Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1386 E. 2026/1008 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1386
Karar No
2026/1008
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1386 Esas

KARAR NO: 2026/1008

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/06/2024

NUMARASI: 2023/1083 E. - 2024/645 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 12/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının üvey annesi olduğunu, davalının 08/04/2022 tarihinde müvekkilinin eşinin vesayet altına alınması için İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/156 esasına kayıtlı olarak dava açtığını, davalının bu davadan feragat karşılığında kendisine teminat bonosu verilmesini talep ettiğini, davalının feragat için şart koşulan 9.000.000 TL bedelli bononun kendisine verildiğini, aynı tarihte 17/04/2023 tarihinde davalının adliyeye giderek vesayet davasından feragat dilekçesi sunduğunu, duruşmaya katılarak babasının akli melekelerinin yerinde olduğunu, kızgınlıkla hareket ettiğini beyan ettiğini, yapılan yargılama neticesinde adli rapor ile babasının akıl sağlığının yerinde olduğundan bahisle davanın sübut bulmadığından reddine karar verildiğini, davalının kararı istinaf ettiğini, istinaf isteminin reddine karar verildiğini, gerek davalının gerekse ...’ın diğer çocuğunun beyanlarına göre bononun davadan feragat amacıyla verildiğinin sabit olduğunu, senedin aslen ahlaka aykırılık nedeniyle batıl olduğunu, davalı tarafça bugüne kadar bononun iade edilmediğini belirterek borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, senedin vadesi gelmiş olmasına rağmen ödenmediğini, davacı tarafın senedin teminat amaçlı olarak düzenlendiği iddiasının yazılı delil ile ispatının gerektiğini, senedin bağımsız borç ikrarı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı sunduğu cevap dilekçesinde müvekkilinin nakit borç karşılığı bono tanzim ettiğini beyan etmiş, müvekkilin bonodaki bedel kaydını tadil ettiğini, senedin teminat olduğuna dair yazılı delil sunulmadığını beyan ettiğini, müvekkili kesinlikle davalıdan borç para almadığını, davalının ileri sürdüğü borç para verdiğine ilişkin iddiasını kanıtlaması gerektiğini, davalı tarafça bugüne kadar bononun iade edilmediğini belirterek borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinden sonra Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının yetkisizlik sebebiyle yetkili İstanbul Anadolu (Nöbetçi) Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak takibin devamına, tedbir nedeni ile icra takibine devam edilememiş olduğu ve alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....davacı taraf davaya konu bononun davalı tarafça açılan vesayet davasından feragat etmek üzere teminat amaçlı olarak verildiğini, ahlaka aykırı bir amaçla verildiği için da batıl olduğunu belirterek senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı tarafça bonodaki imzaya itiraz edilmemiş ve senedin teminat olarak verildiği iddiasını ispata yönelik yazılı belge sunulmamıştır. 6102 sayılı TTK'nun 776. maddesi uyarınca bono kayıtsız ve şartsız belli bir bedeli ödeme vaadini içermekte olup, bunun aksine bononun teminat bonosu olduğunun yazılı bir şekilde ispatının gerektiği, HMK'nun 200 ve 201. maddeleri uyarınca davalının açık muvafakatı olmadıkça tanık dinlenilemeyeceği açıktır. Senedin ahlaka aykırı bir amaç için verildiği iddiasının da ispat edilemediği, kambiyo senedinin geçerlilik koşullarını taşıdığı anlaşılmakla açılan davanın reddine" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

İcra ve İflas Kanunu m.72/4'te açık bir şekilde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." denilerek icra takibi borçlusu tarafından menfi tespit davasının açılması ve davanın reddolunması halinde, icra takibinin alacaklısına zarara uğraması halinde %20'den az olmamak üzere tazminat ödeneceğinin belirtildiğini, somut olayda dava ile verilen ihtiyati tedbir kararı gereği takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, takibe devam edilememesinden ötürü ve alacak likit olduğundan dolayı taleple bağlılık ilkesi gereği cevap dilekçesi ile talep ettikleri %20 inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan düzeltilerek karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin, davalının üvey annesi olduğunu, Müvekkilinin 25.12.2019 tarihinde davalının babası ... ile evlendiğini, Müvekkilinin eşi ... 'in önceki evliliği eski eşinin ölümü nedeniyle sona ermiş olup, davalının bu ilk evliliğinden çocuğu olan davalı ... ile müvekkili ve ... arasında, evliliklerinin ilk gününden itibaren kişisel sorun ve husumetler yaşanmaya başladığını, Müvekkilinin eşi ...'ın, müvekkili ile evlenmeden önce davalı ...'e bağışlama amacıyla ... ... bir gayrimenkulünü (tapuda İstanbul, ...,... Mah... Ada, ... parselde mukim ..... no'lu ) 13.06.2019 tarihinde bila bedel devir ettiğini, davacının kullanımı için bir jeep aracı da bilabedel devir ettiğini, Davalının çocukları için eğitim masraflarını ve hatta ev masraflarını karşıladığını, müvekkilinin eşi ... ile davalı ... arasında, müvekkilinin de tanığı olduğu kavgalar çıktığını ve davalı ... hakkında Bakırköy 21.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/388 E.sayılı dosyası ile silahla tehdit ve yaralama suçundan ceza verildiğini, davalı ...'in, davacı müvekkiline ve eşine yaklaşmaması yönünde Bakırköy 1.Aile Mahkemesi'nin 2020/1526 D.İş ve 2020/1516 K.sayılı dosyasıyla tedbir kararı verildiğini, müteakiben davalı ..., 08.04.2022 tarihinde müvekkilinin eşi ... aleyhinde İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/1156 E.sayılı dosyası ile vesayet davası açtığını, bu dava nedeniyle müvekkilinin eşi ...'ın tüm banka hesaplarına, tapu kayıtları üzerine tedbir konulduğunu, Davalının bu şekilde babasının akıl sağlığının yerinde olmadığı iddiasıyla , kullanmaya başladığını, bu dava devam ederken müvekkili ve eşi ...'ın, davalı ile akraba olmaları, aralarındaki davayı konuşmak ve davalının küçük çocuklarını da ...'ın görebilmesi için 17.04.2023 tarihinde Kadıköy Feneryolunda bulunan Elan Pastanesinde davalı ile biraraya geldiklerini, bu aşamada davalı ..., müvekkilinin eşi ... aleyhine açtığı vesayet davasından feragat edebileceğini, kendi çocuklarının ileride doğacak özel okul masraflarının olacağını, feragat karşılığında kendisine bir teminat bonosu verilmesini talep ettiğini, bu aşamada müvekkili ise eşi ... ile davalı ...'in arasının daha da kötü olmaması ve baba-kız arasında bir sulh olmasını sağlamak amacıyla 17.04.2023 tanzim tarihli davalı ...'in vesayet davasından feragat için şart koştuğu teminat bonosunu doldurarak bu bonoyu davalıya mahkeme kaleminde teslim ettiğini, bu bono, 9.000.000.TL.bedelli, 17.04.2023 tanzim tarihli ve 30.10.2023 vade tarihli olarak müvekkili tarafından davalıya vesayet davasından feragat etmesi amacıyla teminat amacıyla verildiğini, taraflar aynı tarihte yani 17.04.2023 tarihinde adliyeye giderek, İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/1156 E. Sayılı dosyasına feragat dilekçesi sunduğunu ve babası ...'ın kısıtlılık halinin ve tedbirlerin kaldırılmasını talep ettiğini, karşılığında bono davalıya burada teslim edildiğini, Davalı ... ayrıca 25.05.2023 tarihli duruşmaya da bizzat katılmış ve babasının akli melekelerinin yerinde olduğunu, savurganlık yönünden de bir anlık kızgınlıkla dava açtığını, babasının kendi kazancını istediği şekilde tasarruf edebileceğini,hem babasının hem de kendisinin manevi huzuru için davadan feragat ettiğini duruşmada sözlü olarak da beyan ettiğini, bu hususun mahkemece tutanak altına alındığını, İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/1156 E.sayılı dosyası ile müvekkilinin eşi ...'ın aleyhinde davalı tarafından açılan vesayet davasının sübut bulmadığı, alınan Adli Raporda ...'ın akıl sağlığının yerinde olduğu ve savurganlık hususunda delil bulunmadığı gözetilerek dava reddedildiğini, bu duruşmadan birgün sonra 26.05.2023 tarihinde, davalı ...'in abisi, müvekkilin eşi ...'ın diğer çocuğu olan ..., kendi telefonundan babası ...'ın telefonuna mesaj göndererek, "(kendi) çocuklarımın hakkını müvekkili ... üzerine, İtokent'i de (İzmir .... gayrimenkul) ... ile arkamdan bölüşmeye kalktığın için mahkemelerde uzun yıllar size kolay gelsin. Senet geçmez " şeklinde beyanda bulunduğunu, ayrıca 31.05.2023 tarihinde ..., İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk 2022/1156 E. Sayılı dosyasına müdahale dilekçesi vererek, huzurdaki davanın davacısının kız kardeşi olduğunu, kız kardeşinin babasının yeni evlendiği eşinden senet almak suretiyle bu hanımla anlaştığını ve karşılığında davadan feragat ettiğini henüz öğrendiğini beyan ettiğini, kararın istinaf edildiğini ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36.Hukuk Dairesi'nin 2023/3299 E. Ve 2023/2271 K.sayılı 05.10.2023 tarihli ilamı ile istinaf talepleri reddedildiğini ve İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/1156 E.sayılı dosyasındaki vesayet altına alınma talebinin reddine dair karar kesinleştiğini, davalı ..., gerekse müvekkilin eşi ...'ın diğer çocuğu olan ...'in mahkemeye sundukları yazılı beyanlarda, dava konusu 9.000.000.TL.bedelli, 17.04.2023 tanzim tarihli ve 30.10.2023 vade tarihli bononun, davalının müvekkilin eşi olan ... aleyhine açtığı, İstanbul Anadolu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1156 E.sayılı vesayet davasından feragat etmesi karşılığında verildiği açıkça beyan ve ikrar edildiğini, Müvekkili ... ile davalı arasında yapılan ve ekran görüntüleri sunulan mesajlaşma ve konuşmalarda da davalı ..., dava konusu bonoyu davadan feragat amacıyla aldığını, babasının kendisini 9 milyon TL.karşısında satın aldığını, bonoyu müvekkile iade edeceğini açıkça belirttiğini,

-Yerel Mahkemenin HMK 199.maddeye uygun delil niteliğindeki mahkeme önündeki yazılı kesin delil niteliğindeki, ikrar niteliği taşıyan 06.07.2023 tarihli istinaf dilekçesi, davacı ile davalı arasında bulunan yine HMK 199.maddeye göre yazılı delil niteliğindeki whatsapp yazışmaları olduğu halde, ispata yönelik yazılı delil sunulmamış olduğu şeklindeki gerekçesinin açıkça usul ve yasaya aykırı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu,

-HMK 202.maddesine göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde yazılı delil veya delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğini, HMK 202.maddesine aykırı şekilde tanık dinletme talebinin reddi usul ve yasaya aykırı olduğunu,

-dava konusu bono vesayet davasından vazgeçme karşılığı alınmış olup, bononun edinim gayesinin temeli ahlaki edimlere aykırı olduğunu, davalının bonoyu teslim aldığı tanzim tarihi olan 17.04.2023 tarihinde, babasına açtığı vesayet davasından vazgeçtiğine dair dilekçe vermişse de, sonrasında mahkeme kararını babası aleyhine istinaf ederek, edimini de yerine getirmediğini, Davalının sırf kötüniyetle ve haksız olarak babası hakkında vesayet tedbiri uygulatması, banka hesaplarına ve mallarına vesayet tedbiri koydurması, o kişinin şeref ve haysiyeti ihlal eden, kişilik haklarına yönelik açık bir saldırı olduğunu,

-Müvekkilinin, bono alacaklısı olan davalı aynı zamanda senedin lehdarı olduğundan, lehdar olan davalı yönünden borçlu olmadığına ilişkin defi ileri sürdüğünü, Yargıtay içtihatlarına göre kambiyo senedinin düzenlenmesine sebep olan asıl alacak geçersizse o kambiyo senedinin bedelsiz olduğu kabul edildiğini, Davalı ile müvekkili ve eşi arasında ki koruma tedbiri, ceza yargılamaları, vesayet davası, mesajlar, davalının izalei-şuyu davası ihtarı vb.gibi pekçok hukuki ve cezai ihtilaf varken, davalının müvekkile 90.000.TL. Değil, 900.000.TL. Değil, tam 9.000.000.TL.gibi çok yüksek bir bedelde borç para verdiği iddiası da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Davalı da müvekkil de tacir olmadığı gibi, bugüne kadar davalı tarafça müvekkili hesabına tek kuruş ödeme yapılmadığını, 06.07.2023 tarihli istinaf dilekçesinde, kendi çocuklarının eğitimi için müvekkilden dava konusu bonoyu aldığını beyan eden davalının, davaya cevap dilekçesinde müvekkiline 9.000.000.TL borç verdiği iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının babasına karşı açtığı ve kendisinin vasi olarak atanması amaçlı vesayet davasından feragat etmek için aldığı bono karşılığında önce bonoyu aldığı aynı tarihte davadan feragat ettiğine dair dilekçe verdiği halde, sonradan istinaf dilekçesi vererek veraset dosyasından feragat edimini de yerine getirmediği, çocuklarını müvekkili ve eşine göstereceğini söylediği halde torunlarının dedeleriyle kişisel ilişki kurmasına da engel olduğu, davalının bono edimini açıkça yerine getirmediği gözetilmediğini,

-delil listesinde taraflarınca yemin deliline dayanıldığı halde, bu hususta Mahkemece taraflarına bir hak tanınmadan, hakkın kullanılıp kullanılmayacağı sorulmadan davanın doğrudan reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; ahlaka aykırı olarak teminat amacıyla düzenlenen senetlerin bedelsizliği iddiasına dayalı senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı istinaf istemine ilişkin olarak;

Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak dava kambiyo senetlerine ve bononun teminat amacıyla verildiği iddiasına dayalı ise davacı borçlu bu durumu yazılı delillerle ispatlamak zorundadır.

Kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.

Temel borç ilişkisindeki bir edimin teminatı olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde, teminat ettikleri husus gerçekleşinceye kadar geçici bedelsizlik, gerçekleşince kesin bedelsizlik söz konusudur. Eğer teminat ettikleri husus gerçekleşmez ise senette bedelsizlik ortadan kalkacaktır. Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’i olarak öne sürebilir.

Dava konusu senetlerin üzerinde teminat kaydı bulunmamaktadır.

Senetlerin, teminat olarak verildiği iddiası karşısında senedin nakden düzenlendiği davacılar tarafından lehtara karşı borçlu olmadıklarını senedin bedelsiz olduğu teminat olarak verildiğine dair iddiaların davacılar tarafından yazılı delille kanıtlanması gerekir. Bununla birlikte davacı tarafça, TBK’nın 27/1. maddesi hükmü uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olarak akdedilen taraflar arasındaki sözleşmeye teminat olarak verilen bononun batıl olduğu iddiası ile davanın açıldığı,Davalı ile davacı ve eşi arasında ki koruma tedbiri, ceza yargılamaları, vesayet davası, mesajlar incelendiğinde, davacının senedi, davalının davasından vazgeçmesi karşılığında düzenlendiği iddiasının doğruluğu düşünülse dahi, bu hususun senedi geçersiz hale getirmeyeceği, taraflar arasında ahlaka aykırı olarak düzenlenmiş senetten söz edilemeyeceği, hata hile ikrah bulunmadığı, senedin mirasçılık ilişkisi kapsamında düzenlenerek verilmesinde de ahlaka aykırılık bulunmadığından verilen kararda aykırılık bulunmamıştır.

Davalı istinaf istemine ilişkin olarak;

İİK 72/4 maddesi; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklindedir.

Dava alacaklı lehine neticelendiği taktirde alacaklının alacağını geç almış olmasından doğan zararları karşılaması bakımından dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmayacak şekilde alacaklı lehine tazminata da hükmedilmesi gerekmektedir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece 13/11/2023 tarihinde, Davacının tedbir talebinin İİK 72/3 maddesi uyarınca %15 teminat yatırıldığı takdirde yatırılacak paranın tedbiren dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, teminatın yatırıldığı ve bu şekilde ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebi ile alacaklının alacağını almakta gecikmesi sebebi ile İİK 72/4 e göre tazminat talep etme hakkının doğduğu kanaatine varıldığı, İİK 72/4. Maddeye göre davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi yerinde görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK 353 1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile davalı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 md. gereğince ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf isteminin tazminat yönünden KABULÜ ile;

2-Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../06/2024 tarih, 2023/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davanın reddi ile, davalı lehine %20 (1.800.000 TL)kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 153.697,50 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 152.965,50 TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 960.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

4/d-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,

5/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1386, K. 2026/1008, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1386-e-2026-1008-k-17f00d356b22