Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1183 E. 2026/1223 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1183
Karar No
2026/1223
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1183

KARAR NO: 2026/1223

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/03/2024

NUMARASI: 2020/159 E. - 2024/198 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket yetkilisi Hüsnü Yazıcı'nın kendisinden alacaklı olduğu iddia edilen davaya konu çeklerden önce yine Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş.tarafından keşide edildiğini, Akbank Cumhuriyet Caddesi Şubesi'ne aİT, z1019037 çek no'lu 300.000-TL bedelli çek sebebiyle, çekin son hamili olan davalı şirket tarafından arandığını ve ilk çek olan 26/11/2019 tarihli çek sebebiyle İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/719 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtıklarını, işbu çek sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2019/221268 soruşturma sayılı dilekçesi ile kıymetli evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları sebebiyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkil şirket yetkilisinin olayla ilgili yapmış olduğu görüşmelerde ilk çek dışında işbu davaya konu çeklerinde bulunduğunu ve işbu çeklerde de kendi şirketine ait ünvanı muhtevi kaşenin kullanıldığını ve işbu kaşe üzerinde kendisine ait olmayan başka şahıslarca atılmış imzaların olduğunu öğrendiğini, müvekkil şirketin davaya konu çeklerdeki şirketlerle hiçbir ticari ilişkisi olmadığı gibi çeklerde mevcut imzalarda kendisine ve şirket ortağı olan Ahmet Kemal Yazıcı'ya ait olmadığını, kaldıki yapılan görüşmelerde davaya konu çeklerde mevcut müvekkil şirkete ait ünvanı muhtevi ciroya ait kaşe üzerinde tek imza olduğunun öğrenildiğini, oysa müvekkil şirket, şirket ortakları Hüsnü Yazıcı ve Ahmet Kemal Yazıcı'nın müşterek imzaları ile temsil ve ilzam edilebildiğini, bahse konu çeklerde yapılan kıymetli evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları ile ilgili olarak da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/222366 Soruşturma nolu dosyası ile de suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu sebeple Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş.'ne ait Akbank Cumhuriyet Caddesi Şubesinin TR25 0004 6012 4988 8000 0323 00 iban nolu hesabından düzenlenmiş Z1019153 çek nolu, 385.000-TL bedelli, 01/03/2020 Keşide tarihli ve Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş.'ne ait Akbank Cumhuriyet Caddesi Şubesinin TR25 0004 6012 4988 8000 0323 00 iban nolu hesabından düzenlenmiş Z1019154 çek nolu, 300.000-TL bedelli, 08/03/2020 Keşide tarihli çekler sebebiyle İİK. 72/2 maddesi gereğince tedbir kararı verilmesini, davaya konu çeklerdeki imzaların müvekkil şirket yetkililerine ait olmadığından ve davalılar ile hiçbir ticari ilişkisi olmayan müvekkil şirket hakkında borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, kötüniyetle hareket ederek müvekkil şirketin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalıların %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle; davacı tarafından, dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığını, eldeki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, keşidecisi dava dışı Harpet Akaryakıt A.Ş. olan Akbank Cumhuriyet Caddesi Şubesine ait 01.03.2020 keşide tarihli, Z1019153 çek nolu 385.000,00-TL bedelli ve 08.03.2020 keşide tarihli Z1019154 çek nolu 300.000-TL bedelli çeklerde ciranta olarak yer alan imzaların davacı şirkete ait olmadığını belirtmiş ise de, bu iddia mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemenizce celp edilecek davacıya ait imzaların incelenmesi neticesinde çekler üzerinde yer alan imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılacağını, müvekkil ile bayisi Eyef Akaryakıt A.Ş. arasındaki bayilik ilişkisinden kaynaklanan borçlar sebebiyle, davaya konu çekin, Eyef Akaryakıt A.Ş. tarafından müvekkiline devredildiğini, davaya konu çekteki iyi niyetli meşru hamili olarak alacaklı sıfatına haiz olduklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın KABULÜNE,

Akbank TAŞ Cumhuriyet Caddesi Şubesine ait 01/03/2020 keşide tarihli Z1019153 çek nolu 385.000,00 Tl bedelli ve 08/03/2020 keşide tarihli Z1019154 çek nolu 300.000,00 Tl bedelli çekler nedeni ile davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,

2-Davacı aleyhine icra takibi bulunmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket ile bayisi Eyef Akaryakıt A. Ş. arasındaki ilişki nedeniyle dava konusu çeklerin müvekkile devredildiğini ve müvekkilin iyi niyetli meşru hamil sıfatını haiz olduğunu, kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi gereği temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, davacı vekilinin imzaya itirazının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/389 Esas sayılı dosyası ile dava konusu uyuşmazlık arasında bağlantı bulunması sebebiyle bekletici mesele yapılması taleplerinin yerel mahkemece değerlendirilmediğini, 18.03.2024 tarihli celsede mazeret dilekçesi sunulmasına rağmen talepleri hakkında karar verilmeksizin davanın kabulüne hükmedildiğini, dış görünüş itibariyle ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, imza incelemesinde kullanılan mukayese belgelerinin elverişsiz olduğunu, bazı belgelerin çek keşide tarihinden 6-9 yıl öncesine ait olduğunu, fotokopi belgeler üzerinden imza incelemesi yapılamayacağını, Yargıtay içtihatları uyarınca keşide tarihine en yakın tarihli belgelerin esas alınması gerektiğini, cevap dilekçelerinde belirttikleri belgelerin celbi sağlanmadan ve sadece davacının sunduğu belgeler üzerinden rapor düzenlendiğini, eksik inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava dışı Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş. tarafından keşide edilen çeklerde şirket unvanını içeren ciro kaşesinin kullanıldığını, ancak kaşe üzerindeki imzaların şirket yetkilileri Hüsnü Yazıcı ve Ahmet Kemal Yazıcı’ya ait olmadığını, davalılarla herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, şirketin müşterek imza ile temsil edildiği halde çeklerde tek imza bulunduğunu, olay nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/221268 ve 2019/222366 soruşturma sayılı dosyalarında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, Akbank Cumhuriyet Caddesi Şubesine ait, keşidecisi Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş. olan 01.03.2020 keşide tarihli Z1019153 numaralı 385.000 TL bedelli çek ile 08.03.2020 keşide tarihli Z1019154 numaralı 300.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu çeklerde yer alan imzaların davacı şirkete ait olduğu yönündeki incelemenin sonucunun beklenmesi gerektiğini, çeklerin davalı şirket ile bayisi Eyef Akaryakıt A.Ş. arasındaki bayilik ilişkisinden kaynaklanan borçlar nedeniyle devralındığını, müvekkilinin çeklerin iyi niyetli ve meşru hamili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/222366 Soruşturma sayılı dosyasında, müştekilerin Grup İnşaat Ltd. Şti. yetkilileri, şüphelilerin ise Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş., Eyef Akaryakıt A.Ş. ve ... A.Ş. yetkilileri olduğu, sahtecilik ve dolandırıcılık suçları yönünden soruşturma yürütüldüğü anlaşılmıştır.

01.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu her iki çekin ön yüzünde yer alan yazılar ve keşideci imzalarının Ahmet Kemal Yazıcı ve Hüsnü Yazıcı’nın yazı ve imza örnekleri ile kaligrafik ve grafolojik açıdan uyum göstermediği, çeklerdeki yazı ve keşideci imzalarının bu kişilerin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.

28.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, her iki çekin arka yüzünde davacı şirkete ait kaşe üzerinde bulunan birinci ciro imzalarının Ahmet Kemal Yazıcı ve Hüsnü Yazıcı’ya ait imzalarla imza eğimi, başlangıç ve bitiş şekilleri, harf karakterleri, bağlantılar, oranlar, baskı derecesi ve işleklik yönlerinden benzerlik göstermediği, bu nedenle çeklerdeki birinci ciro imzalarının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.

İlk derece mahkemesince; çeklerin arka yüzündeki birinci ciro imzalarının davacı şirket yetkililerine ait olmadığı, bu nedenle çeklerin davacı şirket adına sahte şekilde ciro edilerek tedavüle sokulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu çekler nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı aleyhine icra takibi bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Menfi tespit davasında çekteki imzanın geçerli olduğunu ispat külfeti alacaklıya aittir. Dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin keşidecisinin Harpet Akaryakıt Hafriyat A.Ş., lehtar ve birinci cirantasının davacı Grup İnşaat Ltd. Şti., olduğu , sırasıyla davacı , Eyef Akaryakıt A.Ş. ve ... A.Ş. Tarafından ciro edildiği, yeterli ve denetime elverişli bilirkişi incelemesi ile çeklerde lehtar olan davacı şirkete ait birinci ciro imzalarının davacı şirket yetkililerine ait olmadığının belirlendiği, imzanın sahteliği iddiasının iyiniyetli hamil dahil herkese karşı ileri sürülen mutlak defi olduğu bu sebeple sahteliği tespit edilen ciro imzası nedeniyle davacı şirketin çek bedelinden sorumlulu tutulamayacağı, davalının iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığı bu nedenle mahkemece çeklerin davacı şirket adına sahte şekilde ciro edilerek tedavüle sokulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu çekler nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Açıkalnan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2020/... E., 2024/.. K. sayılı kararına karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 46.792,35 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 11.698,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.094,27 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davalı ... A.Ş. tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1183, K. 2026/1223, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1183-e-2026-1223-k-a183d7e6ab35