Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1123 E. 2026/1068 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1123
- Karar No
- 2026/1068
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO : 2024/1123
KARAR NO : 2026/1068
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2024
NUMARASI: 2023/671 E. - 2024/299 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu senedin müvekkilinin yetkilisi olduğu "... ...." isimli şahıs firması ile dava dışı ... arasındaki inşaat sözleşmesi ve ek protokole ilişkin düzenlenmiş teminat senedi olarak müvekkili tarafından güven ilişkisi kapsamında açığa imza atılarak teslim edildiğini, sonrasında senedin müvekkilini borçlandırıcı şekilde üstelik ilişkinin tarafı olmayan davalı lehine doldurulduğunu, bu nedenle takibe konu senedin kambiyo senedine mahsus icra takibine konu edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davalı arasında işbu senede dayalı bir ilişki ve dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile ...'ın ... ilinde bina yapımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin müteahhit olarak binanın yapımını üstlendiğini, buna karşılık ... tarafından da toplam 700.000,00-TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu bedele karşılık teminat olarak müvekkilinin ...'a senet verdiğini, ilgili senedin çıplak gözle incelenmesinde dahi müvekkiline ait bilgilerin olduğu imza kısmı ile senet bilgilerinin yer aldığını, üst kısmın farklı el ürünü olduğunun açıkça anlaşıldığını, dava dışı ...'ın davalının muhasebecisi ve aynı zamanda yakın arkadaşı olduğunu, teminat olarak verilen senet konusu inşaatın büyük ölçüde tamamlandığını, bu nedenlerle yargılama sonuna kadar icra takibinin müvekkilinin yönünden durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonunda davanın kabulünü, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 17.03.2023 tarihinde bizzat tebellüğ ettiği örnek no:10 ödeme emrine itirazını en geç 22.03.2023 günü akşamına kadar icra mahkemesine bildirmesi gerekirken herhangi bir itirazda bulunmadığını, aylar sonra huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, keşideci imzasının eli ürünü olduğunu kabul ve ikrar eden davacı borçlunun huzurdaki davası hukuki mesnedden yoksun, dava haksız, yersiz ve esastan da redde mahkum olduğunu, takip ve dava mesnedi bono kambiyo senedi vasfını haiz olup davalı/alacaklı müvekkili iyiniyetli yetkili hamil olduğunu,tanık dinletme talebine muvafakatlerinin olmadığını, davasında haksız ve kötüniyetli olan davacının alacağın en az %20’si oranında tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde olduğu bildirilen ancak müvekkiline tebliğ edilmeyen belgelerle ilgili olarak işbu davaya itiraz ve beyanda bulunma, delil ve karşı delil sunma haklarının saklı tutulmasını, haksız ve yersiz davanın öncelikle zaman aşımı, hak düşürücü süre, derdestlik ve kesin hüküm itirazımız veçhile usulden reddini, aksi halde esastan reddini, davasında haksız ve kötüniyetli olan davacının İİK’nın 170/3 maddesi gereğince takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkumiyetini, haksız ve kötüniyetli davacının mer’i mevzuata aykırı davası nedeniyle uğranılmış ve uğranılacak zarar ve ziyanı karşı yandan talep ve dava haklarının saklı tutulmasını, dava dilekçesi ekinde olduğu bildirilen ancak müvekkiline tebliğ edilmeyen belgelerle ilgili olarak işbu davaya itiraz ve beyanda bulunma, delil ve karşı delil sunma haklarının saklı tutulmasını, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2023/671 esas, 2024/299 karar sayılı, 06/05/2024 tarihli kararı ile; "Dava konusu senet kambiyo niteliğini haiz bonodur. Şekil itibariyle keşidecisi davacı lehtarı davacıdır. Kambiyo senetleri soyut borç ikrarı içerip temel ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülür ve aksinin aynı güçte bir delille ispat olunması gerekir. Yine açığa imzanın sonradan akde aykırı doldurulduğu iddiası aynı güçte bir yazılı delille ispatlanmalıdır. Bunların yanında bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun ileri sürülmesi halinde senet ve akit arasında irtibatın sağlanması gerekir.
Dava konusu uyuşmazlık kapsamında senedin teminat vasfında olduğuna, dava dışı Bekir ile imzalanan akit kapsamında alındığına, açığa imzanın akde aykırı doldurulduğuna ilişkin aynı güçte bir delil bulunmamaktadır. Bu yönde başkaca delil bulunmadığından davacının yemine deliline dayandığı hatırlatılmış, davalı yemini iade etmemiş ve usulünce eda etmiştir. Dolayısıyla davacı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğinden davanın REDDİNE" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin takibe konu edilen senedi dava dışı ... ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında teminat olarak verdiğini, bu hususun sözleşme ve banka dekontlarıyla ispatlandığını, ilk derece mahkemesinin bu delilleri göz ardı ettiğini, dosya kapsamında detaylı bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalının beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ön inceleme duruşmasında tanık deliline dayanılmasına rağmen mahkemece tanıkların dinlenilmesine karar verilmediğini, davalı ... ile dava dışı ... arasında danışıklı bir ilişki bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasında takibe konu senede dayanak olabilecek hiçbir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, senedin müvekkilin iradesine aykırı olarak sonradan doldurulduğunu, senetteki imza kısmı ile metin kısmının farklı el ürünü olduğunu, senedin kambiyo vasfını haiz olmadığını, müvekkili ile ... arasında ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yapımına ilişkin ....06.2021 tarihli sözleşme ve 17.06.2022 tarihli protokol bulunduğunu, bu protokolde teminat senedine açıkça atıf yapıldığını, inşaat bedelinin 700.000,00-TL olarak kararlaştırıldığını, davalının ...Limited Şirketi yetkilisi olduğunu ve müvekkili ile arasında herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını belirterek İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/671 Esas ve 2024/299 Karar sayılı 06.05.2024 tarihli kararının kaldırılmasını, yapılacak inceleme neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senet kambiyo senedi niteliğine haiz olduğunu, davacı tarafından iyiniyetli müvekkiline karşı şahsi defiler ileri sürüleyemeyeceğini, davacının iddiaları maddi gerçekten uzak, somut olaya aykırı ve mesnetsiz olduğundan istinaf başvurusunun reddi ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/671 E. ve 2024/299 K. sayılı yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nin 72.maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına dayanak dava konusu bononun 17.06.2022 düzenlenme tarihli, 02.09.2022 ödeme tarihli olup 700.000-TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olarak göründüğü, davacı tarafın bononun dava dışı Bekir ile akdedilen sözleşme ilişkisi kapsamında teminat olarak alındığını, açığa imzanın kötüye kullanılarak senedin davalı lehine doldurulduğunu, gerçekte böyle bir borcun bulunmadığını ileri sürdüğü, davalının ise işbu iddiaları inkar ettiği görülmüştür. Davacı tarafça sunulan (dava dışı kişi ile düzenlenen) sözleşmede dava konusu bonoya atıf yapılmadığı gibi bono üzerinde teminata ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 778. maddesinin atfı kapsamında bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkün olduğundan açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ispat yükünün HMK'nın 201. maddesine göre yazılı delil olması kaydıyla davacıya ait olduğu anlaşılmıştır.
Kambiyo senedi borçlusunun, senedin teminat amacı ile verildiği ve bedelsiz olduğu iddialarını senet ile ispat etmesi gerekmekte olup her ne kadar davacı vekili tarafından, tanıklarının dinlenmesi gerektiği istinaf sebebi yapılmış ise de HMK'nın 201. maddesi ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi gerekmekte olup aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Dava konusu bonoda düzenlenme sebebinin boş bırakıldığı, teminat olarak düzenlendiğine ilişkin yazılı bir kayıt bulunmadığı, ihdas nedenini değiştirme durumu söz konusu olmadığından ispat yükü davacı üzerinde olup davacının bedelsizlik iddiasının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar yemin teklif edilmiş ve HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı saptanmış ise de sonuca etkili görülmediğinden eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir.
Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../05/2024 tarih ve 2023/... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.204,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.472,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026