İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/827 E. 2026/16 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/827
- Karar No
- 2026/16
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/827 Esas KARAR NO :2026/16
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/08/2025 KARAR TARİHİ:26/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ulusal ve uluslararası alanda nakliye hizmeti veren kurumsal bir firma olduğunu, davalı borçlu ile yapılan anlaşma gereği verilen nakliye hizmetlerinin eksiksiz ve ayıpsız şekilde yerine getirildiğini, hizmete ilişkin faturaların düzenlenerek cari hesap kayıtlarına işlendiğini, ancak davalı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, borçlu ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın sadece borcu ödemekten kaçınma ve süreci sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, davalının cari hesaba herhangi bir itirazının bulunmadığını, icra takibi sonrası zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, alacağın faturalara dayalı olması sebebiyle likit ve belirlenebilir nitelikte olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-599 Esas ve 2013/145 Karar Karar sayılı 23.01.2013 tarihli ilamında da belirtildiği üzere likit alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu doğrultuda davalının Davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten 8.232,90 EURO tutarında cari hesap borç bakiyesi bulunduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, aralarındaki ilişkinin sadece alım satım ilişkisinden ibaret olduğunu, cari hesap iddiasının yazılı sözleşme ile ispat edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin yapılan işin karşılığını ödediğini, davacının alacağın ödenmediğini ispatla yükümlü olduğunu, faturaya dayalı alacak davalarında akdi ilişki kabul edilmediği takdirde ispat külfetinin faturayı düzenleyen tarafa düştüğünü, faturanın tek başına akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, malın veya hizmetin tesliminin hukuki işlem niteliğinde olup yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının teslim savunmasını HMK 200. maddesi uyarınca senetle kanıtlaması zorunlu olduğunu, davalının tanık dinletilmesine muvafakati bulunmadığı sürece tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E: 2001/1, K: 2003/1, T: 27.06.2003 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 19. Hukuk Dairesi tarafından verilen emsal kararlarda da belirtildiği üzere faturaya dayalı takipte alacaklının teslimi yazılı belge ile kanıtlamak zorunda olduğunu, davacı defterlerinin belge ile doğrulanmadığı sürece tek başına delil teşkil etmeyeceğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekilinin 25/08/2026 tarihli feragat dilekçesinde; ''Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen dosyasına dair davalı taraf ile anlaşma sağlanmış olunup protokol imzalanmıştır. Davadan feragat ettiğimizi, davalı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin bulunmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden kayıtsız ve şartsız feragat ettiğimizi bildirir, gereğini vekaleten talep ederiz." şeklinde feragat beyanında bulunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 25/08/2026 tarihli dilekçesinde; Yukarıda numarası yazılı dosyada taraflar sulh olmuşlar ve protokol gerekleri taraflarca yerine getirilmiş olup, muhtemelen davacı vekili, işlerinin yoğunluğu sebebiyle sehven davaya devam etmiştir. Ayrıca sunulan bilirkişi raporunu da kabul etmiyor ve itiraz ediyoruz. Ekte sulh protokolü sunulmuş olup, bu nedenle davanın işlemden kaldırılmasını saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin feragat dilekçesindeki beyanları dikkate alınarak, davalı tarafa beyan için kesin süre verildiği, davalı tarafça beyanda bulunulmadığı, feragat dilekçesi ekindeki sulh ve protokol başlıklı belgede imzası olan davalı vekilinin Mahkememize vekaletname sunmamış olduğu görülmüştür. Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2) Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4) Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1) Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Davadan feragat nedeniyle alınması gereken 488,00-TL harcın peşin alınan 4.308,63 TL'den mahsubu ile bakiye 3.820,63-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, 4-Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.26/08/2026
Katip ... E-imzalı
Hakim ... E-imzalı