Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1127 E. 2026/1269 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1127
Karar No
2026/1269
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1127

KARAR NO: 2026/1269

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/05/2024

NUMARASI: 2023/658 E. - 2024/560 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kredi başvurusunda bulunduğunda kendisine ödenmemiş senetleri olduğunun bildirildiğini, senetlerden haberinin olmadığını, kendisine bildirim yapılmadığını, müvekkili tarafından düzenlenmiş senet bulunmadığını, imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek sahteliğin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın muarazanın meni olarak açılmış olup kambiyo senetleri hakkında bu davanın açılamayacağını, müvekkilinin dava konusu bonolara ticari ilişkiler sonucunda hamil olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınırlar için muarazanın meni davası açılamayacağını, dava konusu senetlerin diğer davalı ...’a iade edildiğini, dava konusu senetler ile ilgili verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. Bu durumda mahkemece bonoda yer alan imzanın inkârı hâlinde az önce yukarıda anılan 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde belirtilen yöntem izlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK, 2017/19-829 Esas, 2020/471 Karar) Mahkememizce davacıya ait imza örnekleri alınmış, imza incelemesine esas belge asılları celbedilmiş olup davalı tarafa senet asıllarını imza incelemesi için mahkememize ibraz etmek üzere ihtaratlı süre verilmiştir. Davalı ... vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde senetlerin protesto işlemi yapılmak suretiyle ......AŞ'ye iade edildiğini belirtmiş ve iade belgelerini sunmuştur.

Mahkememizce senetlerin imza incelemesi için mahkememize sunulması için davalı ... ...AŞ'ye ihtaratlı süre verilmiştir. Davalı tarafından ibraz edilen dilekçesinde senetlerin üst ciranta olan ... iade edildiği, kendilerinde senet asıllarının bulunmadığını beyan etmekle mahkememizce bu kez de ... ...... Şti'ye ihtaratlı muhtıra tebliğ edilerek senet asıllarını mahkememize ibraz etmesi, aksi taktirde senetler altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı iddiasının kabul edileceği ihtar edilmiştir. Muhtıra usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen senet asılları inceleme için mahkememize ibraz edilmemiştir. Davacının senetler altındaki imzanın eli ürünü olmadığı iddiası ancak senet asılları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecektir. Kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmekle senet asılları inceleme için ibraz edilmediği," gerekçesi ile,

-AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,

-Davacının dava konusu 29/03/2022 düzenleme, 15/05/2022 vade tarihli, 466.000,00-TL bedelli(2nolu), 29/03/2022 düzenleme, 15/09/2022 vade tarihli, 466.000,00-TL bedelli(6nolu), 29/03/2022 düzenleme, 15/08/2022 vade tarihli, 466.000,00-TL bedelli(5nolu), 29/03/2022 düzenleme, 15/06/2022 vade tarihli, 466.000,00-TL bedelli(3nolu), düzenleyeni Mesih Albudak olan senetler nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu somut olayın şartlarına göre muarazanın men'i ( el atmanın önlenmesi ) davası açılması mümkün olmadığını, dava konusu olayda davacı taraf kimseye borcu olmadığını ve söz konusu senetlerin kendisine ait olmadığını bildirerek açıkça ikrar ettiğini, senetler üzerinde sahtecilik iddiasında bulunan tarafın senedin düzenleyicisi olmadığını inkar ettiği için huzurdaki davayı açması hukuka aykırı olduğunu, davanın bu sebeple usulden reddi gerektiğini, kambiyo senetleri açısından davayı açmanın mümkün olmadığını, mahkemece hatalı bir hüküm kurulduğunu ve müvekkilinin mağdur edildiğini, dava 14.12.2022 de açıldığını, senetlerin tahsil edilmemesinden sonra 27.10.2022 tarihinde bir üst cirantaya iade edildiğini, karşılığı olmayan senetler iade edilmişken müvekkilinin huzurdaki davada kusurunun olmadığını, mahkemeye senetlerin kimde olduğu bildirildiğini, mahkemece dava dışı şirketi davaya dahil edilip cevap sunması için tebligat çıkarmadan hem müvekkili hemde davalı banka hakkında haksız ve hukuksuz bir karar verildiğini, müvekkilinin davada taraf sıfatı yokken çok ciddi bir yargılama giderine maruz bırakıldığını, davanın esası hakkındaki karar müvekkilini bağlamadığını, müvekkilini ilgilendiren kısım yargılama gideri ve karşı vekalet ücreti olduğunu, söz konusu bedelin neden müvekkili aleyhine hükmedildiğini anlamadıklarını, haksıza ve hukuka aykırı bir şekilde açılan davanın reddi gerektiğinden , mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini, davanın reddi mümkün olmaması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılıp müvekkili aleyhine hükmedilmemesi ve müvekkili hakkında davanın husumetten reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu , menfi tespit davasıdır.

Davacı tarafından dava konusu olan 29/03/2022 keşide tarihli, 15/05/2022, 15/06/2022, 15/08/2022, 15/09/2022 vade tarihli 466.000,00 TL bedelli 4 adet bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.

Mahkemece 13/12/2023 tarihli duruşmada, 2 nolu ara karar ile, senet asıllarının sunulmasını davalı ... Şirketi vekilinden istediği, davalı vekilinin 20/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde senetlerin iade bordrosu ile, .... ....Şti.'ne iade edildiğini beyan ettiği, dilekçe ekinde 27/10/2022 tarihli işlem bordrosu sunduğu, bordrolarda "Senet asıllarını teslim aldım" şeklinde kaşe ve imza bulunduğu, mahkemece ... şirketine muhtıra çıkarılarak senet asıllarının ibrazının istenildiği, ibraz edilmediği, muhtıraya cevap verilmediği görülmüştür.

Davalı ... Şirketi vekilinin davaya cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde senet asıllarının ... Şirketine iade edildiğine dair beyanda bulunmadığı, mahkemece senet asıllarının ibrazının istenilmesi üzerine bu şekilde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde; dava konusu senetlerin dava dışı ... lehine düzenlendiğinin görüldüğü, bu kişi tarafından ciro ile .... .... şirketine ve davalı ...'a, ...'a ondan tekrar ...'a ciro edildiğini, .... .... şirketinin ortakları ... ve ... olduğu, davalı ... şirketinin yetkilisinin ... ve adreslerinin aynı adres olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece senet aslı davalı tarafından ibraz edilemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.

Davalı istinafında, müvekkilinin davada taraf sıfatı yokken çok ciddi bir yargılama giderine maruz bırakıldığını, senetlerin müvekkilinde olmadığını üst cirantaya iade edildiğini müvekkilini ilgilendiren kısmın yargılama gideri ve karşı vekalet olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı tarafından cevap dilekçesinde ve ikinci cevap dilekçesinde senetleri iade ettiğini belirtmediği, mahkeme tarafından senetlerin ibrazı istendiğinde, dava dışı .... .... şirketine iade ettiğini beyan ettiği, ... .... Şirketi'ne senetlerin mahkemeye ibrazı için muhtıra tebliğ edilmesine rağmen cevap verilmediği anlaşılmakla davalının husumet itirazının yerinde olmadığı ve HMK 326 maddeye göre aleyhine hüküm kurulan tarafın yargılama giderinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava dilekçesinde, davanın konusu muarazanın giderilmesi olarak nitelendirilmiş ise de, olayların hukuki nitelemesinin hakime ait olduğu, dava konusunun menfi tespit davası olduğu, davalı alacaklı tarafından dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı alacaklı tarafından dava konusu senetlerin aslının mahkemeye ibraz edilmediği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılardan ... ....'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı Davalı... AŞ vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 127.329,84 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 31.832,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 95.497,38 TL harcın Davalı... AŞ'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1127, K. 2026/1269, T. 06.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1127-e-2026-1269-k-8073a606583a