Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/909 E. 2026/1038 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/909
- Karar No
- 2026/1038
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/909 Esas
KARAR NO: 2026/1038
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/02/2024
NUMARASI: 2023/137 E. - 2024/60 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyetlerine 2016 yılında başladığını, bünyesinde: ..., ..., ..., ..., ... ve ...gibi onlarca alanında ... marka tesciline sahip tanınmış şirketler olduğunu, müvekkili şirketin, okula yardımcı ve sınavlara hazırlık alanında başladığı yayıncılığı farklı türde ve formatta ürünlerle öğrencilerin en önemli desteği olduğunu, yüzlerce farklı basılı kitapları, akıllı tahta uygulamaları, mobil kütüphaneler ve video çözüm uygulamaları ile dijital platforlarda eğitimi destekleyen firmanın ..... en büyük kitap evi olan ...'ın da ..... firması olduğunu, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 06/08/2020 başvuru tarihli ... numaralı 16. ve 41. sınıflarda tescilli markasının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin “...” markası ile davalının; 24/10/2020 başvuru tarihli ve ...tescil numaralı "...", 11/05/2021 başvuru tarihli ve ... tescil numaralı "..." ve 23/10/2021 başvuru tarihli ve ...tescil numaralı "... Deneme" markalarının doğrudan müvekkilinin markası ile ilintili sınıflarda tescilli ve birebir aynı / ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olup, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalı markalarının öne çıkan asli unsuru “...” ibaresi olduğunu, “...” ibaresinin müvekkili şirket tarafından yaratılmış, ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, davalı markasının tüketici nezdinde yaratacağı muhtemel olumsuzlukların, müvekkili şirketin de itibarının zedelenmesine, güven kaybetmesine sebep olacağını, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve E. 2021/83, K. 2023/67 sayılı kararıyla davalının ..., ... ve ...numaralı markalarının müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu ve hükümsüz kılınmalarına karar verildiğini,mezkur yargılama sürerken dahi davalının TPMK nezdinde aynı asıl unsuru ihtiva eden marka başvuruları yapmaya devam ettiğini ve bunların bir kısmını tescil ettirmeyi bir şekilde başardığının tespit edildiğini belirterek, davanın kabulü ile davalı... adına tescilli ...numaralı "...", ... numaralı "..." ve ...Numaralı "... Deneme" markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi kararıyla; dava konusu ...tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 03/02/2021 tarihinde, ... tescil numaralı ... ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 25/04/2021 tarihinde, ...tescil numaralı ... ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 20/04/2021 tarihinde, ...tescil numaralı ... ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 09/06/2021 tarihinde, 2021072262 tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 35.sınıfta 13/10/2021 tarihinde, ...tescil numaralı ... Deneme+ŞEKİL markasının 16 ve 35.sınıflarda 18/08/2022 tarihinde davalı adına, ... tescil numaralı ... ... markasının 16 ve 41.sınıflarda 22/03/2021 tarihinde tescilli olduğu, taraflara ait markalardaki ana unsur olan ... ibaresinin ortak ibare olduğu, her iki tarafa ait markalar farklı sınıflarda tescilli ve ortak sınıfları olan 16. Sınıftaki tesciller dikkate alındığında her iki tarafın markasının da yardımcı ders kaynaklarının basım, yayın ve ticaretine dair kullanımları içerdikleri, bu haliyle SMK'nın 6/1. Maddesinde belirtilen ve 5/1-ç maddesindeki aynı türdeki mal ve hizmetler yönünden benzer oldukları, ancak dava dışı ... LİMİTED ŞİRKETİ adına tescilli ...tescil numaralı, 16. Sınıfta tescilli, ... tescil numaralı 16 ve 41. Sınıflarda tescilli "bilgin çocuk ..." markasının dava dışı ... LİMİTED ŞİRKETİ adına kayıtlı olduğu, ... tescil numaralı "... türkçe" ibareli ve 16 ve 41. Sınıflarda tescilli ... LİMİTED ŞİRKETİ adına tescilli markalar ile bu örnekler dışında başkaca ... unsurunu taşıyan markasal tescillerin olduğu, ... ibaresinin dava konusu marka tescillerinin konu edildiği sektör olan eğitim hizmetleri sektöründe yaygın kullanılan ve yapılacak çalışmaların günlere ayrılmış halini ifade eden genel ifade olduğu, bu haliyle ayırt ediciliği düşük ve zayıf ibare olduğu, davacı tarafın bu zayıf ibareye "..." ibaresini eklemek suretiyle ayırt edicilik kazandırmaya çalıştığı, davalı tarafın da adına tescilli markalarda ... ibaresinin yanına ayırt ediciliği düşük de olsa ..., türkçe, ..., paragraf, deneme gibi ibareler eklemek ve şekil unsuru eklemek suretiyle ayırt edicilik kazandırdığı, bu haliyle davalı adına tescilli markalar yönünden SMK'nın 6/1 ve 5/1-ç maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı, yine salt davalı tarafın önceki tescillerden haberdar olmasının kötü niyeti ispata yeterli olmayacağı, aleyhine dava ikame edildikten sonra da aynı ibareye başkaca unsurlar ve şekil eklemek suretiyle başka marka başvurusunda bulunmasının kötü niyeti ispata yeterli olmayacağı kanaatine varılmış ve SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilerek,"Davanın, davalı adına tescilli hükümsüzlüğü talep edilen tüm markalar yönünden REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı "... ..." markasının tescilli sahibi olduğunu, davalı tarafın markalarının müvekkilinin tescilli markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 ve 7. maddeleri uyarınca davalı markalarının hükümsüz kılınması gerektiğini, mahkemenin "..." ibaresini eğitim sektöründe jenerik ve vasıf bildirici kabul ederek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, sektör uzmanlarının yer aldığı bilirkişi heyetlerinin bu ibarenin jenerik olmadığı yönünde görüş bildirdiğini, mahkemenin tarafların ileri sürmediği üçüncü kişilere ait tescilleri re'sen dikkate alarak taraflarca getirilme ilkesini ihlal ettiğini, üçüncü kişilere ait bu markaların son beş yıldır kullanılmadığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, mahkemenin davalı lehine delil toplayarak adil yargılanma hakkını ve çelişmeli yargılama ilkesini zedelediğini, ayırt ediciliği düşük olan ibarelere eklenen unsurların markalar arasındaki genel izlenimi ayrıştırmadığını, mahkemenin gerekçeli kararının esas dava ve önceki bilirkişi raporlarıyla çeliştiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun amacına ve ruhuna aykırı bir hüküm kurulduğunu, davacıya ait tescilli markanın korumasının fiilen yok sayıldığını, mahkemenin kendi kabulüne göre "..." ibaresi jenerik ise davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar vermesi gerekirken davanın reddine hükmetmesinin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu davalı... adına tescilli ...numaralı "...", ... numaralı "..." ve ...Numaralı "... Deneme" markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini davasıdır.
TPMK kaydına göre,...tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 03/02/2021 tarihinde, ... tescil numaralı ... ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 25/04/2021 tarihinde, ...tescil numaralı ... ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 20/04/2021 tarihinde, ...tescil numaralı ... ...+ŞEKİL markasının 16.sınıfta 09/06/2021 tarihinde, ... tescil numaralı ...+ŞEKİL markasının 35.sınıfta 13/10/2021 tarihinde, ...tescil numaralı ... Deneme+ŞEKİL markasının 16 ve 35.sınıflarda 18/08/2022 tarihinde davalı adına,- ... tescil numaralı ... ... markasının 16 ve 41.sınıflarda 22/03/2021 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyet raporunda özetle;" ...başvuru numaralı markanın SMK m. 6/1 bakımından tümden hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, ...başvuru numaralı markanın 16. sınıfta tescilli olduğu tüm emtialarda SMK m. 6/1 bakımından hükümsüzlük koşulunun oluştuğu; 35. Sınıfta tescilli olduğu hizmetler bakımından ise “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde SMK m. 6/1 bakımından hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetlerinde SMK m. 6/1 bakımından hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, ... başvuru numaralı markanın SMK m. 6/1 bakımından hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı" belirtilmiştir.
Dairemizin 2023/1001 esas 2025/1550 karar sayılı ilamında İstanbul Anadolu 2.FSHHM nin 2021/83 esas 2023/67 karar sayılı ilamının incelendiği ve neticede, asıl davada davalı adına tescilli ...,... ve ... tescil nolu markaların hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.
Davacı tarafından, davalı marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürülmüş ise de, markanın tescilinin tek başına kötü niyetli marka başvurusu olarak nitelendirilemeyeceği, kötü niyetle marka tescilinden bahsedebilmek için marka başvurusunda bulunan kişinin, markaya konu mal ve hizmeti üretip pazarlamaktan daha ziyade başkalarının ticaretine engel olmak, marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerektiği, somut olayda davalının tescilde kötüniyetli olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı, SMK 6/3-6-9 maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, davacı markasının davalı markalarından eski tarihli olduğu, tescil önceliğinin davacıya ait olduğu, markada teklik ve öncelik ilkesi gereğince, gerçek hak sahipliği iddiasının davacı markası hükümsüz kılınmadıkça, marka hükümsüzlüğü davasında ileri sürülemeyeceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki aynı taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarihli, 2021/83 E-2023/67 Karar sayılı markaya tecavüzün tespiti, meni refi talepli asıl dava ve marka hükümsüzlüğü talepli karşı davada da, davalı tarafça gerçek hak sahipliğine yönelik iddianın ileri sürüldüğü, davacı markasının gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğünün talep edildiği, gerek ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, gerekse istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 20/11/2025 tarihli 2023/1001 Esas-2025/1550 Karar sayılı kararında, davalının gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığının tespit edildiği görülmüştür.
Dava konusu davalıya ait markaların, davacıya ait, ... numaralı marka ile benzer olduğu her iki markadaki esas kelime unsurunun "..." olduğu, markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, dolaylı kavramsal farklılık bulunmakla birlikte" davalı markalarının tescilli olduğu 16. Sınıf ve 35. Sınıfta 16. Sınıfa konu malların satışı hizmeti yönünden, ..., ..." ibarelerinin eklenmesinin davalı markasını farklılaştırmaya ve iltibası önleyecek mahiyette ayırt edicilik kazandırmaya yeterli olmadığı, markalar arasında sınıfsal benzerliğin de söz konusu olduğu, her iki markanın ortalama tüketici kitlesine hitap ettiği bu nedenlerle işletmeler arasında bağlantı kurma, davacının seri markası olarak algılanma dahil tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yaratacak şekilde benzerlik bulunduğu anlaşılmakla dava konusu markaların SMK 6/1 maddesi gereğince, hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekir iken anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,
- ... (16. Sınıfta tescilli) başvuru numaralı markanın tümden hükümsüzlüğüne,
- ...başvuru numaralı marka (16 ve 35. Sınıfta tescilli) 16. sınıfta tescilli olduğu tüm emtialarda hükümsüzlüğüne, 35. Sınıfta tescilli olduğu hizmetler bakımından ise “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde kısmen hükümsüzlüğüne,
- ... başvuru numaralı marka (35 sınıfta tescilli) hükümsüzlük davasının reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- İstanbul ...... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../02/2024 tarih, 2023/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Davalı adına tescilli, ... (16. Sınıfta tescilli) başvuru numaralı markanın tümden hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
- Davalı adına tescilli, ...başvuru numaralı marka (16 ve 35. Sınıfta tescilli) 16. sınıfta tescilli olduğu tüm emtialarda hükümsüzlüğüne, 35. Sınıfta tescilli olduğu hizmetler bakımından ise “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinde kısmen hükümsüzlüğüne fazlaya ilişkin talebin reddine,
-... başvuru numaralı marka (35 sınıfta tescilli) hükümsüzlük davasının reddine,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile 552,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.242,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 10.627,90 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 7.084,55 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/c- Kabul edilen marka hükümsüzlüğü davası yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/ç- Red edilen marka hükümsüzlüğü davası yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 240,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.409,40 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026