Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1223 E. 2026/1228 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1223
- Karar No
- 2026/1228
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1223 Esas
KARAR NO: 2026/1228
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2023
NUMARASI: 2022/604 E. - 2023/835 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 1000 USD ve 1500 USD tutarındaki bonolar ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak bonolar üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığını, senetler üzerinde alacaklı hanesinde bulunan ... ibaresi ile 10.06.2019 tarihli ibaresinin ile diğer yazılar/ibarelerle ayrı kalemlerle yazıldığı; çıplak gözle bakıldığında dahi fark edildiğini, takibe konu senette düzenlenme tarihinin altında yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına, yargılama neticesinde de müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yerine getirilmediği için huzurunuzda açılmış olan bu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddini, dava dışı ... müvekkile olan borcunu ödemek için keşidecisi davacı ... ... olan 30.12.2019 vadeli 1.000USD bedelli ve 28.02.2020 vadeli 1.500 USD bedelli 2 adet bonoyu ciro ederek müvekkiline verdiğini, mezkur bonolar vadesinde ödenmediği için taraflarınca.... İcra Müdürlüğü' nün 2021/ 12113 E. Sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve bono fotokopilerinin 03.05.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, mezkur icra takibi kesinleştikten sonra haciz işlemleri uygulandığını, davacı şahsın araç ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, hatta davacının ... plaka sayılı aracının yakalanarak otoparka çekildiğini, müvekkilinin alacağını henüz tahsil edemediğini, davacının haciz ve araç yakalama işlemleri sırasında herhangi bir itirazda bulunmadığını, davanın usulden ve esastan reddine, kötü niyetli davacının %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın KABULÜ İLE: .... İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya takibine konusu borç yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Dava ve takip konusu senetlerde davalıdan önce başka ciro bulunduğundan davalının kötü niyeti sabit görülmemekle davacının tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davanın Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olarak açıldığını, dava dışı ...'ın müvekkile olan borcunu ödemek amacıyla keşidecisi davacı ... ... olan 30.12.2019 vadeli 1.000USD bedelli ve 28.02.2020 vadeli 1.500 USD bedelli iki adet bonoyu ciro ederek müvekkiline verdiğini, bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/ 12113 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri ve bono fotokopilerinin 03.05.2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, icra takibi kesinleştikten sonra haciz işlemleri uygulandığını, davacının banka hesaplarına ve ... plaka sayılı aracına haciz konulduğunu, aracın yakalanarak otoparka çekildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde aracın yediemin olarak davacıya iade edildiğini, müvekkilin alacağını henüz tahsil edemediğini, davacının haciz ve araç yakalama işlemleri sırasında herhangi bir itirazda bulunmadığını, şimdi ise kötü niyetli olarak bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, dava açıldığını öğrenince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurularak davacı ... ve dava dışı borçlu ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık şikayetinde bulunulduğunu, soruşturma dosyasının neticesinin beklenmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yeterli teknik donanım kullanılmadığını, yazının hangi sebeple müvekkilinin eli ürünü olduğunu gösterir fotoğraf veya görüntü tekniklerinin raporda yer almadığını, inceleme konusu örnek imzaların yetersiz olduğunu, daha fazla belge temin edilerek yeniden inceleme yapılması gerektiğini, yetersiz rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf dilekçesinde yerel mahkemenin kararı ve gerekçesinden ziyade kendi şahsi düşüncelerine yer verdiğini, daha önce cevap ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttiği ve mahkemece değerlendirilen hususları tekrar ederek ispatlanmış gerçekleri kabul etmediğini, tüm deliller ve somut veriler ışığında yüksek mahkeme kararları ile kanuna uygun karar verildiğini, davalının karara yönelik istinaf başvurusunda eksik harç yatırdığını, eksik harçların tamamlanması için gönderilen muhtıraya rağmen davalı tarafından süresi içinde ödeme yapılmadığını, bu nedenle HMK m. 344 uyarınca davalının istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayıldığını, bu sebeple istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davalının arabuluculuk şartının yerine getirilmediği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilin davayı 05.09.2024 tarihinde ikame ettiğini, senetler üzerindeki alacaklı hanesinde bulunan ... ibaresi ile 10.06.2019 tarihinin diğer yazılardan farklı kalemlerle yazıldığının çıplak gözle dahi fark edildiğini, takibe konu senetteki imzaların müvekkile ait olmadığını, senet üzerindeki imzaların birbirine benzemediğini ve müvekkilinin imzasının taklit edildiğinin bilirkişi raporuyla kanıtlandığını belirterek davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı tarafından 1.000 USD ve 1.500 USD bedelli bonolara dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takip dayanağı bonolar üzerindeki keşideci imzalarının müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava dışı ...’ın müvekkiline olan borcuna karşılık keşidecisi davacı olan bonoları ciro ederek verdiğini, takibin kesinleşmesi ve haciz sürecinde davacının itirazda bulunmadığını belirterek reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında , davalı tarafından davaya konu 10.06.2019 düzenleme tarihli, 30.12.2019 vadeli 1.000 USD bedelli ve 28.02.2020 vadeli 1.500 USD bedelli keşidecisi davacı olan bonoya dayalı kambiyo takibi başlatıldığı görülmektedir.
07.06.2023 tarihli grafoloji bilirkişi raporunda; alacaklısı ... olan, 10.06.2019 düzenleme tarihli, 30.12.2019 vadeli 1.000 USD bedelli ve 28.02.2020 vadeli 1.500 USD bedelli iki adet bononun ön yüzünde davacı ...’na izafe edilen keşideci imzalarının, mukayese imzaları arasında genel şekil, başlangıç ve bitiş hareketleri, gövde yapısı, grama özellikleri, işleklik derecesi, şahsa özgü alışkanlıklar ve diğer grafolojik-kaligrafik özellikler yönünden uyum bulunmadığı, bu nedenle takip dayanağı iki bono üzerindeki keşideci imzalarının davacı ... eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına konu borç nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
7445 sayılı kanununun 43/1-a maddesi gereğince , 01.09.2023 tarihine kadar açılan menfi tespit istemli davalar arabuluculuk dava şartına bağlı değil iken 7445 sayılı kanununun yürürlüğe girmesi ile 6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş, dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Eldeki dava açıldığı tarihe göre zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir.
Menfi tespit davasında takibin dayanağı bonodaki imzanın geçerli olduğunu ispat külfeti alacaklıya aittir. Dosya kapsamına göre, dava konusu bonoların keşidecisinin davacı olduğu, lehtarının dava dışı ... olduğu , ciro yolu ile davalının hamil olduğu, dava konusu senetler üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin imza incelemesine karar verildiği, bilirkişi raporu ile imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de, yaptırılan imza incelemesinin usulüne uygun ve denetime elverişli bir inceleme olmadığı, zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2001 tarih, 2001/12-436 E. ve 2001/467 ilamında da belirtildiği üzere herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilerek, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.
Hükme esas alınan rapor belirtilen nitelikleri haiz olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde belirtildiği şekilde davacının isticvap edilmesi suretiyle huzurda imza örneklerinin alınmadığı, imza incelemesinin sadece 2012-2014 tanzim tarihli üç adet senet esas alınarak yapıldığı, davalı vekilinin rapora itiraz ettiği itirazın karşılanmadığı anlaşılmıştır.
Senetlerin düzenleme tarihinden öncesi ve sonrasına ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan yeterli sayıda belgenin ve huzurda alınacak örnek imzaların mukayeseye esas alınması suretiyle incelemenin gerektirdiği cihaz ve teknikler kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapılması gerektiği, bu hali ile hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve yeterli olmadığı, istinaf talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2023 tarih, 2022/... E. 2023/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026