Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/471 E. 2026/1234 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/471
Karar No
2026/1234
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA : 2024/1224

KARAR NO: 2026/1234

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/02/2023

NUMARASI: 2020/471 E. - 2023/85 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında franchise ilişkisi kapsamında ticari ilişkinden kaynaklı cari hesap ilişkisi mevcut olduğu, bu cari hesap ilişkisi uyarınca oluşan bakiye borç miktarı davalı tarafından ödenmediği için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmesi sebebiyle iş bu davanın açılması gereği hasıl olduğu, davalı borçlu tarafından yetki itirazında bulunulmuş olduğu, akdedilen sözleşme uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu hüküm altına alındığı, müvekkil ile davalı arasında franchise sözleşmesi kapsamında cari hesap kaydı tutulmaya başlanıldığı, davalı tarafından cari hesap kaydında yer alan bakiye borç miktarı ödenmemiş olduğu, ödenmeyen bu bakiye alacak için .... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, ancak davalı tarafından takibe haksız ve hukuki mesnetten yoksun itiraz edilmiş olduğu, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacıya ait 2018, 2019 yılları defter kayıtlarında davacının davalıdan 18.09.2019 takip tarihi itibariyle 17.796,48 TL mal hizmet satımına ilişkin cari hesap alacağı kaydı olduğu, aynı alacak kaydının davalı ticari defterlerinde de yer aldığı ödeme açıklaması ile ödenmiş olarak göründüğü, söz konusu cari hesap borcunun ödendiğine dair bir dekont veya ekstrenin olmadığı davalı şirketin kayıtlarında bir borç devri yapılmadığı, bilirkişi raporlarının denetime uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak 17.796,48 TL cari hesap alacağı yönünden davanın kabulüne, 12.000 Euro cezai şart alacağına ilişkin talebin ise, sadece fatura düzenlenmesi ile ispatlanabilecek bir alacak niteliğinde olmadığı, cezai şart ihtiva eden yazılı sözleşme, sözleşmeye aykırılık/sözleşmenin feshi iddiası ve bu iddia nedeniyle keşide edilen ihtarname vb olguların birlikte gerçekleşmesi gerektiği, HMK 119/1e bende gereği davacının davasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini HMK 119/1f bendinde ise iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğinin dava dilekçesinde yer alması gerektiği, dava dilekçesinde ve takip talebinde ceza-i şarta ilişkin iddia ve somut delillerin gösterilmediği bunlar olmadan bu hususta bilirkişi incelemesi de yapılamayacağı gözetilerek cezai şart alacak talebi yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Dava konusu iddialarının doğruluğunun 15.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 01.12.2022 tarihli ek bilirkişi raporuyla ispatlandığını, Bilirkişi’nin 01.12.2022 tarihli Ek Raporunun “Sonuç” başlığı altında “…defter kayıtlarına bakıldığında gerek yevmiye kayıtları ve gerekse defteri kebir hesaplarına göre davacı firma tarafından düzenlenen gıda alımı ve kira faturalarının kayıt altına alındığı ancak ödemenin tek kayıt ile ödeme şeklinde cari hesabın borç tutarının kapatıldığı açıklamada ve dosyasında herhangi bir dekont veya extre olmadığı muhasebe kayıtlarından anlaşılmış olup HSK yıl sonu kayıtlarında bir borç devri yapılmamıştır. Söz konusu borcun ödendiğine dair bir dekont veya extre tarafıma sunulmamıştır.” tespiti yapıldığını, bilirkişi ek raporunda da tespit edildiği üzere, Davacı Müvekkili şirketin işbu dava kapsamında alacaklı olduğu, Davacı Müvekkili Şirket defter ve kayıtları ile borcun ödendiğine dair muhasebe kayıtlarında herhangi bir dekont veya ekstre olmayan Davalı Şirket defter ve kayıtlarından da anlaşılmış olduğundan Davalı Borçlu şirketin .... İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası kapsamında haksız itirazının iptali ile haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini,

-İlk Derece Mahkemesi cezai şart faturalarına konu herhangi bir ihtarname olmadığından bahisle ret hükmü kurmuş olmakla birlikte kararın hukuki dayanağı bulunmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin franchising ilişkisinden kaynaklandığını, faturalarda bu sözleşme kapsamında düzenlendiğini, Müvekkilinin faturalandırdığı ve cari hesabına kaydettiği cezai şart bedeline ilişkin ihtarname keşide etmesi gibi bir hukuki zorunluluğu bulunmadığını, İlk derece mahkemesinin cezai şart faturalarına konu herhangi bir ihtarname olmadığından bahisle ret hükmü kurmuş olmakla birlikte kararın hukuki dayanağı bulunmamakta olup davanın tamamı yönünde kabul hükmü kurulması gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; Davanın taraflar arasındaki franchasing ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.

Mahkeme dosyasına sunulu 19/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, "Davacı ile davalı arasında franchise ilişkisi kapsamında ticari ilişkinden kaynaklı cari hesap ilişkisi mevcut olduğu, Bu cari hesap ilişkisi uyarınca oluşan bakiye borç miktarı davalı tarafından ödenmediği için: .... İcra Dairesinin ...E. Nolu dosyasında 17.796,48 TL ve 12.000 Euro alacağı için takip başlatmış ve asıl alacak için takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsil edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 11.10.2019 tarihli itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz etmiş ve icra takibi durmuş, davacı tarafından bu dava ikame edilerek itirazın iptali talep edildiği, Davacı ticari defter kayıtları incelenmiş, ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64. Md. ve 213 sayılı VUK 221. Md. göre açılış ve kapanış tasdikleri usulüne uygun olduğu, kendi lehine delil vasfını taşıdığı, Davalı tarafın cevap vermediği, delil olarak defter ve belgeleri sunmadığından defter ve belge kayıtları incelenemediği, Davacıya ait 2018, 2019 yılları defter kayıtları incelenmiş ve Davacının davalıdan 18.09.2019 takip tarihi itibariye yukarıya çıkarılan hesap ekstresinde görüleceği üzere taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesine göre 12.000 Euro cezai şart ve 17.796,48 TL Cari hesap alacağı olduğu görülmüş, Davacının icra takibinde Euro alacağı için yıllık % 7 Kamu bankalarında Euro cinsinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanan azami faizi, fiili ödeme tarihinde TL karşılığı tahsilini, ve TL alacağı için yıllık % 19,5 avans faizi talep ettiği tespit edilmiştir.

09/12/2022 tarihinde Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat ile alınan bilirkişi raporunda: "Davacı ve davalı arasında franchise İlişki kapsamında ticari ilişkiden kaynaklı ek rapor olarak davalı firma olan HSK gıda ltd şti'nin defter kayıtlan İncelendiğinde rapor ekinde bulunan defter fotokopilerinden de anlaşılacağı üzere gerek 320 ( SATICILAR ) Hesabında gerekse 329 (TİCARİ BORÇLAR) hesabında ödemelere ait herhangi bir dekont ekstre veya senet bulunmayıp sadece ödenen borç şeklinde kayıt altına alınarak hesapların kapatıldığı ve HSK gıda Kayıtlarında kapanış kaydına bakıldığında bir borç devri bulunmadığını, Davacı ve davalı arasında sözleşmeden kaynaklı davalı firma HSK gıda LTD ŞTİ'nin işyeri adresine gidildiği söz konusu HSK firmasının orada olmadığı İşyerinin kapalı olduğu işyeri muhasebe kayıtlarına muhasebecisi aracılığıyla ulaşılarak defter kayıtlarına bakıldığında gerek yevmiye kayıtları ve gerekse defteri kebir hesaplarına göre davacı firma tarafından düzenlenen gıda alımı ve kira faturalarının kayıt altına alındığı ancak ödemenin tek kayıt ile ödeme şeklinde cari hesabın borç tutarının kapatıldığı açıklama da ve dosyasında herhangi bir dekont veya extre olmadığı muhasebe kayıtlarından anlaşılmış olup HSK yıl sonu kayıtlarında bir borç devri yapılmadığı, söz konusu borcun ödendiğine dair bir dekont veya ekstrenin olmadığı tespitleri" yapılmıştır.

Somut olayda, davacı ile davalı arasında franchise ilişkisi kapsamında ticari ilişkinden kaynaklı cari hesap ilişkisi mevcut olduğu, cari hesap ilişkisi uyarınca oluşan bakiye borç miktarı davalı tarafından ödenmediği için, .... İcra Dairesinin ...E. Nolu dosyasında 17.796,48 TL ve 12.000 Euro alacağı için takip başlatıldığı, davacı tarafça işbu dosya kapsamında takipteki alacağın talep edildiği anlaşılmıştır.

Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz.

Cezai şart alacağı yönünden ise, taraflar arasındaki Franchaise sözleşmesinin 23. Maddesinde sözleşmenin feshine dayalı cezai şart ve sözleşmenin ifasına dayalı cezai şartın iki ayrı başlıkta düzenlendiği, 23/1 maddesine göre, Franchise Alan işbu Sözleşmeye göre kendisi tarafından üstlenilmiş yükümlülüklerinden her hangi birini gereği gibi ve/veya taahhüt edilen günde yerine gereği gibi ve/veya taahhüt edilen günde yerine getirmediğinde, Franchise Veren'in yazılı bildirimi ile cezai şart bedeli alınacağının talep edilebilecğinin düzenlendiği, bu madde hükmüne göre dosya kapsamında davacının davalıya yapılmış yazılı bir ihtarının bulunmadığı, buna göre cazai şartın talep edilemeyeceği gibi, davacının bu nedenle davalıdan cezai ilişkin talepte bulunamayacak olduğu gözetilerek Mahkemece kurulan hükümde aykırılık bulunmadığı davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2023 tarih ve 2020/... E., 2023/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2020/471, K. 2026/1234, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-471-e-2026-1234-k-7fa539af8ce3