Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1215 E. 2026/1227 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1215
- Karar No
- 2026/1227
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1215
KARAR NO: 2026/1227
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/05/2024
NUMARASI: 2023/285 E. - 2024/467 K.
DAVANIN KONUSU: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirketin müvekkili nezdinde ... nolu ve ... nolu kredi ve Üye İş Yeri Sözleşmesi gereği borçluya kullandırılan pos cihazından yapılan harcama itirazlarından kaynaklanan alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı dosyasında 79.444,55-TL takip çıkış miktarı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların yukarıda bilgileri verilen kredi borcu müvekkili nezdinde muaccel olduğunu, borçlular işbu takibe ilişkin borcun tamamına, icra müdürlüğünün yetkisine, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini, borçluların itirazlarının kabulü mümkün olmadığını, ...'a ait olan ... Şirketim hesabına bağlı pos cihazı üzerinden 30/05/2021 tarihinde gerçekleştirilen iki farklı işlem olmak üzere 24.500,00 TL ve 44.900,00 TL tutarındaki harcama işlemleri için, müvekkili bankaya işlem yapılan kart sahiplerinin bankaları tarafından söz konusu işlemlerin kart sahiplerinin onayı ve izni olmadan yapıldığına yönelik harcama itirazı ulaştığını, borçluların yetki itirazlarının reddi ile yetkili icra müdürlüklerinin İstanbul İcra Müdürlükleri olduğu ve borçlunun haksız ve kötü niyetli borca, faize ve fer'ilerine olan itirazlarının reddi gerektiği gözetilerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili 30/05/2021 tarihinde yapmış olduğu satış sonrası pos cihazından müşteri tarafından kendisine verilen kredi kartı ile işlem yaptığını, yapılan bu işlem sırasında ayrıca müşterilere şifre geldiğini, bu şifre kullanılarak alışveriş tamamlandığını, belirttiği üzere yapılan alışveriş karşılığında müvekkili tarafından müşterisine ürün satışı yapıldığını, ürünler müşterilere bizzat teslim edildiğini, ürünlerin bedeli kredi kartından ödendiğini, ödeme sonrasında da müvekkili tarafından ürün satışının karşılığı 44.014,00 TL ve 22.007,59 TL olmak üzere toplam 66.021,59 TL e-Arşiv fatura düzenlendiğini, pos cihazının kullanımı nedeniyle müvekkili sorumlu tutulamayacağını, çünkü müvekkili ile kredi kartı kullanıcısı arasında gerçek bir ticari alım satım ilişkisi bulunmakta olduğunu, şifre kullanılarak yapılan alışveriş karşılığında müvekkili tarafından müşterisine ürün satışı yapıldığını, ürünler müşterilere bizzat teslim edildiğini, ürünlerin bedeli kredi kartından ödendiğini, burada gerçek bir ticari satım olduğundan müvekkilinin sorumlu tutulması düşünülemeyeceğini, davanın öncelikle yetki, dava şartı yokluğu zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden usulden reddine, mahkememizce işin esasına geçilmesi halinde haksız ve yersiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının, 66.316,61 TL asıl alacak, 11.585,05 TL işlemiş faiz, 579,26 TL %5 BSMV ve 233,70 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 78.714,62 TL alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 78.714,62 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 21.416,61 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında temerrüt faizi, 44.900,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizlerine %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle, 233,70 TL ihtarname masrafı asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya dair istemin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı gerekçelerle tesis ettiği kararın kaldırılmasının gerektiğini, müvekkilin 30/05/2021 tarihinde gerçekleştirdiği satış sonrası POS cihazından müşteri tarafından verilen kredi kartı ile işlem yapıldığını, işlem sırasında müşteriye şifre geldiğini ve bu şifrenin kullanılarak alışverişin tamamlandığını, müvekkil tarafından müşteriye ürün satışı yapılıp ürünlerin bizzat teslim edildiğini ve bedelin kredi kartından tahsil edildiğini, ödeme sonrasında 44.014,00 TL ve 22.007,59 TL tutarlarında toplam 66.021,59 TL değerinde e-Arşiv fatura düzenlendiğini, mahkemenin fatura tutarlarının mail order slip tutarları ile uyuşmadığına dair gerekçesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında fatura örneklerinin mevcut bulunduğunu, mahkemenin satışların seyrekliği ve tutarların düşüklüğü ile yüksek tutarlı işlemlerden şüphelenilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki değerlendirmesinin gerçek satış iradesini göz ardı ettiğini, şifre girilerek yapılan işlemlerde müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/1525 E. ve 2023/174 K. sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere şifre ile yapılan işlemlerde davalının sorumluluğunun bulunmadığının sabit olduğunu, mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatının alacağın likit olmaması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı banka tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğini ve müvekkilin borç miktarını tek başına tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin davacı bankadan iddia edilen krediyi kullanmadığını ve bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme neticesinde karar verdiğini, hüküm altına alınan alacak kalemleri ile faiz oranlarının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının borçlu olduğunun dosya kapsamı ile sabit bulunduğunu, müvekkil banka nezdindeki üye iş yeri sözleşmesi gereği pos cihazından yapılan harcama itirazlarından kaynaklanan alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, bilirkişi raporu ile gerekli incelemelerin yapıldığını ve raporun dava dilekçesini desteklediğini, davalı üye işyerinin dijital olarak onayladığı sözleşme hükümlerine göre sorumluluklarını yerine getirmediğini, 69.400,00 TL tutarlı mailorder işlemi ve faizinden sorumlu olduğunu, Davacı Bankanın Genel Müdürlüğü Güvenlik ve Provizyon Yönetimi tarafından ... Şubesine 31.05.2021 tarihinde gönderilen e-postada belirtildiği üzere şüpheli işlemlerden davalı üye işyerinin sorumlu olduğunu, davalının vadesiz mevduat hesabı hareketleri incelendiğinde 5 aylık sürede çok seyrek ve düşük tutarlı işlemler yapılmışken aniden yüksek tutarlı mailorder işlemlerinin gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sunulan fatura tutarlarının dava konusu mailorder slip tutarları ile uyuşmadığını, alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ile davacı banka arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalıya POS cihazı kullandırıldığını, davalıya ait ... Şirketim hesabına bağlı POS cihazı üzerinden 30.05.2021 tarihinde gerçekleştirilen 24.500,00 TL ve 44.900,00 TL tutarlı iki ayrı işlem nedeniyle kart hamillerinin bankaları tarafından işlemlerin kart sahiplerinin onayı ve bilgisi dışında yapıldığı gerekçesiyle harcama itirazında bulunulduğunu, bu işlemlerden kaynaklanan chargeback borcunun tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile 79.444,55 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ; dava konusu işlemlerin gerçek satış işlemlerine dayandığını, müşterilerin kredi kartları ile ödeme yaptığını ve işlem sırasında doğrulama şifresi kullanıldığını, satılan ürünlerin müşterilere teslim edildiğini, satışlar karşılığında toplam 66.021,59 TL bedelli e-Arşiv faturalarının düzenlendiğini, POS cihazının kullanımından kaynaklanan risklerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kredi kartı kullanıcıları ile gerçek bir ticari ilişki bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, davacı banka tarafından davalı aleyhine 66.316,61 TL asıl alacak, 12.168,20 TL işlemiş faiz, 608,41 TL BSMV ve 233,70 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 79.326,92 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının 08.03.2022 tarihinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya taraflar arasında 07.07.2020 tarihinde dijital ortamda onaylanan Üye İşyeri Başvuru Formu ve Üye İşyeri Sözleşmesi, POS işlem kayıtları, mail order işlem kayıtları, hesap hareketleri, ...... kayıtları ve ....... Noterliğinin 05.01.2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi sunulmuştur.
29.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı üye işyerinin POS cihazından 30.05.2021 tarihinde önce 7.000,00 TL ve 9.500,00 TL tutarında iki ayrı yurtdışı kredi kartı işleminin provizyon alamadığı, ardından 24.500,00 TL ve 44.900,00 TL tutarlı iki mail order işleminin onaylandığı, bu işlemlerin dava konusu chargeback işlemleri olduğu, davacı bankanın güvenlik birimlerince işlemlerin yurtdışı sahte kartlarla gerçekleştirildiğinin tespit edildiği ve ertesi gün davalının bilgilendirildiği, davalının ise işlemlerin gerçek satışlara dayandığını savunduğu , davalının POS hesabında dava konusu işlemler öncesinde beş aylık süre boyunca yalnızca düşük tutarlı ve seyrek işlemler bulunduğu, buna rağmen aynı gün içerisinde 24.500,00 TL ve 44.900,00 TL tutarlı yüksek meblağlı mail order işlemlerinin gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sunulan faturaların tutarlarının mail order slip tutarları ile birebir örtüşmediği, malların alıcılara teslim edildiğini gösteren herhangi bir teslim belgesi ibraz edilmediği, mail order işlemlerinin kart fiziksel olarak bulunmaksızın pos cihazına manuel kart bilgileri girilerek yani kartsız yapılan alışveriş işlemi olduğu ve şifre girişi olmadan gerçekleştirildiği, uluslararası kartlı ödeme sistemleri kuralları ile taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesine göre bu tür işlemlerde kart hamili tarafından yapılan “işlem bana ait değildir” itirazlarından doğan mali sorumluluğun üye işyerine ait olduğu, davalının sözleşme hükümleri gereği bloke edilmesi gereken tutarları çekerek kullandığı, bu nedenle chargeback tutarları ile bunlardan kaynaklanan faiz ve ferilerden sorumlu bulunduğu, takip tarihi itibarıyla davacının 66.316,61 TL asıl alacak, 11.585,05 TL işlemiş faiz, 579,26 TL BSMV ve 233,70 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 78.714,62 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 66.316,61 TL asıl alacak, 11.585,05 TL işlemiş faiz, 579,26 TL BSMV ve 233,70 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 78.714,62 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Dava konusu uyuşmazlık , üye işyeri sözleşmesi kapsamında kullandırılan POS cihazı üzerinden gerçekleştirilen işlemler nedeniyle doğduğu ileri sürülen chargeback alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki Üye İşyeri Başvuru Formu ve Üye İşyeri Sözleşmesi, POS işlem kayıtları, hesap hareketleri, chargeback kayıtları, ihtarname, taraf beyanları ve denetime elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı üye işyerine ait POS cihazı üzerinden 30.05.2021 tarihinde önce 7.000,00 TL ve 9.500,00 TL tutarında iki ayrı yurtdışı kart işleminin provizyon alamadığı, kısa süre sonra aynı POS cihazı üzerinden 24.500,00 TL ve 44.900,00 TL tutarlı iki ayrı mail order işleminin onaylandığı, dava konusu alacağın da bu işlemler nedeniyle kart hamilleri tarafından yapılan “işlem bana ait değildir” itirazı sonucunda oluşan chargeback işleminden kaynaklandığı, bilirkişi raporunda, dava konusu işlemlerin kartın fiziken kullanılmadığı, kart bilgilerinin POS cihazına manuel olarak girildiği mail order işlemleri olduğu; bu tür işlemlerde kart şifresi kullanılmadığı, kart hamili onayının fiziki kart ve şifre ile doğrulanmadığı, uluslararası kartlı ödeme sistemi kuralları ile taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesi hükümleri uyarınca bu nitelikteki işlemlerden doğan harcama itirazlarında mali sorumluluğun üye işyerine ait olduğu, davalı işyerinin dava konusu işlemler öncesinde beş aylık dönemde POS hesabında çok seyrek ve düşük tutarlı işlemler bulunduğu, buna rağmen aynı gün içinde yurtdışı kart bilgileriyle 24.500,00 TL ve 44.900,00 TL tutarında yüksek meblağlı mail order işlemleri yapılmasının ticari hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacı bankanın güvenlik birimi tarafından işlemin ertesi günü davalı işyerinin uyarıldığı, buna rağmen davalının işlemleri gerçek satış olarak kabul edip hesaba geçen bedellerin önemli kısmını çekerek kullandığı tespit edilmiştir.
Davalı vekili, işlemlerin gerçek satışa dayandığını, müşterilere doğrulama şifresi geldiğini ve malların teslim edildiğini ileri sürmüş ise de; dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile dava konusu işlemlerin şifreli fiziki kart işlemi değil, mail order işlemi olduğu sabittir. Bu nedenle, soyut nitelikteki şifre kullanıldığı savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı tarafça sunulan e-Arşiv faturaları sunulmuş ise de, fatura tutarlarının dava konusu slip tutarları ile birebir örtüşmediği, faturaların varlığının malların alıcıya teslim edildiğini veya kart hamillerinin işlemleri bizzat onayladığını göstermeye yeterli olmadığı, dosyaya bu yönde delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 20. ve 32. maddeleri uyarınca, kart numarası bildirilmek suretiyle telefon, elektronik ortam, mail order, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda ispat yükünün üye işyerine ait olduğu gözetildiğinde, davalının gerçek satış, kart hamili onayı ve mal teslimi olgularını ispatlayamadığı , ayrıca ihtarnamenin , davalının sözleşmede bildirdiği adrese çıkarıldığı, sözleşmenin 21. Maddesine göre adres değişikliğinin bildirildiğine ilişkin delil sunulmadığı bu bakımdan temerrütün gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle, davacı bankanın alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama dosyadaki delil durumuna uygun ve denetime elverişli olduğundan davacı bankanın toplam 78.714,62 TL alacaklı olduğu ispatlanmış olup mahkemece bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi ve takip konusu alacak likit nitelikte olduğundan, davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararda dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.376,99 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.345,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.031,99 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026