Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1024 E. 2026/1238 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1024
Karar No
2026/1238
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1024 - 2026/1238 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1024 KARAR NO : 2026/1238 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/95 E. - 2023/297 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 tarih ve 2023/95 Esas - 2023/297 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 131247, 129212, 2002/16047, 2003/25575, 2011/100826, 2013/67858, 2016/60301, 2018/116755, 2018/116764, 2018/116766, 2020/48055, 2020/51908, 2020/51909, 2021/031633, 2021/141697, 2021/141703 sayılı "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2021/103895 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın kısmen reddedildiğini, dava konusu marka başvurusunun tüketici nezdinde müvekkili markası ile aynı marka izlenimi uyandırdığını, davalı şahsın haksız eyleminin müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davalı şahsın eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili markasının dava konusu marka ile aynı sınıfta tescilli olduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait bir markaymış gibi algılanacağını ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-802 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka kapsamında yer alan "35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. Elbise askıları. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiaları bakımından taraf markaları arasında emtiaların aynı veya benzer olması şartının sağlandığı, taraf markalarının esas unsurlar bakımından görsel ve işitsel olarak benzerlik taşıdığı, dava konusu markanın esas unsurlarından birinin “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin davacının markalarının esas unsuru bulunduğu, dava konusu markada yer alan ve yukarıda belirtilen 35. sınıfa ait mal ve hizmetlerinin, davacı markalarında yer alan emtialar ile benzer/ ilişkilendirilebilir olması nedeniyle somut olayda bu hizmetler bakımından markaların karıştırılması ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, dosya kapsamında 6769 sayılı SMK madde 6/3 anlamında davacı şirketin, dava konusu edilen hizmetler bakımından Türkiye’de önceki tarihli, markasal ve ciddi kullanımını ispatlar nitelikte bir bilgi/belge bulunmadığı, bu nedenle davacının gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı, davacı markalarının tanınmışlığın değerlendirilebileceği herhangi bir belgenin de dosya kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla iddia edilen tanınmışlığın da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK’in 2023-M-802 sayılı kararının 35. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. Elbise askıları. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkil şirket markalarının, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmış olduğunu, bu nedenle başvurunun tamamen reddinin gerektiğini, ilk derece mahkemesince müvekkili markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği kabul edilmiş ise de bu kabulün usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin söz konusu marka üzerinde gerçek hak sahibi olması sebebiyle de başvuru markasının tescilinin mümkün olmadığını, davacı tarafça yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu başvuru kapsamındaki hizmetlerle davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığını, aksi yöndeki mahkeme değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, markaların farklı bir bütünsellik içerisinde tüketiciye sunulduğunu ve çakışmanın ayırt edici olmayan/zayıf bileşenlerde kısmen gerçekleştiğini, esas unsurların ise tamamen farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında başvuru kapsamında yer 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. Elbise askıları. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı gibi dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere sayılan hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da oluştuğu, başvuru kapsamındaki diğer hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği, dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmışlığının ya da SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında gerçek hak sahipliğinin ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davacı tarafça, marka başvurusuna itiraz aşamasında kötü niyet gerekçesine dayanıldığı gibi dava ve cevaba cevap dilekçelerinde de, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu ileri sürülmüş, hukuki nitelik itibariyle bu iddiaların da kötü niyete ilişkin olduğu kabul edilmiş olup bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. Yargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötüniyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu başvurunun, kapsamında yer alan bir kısım hizmetler yönünden davacı markaları ile karıştırılma tehlikesine yol açacak nitelikte olduğu tespit edilmiş ise de benzer marka başvurusunda bulunmanın, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli bulunmadığı, bunun dışında davalı markasının tescil başvurusunun kötü niyetli olduğuna dair başkaca bir husus da iddia ve ispat edilemediğinden, davacının kötü niyet iddiası yerinde görülmemiştir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 gün ve 2023/95 Esas - 2023/297 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK’in 26.01.2023 tarih, 2023-M-802 sayılı kararının 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları. Elbise askıları. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden KISMEN İPTALİNE, 4-2021/103895 sayılı markanın henüz tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 5-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.300,00-TL bilirkişi ücreti, 475,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 296,50-TL tebligat masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.241,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 2.620,70-TL'ye, 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.980,50-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 300,00-TL posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.469,40-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 734,70-TL'nin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, bakiyesinin davalı Kurum üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı şahıs tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 13-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 14-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1024, K. 2026/1238, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1024-e-2026-1238-k-e8b1ec3dba80