İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/333 E. 2026/454 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/333
- Karar No
- 2026/454
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/333 KARAR NO : 2026/454
BAŞKAN : Dr. ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... 3- ... - ... 4- ... - VEKİLİ : Av. ... - .. DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - .... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali / Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 27/04/2018 KARAR TARİHİ : 11/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 01.04.2018 tarihinde 2017 dönemine ait Olağan Genel Kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, toplantı gündeminin 5. maddesi gereği bilançonun ve gelir- gider hesaplarının okunması, müzakeresi ve oylanmasına geçildiğini ancak, bilançonun 51'e karşı 58 oyla reddedildiğini, mahkeme tarafından oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtasıyla usulüne uygun ve her bir kuruşuna kadar gerçeği yansıtan bilançonun ve gelir- gider hesaplarının denetim ve tespitinin yapılarak bu maddenin hiçbir hukuki ve maddi gerekçeye dayanmadan ibra edilmemesinin ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle iptalinin gerektiğini, akabinde Yönetim kurulunun ve denetim kurulunun ibralarının görüşüldüğünü, ilk olarak yönetim kurulunun ibrasının oylandığını, 55 kabul oyuna karşılık 73 red oyuyla yönetim kurulunun ibra edilmediğini, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemeleri nedeniyle toplantı tutanağına itirazlarını şerh düştüklerini, denetim kurulu üyelerinin ibrasında ise 39 kabul oyuna karşı 72 red oyuyla denetim kurulunun ibra edilmediğini, aynı şekilde denetim kurulu üyelerinin de ibra edilmemeleri nedeniyle toplantı tutanağına itiraz şerhlerini düştüklerini, 11. Maddenin görüşülmesinde ise yönetim kurulu asil ve yedek üyeleri ile denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin belirlendiğini, 2018 döneminin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin asil ve yedeklerinin seçildiğini ancak, genel kurul tutanağından da görüleceği üzere; .... isimli ortağın hem yönetim kurulunun hem de denetleme kurulunun yedeği olarak seçildiğini, bir kişinin hem genel kurulun yedeği hem de denetim kurulunun yedeği olması mümkün olmadığını beyanla; kooperatif kayıtları-muhasebe defterleri incelenerek genel kurula sunulan ve 01.01.2017-31.12.2017 dönemini kapsayan Bilanço ve Gelir- Gider hesaplarının usulüne uygun olarak tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespitine; bilançonun hukuki ve maddi bir sebebe dayanmadan objektif iyi niyet kurallarına göre kabul edilmemesi nedeniyle, Genel Kurul Kararının 5. Maddesinin iptaline; Yönetim kurulu asil ve yedek üyelikleri ile denetim kurulunun asil ve yedek üyeliklerinin seçimine ilişkin genel kurul kararının 11. Maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.04.2018 tarihli 2017 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında 5. kararın usulüne uygun görüşüldüğünü ve oylanarak reddedildiğini, bilançonun reddinin sadece bir oylama sonucu değil bilanço ve gelir-giderin okunmasından sonra müzakere yapılarak üyelere söz verilerek yönetim kurulunun kanaatini açıklayarak gerçekleştiğinin anlaşılacağını, yapılan bu müzakereler neticesinde kooperatif bütçesinin, kooperatif amaç ve menfaatlerine uygun bulunmadığını, Hazım Tevfik'in hem yönetim kurulu hem de denetim kuruluna yedek üye olarak seçilmesi nedeni ile gündemin 11. maddesinin iptalinin istendiğini ancak,.... yönetim kurulu üyeliğini tercih ederek denetim kurulu yedek üyeliğinden istifa ettiğinden şu an için denetim kurulu yedek üyeliğinin değil; sadece yönetim kurulu yedek üyeliğinin söz konusu olduğunu, ....zaten denetim kurulu yedek üyeliğinden istifa ettiğinden 11 no'lu kararın iptali istemine dair talebe dair hiçbir hukuki yarar kalmadığını, Kooperatif üyesi olan .... 29.05.2016 tarihli genel kurul topantı tutanağının 5. sayfası incelendiğinde görüleceği üzere tüzel kişiliğin temsilcisi olmasına rağmen bir gerçek kişi gibi şahsı adına yönetim kurulu üyesi seçildiğini, kooperatif ortağı olmayan bir kişinin .... ise müdürü olduğunu, bu nedenle kooperatifin üyesi olmayan ... maddesine aykırı olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların anlaştığı ve uyuşmazlık konusu olmaktan çıkan herhangi bir vakıanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; iptali istenen genel kurul kararlarının yasa, sözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığı, iptal taleplerinin yerinde olup olmadığı, davacı ... Ltd.Şti'nin aktif dava ehliyetinin olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. .... 01.04.2018 tarihli 2017 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının incelenmesinde; genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun, ortaklara gündemi içeren çağrı mektuplarının 26.02.2018 tarihinde 194 ortağa .... aracılığıyla taahhütlü olarak gönderildiği, ortaklar listesinde kayıtlı 194 ortaktan 76 ortağın asaleten 52 elli ortağın vekaleten katılımı ile 128 ortağın toplantıda hazır bulunduğu, gündemin 5. Maddesinde, bilanço gelir gider hesaplarının okunduğu müzakereye açıldığı, Yusuf Soysaf'ın söz aldığı, muhasebe ve müşavirlik ve kabul giderleri hakkında görüş talep ettiği, Sabiha Akdemir'in söz aldığı, genel giderler hakkında görüş talep ettiği, yönetici kurulunun birlikte açıklamada bulunduğu, bilançonun oylamasına geçildiği, 51 kabul oyuna karşılık 58 red oyu ile bilançonun oy çokluğu ile kabul edilmediği; 11. Maddesinde, Yönetim Kurulu asil üyeleri .... oylanmasına geçildiği, 3 red oyuna karşılık oy çokluğu ile seçildikleri görülmüştür. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 6. Dava, davalı kooperatifin 01/04/2018 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının alınan kararların iptali istemine ilişkindir. 7. Somut olayın değerlendirmesine geçilmeden önce 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince organlarından olan Genel Kurul tarafından alınan kararların hükümsüzlüğüne ilişkin düzenlemelere değinmekte yarar görülmektedir. 8. Öncelikle Kooperatifler Kanununda genel kurul tarafından alınmış olan kararların yokluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte kooperatif kararlarında da yokluk söz konusu olabilecektir. Kooperatif işlem ve kararlarında yokluğu, kooperatif organlarının, işlem yapma hukuki gücüne sahip olmamaları veya işleme ilişkin yasal bir faaliyet söz konusu değilken, yasal faaliyet mevcutmuş gibi işlem yapmaya kalkışmaları nedeniyle, işlemin hukuken varlık kazanmaması şeklinde tanımlanabilir. 9. Buna karşın kooperatifin organlarının, hukuki işlem yapma gücüne sahip olmalarına veya işlemle ilgili yasal faaliyete karşın, hukuka aykırı işlem yapmaları mümkündür. Bu durumda, kooperatifin işleminde yokluğun gerçekleşebilmesi olanağı yoktur. Belirtilen durumda ancak işlemin hukuka aykırılığı söz konusudur. Kooperatifin işleminin hukuka aykırı olabilmesi, işlemin hukuki varlığına bağlıdır. Dolayısıyla, işlemin hukuka aykırılığı, işlemin yokluğundan bu yönüyle ayrılmaktadır. 10. Kooperatif işleminin hukuka aykırılığı, işlemin ana unsurlarında olabileceği gibi, ikincil unsurlarında da olabilir. Hukuka aykırılık, işleme uygulanacak normun niteliğine göre de farklı olabilir. Emredici normdaki aykırılık, sonuçları itibariyle, diğer aykırılıklardan ağır olacaktır. Kesin hükümsüzlükte, işlemin ana unsurlarında ve emredici norma aykırılıkta, mutlak butlan söz konusudur. 11. Kooperatif işleminde mutlak butlan (kesin hükümsüzlük), işlemin, başta Kooperatifler Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı bulunmasıdır (TBK m. 27). Bu nedenle, kooperatifin işlemi, hukuki varlık kazanmamıştır, yaygın ifadeyle ölü doğmuştur. Mutlak butlanla geçersiz kooperatif işlemi, hukuki sonuç doğurmayacaktır. Genel kurala göre, işlemdeki mutlak butlanın, mahkemece tespiti gerekir. 12. Diğer yandan, kooperatif işlemindeki hukuka aykırılık, işlemin ana unsurlarında değil, ikincil unsurlarında ise, kanunun emredici hükümlerine aykırılık söz konusu olmayacaktır. Genel kurala göre, kooperatif işleminin ikincil unsurlarına aykırılık, nispi butlandır ve işlemin iptali nedenidir. Bu nedenle, nispi butlanla sakat kooperatif işleminin, mahkeme kararıyla iptali gerekir. İşlem, mahkeme kararıyla iptal edilmedikçe, hukuken geçerli bir işlem gibi, hukuki sonuçlarıyla uygulanacaktır (....). 13. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4 ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıda bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda nisap aranmaz." hükmünü; 2. fıkrada ise "Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır" hükmünü içermektedir. 14. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, TBK'nın 27. maddesi hükümüne göre mutlak butlanla batıldır. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın mutlak butlan ile malûl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. 15. Nitekim 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesinde genel kurul kararlarının iptali ve şartlarına ilişkin düzenleme yapılmış olup sözkonusu maddde uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. 16. Bununla birlikte batıl olan genel kurul kararları kooperatif ortakları ve üçüncü kişiler için hiçbir hak ve borç doğurmaz. Bu gibi kararların iptali 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olmayıp her zaman istenebilir. Genel kurul kararlarının mutlak butlanla sakat olduğunu iddia eden ortakların genel kurul toplantılarında hazır bulunması ve itirazını tutanağa yazdırması da şart olmayıp genel kurul toplantılarına katılmayan ortakların bile böyle bir iddia ile dava açmaları mümkün bulunmaktadır. 17. Anılan Yasa'nın 46/3. madde hükmüne göre, gündemde olmayan konular, kooperatife ortak olanların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunması ve genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınabilir. 18. Yapılan açıklamalar neticesinde uyuşmazlık konusu ele alındığında; davacıların üyesi olduğu davalı kooperatifin 01/04/2018 tarihli Genel Kurulunda alınan kararların yokluğunun tespiti istemine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılması gerekmiştir. 19. Dosya kapsamında yer alan 01/04/2018 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli incelendiğinde; kooperatife kayıtlı 194 ortaktan 76 ortağın asaleten 52 elli ortağın vekaleten katılımı ile 128 ortağın toplantıda hazır bulunduğu tespit edilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesi ve kooperatif anasözleşmesi uyarınca, olağan genel kurul toplantısının açılabilmesi ve karar alınabilmesi için gerekli olan yasal toplantı yeter sayısının (1/4'ten fazla olmak üzere) 128 kişinin katılımıyla sağlandığı anlaşılmıştır. Bu katılım oranı, kanun ve anasözleşmede aranan toplantı nisabının mevcut olduğunu, dolayısıyla nisapsızlık nedeniyle kurulun oluşmadığına yönelik bir yokluk iddiasının hukuken dinlenemeyeceğini göstermektedir. 20. Genel kurul kararının iptaline ilişkin davalar bakımından öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre ve özel dava şartı olan toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi hususunda değerlendirme yapılması gerekmektedir. 21. Somut olayda, iptali istenen genel kurul kararları 01/04/2018 tarihinde alınmış olup, eldeki dava 27/04/2018 tarihinde açılarak yasal bir aylık hak düşürücü süre şartı yerine getirilmiştir. 22. Davacı yan, 01/04/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptalini talep etmiş olup; 5 numaralı gündem maddesinin iptaline yönelik talep bakımından, davacılar tarafından karşı oy kullanıldığı ancak, davacılar tarafından bu maddeye yönelik olarak tutanağa açıkça ve ayrıca bir muhalefet şerhi yazdırılmamıştır. Yine ....'ın yerleşik uygulamalarına göre yalnızca red oyu vermiş olmak iptal davası açmak için yeterli kabul edilmemekte olup açık bir muhalefet şerhinin varlığı dava şartı olarak aranmaktadır. Bu sebeple davanın, genel kurul kararının 5 numaralı maddesinin iptaline yönelik talebinin dava şartı yokluğundan reddi gerekmiştir. 23. Yine davacı yan, genel kurul toplantısının 11. maddesinde yönetim kurulu asil ve yedek üyeleri ile denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin belirlendiğini, 2018 döneminin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin asil ve yedeklerinin seçildiğini ancak, Hazım Tevfik isimli ortağın hem yönetim kurulunun hem de denetleme kurulunun yedeği olarak seçildiğini, bir kişinin hem genel kurulun yedeği hem de denetim kurulunun yedeği olması mümkün olmadığını beyan ederek, 11. maddenin iptalini talep etmiştir. 24. Bir kişinin aynı kooperatifte hem denetleyen (denetim kurulu) hem de denetlenen (yönetim kurulu) organlarında (yedek üyelik dahil) görev alması, organların bağımsızlığı ve denetim ilişkisinin sıhhati açısından hukuken imkansızdır. Ancak davalı yan yargılama aşamasında .... denetim kurulu yedek üyeliğinden istifa ettiğini, bu nedenle iptal talebinin konusuz kaldığını savunmuş, davacılar vekili de duruşmada bu istifa olgusunu doğrulamıştır. ....üyeliğinden istifa etmiş olduğu, bu hususun her iki tarafın da kabulünde olduğu, bu istem yönünden davanın konusu kalmadığı anlaşılmıştır. 25. Davacıların, 01.01.2017-31.12.2017 dönemini kapsayan Bilanço ve Gelir - Gider hesaplarının usulüne uygun olarak tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespiti istemine yönelik olarak yapılan incelemede ise; davacılar, 01.01.2017 – 31.12.2017 dönemini kapsayan Bilanço ve Gelir – Gider Hesaplarının usulüne uygun tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. 26. Ancak, genel kurulun bilançoyu onaylamama ve yönetimi ibra etmeme kararı, yöneticiler aleyhine doğrudan bir sorumluluk davası açılması sonucunu doğurmamaktadır. Nitekim kooperatif tarafından eski yönetim aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile açılmış bir sorumluluk davası derdesttir. Eski yöneticiler (davacı şirket dışındaki davacılar), hakedişlerin doğruluğunu ve bilançonun gerçek durumu yansıttığını, anılan sorumluluk davasında bir savunma olarak ileri sürme imkanına zaten sahiptirler. 27. Ayrı bir dava açarak mahkemeden "usulüne uygun tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespiti" yönünde bir karar talep etmekte davacıların güncel ve bağımsız bir hukuki yararı bulunmamaktadır. 28. Dava şartları HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. Bunlar; yargı hakkı, yargı yolu, görev, kamu düzenine ilişkin yetki halledilir. Taraflara ilişkin dava şartları: Davada iki taraf bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davaya takip yetkisi olmalıdır. Dava konusuna ilişkin dava şartları: kesin hüküm bulunmaması, aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması (derdestlik) ve hukuki yarar (menfaat) bulunmasıdır. 29. Sonuç olarak, davacıların, bilançonun usulüne uygun tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespitine yönelik talebinin, tek başına davacılar lehine hukuki sonuç doğuracak nitelikte olmadığı, bu hususta ayrı bir tespit kararı verilmesini gerektirir korunmaya değer güncel bir hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, bu istem yönünden HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükmü uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeni ile usulden reddine dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. 30. Yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere; kararların, karar nisabına uygun olarak alındığı, 5 numaralı gündem maddesine yönelik olarak karşı oyunu kullandığı ancak, karara yönelik her hangi bir muhalefet şerhi beyanı olmadığı, zira genel kurul toplantı tutanağında bu yönde her hangi bir karşı oy şerhi bulunmadığı, karşı oy beyanının tutanağa geçirilmemiş olması nedeni ile davacı yanın, 5 numaralı gündem maddesinin iptali isteminin dava şartı yokluğu nedeniye reddi gerektiği; 11. maddenin iptaline yönelik yapılan değerlendirmede; .... üyeliğinden istifa etmiş olduğu, bu hususun her iki tarafın da kabulünde olduğu görülmekle bu istem yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği ancak, davalı yan davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; 01.01.2017 – 31.12.2017 dönemini kapsayan Bilanço ve Gelir – Gider Hesaplarının usulüne uygun tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespiti talebinin HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükmü uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1. 01.01.2017 – 31.12.2017 dönemini kapsayan Bilanço ve Gelir – Gider Hesaplarının usulüne uygun tutulduğunun ve gerçek durumu yansıttığının tespiti talebinin HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükmü uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2. 01.04.2018 tarihli Genel Kurulun 5 numaralı Bilançonun uygun bulunmaması kararının iptali isteminin HMK m. 114/2 ve 115/2 hükmü uyarınca dava şartının bulunmaması nedeni ile USULDEN REDDİNE, 3. 01.04.2018 tarihli Genel Kurulun 11 numaralı Yönetim ve Denetim Kurulu yedek üye seçimi kararının iptali isteminin konusu kalmadığından ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Karar ve İlam Harcı 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 35,90.-TL harcın düşümü ile bakiye 696,10.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 5-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE, Vekalet Ücreti 7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-01.04.2018 tarihli Genel Kurulun 11 numaralı kararlarının iptali talebi yönünden; davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2026
Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"