Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1163 E. 2026/1222 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1163
Karar No
2026/1222
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1163

KARAR NO: 2026/1222

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 21/11/2023

NUMARASI: 2020/341 E. - 2023/270 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan

Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın sahibi olduğu ve 1989 yılında bandrollü olarak umuma arz ettiği Bu Acı Başka Acı” isimli albümünde yer alan “Kırdın Kanatlarımı” isimli şarkının müziğinin, davalı ... tarafından türlü enstrümanlar eklenerek işlendiğini ve diğer davalı şirketle birlikte 01.04.2013 tarihinde .../Divane isimli müzik albümünde Gelin Havası ismiyle satışa sunulduğunu, ... 'ın bu şarkıyı konser vb. etkinliklerde haksız olarak temsil ettiğini ve aynı zamanda farklı müzik platformlarında yayınlandığını, söz konusu müziğin eser sahibinin davacı olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, maddi tazminata ilişkin davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile 5846 sayılı Kanununun 68.maddesi kapsamında sözleşme yapılması halinde istenebilecek bedelin 3 katı ile bu Kanun hükümleri uyarınca belirlenecek rayiç bedelin 3 katından hangisi fazla ise bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların alacak miktarı tahkikatla tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere şimdilik 6.000,00TL ödemeye mahkum edilmelerine, alacaklarına tecavüzün gerçekleştiği andan itibaren avans faizi işletilmesine, aynı kanunun 70.maddesi uyarınca 2.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, esersahibinin haklarına yönelik tecavüzün ref'ine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet itirazlarının olduğunu, müvekkilinin yasal muvafakatlarını alarak "Gelin Hava isimli eseri seslendirdiğini, ilgili eseri ilgili kurumlara kaydettirmiş olan kişilere husumetin yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin eseri 01.04.2013 yılında Divane isimli albümde okuduğunu, zararın ve tazminat yükümlünün öğrenildiği andan itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu , dava konusu "Gelin Havası" isimli eserin söz yazarının İbrahim CAN olduğunu, eserin sayısız sanatçı tarafından seslendirildiğini, dava konusu besteye konu eserlerin hepsinin adının ve sözlerinin farklı olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin okumuş olduğu, "Gelin Havası" isimli eserin bestesinin ANONİM olduğunu, bilirkişi tarafından "Kırdın Kanatları" ile "Gelin Havası" ile ilgili benzerlik incelemesi yapılması gerektiğini belirterek; öncelikle husumet ve zamanaşımına itirazları çerçevesinde davanın reddine, eksik harcın tamamlatılmasına, davanın ve davacının tüm haksız taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Esen Elektronik San. ve Tic, Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın faaliyet adresi Fatih ilçesi sınırlarında olduğunu ve İstanbul Mahkemelerinin adli yetki alanında olduğunu, belirtilen nedenle dava yetkisiz Mahkemede açılmış olduğundan yetkiye itiraz ettiklerini, davacının müvekkilden 100.000 TL mali hak talebinde bulunduğu ve asgari anlamda bu tutarda bir mali hak ihlali kaynaklı zararı olduğu iddiasında bulunduğu ihtarname ile sabit olduğu halde davacı dava dilekçesinin talep kısmının 2. Maddesinde 2.000 TL manevi tazminat istemişken, talep kısmının 1. Maddesinde belirsizlik iddiasında bulunmuş fakat harca esas değeri 8.000,00 TL olarak göstermek suretiyle dolaylı şekilde 6000 TL lik maddi tazminat için dava harcı yatırdığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, "Kırdın Kanatlarımı" isimli şarkısının söz ve bestesi ile, müvekkil firmanın yapımcısı olduğu ...'ın icracı sanatçı olduğu Divane isimli albümde yer alan "Gelin Havası" isimli şarkının söz ve bestesinin farklı olduğunu, davacının "Bu Acı Başka Acı" isimli albümdeki "Kırdın Kanatlarımı" isimli şarkının söz ve bestesinin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, ülkemizin genelinde olduğu gibi Karadeniz yöresinde de bir çok şarkı anonim olmasına rağmen, anonim şarkıların şahsen sahiplenilebildiğini, müvekkilinin yapımcı firma olarak yer aldığı albümün hazırlığına girişen İcracı -Sanatçı ..., albümde okuyacağı şarkıları kendi insiyatifi ile belirlediğini, müvekkili firmanın, İbrahim Can'dan söz yönünden eser izin belgesi aldığını, İbrahim Can'ın Gelin Havası Eserine itirazının olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hareket ettiğini, İbrahim Can'ın, ilgili eseri, söz olarak kendisi adına, beste olarak ise anonim olarak meslek birliği nezdinde kaydettirdiğini, bu nedenle kendisinden izin alınıp telif bedeli ödendiğini belirterek; Davaya cevap dilekçelerinin bir suretinin davanın ihbarını talep ettiğimiz 3. kişiye tebliğ edilmesine karar verilmesini, Eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesini, davacının haksız taleplerinin tümüyle reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen davanın reddi kararının hukuka aykırı, hatalı ve mesnetsiz olduğunu, bilirkişi raporları arasında açık çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ilk heyet raporunda dava konusu eserlerin müziğinin aynı olduğunun tespit edilmesine rağmen ek raporda benzer olmadıkları yönünde görüş bildirildiğini, ek raporda incelenen eserin müvekkiline ait dava konusu olmayan bambaşka bir eser olduğunu, Youtube üzerindeki yanlış isimlendirmeler nedeniyle bilirkişilerin inceleme yapılacak eseri yanlış tespit ettiklerini, müvekkile ait eserin dava dilekçesi ekinde sunulan bandrollü kaset veya usb kaydı üzerinden incelenmesi gerektiğini, bilirkişilerin yanlış şarkıyı inceledikleri için eserdeki köprü bağlantısı ve oy oy sözlerine rastlanmadığı yönündeki tespitlerinin hatalı olduğunu, müvekkiline ait eserde bu sözlerin defalarca geçtiğini, Youtube üzerinden yapılan incelemenin hem usul hem de esas açısından isabetsiz olduğunu, ek raporun ekinde yer alan nota dizininin de dava konusu esere ait olmadığını, anonimlik iddiası bakımından ilk raporda yapılan tanımın ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, dava konusu müziğin eski yüzyıllardan beri kültürümüzde var olduğunun veya 1989 yılından önce yoğun olarak kullanıldığının tespit edilemediğini, bilirkişilerin atıfta bulunduğu 25 adet kaydın 1989 yılından sonra yapıldığını, bu kayıtların tarihlerinin içerik yükleyicilerinin insiyatifine bağlı olduğunu, ek raporda anonimlik konusunun müzik bilirkişisinin çözebileceği bir konu olmadığının belirtilmesine rağmen sonuç kısmında anonim olduğu kanaatine varılmasının çelişkili olduğunu, müvekkiline ait eserin 1989 tarihli bandrollü kaset ile ispatlandığını, 1989 yılından öncesine ait hiçbir delil bulunmadığını, mahkemenin ek rapora karşı yapılan itirazları dikkate almadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, uyuşmazlığı aydınlatacak yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminat ile tecavüzün ref’i istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu müziğin müvekkilinin eseri olduğunu, 1989 yılında yayımlanan “Bu Acı Başka Acı” albümünde yer alan “Kırdın Kanatlarımı” isimli eserin davalı ... tarafından çeşitli enstrümanlar eklenerek işlendiğini ve diğer davalı ... tarafından yayımlanan 01.04.2013 tarihli “Divane” albümünde “Gelin Havası” adıyla satışa sunulduğunu, ayrıca konser ve dijital platformlarda kullanıldığını ileri sürerek, FSEK m.68 uyarınca belirlenecek bedelin üç katı esas alınmak suretiyle maddi tazminat, FSEK m.70 uyarınca manevi tazminat ve tecavüzün ref’ine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak eserin gerekli izinler alınmak suretiyle seslendirildiğini, “Gelin Havası” isimli eserin anonim nitelikte olduğunu, eserin söz yazarı olarak bildirilen İbrahim Can’dan muvafakat alındığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca dava konusu eserin çok sayıda sanatçı tarafından seslendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili ise yetki itirazında bulunmuş, dava konusu “Gelin Havası” eserinin söz ve bestesinin davacı eserinden farklı olduğunu, eserin anonim olarak kabul edildiğini, İbrahim Can’dan izin alınarak yayımlandığını ve davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

15.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu her iki eserin bestesinin anonim olduğu, işleme farkları ve farklı sözlerle kullanıldığı, anonim eserlerin farklı biçimlerde işlenmesinin mümkün bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

30.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının “Kırdın Kanatlarımı” isimli eseri ile davalının “Gelin Havası” isimli eseri arasında benzerlik ve aynılık bulunmadığı, davalı eserinin mevcut verilere göre anonim nitelikte göründüğü yönünde görüş bildirilmiştir.

İlk derece mahkemesince; bilirkişi tespitlerine göre davacının hak ihlali iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı ...’ın yargılama sırasında vefatı üzerine davaya devam eden mirasçıları ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunda davacılar murisine ait Kırdın Kanatlarımı ve davalı taraf ait Gelin Havası isimli eserlerin tüm kayıtları üzerinde inceleme yapılmış ve her iki eserin de anonim olduğu belirtilerek anonim eserlerin farklı biçimlerde işlenmesinin mümkün bulunduğu belirtilmiş olup, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi ve değerlendirme gerektiği raporların sektör bilirkişisinin de yer aldığı uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiği, raporlar arasında taraflara ait eserlerin müziğinin anonim olduğu ve çok daha önceki tarihlerden beri kullanıldığı konusunda çelişki bulunmadığı ve hükme esas alınabilir olduğu, her iki eserin müziğinin anonim olduğu eserler arasında ritm açısından farklılıklar ile sözlerin de farklı olduğu tespit edilmiş olup taraflarca anonim eserin ayrı ayrı farklı şekilde işlendiği, müziğin anonim olması sebebiyle herkes tarafından kullanılıp işlenebileceği dikkate alındığında FSEK kapsamında hak ihlali iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bu açıklamalara göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu ... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../11/2023 tarih ve 2020/... E., 2023/... K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1163, K. 2026/1222, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1163-e-2026-1222-k-654074be570f