Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1572 E. 2026/2370 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1572
Karar No
2026/2370
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1572 - 2026/2370 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1572 KARAR NO : 2026/2370 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2024 NUMARASI : 2023/832 Esas, 2024/208 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 23/09/2026 YAZIM TARİHİ : 23/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/832 esas ve 2024/208 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında Ticari Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçe kapsamında üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının bulunduğunu, müvekkiline ait olup, dava dışı çalışanı idaresindeki ... plakalı aracın 15.07.2014 tarihinde seyir halinde iken üçüncü şahıs ...’a çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazazede ve eşinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açmış oldukları dava sonucu müvekkilinin tazminata mahkum olması akabinde müvekkili tarafından dava dışı 3. kişiye 12.04.2019 tarihinde 217.500,00.TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından üçüncü kişilere ödenen tazminat nedeniyle Ticari Paket Sigorta Poliçesi kapsamında davalının sorumluğu bulunduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine müracaatta bulunduklarını ancak müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00.TL tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından 15/09/2020 tarihli dilekçe ile dava değeri 163.311,34.TL’ye çıkartılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; üçüncü şahıslara karşı mali mesuliyet sigortasının gerçek ya da tüzel kişilerin, kendilerinin veya çalışanlarının üçüncü şahıslara verebilecekleri her türlü bedeni ve maddi zararlar nedeniyle kendisine yöneltilebilecek tazminat talepleri ile ilgili sorumluluklarını teminat altına alan sigorta türü olduğu, üçüncü şahısların vefatı, yaralanması veya sakat kalması nedeniyle ortaya çıkan tazminat talepleri ile üçüncü şahıslara ait malların zarara uğraması neticesinde oluşacak tazminat taleplerini kapsadığı, davacının, haksız fiilden doğan zararını diğer sorumlularla birlikte davalı sigorta şirketinden de sorumluluk limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsilen talep etmesinin mümkün bulunmasına göre 3. kişinin zararını kesinleşmiş mahkeme kararına göre mütesilsilen ödeyen davacının ödediği maddi tazminatı ve fer’ilerini poliçe limiti dahilinde davalıdan isteyebileceği ve davalının da ödedikten sonra kusur oranları nisbetinde diğer sorumlulara yönelebileceği gözetildiğinde, davacının müteselsil sorumluluk kapsamında ödemek durumunda kaldığı tüm tazminatı sigorta poliçesi şartları ve muafiyet hükümleri ile poliçe limitleri gözetildiğinde davalının karşılaması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan ve hükme esas alınan hesaplamaya göre, davacının 147.429,08 TL talep edebileceği tespit edilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; poliçedeki riziko adresi ile kaza yerinin uyuşmadığını, Mahkemece 15/02/2024 tarihli bilirkişi ek rapora karşı itiraz ve beyanlarının dikkate alınmadığını, eksikliklerin giderilmediğini, davacıya karşı açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2560 esas sayılı dosyasının müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının sadece asıl alacak tutarı kadarını rücu edebileceğini, yargılama giderlerinin harç ve masrafları ile karşı vekalet ücreti yönünden talep hakkının olamayacağını, Yargıtay Kararının bu konuda açık olduğunu, Hükme esas alınan 15/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda bedensel zarar kalemine avans faizi uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin tazminat ödeme borcunu kabul anlamı taşımamak kaydı ile hükme esas alınan 15/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda muafiyet tutarının yanlış hesaplandığını, muafiyet tutarının hesaplanmasında sigortacının tazminat ödeme tarihinin esas alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin bu dava nedeni ile tazminat ödeme borcu altında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere sigorta şirketinin ihbar tarihi itibari ile temerrüte düştüğünü, hükme esas alınan 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise hatalı olarak kazar tarihi itibari ile hesaplama yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun doğsa dahi sıralı sorumluluk sebebi ile zorunlu trafik poliçesinin öncelikle tüketilmesi gerekli olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle davacı sigortalının sorumluluğunun tespiti gerektiğini, davada alınmış herhangi bir kusur raporunun bulunmadığını, kabul manasına gelmemek kaydı ile faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında ticari paket sigorta poliçesi imzalandığını, poliçe kapsamında üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatının bulunduğunu, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın 15/07/2014 tarihinde davacının işçisi ... sevk ve idaresinde iken karıştığı kazada dava dışı üçüncü kişinin yaralandığını, yaralanan üçüncü kişi tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2560 Esas, 2019/162 Karar sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine tazminat davası açıldığını ve dava sonununda davacının dava dışı üçüncü kişilere 217.500,00.TL tazminat ödemek zorunda kaldığını belirterek ödenen tazminatın davalı sigortadan rücuen tahsilini talep etmiş olup, davalı ise davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2021/358 Esas, 2023/1032 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dava konusu kazanın, davacının çalışanı olan sürücünün şirkete ait hizmeti yerine getirirken meydana geldiği, işbu dağıtım hizmetinin de bir tür destekleyici işletme faaliyeti olduğu, söz konusu işletmesel faaliyetin doğası gereği işletme sınırları içinde yapılması zorunluluğu da bulunmadığı, öte yandan taraflar arasında düzenlenen poliçede de her türlü işletme faaliyetinin teminat kapsamı içinde olduğu hususunun vurgulandığı, trafik kazalarından doğan zararların teminat dışı bırakıldığı gibi bir özel şarta da yer verilmediği, bu sebeple dava konusu rücu alacağının teminat kapsamında olduğu, yine alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın, poliçe kapsamında davalıdan talep edebileceği rücu alacağının poliçedeki muafiyet oranı da nazara alınmak suretiyle yöntemince tespit edildiği, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporu nazara alınarak davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, taraflar arasındaki poliçenin ticari nitelikte paket poliçesi olması nazara alındığında hükmedilen bedensel zarar tazminatına ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin de usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 10.070,88.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.517,72.TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.553,16.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.23/09/2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1572, K. 2026/2370, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1572-e-2026-2370-k-f54b1f5d7b82