Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1054 E. 2026/1442 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1054
Karar No
2026/1442
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1054 - 2026/1442 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1054 KARAR NO : 2026/1442 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2022/33 E. - 2023/141 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2023 Tarih ve 2022/33 Esas - 2023/141 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın, kullanımın ispat edilemediği gerekçesiyle reddedildiğini, oysa 1997 yılından bu yana tescilli “...” ibareli markaların 29. Sınıfta yer alan “Yenilebilir bitkisel yağlar” için tescil edildiğini, bu sınıfta yer alan emtia yönünden uzun yıllardır ciddi şekilde kullanıldığını, buna yönelik delilleri Kuruma sunduklarını, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markalarda esas unsur olan ... ibaresinin aynen yer aldığını, ortalama tüketici nezdinde taraf markalarında ortak olan ibarenin karıştırma tehlikesi yarattığını, müvekkilinin 29. Sınıfta tescilli yenilebilir bitkisel yağlar ile başvuruda yer alan 35.05 kapsamındaki 29. Sınıfta yer alan tereyağların ilintili olduğunu, her iki malın da 29. Sınıfın alt grubunda yer aldığını, ... ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, 2021-M-10302 sayılı YİDK kararının kısmen iptali ile 2019/89525 sayı ile işlem gören “... ” ibareli marka başvurusunun 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için …tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden işlemden kaldırılmasına, tescil işlemleri tamamlanmış ise kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, kullanmama def’ine ilişkin süre koşulunun gerçekleştiğini ve başvuru sahibi tarafından bu def’inin ileri sürüldüğünü, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanabilmesi ve bu yöndeki itirazın değerlendirilebilmesi için öncelikle bu konunun araştırılmasının gerektiğini, başvuru sahibi tarafından, SMK'nın 19/2. maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen markalardan 2004 38215, 2004 38221, 171340, 199454, 2008/73360 sayılı markaların, tescil kapsamlarında bulunan mal ve hizmetler bakımından kullanıldıklarının ispatlanmasının istenildiğini, 2008/73360 sayılı markanın süresi içerisinde yenilenmediğinden marka tescilinin sona erdiğini, diğer markalar yönünden Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığını ispata yarayan delil sunulmadığını, YİDK aşamasında sunulmayan, sonradan sunulan delillere muvafakatlerinin olmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin 2019 yılında kurulduğunu, reklamcılık faaliyetinde bulunduğunu, davacının markasının kullandığı alanlar ile müvekkili kullanımının tamamen farklı olduğunu, bütüncül değerlendirmede taraf markalarının benzer olmadığını, davacının dava konusu markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını ispat edemediğini, tüketicilerin iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvuru sahibi tarafından marka işlem dosyasındaki karşı görüş formunda davacının iltibasa dayanak gösterdiği markalardan 2004 38215, 2004 38221, 171340, 199454 tescil numaralı markalar için tüm mal ve hizmetler yönünden kapsamında bulunan tüm mallar ve hizmetler için hem dava tarihi 25.01.2022 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde, hem de dava konusu markanın başvuru tarihi olan 23.09.2019 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanıldığına dair kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, dava konusu marka başvurusunun tarihinin 23.09.2019, dava tarihinin ise 25.01.2022 olduğu, YİDK iptali ve hükümsüzlük istemi bakımından yapılacak kullanım ispatı değerlendirmesinde, davacının dayanak gösterdiği 2004 38215, 2004 38221, 171340, 199454 tescil numaralı markaların bu tarihte en az 5 yıldır tescilli olması gerektiği, davacı markalarının en az beş yıldır tescilli olduğu, davacının sunmuş olduğu faturalar incelendiğinde 29. Sınıfta yer alan ... ibaresinin bitkisel yağlar ile margarinlerde markasal olarak kullanıldığı, ibarenin yanında ayçiçek yağı, rafine yağ, margarin ibarelerinin de bulunduğu, söz konusu delillerin davacının 2004 38215, 2004 38221, 171340 ve 199454 tescil numaralı markaları yönünden tescilli olduğu 29. Sınıftaki ayçiçek yağı, margarin ürünlerinde davacı tarafından ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımını ispata yaradığı ve ciddi kullanımı gösterdiği, bununla birlikte sunulan delillerin 171340 numaralı markasında yer alan Zeytinyağı, soyayağı, mısırözüyağı ürünlerinde ciddi etki doğrur nitelikte kullanıldığını kabule yeterli olmadığı, neticeten “kullanımı ispat edilen 29. Sınıftaki, ayçiçek yağı, bitkisel margarin” emtiası yönünden YİDK iptali ve hükümsüzlük talebinin değerlendirilmeye alındığı, davacının redde mesnet sunduğu 2008/73360 numaralı başvurusunun hükümden düştüğü için değerlendirmede esas alınmadığı, tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının redde mesnet 2004 38215, 2004 38221, 171340 ve 199454 tescil numaralı markalarında kullanımı ispat edilen 29. Sınıftaki ayçiçek yağı, bitkisel margarinler” malları ile davalının 35.05 perakendecilik alt sınıfında “29. Sınıf mallarından “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için …tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”nin birbiri ile benzer olma niteliği ve genellikle aynı yerlerde kullanıcılara sunulmaları nedeniyle mal ve hizmetler arasında benzerlik ve ilişki bulunduğu, neticeten davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... " ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı yanın ... ibareli markalarının tescilli olduğu sınıfta tanınmış olduğu ya da kullanım sonucunda yüksek bilinirlik elde ettiği yönünde bir kanaat elde edilemediği gerekçesi ile ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-10302 sayılı kararının 2019/89525 sayı ile işlem gören “... ” marka başvurusunun 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için…. tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından kısmen iptaline, başvuru konusu markanın 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için…. tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının markasının kullanmakta olduğunu iddia ettiği alanların, müvekkili şirketin kullanım alanından tamamen farklı bulunduğunu, böyle bir durumda tüketiciler nezdinde iltibas yaratılacağından söz edilemeyeceğini, markalar arasında benzerlik incelemesi yapılırken bütüncül olarak yaklaşılması gerektiğini, bütüncül yaklaşım durumunda da dava konusu markaların benzer olmadığının anlaşıldığını, davacı tarafın, SMK 19/2. maddesi uyarınca, dava konusu markasını Türkiye’de ciddi bir şekilde kullandığını ispat edemediğini, ilk derece mahkemesince kısmen iptal verilmesine rağmen müvekkili lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yetersiz deliller mesnet alınarak kullanım olduğu soncuna varılmasının hatalı değerlendirme yapılmasına ve reddedilmesi gereken talebin 6/1 kapsamında incelenmesine neden olduğunu, davanın SMK 19/2 hükmü gereği reddi gerekmekte olup, verilmiş olan Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında davacının 2004 38215, 2004 38221, 171340 ve 199454 tescil numaralı markalarının, tescilli olduğu, 29. Sınıftaki ayçiçek yağı, margarin ürünlerinde, ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımının ispatlandığının belirlendiği, bu tespitin yerinde olduğu, davacının redde mesnet 2004 38215, 2004 38221, 171340 ve 199454 tescil numaralı markalarında kullanımı ispat edilen 29. Sınıftaki, "ayçiçek yağı, bitkisel margarinler” malları ile davalının 35.05 perakendecilik alt sınıfında “29. Sınıf mallarından “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için …tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar… mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri”nin benzer olduğu, "... " ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli markalar arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, harçlar, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir (07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, RG.12.12.1964, sayı:11880, Kuru, Baki, s:5305). Bir davada alınacak harçlar ve oranları (yargı harçları), 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve bu Kanun'a bağlı 1 sayılı Tarife'de gösterilmiştir. Her davanın başlangıcında taraflardan, başvurma harcı ve karar ve ilam harcı olmak üzere iki tür harç alınır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesinde; "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur". hükmü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Mükerrer Madde 138/2. maddesinde de; "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır". hükmü bulunmaktadır. Başvurma harcı, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken maktu bir harç olup, dava açılırken başlangıçta ödenen bu harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, başvuru işleminin yapılmasına ilişkin bulunması, diğer bir deyişle ilgili bulunduğu işlemin, dava açarken başvuru işleminin yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sonradan yeniden değerleme oranına göre arttırılamayacağı tabiidir. Karar ve ilam harcı, nispi ve maktu karar ve ilam harcı olmak üzere iki çeşit olup, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınır. Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenleyen Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi uyarınca, karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Peşin olarak ödenecek bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Yargılama sırasında dava değerinin daha fazla olduğu tespit edilirse eksik karar ve ilam harcı tamamlattırılır (Harçlar Kanunu m.16/4, 30). İlk derece mahkemesince mülkiyet hakkının ihlali görülen harç ise, davanın başlangıcında davacıdan alınan maktu karar ve ilam harcıdır. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalar dışındaki hallerde veya davanın reddine karar verilmesi halinde, alınması gereken karar ve ilam harcı, maktudur. Maktu harca tabi davalarda karar ve ilam harcının tamamı, dava açarken peşin olarak ödenir. Ancak başvuru harcından farklı olarak maktu karar ve ilam harcında, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, "ilgili bulunduğu işlem", diğer bir deyişle dış dünyada değişiklik yaratan, taraflarca infaza konulabilecek şey, mahkemece verilen "karardır". Dolayısıyla maktu karar ve ilam harcının alınma zamanı da esasen mahkemece verilen karar tarihidir. Zira maktu harcın hangi taraftan alınacağı ya da başlangıçta nispi harca tabi bir davada, sonradan davanın reddine karar verilip verilmeyeceği de ancak karar tarihi itibariyle belli olmaktadır. O halde maktu karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesinde belirtilen "mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler" türünden bir harçtır. Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarife'nin, maktu karar ve ilam harcını düzenleyen A/III-2. maddesinde, her bir karar türüne göre alınması gereken harç miktarı ayrı ayrı belirtilirken, her bir karar türü için maddede yer alan "kararlar" ibarelerinden, yukarıda açıklandığı üzere, bir davada verilecek kararın ne olacağının, ancak karar tarihi itibariyle ortaya çıkabileceği, yine tarafların ellerinde ancak mahkemece bir karar verilmesi halinde yararlanabilecekleri, infazı mümkün bir belge bulunabileceği maddi gerçeğinden hareketle, maktu karar ve ilam harçlarının da karar tarihi itibariyle hesap edilip alınması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, dava açarken başlangıçta ödenen maktu karar ve ilam harcının, sonradan yürürlüğe giren tarife ile artırılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi ve Mükerrer Madde 138/2 hükümleri uyarınca, eksik tutarın ilgilisine tamamlattırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir. Kaldı ki kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmeyip, düzeltilerek onanması suretiyle de tespit edilmiş olup, Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesi kararı, sadece davalılarca istinaf edilmiş ise de yargılama harçları kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, harçlar konusunda kazanılmış haktan söz edilemeyeceği ise tabiidir (Yargıtay 5. HD.'nin 22/01/1982 tarih ve 12534/240).

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2023 gün ve 2022/33 Esas - 2023/141 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-10302 sayılı kararının 2019/89525 sayı ile işlem gören “... ” marka başvurusunun 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” bakımından KISMEN İPTALİNE, 3-Başvuru konusu markanın 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tereyağları ve yenilebilir bitkisel yağlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” yönünden kısmen HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile Sicilden terkinine, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL'nin davalı şirketten ve davalı ...ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten ve davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00.TL bilirkişi ücreti, 195,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 50,00.TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 3.245‬,00.TL'ye, 80,70 TL peşin harç, 80,70.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 3.406,40.TL yargılama giderinin davalı şirketten ve davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar.TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1054, K. 2026/1442, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1054-e-2026-1442-k-093bfa4e9ee8