 TL 118,06-TL 41.874,30 - TL Davalı tarafından son olarak 01.12.2025 tarihinde 45.000,00-TL ödeme yapılmış ise de bu ödemenin tamamının senet bedellerinden kalan bedellere ödeme tarihine kadar avans faiz oranına göre işlemiş olan faiz miktarından düşük kaldığı ve tüm ödemenin işlemiş faize mahsubu gerektiği anlaşılmakla ana paradan düşülecek başkaca davacı ödemesi kalmamıştır. 1.158.522,22-TL kalan toplam borç tutarına 01.10.2025 tarihinden davalı hesabına yapılan sonraki ödeme tarihi olan 01.12.2025 tarihine kadar avans faiz oranına göre işlemiş faiz hesabı şu şekilde olacaktır: 1.158.522,22 TL için 11.10.2025 tarihinden başlayan %42,25 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 11.10.2025 01.12.2025 51 %42,25 68.392,49-TL Görülebileceği üzere davacının 01.10.2025 tarihinde yaptığı ödeme sonrasında bir sonraki ödeme tarihi 01.12.2025 tarihine kadar kalan asıl alacağa 68.392,49-TL faiz işleyecek olup, davacının 01.12.2025 tarihinde yaptığı 45.000,00-TL ödeme faizden mahsup edilecektir. Sonuç olarak davacı tarafından davaya konu senetlerin vade tarihinden sonra çeşitli tarihlerde davalı hesabına yapılan toplam 145.000,00-TL ödemenin ödeme tarihlerine göre avans faiz oranına göre öncelikle işlemiş faizden mahsubu sonrasında senet bedellerine orantılı olarak 6098 sayılı Kanun'un 102. Maddesine göre yukarıda detaylıca gösterilen hesaplama kapsamında; davaya konu ... 10. İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasında takibe dayanak; 25/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 45.000,00 TL miktarlı Bononun 3.125,70-TL'si yönünden borcunun kalmadığı ve 15/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 1.200.000,00-TL bedelli bononun 83.352,08-TL'si yönünden borcunun kalmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından yapılan ödemelerin kalanı ise öncelikle işlemiş faizden mahsup edilmiş olup; işlemiş faiz hesabı şu şekilde olacaktır. Buna göre yukarıda detaylıca hesaplandığı ve gösterildiği üzere; davacı tarafından 03.10.2025 tarihinde yapılan ödemeden 2.743,36-TL işlemiş faiz mahsup edildiği, 06.10.2025 tarihinde yapılan ödemeden 4.055,11-TL işlemiş faiz mahsup edildiği, 11.10.2025 tarihinde yapılan ödemeden 6.724,11-TL işlemiş faiz mahsup edildiği anlaşılmakta olup, kalan 1.158.522,22-TL ana para borcuna sonraki ödeme tarihi olan 01.12.2025 tarihine kadar 68.392,49-TL faiz işleyeceği yukarıda hesaplanmış olup, 68.392,49-TL işlemiş faizden 45.000,00-TL ödeme mahsup edildiğinde kalan işlemiş faiz miktarı 23.392,49-TL olarak bulunmaktadır. 1.158.522,22-TL ana para borcuna 01.12.2025 tarihinden 05.03.2026 takip tarihine kadar değişen oranlarda avans faizine göre işlemiş faiz hesabı ise şu şekilde olacaktır. 1.158.522,22 TL için 01.12.2025 tarihinden başlayan %42,25 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 01.12.2025 20.12.2025 19 %42,25 25.479,55-TL 1.158.522,22 TL için 20.12.2025 tarihinden başlayan %39,75 Faiz Oranı ile Sabit Faizli Hesap Tablosu Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 20.12.2025 05.03.2026 75 %39,75 94.625,87-TL Buna göre takip tarihine kadar davalı alacaklı tarafından talep edilebilecek toplam işlemiş faiz miktarı 143.498,35-TL olarak bulunmaktadır. Buna karşılık davalı alacaklı tarafından davaya konu takip dosyasında takip talebinde 222.923,22-TL işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmakta olup 143.498,35-TL'yi aşan kısmın fazla talep edildiği anlaşılmakla davacının söz konusu aşan kısma yönelik işlemiş faiz yönünden menfi tespit talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. Son olarak kalan ve ödeme iddiasına esas alınmayan diğer miktarlar ve ödemeler yönünden davacı tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de; bedelsiz senedi kullanmanın 5237 sayılı Kanun'da suç olarak düzenlenmesi karşısında 6100 sayılı Kanun'un 223. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince Yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yemine konu edilemeyecek olması karşısında davacıya yemin delili hatırlatılmamıştır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... Esas ve... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Davacı; davalı yanca icra takibine konu edilen bonoların bedeline mahsuben bir kısmı elden bir kısmı da banka yoluyla olmak üzere 25.000,00 TL ödemede bulunduğunu, ödenen miktar uyarınca davalıya borçlu olmadığını iddia etmiş, yargılama sırasında ödeme iddiası için yemin deliline başvurduklarını beyan etmesi üzerine Mahkemece duruşmada davalıya yemin metni okunarak yemin eda ettirilmiş, hangi hususlarda yemin edildiği tutanağa yazılmıştır. Ancak, bedelsiz senedi kullanma fiilinin 5237 sayılı TCK'da bir suç olarak düzenlendiği, HMK'nun 226/1-c maddesi uyarınca, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yemine konu edilemeyeceği anlaşılmış olup, her ne kadar Mahkemece davalıya yemin ettirilerek sonuca gidilmiş ise de, mevcut delillere göre davacının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, Mahkemece varılan sonuç doğru olmakla birlikte gerekçenin hatalı olduğu anlaşıldığından, kararın bu yönüyle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." Sonuç olarak davacı tarafından davalıya yapıldığı banka dekontları ile ispatlanabilen 145.000,00-TL ödemenin 6098 sayılı Kanun'un 100 ve 102. Maddelerine göre öncelikle faiz ve ferilerden sonrasında senet borçlarına göre orantılı olarak mahsubu sonucunda davacının davaya konu ... 10. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasında takibe dayanak; 25/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 45.000,00 TL miktarlı Bononun 3.125,70-TL'si ve 15/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 1.200.000,00-TL bedelli bononun 83.352,08-TL'si ve takipten önce işlemiş faizin 79.424,87-TL'si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığını ispat ettiği anlaşılmakla bu miktar yönünden davacının menfi tespit talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından ödemeler mahsup edilmeden fazla miktar üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmakla menfi Tespit talebinin kabulüne karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 17.295,55-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından da tazminat talep edilmiş ise de Mahkememizce verilen tedbir kararının teminat yatırılarak infaz edilmediği anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, Buna göre; davacının davaya konu ... 10. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında takibe dayanak; 25/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 45.000,00 TL miktarlı Bononun 3.125,70-TL'si ve 15/04/2025 tanzim tarihli, 01/10/2025 vade tarihli, 1.200.000,00-TL bedelli bononun 83.352,08-TL'si ve takipten önce işlemiş faizin 79.424,87-TL'si yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Menfi Tespit talebinin kabulüne karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 17.295,55-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Takibin durdurulmadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 4-Peşin alınan 14.003,55 TL harçtan, alınması gerekli 11.332,81 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 2.670,73 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 11.332,81 TL peşin harç ve 732,00 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 104.114,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan 402,90 TL posta giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 81,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9- Kabul red oranına göre belirlenen 1.213,80 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 4.786,20 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.