Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1225 E. 2026/1208 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1225
Karar No
2026/1208
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1225 Esas

KARAR NO: 2026/1208

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/05/2024

NUMARASI: 2022/935 E. - 2024/322 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi... ile müvekkili arasındaki tanışıklıktan sonra birlikte iş yapılması konusunda anlaşılmış olup bu iş kapsamında davalı şirket tarafından yurt dışından toz PVC ithalatı yapacağını ve müvekkili tarafından bu işe aracılık edileceğini, bu aracılık faaliyetleri kapsamında elde edilen kârı ise tarafların % 50 - % 50 paylaşacağını, davalı şirketin İran asıllı kişiler tarafından yönetilmesi ve piyasayı yeterince tanımamasından ötürü müvekkili şirketin müşteri portföyünü kullanarak getirilen PVC lerin satılacağını, bu süreçte müvekkili ile şirket adına iletişime geçen şirket yetkilisi... olduğunu, şirket sözleşmesinin imzalanmak üzere teslim edildiği süreçle eş zamanlı olarak müvekkilini oyalayarak ürünün bedeli olarak müvekkilinden teminat senedi talep ettiğini ve müvekkili tarafından 2.500.000 TL tutarında teminat senedinin davalı şirkete verildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında senedin teminat senedi olduğuna dair protokol imzalanmak istendiğini davalı şirket tarafından yine şirketin imzaya yetkili kişisinin olmadığı protokolün bırakılması durumunda şirket yetkilisinin imzalayacağı daha sonra müvekkiline verileceğinin beyan edildiğini, ilgili protokol şirket yetkilisi tarafından imzalatıldıktan sonra müvekkiline teslim edildiğini ancak sözleşmenin imzalanmış halinin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen 2.500.000-TL tutarlı teminat senedi olup davalı tarafından teminat senedi olarak verilmesine rağmen .... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından gerçekte teminat senedi olarak verilen senet kötü niyetli olarak müvekkilin teslim edildiğini, ayrıca bu senedin kaynağına yönelik ise iş yapılmadığını, müvekkilinin de bunun üzerine ....Noterliği 24/10/2022 tarih ... yevmiye numaralı durumu anlatan ihtarname çekildiğini, .... İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takip her ne kadar kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip ise de davalı şirket tarafından kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığını, bu durum davalı şirketin borca itiraz davası olan İstanbul 9. İcra Mahkemesi 2022/910 Esas sayılı dosyasında kendi imzalarını inkar etmeleri ile sabit olduğunu, teminat senedi protokolü icra mahkemesine sunulacak olup yapılacak olan imza incelemesinde imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edileceğini, her ne kadar taraflar arasında şifahen bir ticari ilişki mevcut gibi görünse de maddi gerçek incelendiğinde taraflar arasında henüz bir sözleşme kurulmadığı da görüleceğini, huzurdaki davada dava konusu bononun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına dair bilirkişi incelemesi yapılması, davalının ticari defterinde kayıtlı değilse hem arada ticari ilişki olmaması sebebiyle hem de taraflar arasında böyle bir borcun olmadığına dair yazılı delil olmaması hasebiyle müvekkilinin borçlu olmadığını, dava konusu senedin bedelsiz olduğu müvekkilinin gönderdiği ihtarnameden de anlaşılacağı, ihtarname incelendiğinde müvekkilinin ihtarname keşide tarihi 24/10/2022 iken davalı tarafından sonradan doldurulan senedin tarihi ise 26/10/2022 olarak gözüktüğünü, bu husustan dahi senedin bedelsiz olduğu herhangi bir alışverişe dayanmadığının görüleceğini beyanla; davanın kabulü ile ....İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında ve takip dayanağı belgeyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senedin düzenleme tarihinin 05/10/2022 olduğunu, davacının düzenleme tarihi şeklinde yorumlayarak beyan ettiği tarih senedin metninden de anlaşılacağı üzere ödeme tarihi olan 26/10/2022 olduğunu, davacının, senedin ödeme tarihine 2 gün kala senet bedelini ödememek amacıyla kötüniyetli olarak müvekkiline 24/10/2022 tarihinde ihtarname çekerek senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, söz konusu senedin teminat senedi olmadığını, davacı taraf, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/910E. Sayılı dosyası ile yapmış olduğu itirazda taraflar arasında karşılıklı imzalanmış gibi gösterilmeye çalışılan bir protokol sunulduğunu, "Taraflar Arasında Teminat Senedi Anlaşma Protokolü" başlıklı protokolde yer alan kaşenin ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacının, müvekkili şirkete ait kaşenin bir kopyasını yaptırdığını ve kaşe içerisine taklit imza atmak suretiyle 2.500.000-TL bedelli senedi ödememenin yollarını aradığını, dosyaya sunulan vekaletnamede yer alan müvekkili şirket kaşesi ve imzası dikkatli incelendiğinde bile kaşenin ve imzanın birbirinden farklı olduğunun görüleceğini, davacı ...'nin, senet bedelini ödememek amacıyla özel evrakta sahtecilik suçu işlediğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu Whatsapp yazışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketi oyalayan ve müvekkilinin iyi niyeti kullanan ve güvenini sarsan, ...'nin kendisi olduğunu, aynı konuşma anının birçok kez mahkemeye sunulması, sunulan konuşma kayıtlarının yalnızca bazı kesitlerinin sunulmuş olması mahkemeyi uzaklaştırma amacıyla yanıltmaktan başka bir şey olmadığını, ilgili whatsapp konuşmasında kimin kime hangi evrakı göndermiş olmasının bir öneminin olmadığını, taraflar arasında imzalanan bir sözleşme bulunmadığını, bunlardan bir tanesinin açığa atılan, iki tanesi ise ...'nin eşi ...'ye ait .... Şti'ye ait kaşe içerisine atılan imzalar olduğunu, davacının herhangi bir imza yetkisi olmamasına rağmen müvekkili şirketi dolandırmak amacıyla şirket imza yetkilisiymiş gibi senede imza attığını, davacı, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirkete vermiş olduğu senedin bedelsiz ve teminat senedi sayılması için elinden gelen her türlü kötüniyetli işlemi yaptığını, hatta bu uğurda çeşitli suçlar işlediğini, davacının amacının, kendisine karşı .... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı icra takibini durdurmak ve devamında davaları olabildiğince uzatarak müvekkili şirketin alacağına ya hiç ulaşamaması ya da geç ulaşması olduğunu, dava konusu senedin, kambiyo senedi vasıflarına sahip, kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren ve soyutluk ilkesine tabi bir senet olduğunu, kanun hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre mücerret borç ikrarı olan senede karşı teminat ve bedelsizlik iddialarının aynı ispat kuvvetine sahip yazılı belgeler ile yapılması ve kesin delille ispatlanmasının gerektiğini, davacının hakikatten ve dayanaktan yoksun iddiaları ise kesin delil olmaktan oldukça uzak olduğunu beyanla davanın reddine, davacının itirazlarının haksızlığının tespiti ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2022/935 esas, 2024/322 karar sayılı, 30/05/2024 tarihli kararı ile; "Davacının bedelsizlik iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Davacının sahtecilik sonucu senedin ele geçirildiği iddiası ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nın 2023/33564 soruşturma sayılı dosyasında KYOK- takipsizlik kararı verildiği , davacının bu yöndeki iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf takibe konu bonoların teminat amacıyla davalıya verildiğini belirterek herhangi bir şekilde davalıya borcunun olmadığını bildirmiş olup, iddiasını ispat yükü davacıya aittir. İncelenen bononun ön veya arka yüzünde teminat kaydının bulunmadığı,davacı tarafça bononun teminat olarak alındığına dair sunulan "Taraflar Arasında Teminat Senedi Anlaşma Protokolü" başlıklı belge nin davalı tarafça kabul edilmediği, yaptırılan imza ve yazı incelemesi sonucu alınan grafolog bilirkişi raporunda da protokoldeki .... Şti. adına atılı imzanın şirket yetkilisi ...’e ait olmadığı, taklit imza olduğu belirlenmiştir. SMM bilirkişinin düzenlediği raporda takibe konu bononun ticari defterler kaydı bulunmadığı belirlenmiştir.Sonuç olarak davacının teminat iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı görülmüştür. Kambiyo hukukunun açık kuralları ve HMK'nın 200. maddesi uyarınca davacı tarafın iddialarını ve davasını ispat edemediği (emsal karar; Yargıtay 11 HD 2020/2538 E 2020/4635 K ) anlaşılmış, davanın reddine karar verilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebi ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından, davalı alacağı tahsil edilmeye devam ettiğinden ve bu nedenle de yasal koşullar oluşmadığından, sabit olmayan davanın REDDİNE, tedbir uygulanmadığından ve yasal koşullar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki teminat senedi anlaşma protokolündeki imza incelemesinin hatalı değerlendirildiğini, protokolün davalı şirket yetkililerine teslim edildiğinin tanık ... ve ... beyanlarıyla doğrulandığını, bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı olduğu yönündeki mahkeme değerlendirmesinin eksik olduğunu, whatsapp görüşmelerinde senedin teminat olarak alındığının sabit olduğunu, davalı şirket çalışanı ...'in duruşmada senedin şirketin zarara uğrama ihtimaline karşı teminat olarak alındığını açıkça ikrar ettiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/33564 soruşturma sayılı dosyasındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesine dayandığını ve esasa ilişkin bir hüküm içermediğini, müvekkili ile davalı arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, bilirkişi raporunda senedin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, müvekkilin senedin iadesi için ihtarname çektiğini ve kötü niyetli olmadığını, senedin vadesinden önce çekildiğinin bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi halinde müvekkilin borcunun bulunmadığının anlaşıldığını belirterek İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/935 Esas ve 2024/322 Karar sayılı ilamının kaldırılarak yeniden karar verilmesini, aksi halde kararın kaldırılarak yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine ikame ettiği menfi tespit davasının yerel mahkemece reddedildiğini, davacı tarafın bu karara karşı 26/06/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğunu, kambiyo senetlerine karşı ileri sürülen bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu teminat senedi anlaşma protokolündeki imza ve kaşenin müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, davacı tarafın mahkemeyi yanıltmak amacıyla özel evrakta sahtecilik suçu işlediğini, davacı ...ve tanık ...'nın taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ikrar ettiklerini, tanık ...'in senedin teminat değil cezai şart kapsamında alındığını beyan ettiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunda bulunan davacının taleplerinin reddine ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İİK'nin 72.maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Dosyanın tetkikinde; .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına dayanak dava konusu bononun 05/10/2022 düzenlenme tarihli, 26/10/2022 ödeme tarihli olup 2.500.000-TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olarak göründüğü, davacı tarafın bononun sözleşme ilişkisi kapsamında teminat olarak alındığını ve bedelsiz olduğunu ileri sürdüğü, davalının ise işbu iddiaları inkar ettiği görülmüştür. Yazılı delil olarak sunulan "Taraflar Arasında Teminat Senedi Anlaşma Protokolü" başlıklı belgedeki imza ve yazı örneklerinin davalı şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülmekle işbu imzanın aidiyeti konusunda mahkemece görevlendirilen grafolog bilirkişi Dr. ...'nın düzenlediği 09/02/2024 tarihli raporda özetle; "Dava ve inceleme konusu olan ...ve ....Şti. arasında düzenlenmiş bulunan, 05.10.2022 tarihli taraflar arasında teminat senedi anlaşma protokolü altındaki .... Şti. adına atılı imzanın şirket yetkilisi ...’ün mevcut imza örnekleriyle göstermiş olduğu açık ve belirgin farklılıklar nedeniyle ...’ün imzaları örnek alınarak atılmış bir taklit imza olduğunun" kesin olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.

Kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddia olup kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmayacaktır. Teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelecektir.

Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur.

Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’i olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’inin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. (Yargıtay HGK 2017/11-40 esas, 2021/542 karar sayılı ilam)

Yukarıda belirtilen yazılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece whatsapp yazışmaları ile imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı saptanan anılı protokol, delil başlangıcı kabul edilerek taraflarca bildirilen tanıkların dinlendiği ve davacının teminat iddiasını yazılı olarak ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de davacı tanığı ...'nın taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve davalı şirketin teminat istemesi üzerine protokol ve senet düzenlendiğini açıkladığı, dinlenen davalı tanığı ...'in ise davacı aracılığıyla temin edilecek mal için davalı şirketin 2.200.000-TL ödeme yaptığını, yapılan ödemedeki risk nedeniyle cezai şart olarak bonoyu davacının düzenlediğini, malın temin edilmemesi nedeniyle yapılan ödemenin tahsili için takip başlatıldığını beyan ettiği, davalı vekilinin 30.05.2024 tarihli celsede, dinlenen tanığının senedin cezai şarta yönelik verildiğini söyleyerek davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki sırasında davacı ...'nin müvekkilini zarara uğrattığından cezai şartın gerçekleştiğini beyan ettiği görülmüştür. Bu itibarla dava konusu kambiyo senedinin taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak verildiği kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece tüm dosya kapsamı gözetilerek gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınarak dava konusu kambiyo senedinin düzenlenme tarihi itibariyle, teminat edilen hususun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise davalının davacıdan temel alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliklerin tamamlanması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../05/2024 tarih, 2022/.... E. 2024/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1225, K. 2026/1208, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1225-e-2026-1208-k-91177ee9141b